KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1724
- Karar no
- 2024/1693
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/08/2024 tarihli değişik iş kararı.
- Numarası
- 2024/1439 D.İ - 2024/1454 K.
- Davanın konusu
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
2.398 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddi kararına ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle;müvekkili ile ... arasında ... piyasalarında 08.07.2015 tarihli kaldıraçlı alım satımı çerçeve sözleşmesi bulunduğunu, kendisinin ... numaralı hesabı bulunan müşteri olduğunu, bu sözleşmede müvekkilinin aracı kurum ve yatırımcı kuruluş, ...'in müşteri sıfatıyla yer aldığını, müvekkilinin 25.07.2024 tarihinde saat 16:00 da ... nezdinde yer alan ... nolu TL hesabından ...'in ...
Bankası Bahçelievler Şubesine nezdindeki ... hesap numaralı ve ... IBAN numaralı hesabına sehven 12.000.000 TL gönderdiğini, sehven gönderim yapılmış olan tutarın müvekkilinin ... Bankası AŞ(...) nezdindeki .. ıban numaralı hesabından, yine müvekkilinin kendi hesabı olan ... Bankası AŞ nezdindeki ... Iban numaralı hesabına gönderilmesinin planlandığını, ancak sehven ... Bankası ... AŞ hesabı yerine karşı tarafın ...
Bankası hesabına gönderim yapıldığını, bu sehven gönderim işleminin sebebi online bankacılık işlemlerinde ... sistemi üzerinde EFT işlemi gerçekleştirilen hesapların kayıtlı işlemler olarak kaydedilmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin kendi hesabına para gönderimi gerçekleştirmeyi planlandığı esnada kayıtlı işlemlerden ''...'' yazarak kayıtlı işlemleri arattığını, çıkan sonuçlardan sehven ...’in adını seçtiğini, sonuç olarak gönderimi bu şekilde sehven ... hesabına gerçekleştirdiğini,
... ve muhasebe sisteminden 24.07.2024 ve 25.07.2024 tarihleri için alınan ...’in hesabına ait teminat durum ve overall raporlarında görüldüğü üzere hesap bakiyesinin sadece 170.80 TL olduğunu, bu raporlarda da görüleceği üzere ... hesabında herhangi bir işlem gerçekleştirmediği için sehven gönderimin bir gün öncesi hesap bakiyesi ile sehven gönderim günü hesap bakiyesi arasında bir değişiklik olmadığını, hiçbir işlem yapmayan ...’in hesabının müvekkilinin sehven para transferi ile +12.000.000 TL arttığını, sehven gönderim gerçekleştirilmeden önce ...
Bankası yetkilileri ile görüşme yapılarak daha önce müvekkilinin ... Bankası hesabındaki 3.053.301,28 TL ve gönderilecek olan 12.000.000 TL, toplamda 15.000.000 TL için müvekkiline yansıyacak olan O/N oranının da sorulduğunu, bu husus hakkında yapılan mail görüşmesini sunduklarını, zira bu görüşme üzerine müvekkili ve ...
Bankası arasında görüşülen tutar olan 15.000.000 TL için vadeli mevduat hesabı anlaşması yapıldığını, ancak gönderilecek olan 12.000.000 TL'nin sehven ...'e gönderildiğini, bu işlemin de gerçekleştirilemediğini, bu durum üzerine derhal bankanın bilgilendirildiğini, ...'in de arandığını, ...'in yapılan görüşmelerde müvekkilini oyaladığını, yalan beyan vererek blokeli olduğunu iddia ettiği hesabından para çıkarma girişimlerine başladığını, bunun üzerine bu husus hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2024/164010 CBS Soruşturma dosyası ile şikayet başvurusunda bulunulduğunu, Savcılık tarafından ivedilikle ...’in ...
Bankası ... hesap numaralı ve ... IBAN numaralı hesabına ve ...’in sehven gönderim sonrası hesabından yapılan tüm transferlere ait içlerinde kardeşinin hesabının da dahil olduğu belirtilen tüm hesaplara bloke konulduğunu, bu hesapların ve miktarların ... Bankasının ... IBAN numaralı hesabına ... adına 150.000 TL, ... Bankası AŞ'nin ... IBAN numaralı hesabına ... adına tutarı 5.999.041,82 TL, ... Bankasının ... IBAN numaralı hesabına ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye 15.000 TL, ...
Bank nezdindeki ... IBAN numaralı hesabına ... adına 15.000 TL, ... AŞ ... IBAN numaralı hesaba ... adına 10.000 TL, ... Bankası AŞ'ye ...
IBAN numaralı hesaba ve ... adına 1.000.000 TL olduğunu, tüm hesaplara bloke tedbiri uygulanmasından sonra ... ve kardeşinin bloke uygulanan ilgili hesaplarından para çıkışı yapmayı denediğini, ancak bloke nedeni ile bunu gerçekleştiremediklerini, müvekkili ile iletişime geçtiklerini, ...in hesabına sehven gönderilmiş olsa da bu parayı iade etmeyeceğini beyan ettiğini, ...'in sehven gönderim tarih ve saatinden önce hesap bakiyesinin sadece 40,58 TL olduğu,
sehven gönderim sonrası ...'in hesabına +12.000.000 TL eklendiğini, ...'in kendisine ait olmayan ve müvekkili tarafından kendisine sehven gönderilmiş olan tutarı hızlıca hesabından çıkarmaya çalıştığını, bu durumların hesap ekstresi ile de açıkça ortaya konduğunu, soruşturma numaralı dosyasına ...
Bankası AŞ tarafından 31.07.2024 tarihinde gönderilmiş olan yazı ile birlikte ...’in kardeşi ...'in hesap ekstresinin de gönderildiğini, sundukları ekstrede de görüleceği üzere sehven gönderim sonrası ...'in ivedi bir şekilde kendi hesabı olan ... Bankası AŞ ... IBAN numaralı hesabına gönderdiği 1.000.000 TL'yi, 600.000 TL, 3 adet 100.000 TL ve 99.000 TL'ye bölüştürerek kardeşi ...'in ... Bankası AŞ nezdindeki ...
IBAN numaralı hesabına gönderdiğinin anlaşıldığını, karşı tarafın kendisine ait olmayan ve müvekkil tarafından sehven kendisine gönderilmiş olan tutarı kardeşi ile de işbirliği halinde hızlıca hesabından kaçırmaya yönelik davranışlar sergilediğini,
TBK'nın 77.maddesi kapsamında ile müvekkilinin sehven göndermiş olduğu 12.000.000 TL tutarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ... ve davalılardan tahsil edilmesine yönelik dava ikamesi öncesinde müvekkilinin hak kaybı yaşamaması adına tebdiren talep ettikleri ihtiyati haciz talebinin İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.08.2024 tarihli ve 2024/1361 D.İş 2024/1396 Karar sayılı kararı ile ...’in hesapları üzerine ihtiyati haciz konulduğunu,
ancak bu ihtiyati haciz kararı ile sehven gönderim sonrası ...'in hesaplarına ihtiyati haciz uygulanması talep ettiğimiz zaman diliminde ...’in hesabından sehven gönderim sonrası para transferi gerçekleştirilen diğer hesaplar ve hesap sahipleri hakkında bilgi sahibi olmamaları sebebiyle işbu başvuru ile birlikte ...'in sehven gönderim sonrası para transferi gerçekleştirdiği diğer hesaplara ve alacağa yeter miktarda karşı tarafların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine işbu talebimiz ile ihtiyati haciz uygulanmasını talep ettiklerini,
... ile yapılan görüşmeler ve ...’in sehven gönderim sonrası kendisine ait olmayan hesabındaki 12.000.000 TL tutarı kardeşine ve sair hesaplara transfer etme çabası gibi müvekkilinin karşı karşıya kaldığı bu kötü niyetli davranışlar neticesinde ...'in ... Bankası Bahçelievler Şubesine nezdindeki ... IBAN numaralı hesabından para transferi gerçekleştirilmiş olan kardeşinin ve ortağı olduğu şirketin de dahil olduğunu ileri sürerek, ... Bankasının ...
IBAN numaralı hesabına ... adına 150.000 TL, ... Bankası AŞ’nin ... IBAN numaralı hesabına ... adına tutarı 5.999.041,82 TL, ... Bankasının ... IBAN numaralı hesabına ... San Tic Ltd. Şti.'ne 15.000 TL, ... AŞ'nin ... IBAN numaralı hesabına ... adına 10.000 TL tutarında hesaplarına bloke konulması ve alacağa yeter miktarda karşı tarafların davalıların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ DEĞİŞİK İŞ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 08.08.2024 tarihli değişik iş kararında; " ... Talep. İİK.nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için Mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK.nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise. İİK.nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK.nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte, bu konuda Mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK.nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak Mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İİK.nın 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.
Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez.
Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak, talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilecektir.Bu kapsamda, dosya ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; aleyhine ihtiyati haciz istenenlere doğrudan gönderilen bir paranın bulunmamaktadır.
İddia edilen alacağın bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu, karşı taraftan talepte bulunulabilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı yapılacak yargılama ile belirlenebilecektir. Dolayısıyla talep tarihi itibariyle muaccel bir alacağın varlığından söz edilemez.
Bu nedenlerle ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Bu değişik iş kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; talep dilekçesini tekrarla, ...’in hesabına sehven müvekkilince para transferi yapılması ile bu kişinin haksız olarak +12.000.000 TL hesap bakiyesinin arttığını, sehven gönderim sonrası ...'in hesabına +12.000.000 TL eklendiğini ve ...'in kendisine ait olmayan ve müvekkili tarafından kendisine sehven gönderilmiş olan tutarı hızlıca hesabından çıkarmaya çalıştığının hesap ekstresi ile de açıkça ortaya konulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığının 2024/164010 Soruşturma numaralı dosyasına ...
Bankası AŞ tarafından 31.07.2024 tarihinde gönderilmiş olan yazı ile birlikte ...’in kardeşi ...'in hesap ekstresinin de gönderildiğini, ekstrede de görüleceği üzere sehven gönderim sonrası ...'in ivedi bir şekilde kendi hesabı olan ... Bankası AŞ ... IBAN numaralı hesabına gönderdiği 1.000.000 TL'yi. 600.000 TL, 3 adet 100.000 TL ve 99.000 TL'ye bölüştürerek kardeşi ...'in ... Bankası AŞ nezdindeki ...
IBAN numaralı hesabına gönderdiğinin anlaşıldığını, ...'in kendisine ait olmayan ve müvekkili tarafından sehven kendisine gönderilmiş olan tutarı kardeşi ile de işbirliği halinde hızlıca hesabından kaçırmaya yönelik davranışlar sergilediğini, sundukları delillerden ...'in karşı taraf/borçlular ile işbirliği içerisinde ...'e sehven gönderilmiş olan 12.000.000 TL'nin kaçırılması çabası içinde olduğunun şüphe uyandırmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduğunu, savcılık dosyasındaki hesap ekstrelerinde görüleceği üzere ..., ... ve diğer tarafların hesap bakiyelerinin müvekkilinin sehven gönderimi öncesi çok düşük tutarlar olduğunu,
...'in sehven gönderim öncesi hesap bakiyesi yalnızca 43,87 TL iken müvekkilin sehven 12.000.000 TL göndermesi sonrasında ivedi bir şekilde bu tutarın yarısını önce kendisine ait ...
Bankası AŞ hesabına aktardığını, bu sehven gönderim durumunun kendisine açıklanmış olmasına rağmen gönderilen tutarı ivedilikle haksız bir şekilde hesabından çıkartmaya çalıştığını ve yine bu tutarın bir kısmını işbirliği içinde olduğu davalı şahıslara gönderdiğini, ilgili tutarın davalıların sehven gönderim öncesi hesap ekstrelerinden de anlaşıldığı üzere ...'in haksız bir şekilde edinmiş olduğu tutar kapsamında ve kendilerine ait olmadığını,
ilgili şahısların kendilerine ait olmayan haksız bir şekilde sahip olduğu ve bu durumun İİK çerçevesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle müvekkilinin sehven gönderdiği tutarı tekrar elde etmesinin önünde önemli bir tehlike yarattığını, bu sebeple mahkemenin ihtiyati haciz talebi için tüm ispat koşulları sağlanmış olmasına rağmen alacağın muaccel olmadığı yönünde bir gerekçe ile ret kararı vermiş olmasının yerinde olmadığını, bu karar kendisine sehven gönderim sağlanmış olan ... ve işbirliği içinde olduğu davalıların bu gönderimi Müvekkilden kaçırmasına olanak sağlayabileceği çok açık bir gerçek olduğunu,
müvekkilinin alacağına ulaşmasında hak kaybına uğramaması adına ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiğini, ... Bankasının ... adına olan ... IBAN numaralı hesabına, ... Bankası A.Ş. nezdindeki ... adına olan ... IBAN numaralı hesabına, ... Bankası nezdindeki ... San Tic Ltd Şti adına olan ...
IBAN numaralı hesaplara ve alacağa yeter miktarda karşı taraf/borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine tedbiren ihtiyati haciz konulması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf, ihtiyati haciz talebinin reddi kararına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararına ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, müvekkili ... Yatırım'ın, ... Bankası AŞ (...) nezdindeki ... Iban numaralı hesabından, yine müvekkilinin kendi hesabı olan ...
Bankası AŞ nezdindeki ... Iban numaralı ...
Değerler AŞ hesabına gönderilmesi planlanırken müvekkilinin kendi hesabı yerine sehven ...'in hesabına 12.000.000 TL gönderim yaptığını, ...'in hesabına +12.000.000 TL eklendiğini, TBK'nın 77.maddesi kapsamında müvekkilinin sehven göndermiş olduğu 12.000.000 TL tutarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ... ve karşı tarafların sorumlu olduğunu, zira ...'in kendisine ait olmayan ve müvekkili tarafından kendisine sehven gönderilmiş olan bu tutarı hızlıca hesabından çıkarmaya çalıştığını, karşı taraf/borçluların banka hesaplarına havale ve EFT işlemleri ile bu miktardan aktarımlar yaptığını,
...'in karşı taraf borçlular ile iş birliği içinde olduğunu, ... hakkında İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.08.2024 tarihli ve 2024/1361 D.İş 2024/1396 Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz taleplerinin kabul edildiğini, daha sonra tespit ettikleri karşı taraf/borçlulara bu paranın aktarıldığını, borçluların da ... ile birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; alacağın muaccel olmadığı, borçlulara doğrudan talep edence gönderilen bir para olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin karşı taraf/borçlular yönünden reddine dair mahkeme kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda borçlular yönünden ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması,
borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.
Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, İİK'nın 258/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat verecek delillerin dosyaya ibrazı yeterlidir. Talep eden alacaklı ile karşı taraf borçlular arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşme, dekont veya fatura dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Bu bilgilere göre somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafça karşı taraf/borçlular yönünden sunulan belgelerden alacağın varlığına ve ihtiyati haciz kararı verilmesini sağlayacak kanaate ulaşılamadığı, mevcut belgelerin bu borçlular açısından yaklaşık ispata yeterli olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, mahkemece adı ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup alacaklı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 08.08.2024 tarihli değişik iş kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1724, K. 2024/1693, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama