İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1014 K.2026/47

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması…

Esas2024/1014Karar2026/47Tarih15 Ocak 2026Okuma12 dk · 2.389 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Ocak 2026
Dosya no
2024/1014
Karar no
2026/47
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/02/2023
Numarası
2023/117 Esas - 2023/108 Karar
Davanın konusu
Tazminat (banka yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.389 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Fon adına açılan iş bu davanın, ayrı ve müstakil bir dava olmayıp, daha önce 2002/362 Esas sayısı ile açılan ve durdurma kararı verilen davanın kaldığı yerden devamına ilişkin olduğunu, Çağlayan Adliyesinde uygulanan yeni tevzi sistemi ve mahkeme tarafından durdurma kararı verilen davaların esasının kapatılarak, işlem tesis edilmiş olması nedeniyle anılan davanın yeni bir dava anlamında olmamak üzere yeniden ikame edilmek zorunda kalındığını, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/362 Esas sayılı dosyası ile ...

A.Ş.'yi zarara uğratan davalılardan, 09.07.2001 tarihli devir bilançosunda da tespit edilen zarar kapsamında oluşan 154.272.106 TL tutarındaki zararın, davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsili talebi ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/362 Esas sayılı dosyası ile mali sorumluluk davası açıldığını, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2002/362 Esas, 2005/30 Karar sayılı ve 07.02.2005 tarihli kararı ile FYYS ve bu sözleşmeye ek sözleşmenin XI,

10. maddesi gereğince sözleşmelerin yürürlüğü süresince davalılar hakkında açılmış bulanan şahsi sorumluluk davasının durdurulmasına karar verildiği, ... A.Ş. Grubu ile imzalanan FYYS gereği, Grup tarafından yapılması gereken anapara taksit ödemelerinin hiçbirinin yapılmaması nedeniyle temerrüt hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, ... A.Ş.

Grubu ile imzalanan FYYS hakkında Alacaklı Bankalar Konsorsiyumu tarafından temerrüt hükümlerinin uygulanması kararı verilmiş olması nedeniyle, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/362 Esas, 2005/30 Karar sayılı 07.02.2005 tarihli kararı ile durdurulmasına karar verilen davanın devamı anlamında olmak üzere taleplerin yenilendiği ifade edilerek, ...

A.Ş. bünyesinde Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyesi sıfatıyla kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yükledikleri görevleri yerine getirmeyip, gerçeğe aykırı bilanço ve kar-zarar cetveli düzenleyerek, kanunlara ve Bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı davranışlar teşkil eden fiillerle aldıkları hatalı kararlar ve usulsüz kullandırdıkları krediler ve aktardıkları kaynaklar sebebiyle zarara neden olduklarını iddia ederek,, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, toplam 154.272,106 TL'nin, 09.07.2001 tarihinden itibaren en yüksek kredi faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi,

yasal ferileri ile birlikte hukuka ve mevzuata aykırı işlemler nedeniyle ortaya çıkan zararlar bakımından davalıların sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili savunmasında özetle; dava konusu ile aynı olan ve ...'ın zarara uğratılması nedeni ile açılan ceza davasında davalı ile ilgili beraat kararı verildiğini ve kararın Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2013/20786E.-2014/7683K.

Sayılı ve 14.04.2014 tarihli kararı ile de “Suçun İşlediğinin İspat Edilememiş olması nedeni ile” verilen beraat kararı, aleyhindeki tüm iddiaların ve ceza davasının zaman aşımının dolması nedeni ile Ortadan Kaldırılmasına karar verildiğini, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/164E.-2013/1K. sayılı ve 25/01/2013 tarihli kararı ile (Sf 16), Banka Zararının tamamının TMSF' ye ödendiğinin hüküm altına alındığını. mahkemenin bu kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2013/20786 E. - 2014/7683 K. sayılı ve 14.04.2014 tarihli kararı ile onandığını ve kesinleştiğini, TMSF nin,

İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunmuş olduğu 27.06.2012 tarihli yazısında davalıyı sorumlu tutmaya çalıştığını, banka zararlarını tahsil ettiğini, ... İnşaatın sahibi olduğu Sagra Gıda Fabrikasının satışından 33.068.106 TL satış geliri elde edildiğini ve TMSF'ye ödendiğini, ...

İnşaatın toplam 11.539.700 TL tutarında TMSF'ye ödeme yaptığını ve neticesinde davalının sorumlu tutulduğu zararların TMSF'ye ödendiğinin açıkça görüldüğünü, 25.10.2002 tarihli FYYS, TMSF tarafından Bayındırbanık'a El Konulmasından 15 ay sonra düzenlendiğini, ...'ın borçlarını ödeyemediği ve zarara uğradığının tespitinden sonra,

banka zararlarının ve borçlarının ödenmesi amacıyla imzalandığını, yenilik doğurucu tamamen yeni bir sözleşme olduğunu, davalının FYYS Sözleşmesinde herhangi bir imzasının bulunmadığını, yeni sözleşme ile geçmiş döneme ilişkin tüm kredi sözleşmelerinin geçerliliğini kaybettiğini, ...'ta Yönetim Kurulu Üyesi olarak 11.10.1997 - 10.06.1999 tarihleri arasında görev yaptığını, 10.06.1999 tarihinden itibaren de ... ile herhangi bir ilişkisinin kalmadığını ve bu tarihten sonra hiç bir Yönetim Kurulu toplantısına katılmadığını,

dava konusu zararın oluşmasına neden olduğu iddia edilen yönetim kurulu kararları toplantılarıma katılmadığını toplantılarına katılmadığı Yönetim Kurulu Kararlarından ve iddia edilen zararlardan sorumlu olmadığını, imzası bulunmayan bu kararlara istinaden imzalanan Kredi Sözleşmelerinde de imzasının bulunmadığını, ... genel kurul toplantılarında iki bilanço döneminde de ibra edildiğini, görev yaptığı dönemde ...'ın ciddi büyüme gösterdiğini, ciddi kazançlar elde ettiğini, murakıp ve bağımsız denetim raporlarında da bu tespitlerin mevcut olduğunu, görevden ayrıldıktan bir yıl sonra, ...

Grubunun mali durumu, Pakistan Hükümetinin değişmesi ve hak ediş ödemelerini aksatmasından dolayı bozulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ile birlikte toplam 18 kişi hakkında İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine açılan dava hakkında, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/362 Esas, 2005/30 Karar ve 07.02.2005 tarihli kararı ile; ...

Grubu ile TMSF'nin de dahil olduğu alacaklılar ile imzalanan 25.10.2002 tarihli FYY sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek 27.03.2003 tarihli FYYS ek sözleşmesinin açılmış ve takiplerle ilgili XI. 10 maddesinde; mahkemede açılmış olan 154.

Trilyon TL'lik şahsi sorumluluk davasında mahkemeden TMSF tarafından durdurulma talebinde bulunacağının sözleşmede madde olarak yazılmış bulunması ve dava dilekçesinde davalılardan ...'ın 37.640.000 TL banka zararına sebebiyet vermiş olmasından dolayı davalı ... hakkında açılan davanın tefrikine, diğer davalılar hakkında açılan şahsi sorumluluk davasının 4389 Sayılı Kanunun 4672 sayılı kanunla değişik 15/3.maddesi gereğince durdurulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/362 Esas sayılı dosyasında durdurma kararı sonrasında 28.08.2013 tarihli dilekçe ile önceki dosyanın devamı açıklaması ile birlikte 07.02.2005 tarihli karar ile davalılar hakkında açılmış olan mali sorumluluk davası hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu 15/3.maddesi gereğince durdurma kararı verildiğini ancak ...

Grubu ile imzalanan FYYS'nin temerrüt nedeniyle iptal edilmesinden dolayı iş bu dilekçenin yeni bir dava anlamına gelmeksizin tevzi sistemi nedeniyle önceki dosyanın devamı anlamında olmak üzere ...

AŞ bünyesinde yönetim kurulu ve denetim kurulu üyesi sıfatı ile kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yükledikleri görevleri yerine getirmeyip gerçeğe aykırı bilanço ve kar-zarar cetveli düzenleyerek kanunlara ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı davranışlar teşkil eden fiiller ile aldıkları hatalı kararlar ve usulsüz kullandırdıkları krediler,

aktardıkları kaynaklar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 154.272.106 TL 09.07.2001 tarihinden itibaren en yüksek kredi faizi üzerinden faizi ve yasal ferileri ile birlikte davalıların sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen karar verilmesini talep ve etmiştir. Mahkemenin 2013/314 Esas nolu dosyasında devam eden yargılama aşamasında davalı hakkındaki dava dosyası tefrik edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; "...Uyuşmazlık, kredilerin tahsisinde, kullandırımında veya takibinde zaafiyet gösterilip gösterilmediği, ...

Grubu dışındaki şirketlere kullandırılan kredilerin tahsil edilememesi sebebiyle bankanın zarara uğrayıp uğramadığı, banka zararının tahsil edilip edilmediği, zararın oluşmasında davalıya atfedilebilecek kusur bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmış olup mahkememizin 2002/362 Esas, 2005/30 Karar sayılı ve 07.02.2005 tarihli kararı ile FYYS ve bu sözleşmeye ek sözleşmenin XI,

10. maddesi gereğince sözleşmelerin yürürlüğü süresince davalının da aralarında bulunduğu banka yöneticileri hakkında açılmış bulanan şahsi sorumluluk davasının durdurulmasına karar verilmiş ancak protokol hükümlerinin yerine getirilmediği belirtilerek yargılamaya devam edilmesi üzerine dosyanın mahkememizin 2013/314 E sırasına kaydedildiği, yargılamaya devam edilmesinin talep edilmesinden sonra düzenlettirilen bilirkişi raporları, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/164E sayılı ceza dava dosyası ve dosya kapsamından; ...

Grubu dışındaki şirketlere kullandırılan kredilerin dava tarihinden sonra tahsil edilmiş olduğu, davalının sorumlu olduğu zararın tahsil edilmesi sebebiyle işbu davanın konusuz kaldığı anlaşılmış konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve ... yapılandırma sözleşmesi gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair..." gerekçesiyle, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece 2002/362 Esas sayılı dosyasında yürütülen yargılamada davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen dilekçe üzerine davanın tefriki ile reddine karar verildiğini, 20.09.2022 tarihli dilekçe ile davalı tarafından dosyaya sunulan tefrik talebinde Fon'un herhangi bir itirazının bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğunu, mahkemece 22.09.2022 tarihli duruşmada davalının tefrik talebinin celse arasında değerlendirilmesine karar verildiğini,

dosyanın celse arasında tefrik edilerek aynı mahkemenin esasına kaydedildikten sonra davalının sorumlu olduğu zararın tahsil edildiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiğini, kararın haksız olduğunu, tefrik kararı verildikten sonra dosya yeni bir numara ile kayıt edildikten sonra taraflarına tebligat yapılmadığını, ayrılan dosya nedeniyle davalı bakımından iddiaların sunulması,

iddiaların ispatı imkanının taraflarına verilmediğini, tefrik kararı verilmiş olsa dahi dosyanın yeni numara ile yargılamasının tamamlanması gerektiğini, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna taraflarınca itiraz edildiğini, davalıların sorumluluk tutarları bakımından kesinleşmiş bir sonucun ortaya çıkarılamadığını, davalı hakkında İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde nezdinde açılan ceza davası sonucunda suçun işelndiğinin ispat edilememiş olması nedeniyle beraat kararı verildiğini, aleyhindeki tüm iddiaların ve ceza davasının zamanaşımının dolması nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiğini,

banka zararının tamamının TMSF'ye ödendiğinin hüküm altına alındığının belirtildiğini, ceza davası ve mali sorumluluk davaları kalemleri itibariyle birbirinden farklı değerlendirilmesi gereken davalar olduğunu, ceza davalarında sadece ana para sorumluluk tutarlarının dikkate alındığını, öte yandan ... ... AŞ, ... Radyo, ... AŞ, ... ... San. AŞ, ... - ... ... ve ... - ... ...

Firmalarının mali sorumluluk tutarlarını mali sorumluluk davasında yer almakta iken ceza davasına konu edilmediğini, ... ... dahil firmalarla 25.10.2002 tarihinde imzalanan FYYS'nin XI. 10.maddesinde; tarafların sözleşmenin alacaklılar ile borçluları arasında imzalanmış bulunan kredi sözleşmelerinin taahhütnamelerinin ayrılmaz bir eki olduğunu, iş bu sözleşmenin imzalanması bu sözleşmede adı geçen borçluların kredi sözleşmelerinden/taahhütlerinden kaynaklanan doğmuş ve doğacak borçlarının hiçbir şekilde yenilendiği ve borcun nakli anlamına gelmediğini kredi ilişkilerinin devamı boyunca oluşmuş teminat, sorumluluk ve kefaletlerde ertelenen,

yenileme ve borcun naklinin hukuki sonuçlarını doğurmadığını ve doğurmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder hükmünün yer aldığını, mahkemede yürütülen ... AŞ mali sorumluluk davası ile ilgili olarak davalıların her birinin hangi tarihlerde görev yaptığı, hangi kredilerinden ve/veya kaynak aktarımlarından sorumlu oldukları, ... AŞ'nin 21.02.2002 tarihli, 09.07.2001 tarihli devir bilançosunda oluşan ...

AŞ zararının sorumlularının tespiti konulu teftiş raporu göz önünde bulundurularak ...

AŞ eski yönetim ve yönetim kurulu üyelerinin mali sorumluluk davasına konu sorumluluk tutarlarının belirlendiğini, dosyada alınan bilirkişi raporları ve ek raporları muhtelif yazıları ve dilekçeleri ile mali sorumluluğu bulunan kişilerin sorumluluklarına karşılık subjektif zorlama gerekçeler yaratılarak ciddi çelişkiler ve maddi hatalar ile rapor düzenlenmiş olduğundan başka bir bilirkişi heyetinden yeni rapor düzenletilmesinin talep edilmesi gerekliliği doğduğunu,

mahkemeye gönderilen yazılarda mali sorumluluk davasına konu firmalardan riski devam edenlerden yapılan tahsilatlarla ilgili gayri nakit kredilerden tazmin olmayıp iade olanların bilgisine yer verildiğini, davalı bakımından da bu yönde bir inceleme yapılmasının gerektiğini, dava dışı şirketlere kullandırılan kredilerle ilgili olarak mali sorumluluklarının bulunduğunu, her iki firmanın kredilerine ilişkin mali sorumluluklarının hesaplanmasında sorumluluk tarihinden itibaren bugüne kadar faiz hesaplanarak mali sorumluluk tutarlarının bulunması gerektiğini, değer düşüş karşılığı olan zarar nedeniyle ... ...

AŞ'de şirketin iştirak edilebilmesi aşamasında emniyet ve ihtiyat prensibinin göz ardı edildiğini, firmayı iştirak edilmek suretiyle bankayı zarara uğratan banka yönetim kurulu üyelerinin mali sorumluluğu, ... ... AŞ'ninde firmanın grup şirketlerinden olan alacaklarının tahsil edilememesi, nakit akışını sağlayabilecek tahsilatların ise şirketin ...

AŞ'den kullandığı kredilere bağlı olması, yüklü vergi borcu ile karşı karşıya bulunduğu görülmekle birlikte bankayı zarara uğratan banka yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun ortaya çıktığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ... AŞ'de yönetim kurulu üyesi olan davalıdan ... Grubu dışındaki şirketlere kullandırılan kredilerden kaynaklanan zararların tazmini istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davanın durdurulması ve sonrasında yeniden devam edilmesi aşamasında mahkemece 01.03.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.

Davalı vekili tarafından 13.03.2019 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunarak, müvekkilin herhangi bir mali mali sorumluluğunun olmadığının açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiğini, ayrıca ... AŞ yönetim kurulu üyesi olarak müvekkili hakkında açılan ceza davasında İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/164 Esas sayılı dosyasında beraat kararı verildiğini ve kararın onandığını ancak TMSF tarafından müvekkilinin ...

Grubunda icra kurulu üyesi olması ve ... 'ta yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle ödenmeyen kredilerden dolayı müvekkilinin şahsen sorumlu tutulduğunu, mal varlığına haksız şekilde tedbir konulduğunu, idare mahkemesine açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, tedbir kararı verildiğini belirterek ,bilirkişiler tarafından mali sorumluluğunun olmadığını tespit edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından bilirkişi raporu ve ek raporuna karşı itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesinde; sorumlulukların tespitinde faiz hesaplamasının yapılmadığı, ara kararın yerine getirilmediği, eksik bilgi ve belge incelemek suretiyle yanlış rapor düzenlendiği gibi hususlara ayrıntılı şekilde yer verilmiştir.

Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 12.09.2022 tarihli dilekçe ile; müvekkilinin hiçbir mali sorumluluğunun olmadığının bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğini, ceza mahkemesinde beraat ettiğini ve kararın onandığını, huzurdaki davada dava tarihi göz önünde bulundurulduğunda sorumlu olmadığının defalarca kez kanıtlanmış olan müvekkilinin makul sürede yargılanma hakkınında ihlal edildiğini, AİHS'nin ilgili hükmüne aykırı olduğunu, yargılamanın makul bir süre içerisinde yapılması gerektiğini, sorumsuzluğunun ispata kavuştuğunu iddia ederek, müvekkili hakkında görülen davanın tefrikine ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, 22.09.2022 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı ile; davalı ...'in tefrik talebinin celse arasında değerlendirilmesine ve duruşmanın 04.05.2023 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. Dosyanın yeni esasa kaydı sonrasında, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden hüküm tesis edilmiştir.

HMK'nın 167. maddesinde davaların ayrılması başlığı ile; " (1) Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder." düzenlemesi mevcuttur. Her iki davaya ayrı dava olarak devam edilecektir.

Bu durumda usul kurallarının ayrıca uygulanması gerekeceği tartışmasızdır. Mahkemece duruşma yapılmaksızın tarafların yokluğunda karar verilmiştir.HMK'nın 27. Maddesinde, tarafların hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Mahkemece, duruşmalı olarak görülen ana davadan ayrılan eldeki davada duruşma açılıp beyan alınmadan dosya üzerinden karar verilmiş olması, tarafların hukuki dinlenilme haklarının ihlali niteliğindedir.

Mahkemece tefrik edilen dosyada duruşma günü belirlenerek ve taraflara usulüne uygun şekilde duruşma davetiyesi tebliğ edildikten sonra uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde verilen karar usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,

2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine,

5-Yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 15.01.2026

KANUN YOLU

HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1014, K. 2026/47, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Kanun Yolu
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1014
Karar No
2026/47
Tarih
15 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1015 K.2026/118
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1016 K.2026/68
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1017 K.2026/49
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1017 K.2026/22
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1018 K.2026/22
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1020 K.2026/17

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.