KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2024/1941
- Karar no
- 2025/880
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29.03.2024
- Numarası
- 2024/91 Esas - 2024/327 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
1.434 kelime·7 dk okuma
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince ihyası istenen ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin hasım gösterilerek Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/746 Esas sayılı dosyasında rücuen tazminat davası açıldığını, her iki şirketin tasfiye edildiğinin mahkemece bildirildiğini ihyası talep edilen ...
Ticaret Limited Şirketinin 31.07.2013 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, ihyası talep edilen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ise 24.09.2013 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğini taraf teşkilinin sağlanması için şirketlerin ihyası gerektiğini ileri sürerek, her iki şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; ihyası istenen her iki şirket yönünden müvekkilinin TTK'nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. maddesine uygun işlemler yaptığını, resen terkin işleminin mevzuata uygun olması nedeniyle yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, ihyası istenen ...
Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin asgari sermaye artırım yükümlülüklerini uyarılara rağmen yerine getirmemesi nedeniyle terkin edildiğini, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, şirket ve yöneticilerine gönderilen ihtarların usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini veya tebliğ edilmiş sayıldığını,...
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin de mevzuata uygun şekilde ilanlar yapılarak terkin edildiğini savunarak, dava dosyalarının sonuçlandırılması için şirketlerin ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şirketin adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması,
için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı,bu kapsamda hazırlanan tebligatın bila tebliğ iade edildiği,yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı,ayrıca ihyası talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu,,derdest dosyası bulunan şirketin sicilden resen terkin edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı,ayrıca şirketin Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil kaydının silindiği,buna göre davalı sicil müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu,ihyası talep edilen şirket
aleyhine açılan davanın sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına,ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet vermekle birlikte davalı sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davacı tarafından sadece açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ihya talebinde bulunulduğu,
davalının ihyası istenilen şirketi usulsüz terkin ettiğine dair davacının bir iddiasının bulunmaması hususları gözönüne alındığında davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 10/11/2022 gün ve 2022/1897 esas,2022/1492 karar sayılı ilamı) karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. lamı) karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken sicilden resen terkin olan ...San.ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/476 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Kararın ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmaması ve yargılama giderleri yönünden hatalı olduğunu, davacının talebinde iki farklı şirketin ihyasını istemesine rağmen ve cevap dilekçesinde buna ilişkin cevap verilmesine karşın, sadece bir şirket hakkında olağan tasfiye sonucu tasfiye edilen bir şirket gibi karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece gerekçeli kararda da iki şirkete ilişkin savunmalarının değerlendirilmediğini, ek tasfiye konusunda mahkemenin takdiri bulunmasına karşın, ihya kararı verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerektiğinin bir çok Yargıtay kararında belirlendiğini,
yasal hasım olan müvekkilinin yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, şirketin sermaye yeterliliğini uyarılara rağmen sağlamadığını, sermayeden münfesih şirketin ihyasına karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanması gerektiğini, buna rağmen tasfiye memuru atanmaması ve müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmasına, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Müvekkilince ... Limited Şirketi ve ... BSanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin ihyasının istenmesine karşın, sadece ...
Malları Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden hüküm tesis edildiğini, diğer şirket ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, mahkemece davalı aleyhine yargılama giderine karar verilmemesine karşın terkinin usulsüz olması nedeniyle davalının vekalet ücreti ile yargılama giderinden sorumlu olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın her iki şirket yönünden kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ... Dayanıklı ... Limited Şirketinin ihyasına karar verilmiş, dava konusu ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ise bir karar verilmemi; bu karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin kapsamında silinen kayıtlarının ihyası istenmiştir. Mahkemece sadece ... Otomotiv Turizm ...
Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden inceleme yapılmış ve anılan şirketin 31.07.2013 tarihinde terkin edildiği, davacı idare tarafından Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/476 Esas sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması için anılan şirketin ihyası istenmiştir. Uyuşmazlık, dava dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verilen şirkete tasfiye memurunun atanmamış olmasının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.
TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” Dairemizin önceki kararlarında, TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi.
Ne var ki emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3184 E- 2021/1107 K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4049 E- 2023/568 K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2023/4718 E- 2023/5260 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2022/1340 E- 2023/5265 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamında belirtilen gerekçelerle, Dairemizin eski uygulamasından dönülmesi gerekmiştir.
Anılan Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir.
Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır.
Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince sınırlı ihya kararı verildiği hâlde tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemiş olması, usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Diğer yandan dava dilekçesinde ...
Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin ihyası da talep edilmesine rağmen mahkemece bu konuda bir karar verilmediği, dosyanın ayrılmasına ilişkin bir kararın da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla anılan şirket bakımından da sicil kaydı getirtilerek, mahkemenin yetkili olması hâlinde ihya koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve yargılama giderinin son yasal düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden görülmesi için dosyanın kararı verin ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1941, K. 2025/880, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama