KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/340
- Karar no
- 2025/281
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 04.12.2024 tarihli ek karar
- Numarası
- 2024/1300 D.iş - 2024/1300 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ek kararda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın kısmen kabulü kısmen reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu ... San. Tic. Ltd.
Şti. arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, aleyhine ihtiyati haciz kararı talep edilen ... ve ...'nun şirket ortağı ve sözleşmenin kefili olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine Ankara ...Noterliğinin 02.09.2024 tarih ve ... yevmiye no’lu ihtarnamesi ile 4.616.293,63 TL nakit alacak için ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini ve borçluların mal kaçırma hazırlığında olduklarını ileri sürerek, borçlunun borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince itiyati haciz talebinin değerlendirildiği 24.10.2024 tarihli kararıyla; "...İncelenen tüm dosya kapsamına ve talebe dayanak ihtarname ve genel kredi sözleşmesi içeriğine göre; yukarıda yazılı alacak miktarının varlığı ve alacağın vadesinin geldiği anlaşılmakla;
bu alacak için borçlu tarafından verilmiş bir rehinde bulunmadığından ihtiyati haciz isteyenin karşı taraf/borçlular hakkındaki talebinin İİK'nun 257. maddesindeki yasal koşulları gerçekleştiği... " gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin talebinin teminatsız olarak kabulü ile İİK'nın 257. maddesi gereğince alacağa yeter mal varlığının ihtiyaten haczine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, borçlulardan ... borçlu vekili, İİK'nın 265.maddesi uyarınca verdiği itiraz dilekçesinde özetle; bankaca sunulan bir adet genel kredi sözlemesinde müvekkilinin kefalet limitinin 2.000.000 TL olduğunu, sözleşmenin 2020 yılında imzalandığını, 2022 yılında imzalanan kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin imzalamadığı bir kredi sözleşmesinden sorumlu tutulmak istendiğini, kefaletin ileride imzalanacak sözleşmeleri kapsamayacağını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği 04.12.2024 tarihli ek kararında; "... Davacı banka ile borçlu ... adlı şirket arasında 2 milyon TL ve 5 milyon TL miktarlı kredi çerçeve sözleşmeleri imzalandığı, borçlu ...'nun bu kredi borçları için 2 milyon TL miktarla sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olduğu..." gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına karşı itirazın kısmen kabulü ile, 24.10.2024 tarihli 2024/1300 K. numaralı ihtiyati haciz kararının 2.616.293,63 TL yönünden kaldırılmasına, itiraz eden borçlu yönünden ihtiyati haciz kararının 2.000.000,00 TL üzerinden devamına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İlk derece mahkemesince itirazın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira takibe konu sözleşmenin tamamına itiraz edildiğini, mahkemece takibe konu olan 5.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmelere bağlı kredilerin getirtilerek incelenmesi ile karar verilmesi gerektiğini, bu genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşme nezdinde imzalanan diğer kredi sözleşmeleri kredi kartları ve KMH sözleşmeleri ile başkaca ticari kredilere müvekkilin kefaleti bulunmamasına rağmen, müvekkili aleyhine takip başlatıldığını,
müvekkilinin 2020 yılında şirketin yetkilisi olduğu dönemde 2.000.000,00 TL genel kredi sözleşmesini şirket adına imzaladığını, daha sonra 2022 yılında 5.000.000,00 TL bedelli başka bir kredi sözleşmesinin imzalandığını, sonraki kredi sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, ihtiyati haciz talebi sırasında sunulan kredi sözleşmesinin 2002 yılına ilişkin olduğunu ve müvekkilinin bu sözleşmede imzasının olmadığını, imzalanmayan bir sözleşme nedeniyle kefilin sorumlu olamayacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haczin kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince, itirazın kısmen kabulüne- kısmen reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda, ... Bankası AŞ ile borçlu ...
Turizm San.Tic.Ltd.Şti. arasında düzenlenen ... nolu 5.000.000 TL limitli ve itiraz eden borçlunun imzası bulunan aynı numaralı 2.000.000,00 TL limit dahilinde kredi sözleşmesi imzalandığı, söz konusu ikinci kredi sözleşmesine itiraz eden ...'nun 2.000.000 TL limite kadar müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır.
Kefalet sözleşmesinde borçlunun asaleten ve kefaleten kullandığı ve kullanacağı krediler için kefil olunduğu belirtilmiştir.Borcun ödenmemesi üzerine, alacaklı bankaca Ankara ...Noterliğinin 02.09.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile hesabın kat edilerek, kredi borcunun ödenmesi istenmiştir.
İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca da kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz (Yargıtay 11. HD 2016/13086 E 2016/9051 K 22.11.2016 T. Yine Yargıtay 19 HD 2012/4803 E 2012/10127 K 14.06.2012 T. Ve 2010/6302 E 2010/10114 K 22.09.2010 tarihli emsal kararı).
Somut olayda; alacaklı banka ile asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin asıl borçlunun 2020 yılında düzenlenen kredi sözleşmesine kefil olduğu tarafların kabulündedir.
TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabilir. Somut olayda TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca, müteselsil kefil olan borçluya alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş, ihtarın hükümsüz kalmasıyla da müteselsil kefille müracaat koşulu da gerçekleşmiştir. Kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra, kefilin, borçlu şirketteki paylarını diğer ortağa/ kefile devir etmesi kefalet sözleşmesinin sona ermesini gerektirmez.
Alacaklı vekilince itiraz eden borçlunun imzaladığı 2020 tarihli sözleşme ile borçlunun imzalamadığı 2002 yılında imzalanan sözleşme birlikte sunularak talepte bulunulmuştur.
İlk derece mahkemesince, itiraz eden borçlunun başlangıçta tüm borçtan sorumlu tutulmasına karşın, itiraz üzerine, itiraz eden borçlu kefilin imzası bulunmayan sözleşmedeki borçtan sorumlu tutulmayarak buna ilişkin itirazın reddine karar verilmesi ve bakiye borca ilişkin itirazın reddedilmesi ihtiyati haciz yargılaması yönünden yeterlidir.
Borçlunun, borcun esasına ilişkin itirazları İİK'nın 265.maddesine göre ihtiyati hacze yönelik itirazın konusu olmayıp, borcun esasına ilişkin açılacak menfi tespit davası veya itirazın iptali davasının konusu olduğundan itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz talebinin kısmen reddine dair ilk derece mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, borçlu ... vekilinin 04.12.2024 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/340, K. 2025/281, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama