KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1831
- Karar no
- 2024/2000
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10.09.2024 Tarihli ek karar
- Numarası
- 2024/1246 D.iş - 2024/1214 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
1.714 kelime·9 dk okuma
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen vekili, dava dilekçesinde özetle; borçluların 17/08/2022 düzenleme tarihli,12/07/2024 ödeme günlü 5.000.000,00 TL bedelli, 01/07/2024 düzenleme tarihli, 12/07/2024 ödeme günlü 10.000.000,00 TL bedelli iki adet senet nedeniyle halen borçlarını ödemediklerini, aleyhinde ihtiyati haciz talep edilen borçluların her türlü menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 17.07.2024 tarihli ihtiyati haciz kararı ile ; "...Talebin yasal dayanağı İİK'nın 257 vd. maddeleridir.
Talep sahibinin dilekçesi ve ekindeki belgelerin incelenmesinden; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun süresinde ödenmediğine kanaat getirecek delillerin İİK'nın 258/1. fıkrası uyarınca sunulduğu ve yaklaşık ispatın da bu aşamada var olduğu..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı, borçlular vekili tarafından, İİK'nın 265.maddesi uyarınca itiraz edilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, itiraz dilekçesinde özetle; borcun rehinle teminat altına alındığını, davacı/alacaklı banka tarafından bu durumun mahkememizden gizlendiğini ve hukuka aykırı bir şekilde ihtiyati haciz talep edildiğini, rehin ile teminat altına alındığını borç bakımından ihtiyati haciz kararının verilmesinin hatalı olduğunu, rehinle temin edilen alacaklarda rehin, borcun ifa edilmemesi durumunda alacağın yeterli teminatı sağladığından ihtiyati haciz talebinde alacaklı bakımından hukuki yarar bulunmadığını, alacaklı banka tarafından müvekkilleri aleyhine başlatılan İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı takibe konu alacağın, müvekkilleri ile alacaklı banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin, ... marka ... model 2393 cm3 silindir hacimli, Dizel, motor gücü 110 kw, ... plakalı aracının ve ... marka ... model 3993 cm3 silindir hacimli, Benzinli ve motor gücü 382 kw ... plakalı aracının üzerine araç rehni kurulduğunu, rehne konu araçların toplam piyasa değerinin ise takribi minimum 15.000.000,00-TL olduğunu,
söz konusu miktarın hem ödeme emrinde asıl alacağın kalemi olarak belirtilen 13.103.959,89-TL'yi hem de takip dayanağı teminat senedinde belirtilen takip dayanağının kambiyo senedi vasfına haiz olduğunu ve hakkında ihtiyati haciz kararı alınabileceği anlamına gelmediğini, alacağın karşılamaya ve teminat altına almaya oldukça yeterli olduğunu, alacak bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, rehinle teminat altına alındığını alacak bakımından ihtiyati haciz talebinde bulunmakla davacının elde edebileceği bir hukuki yararın da bulunmadığını,
müvekkilinin rehin cirosu/tahsil cirosu yolu ile elindeki müşterinin çeklerini de alacaklı bankaya ciro ettiğini ve bu çekleri davacı/alacaklı bankaya teslim ettiğini, davacı/alacaklı bankaya devredilen, piyasada müşteri çeki olarak adlandırılan çeklerin miktarının 8.000.000-TL'yi geçtiğini, çeklerin vadesinde tahsil edilmesi ile birlikte müvekkili şirketin davacı/alacaklı olan bankadan alacaklı olacağını, davacı/alacaklı banka tarafından kötü niyetli olarak ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, mahkememize evrakların sunulmadığını ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, alacağın rehinle teminat altına alındığını, alacaklı bankanın,
alacağını tahsil edememe gibi bir riski bulunmadığını, müvekkillerinin davacı/alacaklı bankaya kredi sözleşmesinden dolayı vadesinin geçtiğini herhangi bir alacağın bulunmadığını, eldeki teminat senedi davacı/alacaklı banka tarafından doldurularak takibe konu edildiğini, teminat senedinin kambiyo senedi niteliği taşımadığını, teminat senetleri bakımından ihtiyatı haciz kararı verilemeyeceğini, teminat senedi niteliği gereği bir kambiyo senedi olmadığını, teminat senedi hükmünde olan işbu itiraza konu ihtiyati haczin uygulandığı takibin dayanağı senedin kambiyo senedi hükmünde olmadığını, ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu,
ihtiyati haczin icrası sebebiyle müvekkillerinin mal varlıklarına haciz konulduğunu ve müvekkillerinin zarara uğradıklarını, tazminat davasına teminat olması ve İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine itiraz edeceklerini davalar sonuçlanıncaya kadar alacaklının mahkememiz nezdindeki teminatın üzerine tedbir konularak teminatın alacaklıya iade edilmemesine karar verilmesi gerektiğini, itirazlarının kabulü ile,
ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, icra takibine itiraz etmeleri ve alacaklıya karşı tazminat ve menfi tespit davası açacak olmaları nedeniyle itiraz ve davalarının sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesini, davacı/alacaklı bankanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa karşı yükletilmesine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği, 10.09.2024 tarihli ek kararla "...İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır.
