KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/1011
- Karar no
- 2025/163
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 13.12.2022
- Numarası
- 2021/321 Esas - 2022/1045 Karar
- Dava
- Alacak (İhale devir bedelinden kaynaklanan
Karar Metni
1.890 kelime·9 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ile adi ortaklık kurarak (... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve ... İş Ortaklığı) "Muğla Büyükşehir Belediyesi ... Yaşam Merkezi Yapılması" işini ihale ile kazandığını, adi ortaklığın iş yerini 04.05.2018 tarihinde devralmış olup, işin yapılacağına ilişkin olarak yine 04.05.2018 tarihinde "Muğla Büyükşehir Belediyesi ...
Yaşam Merkezi Yapılması İşine Ait Sözleşme" imzaladığını, adi Ortaklığın, 7161 sayılı yasanın 32. maddesine göre işin devredilmesi talebini belediyeye 15.03.2019 tarih ve ... sayılı dilekçesiyle iletmiş olup, dilekçede işin yapımına devam edememe imkanı ve şartları ayrıntılarıyla izah edildiğini, belediyenin devir işlemlerinde bir mani görmemesi üzerine ise, Adi ortaklık ile yeni yüklenici olan davalı ... İnş. Mad. San. Tic. Ltd.
Şti.'ye işi akdedilen devir sözleşmesi ile 18 Mart 2019 tarihinde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına ... takip numarası ile teslim edildiğini, Belediye'nin talebi üzerine devralan ... Yapı tarafından 21.02.2019 tarihinde devir için tüm gerekli belgelerin, ... takip numarası ile Muğla Büyükşehir Belediyesine sunulup belediyenin onayı ile ... Yapı'nın ihaleyi devraldığını, Muğla Büyükşehir Belediyesi ...
Yaşam Merkezi Yapılması İşini geçtiğimiz aylarda bitirerek belediyeden tüm hakedişlerini dahi aldığını, ihale konusu işin tüm hak ve borçları ... yapı'ya geçmiş olmasına karşın, ... Yapı'nın hâlen müvekkiline karşı sözleşmesel borcunu ifa etmediğini, davaya konu sözleşmenin 2. maddesinde açıkça "(Sözleşme devir bedeli 50.000 TL nakit olarak, bakiye 500.000 TL ise ayni olarak (Mudanya ... Bölgesinde yükselen Bursa Mudanya asfaltı ... caddesi ...
Sokak ... konaklarının 1. Etap dairelerinden bir adet daire (3+1) verilmesi ile ödenecektir" hükmünün düzenlendiğini, karşı yan tarafından her ne kadar 50.000 TL'... bakiyeyi taraflarına ödemiş olsa da, Siteler Boğaz caddesi ... Sokak ... konaklarının 1. Etap dairelerinden bir adet daire (3+1) daire verme borcunu ifa etmediğini, müvekkilin 22 Ağustos 2019'da Kadıköy .... Noterliği'nin ... keşide numarası ile ihtarname göndererek alacağını hukuki olarak talep ettiğini, ...
Yapı yetkilileri müvekkili çeşitli şekillerde oyaladığını, borcun ifa edilmemesi sebebiyle müvekkil iflasın eşiğine gelmiş olup, bunu bilen karşı yan müvekkili aylarca oyalayarak sermayesinin bitmesini beklediğini, müvekkil tarafından yapılan tüm görüşmelere rağmen hiç bir olumlu dönüş olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile öncelikle sayın mahkeme tarafından belirlenecek olan bilirkişlilerce, ... Yapı'nın devretme borcu olduğu, Bursa - Siteler ... caddesi ...
Sokak ... konaklarının1. Etap dairelerinin fiyatının belirlenmesini, bilirkişilerce yapılan değer hesaplaması sonucunda çıkan güncel daire bedelinin, bu hesaba ek olarak işleyecek olan yasal faizi ile beraber ... Yapı'dan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; tarafların edimlerinin belli olduğunu, bu itibarla belirsiz alacak davasının açılamayacağını, davaya kısmi alacak davası olarak devam edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, harcın ikmal edilmesi gerektiğini, davacının evvelce taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı alacağını temlik ettiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/401 E. Sayılı dava dosyası bunun delili olduğunu, vekil eden şirketin Bursa ve özellikle Mudanya Bursa'da yüksek hacimli inşaat yapan bir firma olduğunu,
davacının haksız ve dayanaksız olarak iddia ettiği gibi 500 bin TL değerindeki bir daireyi vermek sureti ile borcunu ifa etmekten kaçınacak bir firma olmadığını, davacının, 17.06.2019 tarihinde ... yev. Sayılı sözleşmenin devreden tarafı olarak, sözleşmenin III/2-b maddesinde yazılı edimi ayıplı olarak ifa ettiğini, davalı sözleşmenin III/2-a maddesinde yazılı ödemeyi yaptığını fakat ödeme için fatura tanzim edilmediğini, yine 17.06.2019 tarihinde ... yev.
Sayılı sözleşmenin devreden tarafı olanlar, 17.06.2019 tarihli sözleşmenin III/2-b,c, III/2 maddesinde yazılı edimlerini sözleşme devir işlemlerini ayıplı olarak ifa ettiğini, belediyeye ödemesi gereken cezaları ödemediğini, belediye ile muaraza çıkarmış, karşılıklı davalar açmış, taşeronlarına yapması gereken ödemeleri yapmadığını, bu suretle davacı, devredilen 2018/90304 İKN sayılı sözleşmede davalının zararına yol açmış/açmakta olduğunu, ... yev.
Sayılı sözleşme gereğince davalının, taahhüt ettiği aynî ödemeyi dahi yapması gerekmemekte olduğunu, borcun muaccel de olmadığını, diğer yandan sözleşmenin III/2-c maddesi ile mahsup öngörülmüş olup davacının davalıya verdiği zararın 500.000,00 TL'nin üzerinde olmakla da alacağı bulunmamakta olduğunu,.
Tüm bu sebeplerle davacının akdi yükümlülüklerini yerine getirdiğine, davalının edimini ifa etmediğine, mütemerrit olduğuna ve kasten ödeme yapılmadığına dair itham ve iftiraları gerçek dışı ve tamamen kurgu olduğunu, bunlarla birlikte taraflar arasında Mudanya Noterliğinde 17.06.2019 tarihinde ... yev.
Sayı ile düzenlenen sözleşmenin II/2-a maddesinde devir bedelinin 500.000,00 TL'nın AYNÎ olarak ödenmesi kararlaştırıldığını, bu itibarla davacının aynî ödemeyi nakit olarak talep hakkının olmadığını, aynî ifa öngörülmüş olmakla denkleştirici adalet ilkesi gereği taşınmazın güncel değerinin tazminat olarak talep edilmesinin de olası olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, 17.06.2019 tarihinde ... yev.
Sayılı sözleşmenin devreden tarafı olan ADİ ORTAKLIK, 20.08.2020 tarihli ... sayılı faturayı tanzim etmiş, bu faturaya dayalı olarak ...San. Ve Tic. Ltd. Şti, "... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ve... ortaklığı" ve ... isimli kişi Kadıköy ... Noterliğinden 22.08.2020 tarihli ... yev. Sayılı ihtarnameyi göndererek alacak talep etmiştir. Fatura ve ihtarnameye Mudanya Noterliği vasıtası ile keşide edilen 02.09.2020 tarihli ... yev.
Sayılı ihtar ile cevap verilmiş, itiraz edildiğini, bu suretle davacı ve şerikleri amaçlarına ulaşamadığını, bunun üzerine davacı şirket ve ..., sözde alacağını haczettirmek sureti ile tahsil etmeyi denemiş, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından haciz bildirisi tebliğ ettirmiş, itiraz edilince amacına ulaşamadığını, akabinde davacı şirket ve ..., birlikte İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esasına kayıtlı icra takibini yapmış, itiraz edilip takip durmuş, haksız tahsil amacına ulaşamamış, haksız olduğu için itirazın İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosuna müracaatla 19.02.2020 tarihli Arabuluculuk son oturum tutanağı düzenlenmesine rağmen itirazın iptali davası açamadığını, akabinde Adi Ortaklığın ortaklarından... San. Ve Tic. Ltd. Şti.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/401 E. Sayılı davayı açmış, sonra alacağı temlik etmiş, dava red edildiğini, bu defa davacı huzurdaki davayı açmış, davayı açtıktan hemen sonra da dava konusunu sözde alacağı temlik ettiğini, bununla dahi kalmadığını,, borçlu olduğu icra dosyalarından vekil edene birinci haciz ihbarnameleri tebliğ ettirdiğini, tüm bu nedenlerle davanın usul ve esastan reddine, masraf ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Somut olayda; ihale devir sözleşmesinin davalı ile ... San Ve Tic Ltd Şti- ... İş Ortaklığı arasında yapıldığı, Kadıköy ...
Noterliği’nin ... yevmiye no 05/07/2021 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile ortaklığın yetkilileri sıfatıyla ... ve ... tarafından mahkememiz dosyasındaki alacağın 500.000 TL’... kısmının ...’e devredildiğinin bildirildiği, davacı vekiline diğer ortak ...’ın davaya muvafakatinin sunulması hususunda ihtarat yapıldığı, davacı vekilinin ... ile aralarında anlaşmazlık olduğunu bu sebeple muvafakatini alamadıklarını beyan ettiği, mahkemece ...’a davaya muvafakati olup olmadığına ilişkin ihtaratlı tebligat gönderildiği,
tebligatın tebliğ edilmesine rağmen davalının muvafakati olduğuna ilişkin beyan dilekçesi sunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davayı tek başına açamayacağı, ortaklığın tüm ortakları arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığının kabulüyle diğer ortağın davaya muvafakatinin olmaması nedeniyle davanın aktif taraf ehliyeti yokluğu..." gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Öncelikle, adi ortaklık adına davayı açmaya yetkileri bulunduğundan, davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, dava açma ehliyetinin bulunmadığı durumda dahi, mahkemece diğer adi ortağı davaya dahil etmek için taraflarına dava açmak üzere süre verilmesi gerektiğini, Mahkemece verilen bu karar hukuka ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, sundukları Yargıtay kararından da görüleceği üzere, adi ortaklardan birinin muvafakatının temin edilememesi halinde diğer ortağa karşı dava açılıp birleştirmesi için davacıya süre verilmesi gerektiğinin belirtildiğini,
Yargıtay İçtihatları ve daire uygulamalarında adi ortaklardan bir veya birkaçı tarafından dava açılması ve zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle birlikte dava açmaları gereken hallerde diğer ortakların davaya muvafakatinin sağlanması, muvafakatın temin edilememesi halinde taraf teşkili bakımından muvafakat vermeyen diğer ortak ya da ortaklar aleyhine asıl dava ile birleştirilmek üzere dava açtırılıp açılacak dava birleştirilip taraf teşkili sağlandıktan sonra için esasının incelenmesi gerektiğinin kabul edildiğini, (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2019/3674E.
2020/2487 K.) Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı adi ortaklar tarafından alınan ihalenin davalıya devredilmesi karşılığı davalının ödemesi gereken bakiye tutarın davalıdan tahsili istemiyle açılmış bir alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilince 20.05.2021 tarihli dava dilekçesinde davacı olarak ... Tic. Ltd. Şti ve ... (... Tic Ltd Şti- ...
İş Ortaklığı temsilcisi) gösterilerek açılan davada, davacı adi ortaklık tarafından alınan ihalenin, davalıyla yapılan sözleşme uyarınca davalıya devredildiği ancak devredilen ihale kapsamında davalının ödemesi gereken bakiye devir bedelini ödemediği ileri sürülerek, bakiye devir bedelinin tahsili istenmiştir.
Yargılama aşamasında 15.07.2021 tarihli noter devir temlik sözleşmesi ile alacağın bir kısmının ...'e temlik edildiği açıklanmış, davacılar vekilince alacağı temlik alan ... adına da vekil olunduğu belirtilerek, temlik alanın davada feri müdahil olacağı belirtilmiştir.
Davada iddianın ileri sürülüş biçimine göre, Mahkemece, 01.10.200 tarihli ara karar ile davacı vekiline adi ortaklığın diğer ortağı ... adına dava açılmadığı dikkate alınarak, adi ortağın davaya muvafatati sağlanması için süre verilmiş, ayrıca adi ortak ...' a muvafakati bulunup bulunmadığı yönünde beyanda bulunmak için tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin 02.02.2022 tarihli beyan dilekçesiyle adi ortak ... ile müvekkilleri arasındaki ihtilaf nedeniyle muvafakatinin alınamadığı bildirilmiş, ilk derece mahkemesince davanın adi ortaklar tarafından açılması gerektiği ancak dava dışı adi ortağın muvafakatinin alınmadığının bildirildiği, adi ortağa çıkarılan tebligata da dava dışı adi ortak tarafından muvafakat edildiğine dair beyanda bulunulmadığı belirtilerek yazılı gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 15. HD'nin 2019/3674 E- 2020/2487 K sayılı, 21.09.2020 tarihli emsal karar içeriğinde açıklandığı üzere; adi ortaklardan bir veya birkaçı tarafından dava açılması ve zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle birlikte dava açmaları gereken hâllerde diğer ortakların davaya muvafakatinin sağlanması, muvafakatın temin edilememesi hâlinde taraf teşkili bakımından muvafakat vermeyen diğer ortak ya da ortaklar aleyhine asıl dava ile birleştirilmek üzere dava açtırılıp açılacak dava birleştirilip taraf teşkili sağlandıktan sonra için esasının incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Bunun nedeni Anayasa’nın hak arama özgürlüğünü düzenleyen hukuk ve adaleti sağlamaya yönelik temel hukuk ilkeleri yönünden bir zorunluluk olmasıdır.
Somut olayda olduğu gibi, muvafakat vermeyen adi ortak aleyhine asıl dava ile birleştirilmek üzere dava açılması için imkân tanınmaksızın davanın reddi gerektiğinin kabulü, adi ortaklardan bir kısmının hak arama özgürlüğünün diğer bazı ortakların inisiyatifine bırakılması, ortaklığın ve bu kapsamda ortaklardan bir kısmının haklarının hukuk önünde korunamayarak uyuşmazlığın çözümsüz ve ortada bırakabileceği anlamına gelir ki bu hâl hukukun adaleti sağlama amacıyla bağdaşmaz.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; adi ortaklığı oluşturan ortaklardan ... davacının açtığı davaya açıkça muvafakat bildirmediğinden, davacıya adi ortak ... hakkında eldeki dava ile birleştirmek üzere dava açmak için süre verilip açılacak dava birleştirilip taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasının incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın usulden reddi isabetsiz olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuş ve kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/1011, K. 2025/163, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama