KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1822
- Karar no
- 2024/2001
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17.10.2024
- Numarası
- 2024/1260 D.iş - 2024/1262 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan talep dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen vekili, dava dilekçesinde özetle; borçlu şirketin, müvekkili şirketten bir kısım endüstriyel ürünler satın aldığını, Maliye Bakanlığının resmi bilişim sistemine kayıtlı olan ve karşı tarafın satın aldığı bu ürünlerle ilgili dökümlü fatura ve faturanın tebliğ bilgilerini içeren belgeleri dilekçe ekinde sunduklarını, borçlu şirketin faturalara karşılık banka havalesi ile müvekkil şirkete peyderpey toplam 50.000,00 TL lık bir ödeme yaptığını, bu faturalardan dolayı müvekkili şirketin borçlu taraftan güncel 51.717,70 TL alacağı kaldığını,
borçlu şirketin müvekkilinin tüm ısrar ve çabalarına rağmen bugüne kadar bakiye 51.762,70-TL borcunu ödemediğini, alacaklarının bir rehinle teminat altında olmadığını, müvekkilinin alacağının ayni veya şahsi bir teminata bağlı olmadığını, ızrar kastı ile mal varlığını eksilttiği adres değiştirme çabasında olduğunu ileri sürerek davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyanın incelenmesinden; Davacı tarafından faturaya dayalı bakiye alacağa ilişkin ihtiyati haciz isteminde bulunulduğu ve talep dilekçesi ekinde bir kısım emtianın davalı tarafa satışına ilişkin e-fatura örneği ile bir kısım ödeme belge suretleri sunulduğu, sunulu deliller kapsamında alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden Mahkememiz nezdinde 'yaklaşık ispat' koşullarının gerçekleşmemiş olduğu..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Yargıtay 19.HD'nin 11.07.2012 T,6500 E-11549 sayılı ilamında.
"İhtiyati haciz kararına itiraz eden) Muteriz şirketin mal alım bedeli karşılığında para gönderdiği yazılı olup, bu durumda taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığı konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekirken ,itiraza uğrayan faturaların tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ispatlamaya yeterli olmadığı şeklinde dosya içeriğine de uygun düşmeyen gerekçeye dayanarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır" denildiğini, eldeki davaya konu olayda, karşı tarafın, davadaki talebin dayanağı faturalarla ilgili bir kısım ödemeler yaptığı banka belgeleri ile sabit olduğunu,
bu durumun taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kesin bir biçimde kanıtladığını, hemen belirtelim ki bu durum emsal kararla birebir aynı bir durum olduğunu, öte yandan, emsal kararda sözleşme ilişkisi ispatlanmış ise faturalara itiraz edilmesinin sözleşmeyi ortadan kaydırmayacağına işaret edildiğini, eldeki olayda talebe esas faturaların da itiraza uğradığını, taraflar arasında bir sözleşmenin varlığı konusunda hiç bir tereddüt bulunmadığını, Emsal nitelikteki Yargıtay 19.HD 2015/12410 E-15145 K.sayılı ilamının ekli olduğunu, alacağın muaccel olduğunun kesin bir şekilde ispatlanmasının aranmadığını, ancak,
buna rağmen dayandıkları faturalarda faturanın vade tarihi açık ve net olarak yazılı olduğunu, öte yandan menkul malların alım satım akitlerinde edimlerin derhal karşılıklı ifası kanun hükmü olduğunu, satılan malı alan ve faturasına itiraz etmeyen borçlu borcunu derhal ifa etmekle mükellef olduğunu, TBK'nın 90 ve 234. maddeleri borcun ifa zamanını açık ve net bir biçimde düzenlediğini, mahkemenin kararı TBK'nın anılan hükümlerine de uygun olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, ticari satımdan kaynaklı faturaya dayalı bakiye alacak iddiasına dayalı olarak İİK'nın 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati hacze ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde, ihtiyati haciz üst başlığı altında ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir.
Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunu sağlayan delil bulunmadığı, sunulu belgelerin bu konuda yeterli olmadığı gerekçeleriyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Fatura tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Buna göre, dosya kapsamı itibariyle ilk derece mahkemesi kararı isabetli görülüp, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1822, K. 2024/2001, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama