KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/703
- Karar no
- 2025/164
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22.12.2023
- Numarası
- 2022/635 Esas - 2023/986 Karar
- Dava
- Alacak
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Mersin'de faaliyet gösteren ve muhtelif gıda ürünlerinin ihracatı ile ilgilenen bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile Rusya'da mukim davalı şirket arasında 09/09/2019 tarihinde Türkiye menşeili muhtelif meyvenin satın alınması hususunda 09/09/2019 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye 09/10/2019 tarihinde ek bir sözleşme yapıldığını ve sözleşmenin hükümlerinin revize edildiğini, sözleşme hükümleri uyarınca müvekkili şirketin ihracatı yapılacak gıda ürünlerine ilişkin gerekli analizleri yaptırdığını,
faturaları ve resmî gümrük beyannamelerini düzenleyerek sözleşmeye konu malları partiler halinde davalı tarafa teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz olarak ifa etmiş olmasına rağmen, davalının 31/03/2021 tarihinden sonra müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, ayrıca davalının ödemelerin ödeme valör tarihleri gelmeden önce mevcut banka hesabını boşalttığının tespit edildiğini,
taraflar arasındaki sözleşmenin 7. Maddesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan ihtilafların Türk Hukukuna tabi olarak İstanbul Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu beyanla: davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından sözleşmeye uygun olarak teslim edilen ürünlere ilişkin olarak kesilen faturalarla sabit olan 437.265,72-USD tutarındaki alacaklarının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının da sunmuş olduğu, taraflar arasında akdedilen 9 Eylül 2019 tarihli ...
Numaralı sözleşmelenin uyuşmazlıkların çözümü maddesinde taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda yetkinin İstanbul Tahkim Merkezinde olduğunun belirtildiğini, tahkim sözleşmesinin yapıldığını, bildiğindiği üzere HMK md. 413 gereği tahkim sözleşmesi yapıldığı durumlarda davanın usulden reddedilmesinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yapılan tercüme sonunda.
Davalı tarafa mahkememizce çıkarılan tebligatın 25/01/2023tarihinde yapıldığı, hir ne kadar dava dosyasına davalı adına vekaletname sunulmuş ise de davalı vekiline dava dilekçesi ve eklerinin tebligat kanunu hükümlerine göre mahkememizce tebliğ edilmediği, vekaletnamenin sunulmasıyla yasal olarak tebligatın yapılmış sayılamayacağı, vekaletnamenin sunulduğu 22/12/2022 tarihinde yasal olarak yapılan bir tebligat bulunmadığından mahkememizin davalı asile yapılan 25/01/2023 tarihyi tebligat ile bağlı olduğu, tebliğ tarihi itibariyle davalının verdiği cevap dilekçesinin ve ilk itirazın yasal süre içinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında bağıtlanan 9 Eylül 2019 tarihli ...Numaralı sözleşmenin yeminli tercüman vasıtasıyla yapılan tercümesi sonunda;7. Tahkim maddesinde: "Bu sözleşmeyle ilişkili olarak ortaya çıkabilecek bütün ihtilaflar ve uyuşmazlıklar, müzakereler yoluyla çözüme kavuşturulmalıdır. Söz konusu ihtilaflar ve uyuşmazlıklar, müzakereler yoluyla çözüme kavuşturulmaması durumunda, diğer mahkemelere rücu edilmeden, İstanbul Tahkim Mahkemesinde tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacaktır.
Tahkim kararları, nihai ve her iki taraf üzerinde bağlayıcı olacaktır" şeklinde tahkim anlaşması yapıldığı görülmüştür.Davalı tahkim anlaşmasını HMK 116 md gereğince ilk itiraz olarak ileri sürmüş, HMK md. 413 maddesi gereği... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkemece, taraflar arasında mevcut bir tahkim sözleşmesi olmadığı hususu değerlendirilmeksizin, karar tesis edildiğini, mahkemece tayin edilen bilirkişi sözleşmenin 7. maddesinin Rusça metnini hatalı bir biçimde tercüme etmiş ve böylelikle hatalı bir karara varılmasına sebebiyet verdiğini, dava dosyasında mübrez 09.09.2019 tarihli sözleşme madde 9.gereğince İngilizce ve Rusça olan sözleşme metinleri arasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, rusça metnin tercümesinin esas alınacağının kararlaştırıldığını, bu madde gereğince,
sözleşmenin tahkim şartı da dahil olmak üzere bütün maddelerinin esasen Rusça metin baz alınarak incelenmesi gerektiğinin sabit olduğunu, sözleşmenin iş bu 7. maddesi gereğince yargılama sırasında dikkate alınması gereken Rusça içerikte yer alan hukuki tabirlerin daha iyi anlaşılması için.
Rus hukuku uyarınca Rusya’da tahkim mahkemesi bulunmadığı ve bu bağlamda sözleşmenin tahkim ile ilgili maddesinin hukuki anlamının ne olduğunun açıklandığı bir hukuki mütalaa 18.12.2023 tarihli dilekçe ekinde dava dosyasına sunulduğunu, bu mütalaa incelendiğinde, Rus Hukuk sisteminde tahkim yargılaması olmadığı.
Rus dilinde kelime anlamıyla tahkim mahkemesi anlamına gelen mahkemenin esasen ticaret mahkemesi olduğunun görüldüğünü, mahkemece tayin edilen bilirkişinin muhtemelen Rusça hukuk terimlerini bilmediğinden dolayı, 7.maddeyi tercüme ederken tahkim mahkemesi tabirini kullandığını, dosyaya sundukları muhtelif tarihli dilekçelerde bu hususu açıklamalarına rağmen, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi davanın esasına etki edecek maiyette olan bu tercüme hatasını dikkate almadığını hatalı karar verdiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Bir uyuşmazlığın tarafları, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (tahkime elverişli) bir uyuşmazlığın hakem veya hakem heyeti tarafından çözümlenmesini kararlaştırabilirler. Bir uyuşmazlığın hakemde görüleceğine ilişkin sözleşmeye tahkim sözleşmesi denir. Tahkim sözleşmesi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeden ayrı bir tahkim sözleşmesi olarak düzenlenebileceği gibi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye konulacak bir tahkim şartı şeklinde de yapılabilir.
HMK'nın 412/1. maddesi uyarınca, "Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır". Bu yasal düzenlemede, ... Model Kanunu'ndaki tanım esas almıştır. Benzer bir tanım, Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK)'nun 4. maddesinde de yer almaktadır.
Tahkim sözleşmesine dair yasal tanımdan da anlaşılacağı üzere, tahkim sözleşmesinin konusu, tahkime elverişli her türlü hukuki uyuşmazlıklardır. Uyuşmazlığın sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden ya da kanundan doğmuş olmasının bir önemi yoktur.
Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için; tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, tarafların tahkim iradesinin tahkim sözleşmesinde tereddüde yer vermeyecek derecede açık bir şekilde tecelli etmiş olması ve uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması ve gerekir. İlk derece mahkemesince taraflar arasında imzalandığı ihtilafsız olan 9 Eylül 2019 tarihli ...
Numaralı sözleşmenin uyuşmazlığa konu maddeleri yeminli tercüman vasıtasıyla tercüme ettirilmiş olup sözleşmenin 7. maddesinde. "Bu sözleşmeyle ilişkili olarak ortaya çıkabilecek bütün ihtilaflar ve uyuşmazlıklar, müzakereler yoluyla çözüme kavuşturulmalıdır. Söz konusu ihtilaflar ve uyuşmazlıklar, müzakereler yoluyla çözüme kavuşturulmaması durumunda, diğer mahkemelere rücu edilmeden, İstanbul Tahkim Mahkemesinde tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacaktır.
Tahkim kararları, nihai ve her iki taraf üzerinde bağlayıcı olacaktır" şeklinde tahkim şartının yer aldığı anlaşılmıştır. Davalının ise eldeki davada HMK'nın 116. maddesi gereğince tahkim itirazını ilk itiraz olarak ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Sözleşmede yer alan bu tahkim şartının kayıtsız ve şartsız olduğu, tarafların tahkim iradesinin tereddütsüz olduğu ve geçerli bir tahkim anlaşması niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların sözleşmede tahkim mahkemesi ibaresini kullanmaları sonuca etkili değildir. Zira tarafların İstanbul Tahkim Merkezini seçtikleri açıkça anlaşılmaktadır.
Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/703, K. 2025/164, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama