İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/913 K.2025/1587

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan…

Esas2022/913Karar2025/1587Tarih9 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.905 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Ekim 2025
Dosya no
2022/913
Karar no
2025/1587
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/03/2022
Numarası
2020/507 Esas - 2022/228 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.905 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki satım sözleşmesi ilişkisinde takibe dayanak 23.12.2019 tarih ve 165.439,26 TL miktarlı fatura alacağını ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin yükümlülükleri yerine getirerek istenilen ürünleri davalıya teslim ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin 165.439,26 TL üzerinden devamına, alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini, talep ve dava.Davalı vekili, savunmasında özetle; tarafların 2018 yılından bu yana ticari ilişki yürüttüklerini, bu süreçte davacının borcu bulunmasına rağmen, müvekkilinin iyi niyetli olarak davacı ile ilişkisini devam ettirdiğini ve mal aldıkça ödemelerini gerçekleştirdiği,

müvekkilinin borçlarını tam ve zamanında ödediğini, davacının 2019 yılından itibaren müvekkiline borçlu olduğunun yapılacak bilirkişi incelemesi ile anlaşılacağını, davacının alacaklı olmadığı bilmesi nedeniyle likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Esas No: 2013/19-2006, Karar No: 2015/1277 kararına göre. Yargıtay uygulamasına ve öğretiye göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir.

Örneğin, alacağı kendisine tamamen ödenmesine rağmen icra takibine girişen, kefil hakkında kefalet limitinin üzerindeki bir miktar için takip yapan, vadeden önce icra takibine girişen veya kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı kendisine bildirilen bankanın gerekli incelemeyi yapmaksızın icra takibi başlatması durumlarında alacaklı, İİK’nun 67.maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. baskı, Ankara 2013, s. 258).Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;

davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür.

Davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığının araştırılması için ilgili kurumlara müzekkere yazılmış olup Güneşli Vergi Dairesi'nden gelen 04/05/2021 tarihli cevabi yazıda davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, ekinde gönderilen yıllık gelir vergisi beyannamesinin incelenmesinde davacının faaliyetinin esnaf faaliyetini aştığı görülmüş olup, mahkememizin görevli olduğu tespit edilmiştir.

Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlık konusunun çözümü için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu faturanın 25/12/2019 tarihli olmasına rağmen davacı tarafından sadece 2018 yılına ait ticari defter ve belgelerin bilirkişi incelemesi için ibraz edildiği; bilirkişi tarafından talep edilmesine rağmen 2019 yılına ait defterlerin ibraz edilmediği bilirkişi tarafından düzenlenen raporda belirtilmiştir.

Yapılan inceleme sonunda düzenlenen raporda davalının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya borcunun olmadığı tespit edilmiştir.

Her ne kadar davacı tarafından cari hesaba mahsuben yapıldığı iddia edilen 30/11/2018 keşide tarihli 150.00,00 TL bedelli çek, 31/01/2019 vade tarihli 15.000,00 TL bono ile 28/02/2019 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli bonoların müvekkili tarafından teslim alınmadığı ve ödemelerin müvekkiline yapılmadığı iddia edilmiş ise de dava dışı ... tarafından verilen 20/08/2021 tarihli cevabi yazıda davacı tarafından 2 farklı tarihte 2 adet ... işleminin yapıldığı; bu işlemler uyarınca davacının davalından doğmuş fatura alacağını kendilerine temlik ettiği;

temlik işlemi uyarınca 30/11/2018 keşide tarihli 150.00,00 TL bedelli çek, 31/01/2019 vade tarihli 15.000,00 TL bono ile 28/02/2019 vade tarihli 15.000,00 TL bedelli bonoların verildiği; çekin ve bonoların gününde banka aracılığıyla ödendiği ve davacıya çek ve bonolara ilişkin temlik bedellerinin ödendiğinin belirtilmesi karşısında aksi yöndeki davacı savunmalarına itibar edilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle açılan davanın reddi ile davalı tarafından ödeme yapılmış olmasına rağmen davalı hakkında icra takibi açan davacının kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne ve takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 33.087,85 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ..." gerekçesiyle, davanın ve davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile 33.087,85 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunun davalı tarafından kabul edildiğini, davaya konu 25.12.2019 tarihli 165.439,26 TL miktarlı faturanın da davalı tarafından kabul edildiğini, uyuşmazlığın ise söz konusu ödemelerin (2 adet senet ve 1 adet çek) yetkisiz olan 3. kişi ...'ye yapılması nedeniyle bu ödemenin müvekkile yapılıp yapılmadığının ve bunların borca mahsup edilip edilmeyeceğine ilişkin olduğunu, Davalının ödemeye ilişkin sunduğu 30.11.2018 keşide tarihli ... seri nolu,

150.000,00.TL miktarlı çek ile 31.01.2019 vade tarihli 15.000,00.TL miktarlı ve 28.02.2019 vade tarihli 15.000,00.TL miktarlı bononun müvekkil tarafından alınmadığını ve bu ödemenin müvekkiline yapılmadığını, çek ve bononun ...'ye teslim edildiğini ve bu konuda müvekkiline bilgi verilmediğini, çekleri alan kişinin müvekkilin yetkilisi veya çalışanı olmadığını, bu kişiye ödeme veya kıymetli evrak almasına ilişkin yetki verilmediğini, kıymetli evrakların ise müvekkilinin kaşesi taklit edilerek teslim alan kısmına ... ismi yazılarak teslim edildiğini,

ödeme yapılan kişinin yetkili olup olmadığının araştırılamadan ödeme yapılmasının hatalı olduğunu, çek ve bonodaki yazı ve imzaların müvekkiline de ait olmadığını, bu hususların ileri sürülmesine rağmen mahkemece bu konularda inceleme yapılmadığını, Faturadan kaynaklanan ve götürülecek borç niteliğinde olan borcun bizzat alacaklıya götürülerek ödenmesi gerektiğini, üçüncü kişiye yapılan ödeme borcun ifa edilmiş sayılamayacağını, üçüncü kişiye yapılan ödemenin borçluyu borçtan kurtarmayacağına ilişkin çok sayıda Yargıtay kararı bulunduğunu, Bilirkişinin 11.12.2021 tarihli raporunda,

davalı defterinde kayıtlı olan faturanın bedelinin ödendiğinin belirtildiğini, 180.000 TL ödemenin 2 bono ve 1 çekle yapıldığı kanaatinin soyut olarak bildirildiğini, raporun soyut ve yoruma dayalı, kişisel kanaatlerini belirtir nitelikte olduğunu, takibe konu olan 165.439,26 TL bedelli faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğunu, bu nedenle bu fatura bedelinin ödenip ödenmediğinin çözülmesi gerektiğini, 2 adet bono ve 1 çek karşılığı toplam 180.000,00 TL'nin müvekkiline ödendiği kanaati oluşmuştur ibaresi içeren bir rapora göre karar verilemeyeceğini, ödemenin müvekkiline yapılmadığının baştan itibaren ileri sürülmesine rağmen,

bilirkişinin kişisel kanaatine göre karar verildiğini, kıymetli evrakların teslim edildiği ...'nin davacının bilgisi dışında teslim edildiğine dair iddiaların değerlendirilebilmesi için, tevsik edici bir belgelerin bilirkişiye verilmediği belirtilmiş ise de bu ibare ile neyin kast edildiğinin anlaşılamadığını, kıymetli evrakların yetkisiz olan ...'ye teslim edildiğinin davalının cevap dilekçesi ile öğrenildiğini, cevaba cevap dilekçesinde itirazların ayrıntılı olarak yazıldığını, bu kişinin yetkili olmadığının açıkça belirtildiğini, bunun dışında yetkisizliğe ilişkin bir belge sunulamayacağını,

müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağı karşılığı davalı tarafından 3. şahıs ...'ye teslim edilen çek ve bonoların ... tarafından da ... şirketlerine verildiğini, müvekkilinin bu işlemlerin hiç bir aşamasında yer almadığını, bu işlemlerde imzasının bulunmadığını tüm aşamalarda ileri sürüldüğünü, çek ve bonoların teslimine dair belgelerin celbi ile imza incelemesi yapılması halinde imzaların müvekkile ait olmadığının anlaşılacağını, ...

AŞ'nin çek ve bonoların müvekkil tarafından verildiğini iddia etmiş ise de buna ilişkin fatura veye belge ibraz edilmediğini, bu nedenle kıymetli evrakların bizzat davacı tarafından ... şirketine verildiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, nrrrBu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşesi ilişkisi bulunduğu ve satım konusu emtianın davalıya teslim edildiği sabittir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında 2018 yılından itibaren süren ticari ilişkide davacının borçlu olmasına rağmen ticari ilişkinin devam ettirildiğini, müvekkilinin borcunun iki adet bono ve bir adet çekle ödendiğini savunmuştur.

Yazılı yargılama usulüne göre yapılan yargılamada sunulan cevaba cevap dilekçesinde ise müvekkilinin alacağının kaynağı olan 25.12.2019 tarihli ve 165.439,26 TL bedelli faturanın davalı tarafından kabul edildiğini, ödemelere ilişkin sunulan 30.11.2018 kaşide tarihli ... seri nolu 150.000 TL bedelli çek ile 31.01.2019 vade tarihli 15.000 TL bedelli bono ile 28.02.2019 vade tarihli 15.000 TL bedelli bonoların müvekkiline verilmediğini, bu çeklerin müvekkili ile ilgisi olmayan ...'ye teslim edildiğini, bu konuda müvekkiline bilgi verilmediğini, bu kişinin davacının yetkilisi veya çalışanı olmadığını,

ödeme veya kıymetli evrak alınması hususunda bu kişiye yetki verilmediğini, davalının yetkisiz kişiye ödeme yapması nedeniyle bunun ifa olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.Keşidecisi davalı şirket olan ve davacı emrine düzenlenmiş olan 30.11.2018 keşide tarihli ... seri nolu 150.000 TL bedelli ... Bankası AŞ. ... OSB şubesine ait 150.000 TL bedelli çek lehdarın cirosu ile ...

AŞ'ye ciro edilmiş ve bu ciranta tarafından GSD yatırım Bankası AŞ emrine ödenmesi için ciro edilmiştir. Anılan çekin ... işlemi kapsamında davacı tarafından verildiği, ... Şirketinin 17.05.2021 tarihli yazısının cevabından anlaşılmaktadır. Anılan yazıda çekin tahsil edildiği ve davacının davalı ile olan ticari ilişkisindeki faturalı alacağının 150.000 TL kısmının ... işlemi ile ... Şirketi'ne temlik ettiği anlaşılmaktadır. Anılan ...

Şirketi'nin yazısında ayrıca, davacının davalı ile olan ticari ilişkisi nedeniyle düzenlenen fatura kapsamındaki alacağının 30.000 TL kısmını ise iki adet 31.01.2019 vade tarihli 15.000 TL bedelli bono ile 28.02.2019 vade tarihli 15.000 TL bedelli bono karşılığı ... şirketine temlik ettiği ve bedelini aldığı belirtilmiştir. Anılan yazılarda açıkça ... işlemlerinin davacı ile yapıldığı ve bedelinin bu kişiye ödendiği yazılmıştır.Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasının incelenmesinde.

Davalı alacaklının 165.439,26 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 26/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresinde 02/07/2020 tarihinde borca itiraz ettiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğu görüldü.Mahkemece alınan mali müşavir bilirkişi raporunun incelenmesinde, davacının ibraz ettiği 2018 yılı ticari defterlerinin işletme defteri olduğu, davacının BA-BS formu beyan yükümlülüğü bulunmadığı, davacının istenmesine rağmen uyuşmazlığın bulunduğu 2019 yılı defterlerini ibraz etmediği,

taraflar arasında mal alım satımına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, ödemenin yapılıp yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunduğu; davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, uyuşmazlığa konu olan 2 adet bno ve 1 çek karşılığı toplam 180.000,00 TL tutarındaki ödemenin davalı tarafından davacıya ödendiğinin davalı kayıtları ile tesvik edildiği belirlenmiştir.Bu durumda davacının ödemeyi aldığı sabittir.

Zira davacı takip konusu faturanın bulunduğu 2019 yılı defterlerini ibraz etmemiş sadece 2018 yılı defterlerini ibraz etmiştir.

Ödemeye ilişkin iki adet bono ile bir adet çekin davalı tarafından, davacının kaşesi altında imza atan ...'ye teslim edildiği, bu kişinin davacı adına tahsilat yapmaya yetkili olduğuna ilişkin bir belge bulunmamakla birlikte, dava dışı ... şirketinin yazı cevabına göre, davacının, davalı şirket ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan faturalı alacağını ... şirketine temlik ederek alacağını aldığı, bu noktadan sonra kıymetli evrakları teslim alan kişinin yetkisiz olduğunun ileri sürülmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğu, ...

AŞ'nin yazı cevabında açıkça ödemenin davacıya yapıldığının belirtilmesi nedeniyle başka bir araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, davalının usulüne uygun şekilde borcunu ödemesine rağmen, davacının tahsil ettiği alacak için yeniden takip başlatmasının kötü niyetli olması nedeniyle lk derece mahkemesince İİK'nın 67/2. maddesine göre kötü niyet tazminatına karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle,

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.10.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/913, K. 2025/1587, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/913
Karar No
2025/1587
Tarih
9 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/915 K.2025/822
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/921 K.2025/727
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/923 K.2025/766
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/925 K.2025/709
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/925 K.2025/757
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/927 K.2025/690

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.