İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1318 K.2025/1307

Taraflar arasında görülen şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebin reddine dair verilen 20.05.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili…

Esas2025/1318Karar2025/1307Tarih17 Temmuz 2025Okuma13 dk · 2.563 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Temmuz 2025
Dosya no
2025/1318
Karar no
2025/1307
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20.05.2025 tarihli ara karar.
Numarası
2025/469 E.
Davanın konusu
Şirketin Feshi - Ortaklıktan Çıkma
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.563 kelime·13 dk okuma

Taraflar arasında görülen şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma davasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebin reddine dair verilen 20.05.2025 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı şirkette %40 orttak olduğunu, davacının boşanma aşamasında olduğu eşi ...'in de davalı şirketin %60 paylı ortağı ve müdürü olduğunu, davacının ortaklıktan çok uzun zamandır ek küçük bir geliri olmadığını, yöneticinin azlini gerektirir haklı nedenlerin bulunduğunu, şirketin her geçen çok daha büyük zarara gittiğini,davacının, şirket müdürü ...'in azli için açtığı davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1071 Esas, 2025/ 180 Karar sayılı kararı ile halen feshi istenen ...

San. Tic. Ltd.Şti.'nin %60 ortağı ve müdürü olan ...'in müdürlük görevinden azline karar verildiğini, kararda '' 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.

Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.

Bu durumda, davacının şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmekte olup, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliler ve itibar olunan bilirkişi raporlarına göre davalının şirketten alacaklı olduğu tutarın 48.451.570,15 TL olup, bu miktarın şirketin aktif yapısı, satış tutarları, öz sermaye tutarı, net kar tutarları, ortağın şirkete aktardığı para ile örtüşmediği, davalı ve şirket arasında uygun olmayan parasal ilişkinin mevcudiyetinin tespit edildiği, kayıt dışı satışa ilişkin emarelerin bulunduğu,

davacının bilgi alma ve inceleme taleplerinin yerine getirilmediği, müdür olarak eylem ve işlemlerinin dava dışı şirketin çıkarlarını zedeleyecek nitelikte olduğu ve şirketi finansal olarak güç duruma düşürdüğü tespit edilmekle açılan davanın kabulü ile aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesine yer verildiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/ 1071 Esas sayılı dosyada davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atandığını, denetim ve onay kayyımı tarafından dosyaya tek bir rapor sunulduğunu, 24.01.2025 tarihli raporda şirketin son altı ayda aşırı borçlanma altında olduğu,

bu gidişle bir yıl daha ayakta kalamayacağının, 01.01.2024-30.11.2024 döneminde 179.781.866,27 TL tutarında net satış gerçekleştirdiği, anılan faaliyet dönemini (-) 22.407.317,59 TL zararla kapattığı, nakit akışını bozan zararın uzun vadede sürdürülebilir olamayacağı, 2025/Ocak ayında vadesi gelen çeklerin ödenmesi için gereken nakit akışının şirket bünyesinden sağlanamadığı,

şirket yetkilisinin şirkete nakit koymak suretiyle çekleri ödemek zorunda kalacağı, nakit akışında yaşanan sıkıntıların çözümü amacıyla şirket yetkilisi ...'in, hissedarların hisseleri oranında toplam 15 milyon TL tutarında sermaye artışı yapması gerektiği hususlarının belirtildiğini, işletme için hazırlanan kayyım heyeti raporu incelendiğinde 30.11.2024 tarihli gelir tablosunda işletmenin 22.407.317,59 TL zarar ettiğinin görüleceğini, işbu zararın sebebi araştırıldığında 30.11.2024 tarihli gelir tablosunda 181.824.092,52 TL brüt satış hasılatı olan işletmede satışların maliyeti olarak 184.301.128,99 TL tutar kayıt edildiğini,

böyle bir durumun teamülülen/ticareten olmasının mümkün bulunmadığını, zararına satış yapıldığının kayyım heyeti raporu ile tespit edildiğini, %-2,45 zararına satış yapıldığını, ancak işletmenin son 5 yıllık gelir tabloları/ kar beyanlarında brüt satış kar zarar/ net satışlar oranının eksiye düşmediğinin açıkça görüleceğini, dava sürecinden sonra şirketin bilerek ve isteyerek muhasebe hileleri yolları ile zarara sürüklendiğini, bu kadar kısa sürede 22.407.317,59 TL zararın hukuken açıklanamayacağını, kayyım raporuna göre dahi, şirketin tasfiyesinin zorunlu olduğunu,

şirket 2023 yılı faaliyet dönemi baz alındığında 2023/01-02-03 dönemlerine ait toplam satış rakamının 87.512.194,38 TL olduğunu, bu satışlara oranla elde edilen karın 1.000.342,27 TL olduğunu, FVÖK/NET SATIŞLAR oranına bakıldığında her birim satışın net kara etkisinin %1,14 olduğunu, buradan yola çıkarak kayyım heyeti raporunda şirketin 2024 yılına ait 11.ay sonu itibari ile 179.781.866,27 net satışının gerçekleştiğini, 2023 yılı FVÖK/NET SATIŞLAR oranı 2024 yılına uygulandığında (179.781.866,27 TL*(2023 Yılı Oranı)%1,14) 2.049.513,27 TL kar olması gerekirken firmanın -22.407.317,59 zarar ettiğini,

bu verilerin ile müvekkilin yönetimde yer almadığı şirketin iyi yönetilmediği ve ortak olarak kalmasının mümkün olmadığının açıka görüldüğünü, halen şirket müdürü olan ...'in kötü yönetimi sebebi ile vergi suçu işlediğini, şirkete ve devleti zarar uğrattığını, bu sebeple Küçükçekmece Cumhuriyet savcılığı 2023/ 71894 Soruşturma nolu dosya ile yapılan suç duyurusu üzerine dosya İstanbul Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire başkanlığı'na dosya gönderildiğini, şirket müdürü ...'in davacının sahte imzasını atarak sahte şirket kararları aldığını, ...'in sahtecilik eylemi sebebi ile hakkında sahtecilikten dava açıldığını,

Bakırköy 12 Asliye Ceza Mahkemesinin 2024 / 370 Esas sayılı dosyası ile davanın derdest olduğunu, tedbiren TTK 636/4 kapsamında yönetim kayyımı atanması gerektiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ 1071 Esas sayılı dosyası, bu dosyaya sunulan denetim ve onay kayyımı raporları, bilirkişi raporları, belge inceleme talebi kapsamında Küçükçekmece İcra Dairesinin ...

Talimat sayılı dosyaya sunulan 02.01.2024 tarihli ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporu, İstanbul Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire başkanlığı raporları dikkate alındığında, şirketin içinin hızlıca boşaltıldığının, zarara uğratıldığının, dava devam eder iken müvekkilinin sıfır hak elde edebileceğinin görüleceğini,davacının haklarını korumak adına, kayyım raporu ile görünen hızlı zarara son vermek için yönetim kayyımı atanması yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davacının ortaklıktan çıkma payının teminat altına alınması için, şirkete ait malvarlığı üzerine 3.şahıslara devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati haciz,

mümkün olmaz ise ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, şirket adına araç ve makine teşhizat olduğunu, menkul mallar olduğunu, ihtiyati haciz konulması gerektiğini ileri sürerek, davalı şirketin feshine, bu mümkün olmaz ise TTK'nın 636/3.maddesi gereği davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesi sureti ile davacının ortakklıktan çıkarılmasına, TTK'nın 636/4 ve 638.maddeleri gereği yönetim kayyımı atanmasına, şirkete ait malvarlığı üzerine 3.şahıslara devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati haciz, mümkün olmaz ise ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 20.05.2025 tarihli ara kararda özetle; "...İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.HMK'nın 389. maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.6100 Sayılı HMK'nın 390-(3) maddesinde.

"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur.

Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.TTK'nın 636/(4) maddesinde. "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Haklı sebeple fesih davasındaki ihtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın haklarının ve şirket mal varlığının korunmasını amaçlar. Bu bağlamda mahkemenin ihtiyati tedbire hükmederken, orantılılık ve ölçülülük ilkesinin yanı sıra hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerini de gözeterek uygun bir tedbire hükmetmesi gerekir. Kuşkusuz mahkeme ortaklığın feshine neden olacak veya bu sonucu doğuracak nitelikte tedbirlere hükmedemez.

Aksi halde davanın sonunda elde edilebilecek sonuç peşinen ihtiyati tedbir kararıyla elde edilmiş olur (Bkz. Yıldırım, Ali Haydar : 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu'na göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Bursa, 2013 s.438-440.). 6102 sayılı TTK. 630 maddesinde, "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.

Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur." hükmünü haizdir.

(Yargıtay 11. HD'nin 03/05/2017 tarih ve 2015/15039 Esas, 2017/2589 Karar.)Yargıtay, 6100 sayılı HMK’nın 390. maddesinin 3. fıkrası ile pozitif düzenlemeye kavuşturulan madde metnini hemen hemen tüm kararlarında tekraren belirtmiş; ihtiyati tedbir talep eden tarafın, “davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda” olduğunu kararlarında önemle vurgulamıştır.

Yargıtay’ın yaklaşık ispat ölçüsüne haklı olarak dikkatle vurgu yapması uygulama birliğinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir. İhtiyati tedbir talep eden davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını, tam ispat ölçüsünde olmamakla birlikte, yaklaşık olarak ispat etmesi zorunludur.

Bununla birlikte somut olay özelinde davacının iddialarına ilişkin olarak "yaklaşık ispat" koşulunu sağlayacak delil ve belgelerin sunulmadığı ve dolayısıyla ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine ve davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik taleplerinin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle, davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanması ve ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ 1071 Esas ve 2025/ 180 Karar sayılı kararı ile dosyaya sunulan deliller ve davanın kabul edilmesi ile halen müdür olan ...'in şirketi kasten zarara uğrattığının, şirketin içini boşalttığının tespit edildiğini ve müdürlükten azledildiğini, bu sebeple TTK'nın 636.maddesi uyarınca mahkemenin önlem almak için tedbir kararı vermesi gerektiğini, davacının ortaklık payını alabilmesi için önlem alınması gerektiğini, şirkete ait malların satılmaması gerektiğini,

mahkemece davacının ortaklık payı ödenerek ortaklıktan çıkması şeklinde karar verilirse kararın infaz kabiliyetinin sağlanması için bunun gerekli olduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/ 1071 Esas ve 2025/ 180 Karar sayılı karar sayılı dosyasındaki Ocak 2025 tarihli denetim ve onay kayyımı tarafından sunulan raporda, yıllardır kar eden şirketin sadece 6 ayda 22 milyon TL zarar ettiğinin açıkça anlaşıldığını, Mayıs 2025 tarihli rapor ekinde yer alan belgelerden, şirket adına kayıtlı olan değeri 15.000.000 TL olan makinenin satışının istendiğini, satış yoluna gidildiğini,

zararına satış çok net olarak şirketin içinin boşaltıldığının kanıtı olduğunu, müvekkilin haklarının gasp edilmesine engel olunması adına tedbir kararı verilmesi gerektiğini, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/ 1071 Esas ve 2025/ 180 Karar sayılı karar ve dosyanın tamamının şirketin içinin boşaltıldığının ve kötü yönetildiğinin kanıtı olduğunu, bir mahkeme kararı, iki kayyım raporu, mahkeme karar vermeden önce alınan raporlar bu kadar açık iken, haklı nedenler bulunmasına rağmen mahkemenin yaklaşık olmadığı yönündeki tespitinin izah edilemeyeceğini, kısa sürede 22.407.317,59 TL zararın hukuken açıklanamayacağını,

bilerek isteyerek şirketin zarara uğratıldığını, davacının çaresiz kaldığını, bu kadar fazla zarar ile şirketin feshinin zorunlu olduğunu, sunulan kayyım raporunun dahi, şirketin tasfiyesinin zorunlu olduğunun kanıtı olduğunu, halen şirket müdürü olan ...'in kötü yönetimi sebebi ile vergi suçu işlediğini, şirkete ve devleti zarar uğrattığı için Küçükçekmece Cumhuriyet savcılığı 2023/ 71894 Soruşturma nolu dosya ile yapılan suç duyurusu üzerine dosya İstanbul Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire başkanlığı inceleme yapılmakta olduğunu, şirketin naylon fatura kullandığının buradan gelecek rapor ile de ispat edileceğini,

tedbiren TTK 636/4 kapsamında yönetim kayyımı atanması gerekir iken, yetersiz gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fesih mümkün olmaz ise ortaklıktan çıkma talep edildiğini, dava konusu talepler arasında ortaklıktan çıkmanın da yer aldığını, TTK'nın 638.maddesi ile düzenlenen tedbir kararının da verilmesi gerektiğini, Mayıs 2025 tarihli rapor ile şirkete ait makinenin satılmaya çalışıdığının anlaşıldığını, buradan tedbirin zorunlu ve gerekli olduğunun anlaşılacağı, davacının ortaklıktan çıkma payının teminat altına alınması için,

şirkete ait malvarlığı üzerine 3.şahıslara devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati haciz, mümkün olmaz ise ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi gerekir iken, talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca davalı limited şirketin feshi, bu mümkün olmazsa TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili istemine; istinaf, dava içinde verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 20.05.2025 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı vekili; davacının davalı şirketin %40 paya sahip ortağı olduğunu, diğer ortağın da %60 pay oranı ile davacının eşi dava dışı ... olduğunu, adı geçen ortağın aynı zamanda şirketi temsile yetkili müdür olduğunu, davacı ile diğer ortağın çekişmeli boşanma davalarının devam ettiğini, şirketin zarar ettiğini, dava dışı müdürün şirketi kötü yönettiğini, bu sebeple açılan davada adı geçen müdürün müdürlük görevindne azline karar verildiğini, ortaklığın devamının mümkün olmadığını ileri sürerek, öncelikle şirketin feshine, bu mümkün olmaz ise davacının çıkma payı ödenmek suretiyle ortaklıkttan çıkmasına kararverilmesini talep etmiş;

ayrıca, şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, çıkma payının teminat altına alınması için şirket malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasını, mümkün olmazsa ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir. Mahkemece 20.05.2025 tarihli ara karar ile, yaklaşık ispat sağlanamadığından davacının ihtiyati tedbir isteminin ve kayyım atanması isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacının asli talebi davalı şirketin feshi istemine ilişkindir.TTK'nın 636.maddenin 3.ve 4.fıkrasında "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.

Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir." hükmünü içermektedir. TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir.

Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.Davacının tali talebi ise şirket ortaklığından çıkma olup, TTK'nın 638/2. maddesinde, "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir.

Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." hümü yer alır.

Bu maddede, çıkma talep edenin haklarının korunması için gerekli tedbir kararlarının alınacağı belirtilmiş olup, ihtiyati tedbirin koşullarının bulunup bulunmadığının yine HMK'nın 389 vd. hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.Bir diğer deyişle, TTK'nın 638/2.ve 636/4 maddesindeki tedbirlere hükmedebilmek için, ihtiyati tedbirin koşullarının bulunması gerekir.

Bu bağlamda davacı, geçici hukuki koruma kararı verilmezse telafisi güç veya imkansız zararların doğacağını ve davadaki haklılığını yaklaşık olarak ispatlamalıdır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca.

"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".

Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin verildiği tarih dosya kapsamındaki deliller itibariyle yaklaşık ispatın gerçekleşmediği,

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ 1071 Esas, 2025/ 180 Karar sayılı dosyasında davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atandığı ve kayyımların halen görevlerinin devam ettiği de nazara alındığında mahkemece ihtiyati tedbir isteminin reddi ara kararı yerinde olmuştur.

Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması hâlinde her zaman ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olduğu da dikkate alındığında bu aşamada ihtiyati tedbirin koşulları oluşmadığından,

ilk derece mahkemesi ara kararında usule ve yasaya aykırılık görülmemiş, istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince kayyım atanması ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.17.07.2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1318, K. 2025/1307, 17 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1318
Karar No
2025/1307
Tarih
17 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/1318 K.2025/1268
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1320 K.2025/1464
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1322 K.2025/1465
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/1324 K.2025/1184
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1324 K.2025/1311
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/1328 K.2025/1186

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.