İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1528 K.2024/1458

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ara kararda yazılı nedenlerle davcı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerinin reddine dair verilen 17.09.2024 tarihli ara karara karşı,…

Esas2024/1528Karar2024/1458Tarih17 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.357 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Ekim 2024
Dosya no
2024/1528
Karar no
2024/1458
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17.09.2024 tarihli ara karar.
Numarası
2024/662 Esas
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.357 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ara kararda yazılı nedenlerle davcı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerinin reddine dair verilen 17.09.2024 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında güvene dayanan ticari iş hasebiyle, müvekkilinin satıcı ve davalının alıcı olduğu bir alım satım ilişkisi kurulduğunu, söz konusu satıma ilişkin, müvekkili tarafından 114 kalem ürünün seri numaraları ile birlikte yer aldığı 3.929.643,21-TL bedelli.... numaralı faturanın düzenlendiğini, bu ürünlerin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğini, bu teslimata ilişkin fotoğraf ve video görüntüleri bulunduğunu,

bu kayıtta hem bu faturaya ilişkin kısmi ödemeler hem de tarafların arasındaki satım ilişkisi haricinde düzenledikleri protokol neticesinde karşı tarafın ilgili faturayı kabul ettiğinin yazılı olarak imza altına alındığı bir beyan içerdiğini, bu protokolün incelendiğinde görüleceği üzere "....

Türkiye'nin resmi olarak ....(....)'ye önceden kestiği faturaya istinaden kalan tutar vadelendirilecektir." dendiğini, mahkemeye sunulan ticari defter kayıtlarında da görüleceği üzere ilgili fatura haricinde davalıya kesilmiş başkaca fatura bulunmadığını, davalının kendi mail hesabından attığı mailin ekran görüntüsünde görüleceği üzere kalan tutarı ikrar ettiğini, davalının teslimi gerçekleşen ürünlerin ödemesini tam olarak yapmadığını, davaya konu .... numaralı faturaya istinaden davalının kısmi ödemeler gerçekleştirdiğini, bunları banka yoluyla yaptığını, kısmi ödemeler toplamının 979.340-TL olduğunu,

kalan borç ödenmeyince davalı aleyhine .... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalının borca itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, faturaya itiraz edilmediğini, kısmi ödemeler neticesinde faturanın kesinleştiğini, kesinleşen faturaya istinaden taraflar arasındaki ticari işte, müvekkilinin alacaklı olduğu ve davalı tarafın borçlu olduğunun belli olduğunu, bunun tarafların ticari defterlerinin bilirkişi incelenmesi neticesinde de görüleceğini, nitekim satımı yapılan malzemelerin faturaya seri numaraları ile kayıtlı olması nedeniyle yapılacak keşif neticesinde malların tesliminin de ispat edilebileceğini,

dosyaya sunulan mail konuşması ve aralarındaki protokol evrakında da ilgili fatura ve kalan tutarın karşı taraf tarafından kabul edildiğini, karşı tarafın yargılama süresi boyunca mallarını kaçırması halinde müvekkilinin telafisi mümkün olmayacak biçimde zarar uğrayacağını ve haklı olduğu huzurdaki davada hakkının tesis edilemeyeceğini, işbu nedenle, gerekli görülmesi halinde en yüksek raddeden teminat ile öncelikli olarak bütün mal ve hakları üstüne aksi halde taşınır malları üzerinde İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı takibine özgü ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, kısmi ödemelere ilişkin fatura tarihinden itibaren hesap yapılması halinde, işleyecek faizin kısmi ödemeler toplamından daha fazla olacağının aşikar olduğunu, müvekkilimin burada dahi telafisi mümkün olmayan bir zararı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise malların kaçırılmasını engellemek için kesinleşmiş faturadaki ürünlerin iadesini alabilmek adına faturada seri numaraları yazılı ürünlere ilişkin yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek,

itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, ihtiyati hacze ve ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince 17.09.2024 tarihli ara kararda özetle; "...İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1 maddesinde genel olarak düzenlenmiştir.

Bu yasa hükmüne göre mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya geçikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır.HMK'nun 390/3 maddesine göre tedbir talebi eden taraf,

öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir.Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir.

İhtiyati hacizin şartları İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde genel olarak düzenlenmiştir.

Bu yasa hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde ve veya 3. Şahısta olan menku lve gayrimenkul mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yanlız borçlunun muayyen ikametgahı yok ise, borçlu taahütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaağa, veya kendisi kaçmağa hazırlanır, yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden ileri işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa,

borç yanlız borçlu hakkında muacceliyet kesbedebileceği hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilir.İhtiyati haciz ve asıl olan, ihtiyati hacze esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati haczin sebebinin bulunmasıdır.İİK 257 ve devamı maddesine göre ihtiyati haciz talep eden taraf öncelikle ihtiyati haciz istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır.Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek

içerikte bir karar verilmemelidir.Bununla birlikte, ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacize karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin ve ihtiyati hacizin amacının gözetilmesi gerekli ve zorunludur.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati tedbirin ve ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati tedbir kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir,

ihtiyati tedbir ve ihtiyati haczin şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşıkda olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.Bu itibarla yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediği gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ve HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle,

davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;dava dilekçesini aynen tekrar etmiş ve teminat ile öncelikli olarak bütün mal ve hakları üstüne aksi halde taşınır malları üzerinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...

Esas sayılı takibine özgü ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, kısmi ödemelere ilişkin fatura tarihinden itibaren hesap yapılması halinde, işleyecek faizin kısmi ödemeler toplamından daha fazla olacağının aşikar olduğunu, müvekkilinin burada dahi telafisi mümkün olmayan bir zararı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise malların kaçırılmasını engellemek için kesinleşmiş faturadaki ürünlerin iadesini alabilmek adına faturada seri numaraları yazılı ürünlere ilişkin yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, taleplerinin reddinin hatalı olduğunu,

bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz ve tedbirin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tek ortağı ve müdürü dava dışı ... olduğunu, davacının Antalya'da mukim olup, şirketin tek ortağı ve müdürünün dava dışı .... olduğunu, yine ... firmasının da ...'a ait olduğunu, bu kişinin davacı .... firma sahibi ....konusu malların ... Deposu tarafından tedarik edildiğini, ...

Deposu tarafından dava konusu faturaya konu mallar (o sırada henüz sicile tescil edilmemiş olan) müvekkili firmaya teslim edilmek üzere sipariş edilmiş olan bu malların faturasının .... firmasına kesildiğini, ancak cari hesaplarda aynı ürünler için hem ....'e hem de .... firmasına cari hareket raporu düzenlendiğini, daha sonra bu ürünler için ... (sahibi ....), eşinin (...) firması olan ... firmasına fatura kesildiğini, davacı ve davalı taraflar arasında başkaca konularda anlaşmazlık yaşanması sebebiyle, ..firması tarafından takip konusu asılsız fatura kesilerek gönderildiğini, icra takibi başlatıldığını,

bu nedenle müvekkili tarafından davalı .... firmasından alınmış bir mal bulunmadığını, dava dışı ....'ın, ... firmasına kuruluş aşamasında şifahen %50 ortak olduğunu, ...Deposu tarafından tedarik edilen davaya konu faturaya esas malların parasının ...'ın ... firmasındaki %50 payını satın almak isteyen İrfan İnanoğlu isimli kişi tarafından ...

Deposu firma sahibi ... isimli kişiye taşınmazını devretmek sureti ile ödendiğini, ...ve ... arasında akdedilen ve dosyaya davacı tarafından sunulan protokolde de belirtildiği üzere faturaya istinaden yapılacak ödemelerin aslında bu adı geçen bu kişiler arasında yapılan hisse devrinin karşılığı olduğunu, gerçekte iki şirket arasında bu nevi bir borç bulunmadığı,

taraflar arasında herhangi bir alım-satım ilişkisi söz konusu olmadığı gibi davacı tarafından müvekkiline teslim edilen herhangi bir ürün de bulunmadığını, teslimin ispatlanamadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, davanın itirazın iptali davası olduğunu, malların iadesinin talep edilmediğini, bu sebeple ihtiyati tedbir de isteyemeyeceğini belirterek istinaf talebinin reddini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine; istinaf başvurusu ise ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair ara kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir ve haciz taleplerinin reddine dair 17.09.2024 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati tedbir istemi yönünden yapılan istinaf incelemesinde.

Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça, ihtiyati haciz talebinin kabul edilmemesi halinde malların kaçırılmasını engellemek için kesinleşmiş faturadaki ürünlerin iadesini alabilmek adına faturada seri numaraları yazılı ürünlere ilişkin yargılama sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Dava, davacı tarafından davalıya düzenlenen faturadan doğan alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

HMK'nın 389. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir gelişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

Aynı Kanun'un 391. maddesine göre, mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez.

İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması halinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep halinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Para alacağının talep edildiği bir davada uyuşmazlık konusu olmayan fatura konusu mallar hakkında tedbir kararı verilemez.

İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebi bu gerekçeyle reddedilmeli iken yazılı şekilde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispatın oluşmadığı gerekçesiyle reddi hatalı olmuş, gerekçenin bu şekilde düzeltilmesi gerekmiştir.

İhtiyati haciz istemi yönünden yapılan istinaf incelemesinde;Davacı alacaklı vekili, müvekkilince borçlu davalı şirkete faturada yazılı malların teslim edildiğini ancak davalının kısmi ödemeler yaptığını, bakiye kısmın ödenmediğini ileri sürerek takip başlatmış ve itiraz üzerine eldeki davayı açmış, borçlunun email ile borcu ikrar ettiğini, kısmi ödemeleri banka kanalıyla ve fatura numarası belirterek yaptığını belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Mahkemece, yaklaşık ispatın sağlanamadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması,

borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.

Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.

Dosya kapsamının UYAP sisteminden incelenmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından borçlu karşı taraf adına bir adet .... numaralı ve 3.929.643,21 TL'lik fatura düzenlendiği, davalının bu faturalar karşılığı kısmi ödemeler gerçekleştirdiği, bunları banka yoluyla yaptığı, 05.03.2024 tarihinde fatura numarası yazılarak davalının davacıya 328.000 TL ödediğini gösterir dekontun, 01.03.2024 tarihinde ise 72.000 TL ödediğini gösterir dekontun bulunduğu, diğer dekontlarda farklı fatura numarası bildirildiği, bir kısmının ise dava dışı .... hesabına yatana paralara ilişkin olduğu,

davacının faturadan kalan bakiye alacak için talepte bulunduğu görülmektedir.Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir.

Somut olayda, davacının davalı adına düzenlediği fatura ve davalının da bu fatura numarasını belirtmek suretiyle bir kısım ödemeler yaptığı nazara alındığında, davcı bakımından yaklaşık ispatın sağlandığı, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Bu nedenle, davcı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Dairemizce, ilk derece mahkemesinin 17.09.2024 tarihli ara kararının ihtiyati haciz isteminin reddine dair kısmı yönünden kaldırılarak, ihtiyati haciz isteminin teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Açıklanan bu sebeplerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönünden ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin reddine, ihtiyati haciz talebinin reddi yönünden istinaf başvurusu yerinde görüldüğünden, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2. ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 17.09.2024 tarihli ara kararının kaldırılarak, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin teminat karşılığı kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebin reddine dair karar yönelik istinaf başvurusunun reddine; ihtiyati haciz isteminin reddine dair istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu 17.09.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebi hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda.

1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, 2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca kabulü ile davalının, 2.950.303,21 TL alacağı karşılaya yeter miktardaki haczi kabil taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, 3-İİK'nın 259. maddesi uyarınca dava konusu alacağın (2.950.303,21 TL) takdiren %15'i oranında belirlenen 442.545,48 TL nakdî teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın icrası için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından,

ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,4-Kararın, esas takip dosyası üzerinden icra müdürlüğünce icrasına,5-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı/ alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;

istinaf peşin karar harcının ise talep hâlinde, ilk derece mahkemesince, davacıya iadesine6-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,7-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

17.10.2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1528, K. 2024/1458, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1528
Karar No
2024/1458
Tarih
17 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1529 K.2024/1662
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1530 K.2024/1717
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1530 K.2024/1443
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1530 K.2024/1679
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1533 K.2024/1409
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1534 K.2024/1665

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.