Bu kapsamda yapılan değerledirmede; mahkememizin ihtiyati haciz vermeye yetkili olduğu , ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri, hesap kat ihtarnamesi ve tebliğine ilişkin belgeler, alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte delil mevcut olduğu, bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı,
borca karşılık taşınır rehni verildiği belirtilmişse de,İİK'nın 45.maddesi "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." hükmünü haiz olup, bu hükümde amaç bir borcun ipotekle temin edilmesi halinde alacaklının öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmasının zorunlu olduğudur. Ancak ipotek tutarının borcu ödemeye yetmemesi halinde alacaklı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile aşan kısım için haciz yolu ile takip yapabilir.
İİK'nın 45. maddesi hükmü, rehin ile teminat altına alınan alacağın, borçlusuna ilişkin düzenlemeyi içermektedir.
Bir başka anlatımla; rehin, kefilin kefalet borcunun da teminatını oluşturmuyor ise İİK'nın 45. madde hükmü kefil hakkında uygulanamayacaktır. söz konusu rehinlerinin dosyaya yansıyan bedelleri dikkate alındığında, rehinlerinin borcu karşılamaya yetmediği, bu aşamada ihtiyati hacze itiraz talebi bakımından alacak ve borç miktarının ve değerinin tespitinin yaptırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin yerinde olmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine, karar vermiştir.
Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İtiraz dilekçesindeki taleplerini aynen tekrarla; söz konusu araç rehninin, bahse konu alacağı teminat altına almak için yeterli güvenceyi sağlamakta olup iş bu alacağın İİK'nın 45.maddesinin 2. cümlesindeki istisna kapmasına da girmeyeceğini, teminat senetlerinin, kambiyo senedi niteliği taşımadığını, bu nedenle İİK'nın 45.madde lafzında bahsi geçen rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu hakkında yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması kuralının istisnası olan İİK'ınn 167.maddesindeki düzenlemesindeki "Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı,..." kapsamında da değerlendirilemeyeceğini,
Sonuç olarak halihazırda başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibin kendisi de hatalı olduğu gibi iş bu takibe konu alacak bakımından verilen ihtiyati haciz kararının hatalı olduğunu, haksız ihtiyati haczin icrası sebebiyle müvekkillerinin mal varlıklarına haciz konulduğunu ve müvekkillerinin zarara uğradıklarını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazlarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek kararın istinafına ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen itirazın reddine dair ek karara karşı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, talep eden/alacaklı vekili tarafından, karşı taraf/borçlularca düzenlenen 01.07.2024 düzenleme tarihli, 12.07.2024 ödeme tarihli 10.000.000,00 TL bedelli ve 17.08.2022 düzenleme tarihli,
12.07.2024 ödeme tarihli 5.000.000,00 TL bedelli senetler yönünden yapılan icra takibi kapsamında ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup söz konusu senetlerde alacaklının lehtar olarak yer aldığı, borçlu ...
Motorlu Araçlar Limited Şirketinin müteselsil kefil olduğu, borçlu keşidecinin ...- ... tarafından keşide edildiği, mahkemece %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, borçluların itirazı üzerine duruşma açılarak yapılan incelemede mahkemenin 10.09.2024 tarihli ek kararı ile itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması,
borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.
Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Alacaklının ihtiyati haciz istemi emre muharrer senede (bonoya) dayalı olup, İİK'nın 167. maddesi gereğince alacağı emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunabileceği belirtilmiş olup bu husus İİK'nın 45. maddesinin istisnasını teşkil etmektedir.
Bu nedenle, rehin verilmiş olsa bile aynı alacak için kambiyo senedi düzenlenmiş olması halinde, rehin paraya çevrilmeden, kambiyo senedine dayalı olarak takip yapılmasında ve ihtiyati haciz kararı verilmesinde yasaya bir aykırılık bulunmamaktadır.
İhtiyati haciz kararı konusu bonoların kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiği, alacağın rehinle teminat altına alındığına ilişkin kanıt bulunmadığı, bononun teminat amacıyla düzenlendiğine ilişkin bono veya ayrı bir sözleşmede hüküm bulunmadığı görülmüştür. Bononun sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna ilişkin usulüne uygun bir kanıt bulunmamaktadır.
İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir.
İtiraz eden borçlu tarafça yukarıda değerlendirilenler dışında ileri sürülen itiraz nedenleri ve iddiaları menfi tespit davası yoluyla ileri sürülebilecek nitelikte olup, İİK'nın 265. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olan ihtiyati hacze itiraz kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz talebinin reddine dair ilk derece mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, borçlular vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1831, K. 2024/2000, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama