İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/655 K.2025/848

Taraflar arasındaki ihtiyat tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilince istinaf yoluna…

Esas2025/655Karar2025/848Tarih22 Mayıs 2025Okuma15 dk · 3.001 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Mayıs 2025
Dosya no
2025/655
Karar no
2025/848
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15.01.2025 tarihli ek karar
Numarası
2024/1555 D.İş. - 2024/1553 K.
Talebin konusu
İhtiyati Tedbir
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.001 kelime·15 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki ihtiyat tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalı ... arasında 03.09.2019 tarihli Ardiye Sözleşmesi ve Depo ve Antrepo Ek Protokolü imzalandığını, bu sözleşme ve protokoller gereğince davalının "... mah. ... Caddesi No: ...

Gebze /Kocaeli" adresindeki depo alanında mülkiyeti müvekkili şirkete ait (13.08.2024 tarihli mutabakat listesinde görülen) Gümrüklü (Serbest dolaşıma girmiş ve ya yurt içinden temin edilmiş) emtiaları muhafaza etmek ve müvekkili şirket ya da müvekkili şirket tarafından bildirilecek 3. kişilere teslim hizmeti verecek olduğunu, müvekkili şirketin ise davalının teslimden sonra keseceği ardiye bedeline ilişkin faturayı ödeyecek olduğunu, davalının 2019 yılından bu yana bahsi geçen sözleşme ve protokoller gereğince vermekte olduğu hizmeti artık vermediğini,

müvekkili şirket tarafından 3. kişilere satılan ve davalıya teslimi konusunda bildirimde bulunulan malları türlü bahanelerle teslim etmediğini, müvekkili şirketin davalının bu sözleşme ve protokollere, ayrıca yasanın emredici hükümlerine açıkça aykırı keyfi eylemleri nedeniyle müşterilerine belirlenen tarihlerde teslimatlar yapamadığını, müşterileri nezdinde ticari itibarı zarar görmekte olup, geç teslim nedeniyle tazminat yükümlülükleri ile karşı karşıya kaldığını,

davalının sözleşme ve protokollere aykırı olarak deposunda muhafaza ettiği ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların 3. kişilere satılan bir kısmı için daha önce İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinden iş bu mahkemenizden talep edilen nitelikte tedbir kararları alındığını, ancak gelinen aşamada ekte sunulan 06.12.2024 tarihli Proforma faturası ile ...

AŞ'ne satışı yapılan 5.917 tonluk mülkiyeti müvekkili şirkete ait emtia ile 18.11.2024 tarihli proforma faturası ile ...

AŞ'ye satışı yapılan 2.100 tonluk mülkiyeti müvekkili şirkete ait emtianın da davalının teslim etme borcunu yerine getirmemesi nedeniyle telafisi güç zararların oluşacağını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açılacak malın aynen iadesi davası öncesinde gecikmesinde sakınca olması nedeniyle davalının saklayanı olduğu mülkiyeti müvekkiline ait mallardan satışı yapılan 8.017 tonluk kısmın öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaate ise teminatlı şekilde duruşma yapılmaksızın tedbiren müvekkiline teslimi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Talep eden vekili, ek beyan dilekçesinde özetle: karşı taraf ile müvekkili şirket arasında yapılan mutabakattan da görülebileceği üzere mevcut durumda depoda bulunan müvekkili şirkete ait olan malların demir çelik ürünü olduğunu, davalı şirketin asıl amacının, bir sürü bahane öne sürerek söz konusu malların depodan çıkışını engellemek, böylelikle müvekkili şirketi iki açıdan zorlamak olduğunu, bunlardan birincisinin söz konusu malları satmasının önüne geçmek, böylelikle malların piyasa fiyatını kırmak ve ürünleri satın almak olduğunu, mevcut durumda müvekkili şirket tarafından ödenmeyen bir borç olmadığı gibi,

malların depodan çıkartılması sonrası oluşacak borcunda tüm kötüniyete rağmen müvekkili şirket tarafından ödenmeye hazır olduğunu, müvekkili şirket tarafından bu zamana kadar davalı şirkete saklatılmış olan herhangi bir ürüne ilişkin ödenmeyen bir fatura bulunmadığını, nitekim buna ilişkin olan talepler de yine mahkemece ispat olmadığından reddedildiğini, açık bir şekilde davalı şirketin kötüniyetli olduğunu göstermekte olduğunu, davalı şirketin eski yönetim kurulu üyesi ...'ın, tedbir talep eden ve sözleşmeyi devir aldığını iddia eden 3. Şirket ...

Antrepo'nun tek ortağı olduğunu, ... şirketinin yönetim kurulu başkanı ve imza yetkilisinin ise ... olduğunu, davalı şirketin İTO kayıtlarından da görülebileceği üzere demir çelik sektöründe faaliyet gösteriyor olması nedeniyle davaya konu edilen malları piyasadan daha düşük fiyata satın alma amacıyla hareket etmesi, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında imzalanan antrepo sözleşmesine göre devir yasağı olması, ürünlerin ancak depodan çıkartılması sonrası borcun oluşacak olması ve mevcut durumda ödenmemiş herhangi bir borç olmaması,

davalı şirket ile dava dışı şirket arasında açık bir illiyet bağına bağlı kötüniyet olması sebebiyle taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 10.12.2024 tarihli kararıyla; "... İhtiyati tedbir talep eden vekilice sunulan dilekçe ekinde yer alan taraflar arasında düzenlenen ardiye sözleşmesi hükümleri, mutabakat listesi, davacı tarafından ... Metal AŞ adına düzenlenen proforma fatura içeriği, Gebze C.

Başsavcılığı 2024/33065 sayılı soruşturma evrakıbir arada incelendiğinde, tedbir talebine konu emtianın mülkiyetinin ait oluşu da dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin şartların olayda gerçekleştiği,: tedbir isteyen tarafin yaklaşık ıspat koşulunu sağladığı sonucuna varılmakla ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir..." gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin 5.090.795,00 Euro harca esas değer üzerinden %15 oranında teminat (28.131.733,17 TL) nakit veyahut kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığı kabulüne,

ardiye sözleşmesi uyarınca karşı taraf deposunda bulunan tedbir isteyen tarafından 6.12.2024 tarihli Proforma faturası ile ... A.Ş.'ne satışı yapılan 5.917 Tonluk mülkiyeti davacı şirkete ait emtia ile 18.11.2024 tarihli proforma faturası ile ...

A.Ş'ye satışı yapılan 2.100 Tonluk mülkiyeti davacı şirkete ait emtianın ihtiyati tedbir yoluyla tedbir isteyen tarafa teslimine, dayanak proforma faturaların işbu kararın eki yapılmasına, ihtiyati tedbir isteyen tarafından kararda belirlenen nakdi teminat tutarı mahkeme veznesine yatırıldığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubu mahkememize ibraz edildiğinde bu kararın infazının sağlanması için ihtiyati tedbir isteyen tarafa/vekiline verilmesine,

HMK'nın 393/1 maddesi uyarınca teminat yatırılmak suretiyle ihtiyati tedbirin uygulanması işbu ara kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde talep edilmediği takdirde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı hususunda davacı tarafın uyarılmasına, HMK 393/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının ilgili icra müdürlüğü tarafından yerine getirilmesine karar vermiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ...

AŞ vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir isteyen şirket ile imza edilen 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesine konu ardiye hizmetinin 2024 yılı başından itibaren müvekkili şirket değil dava dışı ... AŞ tarafından verildiğini, müvekkili şirket aleyhine verilen ihtiyati tedbir talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir isteyen şirketin depo hizmetini aldığı dava dışı ...

Lojistik AŞ'ye ardiye hizmet bedellerini halen ödemediğini, ihtiyati tedbir talebinin dava konusu uyuşmazlığı esastan çözecek nitelikte olup ancak yargılama sona erince davanın sonunda elde edilebilecek bir hukuki menfaatin davanın en başında ihtiyati tedbir yolu ile tedbir isteyene sağlanamayacağını, işbu nedenle ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,

ihtiyati tedbir talep eden tarafın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1444 D.iş sayılı dosyasında 2100 tonluk malın teminat karşılığında tedbiren kendilerine teslimi taleplerinin 2024/1444 D.iş 2024/1520 K. sayılı 25.11.2024 tarihli kararı ile reddedildiğini, dava dışı ...

Antrepo' nun ihtiyati tedbir talep eden tarafça ödenmeyen ardiye ücretlerinin tahsili amacıyla başvurmuş olduğu ihtiyati haciz talebinin İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1419 D.iş 2024/1414 D.iş sayılı 21.11.2024 tarihli kararı ile kabul edildiğini, tedbir talep eden şirketin huzurdaki dosya ile 3. kişi şirkete 8000 ton malzeme sattığını iddia etmiş ise de dosyaya buna ilişkin hiçbir evrak sunmadıklarını, diğer bir deyişle dosyada satışa ilişkin ödeme dekontu veya herhangi bir belge bulunmamakta olup yaklaşık ispat ölçüsünün sağlanmadığını,

sadece düzmece bir proforma fatura düzenlendiğini, keza işbu tedbir gereğince teslim alınan malların başka bir ardiyeye götürüldüğünü, tedbir talep eden şirketin sürekli bu şekilde tedbir talebi ile malları kaçırdığını, ...

Antrepo'ya aldığı hizmet karşılığı hiçbir bedel ödememiş ve müşterilere yapılan satış nedeniyle ivedilikle malları teslim alması gerektiğini belirtmiş ise de yine tedbir talep edenin İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1272 d.iş 2024/1261 k. ile aldıkları tedbir kararına rağmen halen malların 100 tonunu teslim almadıklarını, bu durum da verilen tedbir kararının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi doğrultusunda HMK m.394 uyarınca tedbire itirazlarının değerlendirilmesi için öncelikle duruşma yapılmadan aksi halde yakın bir tarihe duruşma günü verilmesini,

hükmedilen ihtiyati tedbir kararının tüm hüküm ve sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına, hükmedilen teminat tutarının yükseltilerek ardiye hizmeti veren şirketin muhtemel zararlarını karşılayacak makul bir teminat bedeline hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 15.01.2025 tarihli ek kararıyla; "... İhtiyati tedbir talep eden vekilice sunulan dilekçe ekinde yer alan taraflar arasında düzenlenen ardiye sözleşmesi, sözleşmede devir yasağını düzenleyen 5. Madde hükmü, mutabakat listesi, davacı tarafından ... AŞ adına düzenlenen proforma fatura içeriği, Gebze C.

Başsavcılığı 2024/33065 sayılı soruşturma evrakı bir arada incelendiğinde , tedbir talebine konu emtianın mülkiyetinin ihtiyati tedbir talep eden tarafa ait oluşu da dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin şartlarının olayda gerçekleştiği,: tedbir isteyen tarafin yaklaşık ıspat koşulunu sağladığı sonucuna varılmakla ihtiyati tedbir kararına itiraz yerinde görülmemiş ayrıca taktir edilen teminat tutarı da yerinde görülerek ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.

Bu ek kararına karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. İhtiyati tedbir isteyen şirket ile imza edilen 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesine konu ardiye hizmetinin 2024 yılı başından itibaren müvekkili şirket değil dava dışı ... Lojistik AŞ tarafından verildiğini bu nedenle müvekkili aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararının husumet yokluğu nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, talep edenin ...

Şirketi ile aralarında ardiye sözleşmesi olmadığını iddia etse de Ocak 2024 tarihinden itibaren bu hizmetin adı geçen şirket tarafından tedbir isteyene verildiğini, Ocak 2024 tarihinden itibaren teslim alınan mallar karşılığında ...

AŞ depo ücreti adı altında kestiği faturaları şirket hesabına ödediğini, 09.02.2024 tarihinde tedbir isteyen şirket yetkilisi tarafından müvekkili şirket arasındaki ardiye sözleşmesinin feshi yönünde hazırlanmış 29.11.2023 tarihli fesih protokolünün gönderildiğini, protokolün amacının karşılıklı anlaşılarak ardiye sözleşmesini feshedilmesi olduğunu, 29.02.2024 tarihli bir mail ile aralarında sözleşme olmadığı ardiye hizmeti almadığı iddiasında bulundukları ...

AŞ ile devir protokolü yapmak istediklerini gösteren imza edilmek üzere müvekkiline gönderilen mail yazışması olduğunu, maillerin açıkça ardiye hizmetinin müvekkili şirket tarafından verilmeyeceğinin tedbir isteyen şirkete bildirildiğini, şirketin bunu kabul ettiğini, devir sözleşmesi yapma teklifinde bulunulmasına rağmen yeni bir sözleşme yapılmadan eski sözleşme üzerinden ardiye ilişkisine devam edildiğinin görülmekte olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmedeki tüm hak ve yükümlülüklerini ...AŞ'ye devrettiğini, sözleşmede devir yasağı maddesi olsa dahi fiili olarak gerçekleşmiş iş bu devre karşı şirketin hiçbir itirazda bulunmadığını,

ücret ödemelerini devralan şirkete yaptığını, şirketin depo hizmetini aldığı şirkete hizmet bedellerini halen ödemediğini, iki adet faturayı ödemekten imtina ettiğini, 07.10.2024 tarihli mail gönderilerek halen ödenmemiş muaccel olmuş ardiye ücretleri bulunduğu,

iş bu borcun ödenmemesi nedeniyle depodaki mallar üzerinden TBK gereğince hapis hakkının kullanıldığının ihtar edildiğini, davacının müvekkiline göndermiş olduğu 07.10.2024 tarihli mal teslimine ilişkin ihtara karşılık müvekkili şirket tarafından 09.10.2024 tarihli ihtarname ile imzalanan sözleşme gereğince şirket ardiyesinde muhafaza edildiği ileri sürülen bir kısım malların talimatlar çerçevesinde ardiyeden çıkışının yapılarak müşterilere tesliminin yapılmasının ihtar edildiğini, her ne kadar sözleşme bulunsa da sözleşmede adı geçen ardiye sıfatının ...

AŞ'ye devredildiğini, Ocak 2024 tarihinden itibaren ardiye hizmetinin ... AŞ tarafından verildiğini ve fatura edildiğini, fatura bedellerinin şirket hesabına ödendiğini, yaklaşık bir yıldır ihtarnameye konu ardiye hizmetinin şirketten alınmadığını, şirkete düzenlenen herhangi bir depolama ücreti faturasının bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan depolama ücreti tahsilatının olmadığı belirtilerek muhatap ... AŞ olduğunun ifade edildiğini, ...

AŞ'ye halen ödenmemiş iki adet ardiye bedeli faturası bulunduğunu, ...

Antreponun hapis hakkını kullandığını belirtildiğini, dava konusu uyuşmazlığı esastan çözecek şekilde ihtiyati tedbir talebi olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, tedbir isteyen tarafın iddialarının doğruluğu için yargılamanın gerektiğini, ihtiyati tedbir talep eden tarafın İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2024/1444 D.İş sayılı dosyasında 2.100 tonluk malı teminat karşılığında tedbiren kendilerine teslimine dair taleplerinin 25.11.2024 tarihli karar ile reddedildiğini, dava dışı ...

Antreponun ihtiyati tedbir talep eden tarafça ödenmeyen ardiye ücretlerinin tahsili amacıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1419 D.İş, 2024/1414 D.İş sayılı 21.11.2024 tarihli kararı ile kabul edildiğini, talep edenin hukuka aykırı şekilde hiçbir ardiye ücreti ödemeden malları almak amacıyla dava açtığını, davacının ödememiş olduğu faturaların tahsili amacı ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin D.iş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alınarak esas takibe geçildiğini,

talep edilen tedbire konu mallar için ardiyede kaldığı sürelerle orantılı olarak ardiye ücreti dolduğunun tedbir isteyen tarafın ardiyeden daha önce almış olduğu malların ardiye ücreti ödenmediğinin itiraz dilekçesinde belirtildiğini, teslim edilecek malların ardiye ücretlerinin yaklaşık 40-50 milyonu bulduğunu, şirketin ardiyedeki tüm malları teslim alması ile dava dışı ...

AŞ'nin ardiye ücretlerini tahsil imkanının ortadan kalkacağını ve telafisi imkansız zararlar doğacağını, tedbir talep edinin 3.kişi şirkete 8000 bin ton malzeme sattığını iddia etmişse de dosyaya hiçbir evrak sunulmadığını, satışa ilişkin ödeme dekontu ve belge bulunmadığını, yaklaşık ispat ölçüsünün sağlanmadığını, alınan malların başka bir ardiyeye götürüldüğü bilgisinin öğrenildiğini, talep eden şirketin sürekli tedbir talebi ile malları kaçırdığını, antrepodan aldığı hizmet karşılığı hiçbir bedel ödemediğini, bu nedenle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ek kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kararının HMK'nın394/5 gereğince istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekilince delil olarak, taraflar arasında düzenlenen ardiye sözleşmesi, mailler, ihtarnameler, proforma faturalar, şikayet dilekçesi sunulmuştur. Ardiye sözleşmesi 03.09.2019 tarihli olup, karşı taraf sözleşmede ardiyeci, talep eden şirket ise saklatan sıfatını taşımaktadır.

Sözleşmenin konusu, 2. maddede yer almıştır. Ardiye bedeli ve ödeme şekli ise 3. maddede düzenlenmiştir.

3/3. fıkrada, ardiye bedelinin emtia miktarı ve alanda kaldığı periyotlar üzerinden hesaplanacağı ve emtianın depodan çıkarılmasını takiben ardiye ücretinin saklatana fatura edileceği, fatura bedelinin tanzim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya varsa saklatanın alacaklarından mahsup edileceğinin belirtildiği, talep eden vekilince 07.10.2024 tarihinde Beyoğlu ...

Noterliğinde düzenlenen ihtarnamede karşı taraf şirkete 03.09.2019 tarihli ardiye sözleşmesi ve aynı tarihli depo ve antrepo ek protokolü gereğince üstlendiği edimlerin yerine getirilmediği, muhafaza edilen malların talimatlar çerçevesinde çıkışı yapılarak müşterilere tesliminin talep edildiği, karşı taraf vekilince Bakırköy ...

Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile talep eden vekilinin ihtarnamesine karşı 09.10.2024 tarihinde cevap verildiği, verilen cevapta; öncelikle Ocak 2024 tarihinden itibaren sözleşmede adı geçen ardiyeci sıfatının ...

AŞ'ye devredildiği, bu tarihten itibaren hizmetin adı geçen şirket tarafından verildiği, ardiye ücretinin adı geçen şirket tarafından fatura edildiği ve bedellerinin ise şirket hesabına ödendiği belirtilerek devamında ise yaklaşık bir yıldır ihtara konu ardiye hizmeti bedelinin alınamadığı, şirketin düzenlenmiş herhangi bir faturasının bulunmadığı, herhangi bir depolama ücreti tahsilatınında olmadığı, ardiyedeki malların teslim yükümlülüğünün muhatabının ...

AŞ şirketi olduğu, şirketin ...AŞ'ye halen ödenmemiş iki adet ardiye bedeli faturası bulunduğundan adı geçen şirketin hapis hakkını kullandığının belirtildiği, talep eden şirket tarafından şikâyette bulunulduğu, 07.10.2024 tarihli tutanakla, polis merkezi tarafından güveni kötüye kullanma suçu ile alakalı olarak şirket yetkilisine konu hakkında bilgi verildiği, adreste bulunan iş yerindeki malların rızaen teslim edip etmeyeceği yönünde görüşüldüğü, ...'ın alacakları yüzünden mallar üzerinde rehin hakkını kullandığını belirterek rızaen teslim etmeyeceğini beyan ettiği hususuna yer verildiği,

talep eden şirket tarafından ardiyede yer alan bir kısım mallara dair İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemisinin 2024/1217 Değişik iş sayılı dosyasındaki başvurusunun 11.10.2024 tarihli karar ile teminat karşılığında kabul edildiği, yine aynı mahkemenin 2024/1272 Değişik İş sayılı dosyada da benzer nitelikte kararın verilmiş olduğu, talep eden tarafça daha sonraki aşamada talep konusu proforma fatura cinsindeki mallara yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu, proforma faturanın talep eden şirketçe dava dışı ...

AŞ adına düzenlenmiş olduğu, fatura tarihinin 17.10.2024 olduğu, talep eden şirketin şikayeti üzerine Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/33065 Soruşturma nolu dosyasında karşı taraf şirket ve şüpheliler ... ve ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı uzlaştırma bürosuna gönderme kararı verildiği, 25.11.2024 tarihli gönderme kararında ... Antrepo AŞ isimli firmanın yetkilisi şüpheli ... ile ...

AŞ yetkilisi ...'ın kardeş oldukları, şüpheli ...'ın kendisinin sözleşmeyle yüklendiği hak ve sorumluluğu kardeşine devrettiğini, kendisinin sorumluluğunu bulunmadığını savunduğunu, ...'ın ise sözleşmeyi devralmasından sonra sunduğu, hizmet karşılığında müşteki firmaya karşı faturalı alacağının müşteki tarafından ödenmemiş olması sebebiyle hapis hakkını kullanmak suretiyle talep edilen miktardaki emtiayı teslim etmediğini kabul ettiği, sözleşmede devir olgusuna dair muvafakatının olmadığı, müştekinin muvafakat olmaksızın sözleşme devrini yasaklayan hüküm bulunduğunu savunduğu,

kardeş olan şüphelilerinin müşteki ile yapılmış sözleşmenin açık hükmü ve müştekinin rızası hilafına sözleşmeye konu malları kendi aralarında devrederek sözleşme tarafı olmayan şüphelinin sözleşmeden kaynaklı alacak talebi gerekçe gösterilerek malı iade etmeme şeklinde kendini gösteren eylemlerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna vücut verdiği gerekçelerinin yer aldığı anlaşılmıştır.

HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü; aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda, taraflar arasında ardiye sözleşmesi mevcuttur. Dosya içerisindeki delillerden, özellikle cevabı ihtarname içeriğinden, karşı taraf ardiye hizmetini veren şirketin hapis hakkını kullanmış olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

Taraflar arasındaki ardiye sözleşmesi ve ekli sözleşmeler ile uyuşmazlıkta uygulanması gereken TBK'nın 561 vd. maddeleri ile 580. maddesindeki hapis hakkına ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında, HMK'nın 390/3 hükmü gereğince yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair 10.12.2024 tarihli ve itiraz üzerine itirazın reddine dair verilen 15.01.2025 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmış, bu nedenle karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle,

HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verdiği 15.01.2025 tarihli ek kararın kaldırılarak itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/5 maddeleri uyarınca ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verdiği 15.01.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine,

bu doğrultuda;1-HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 2024/1555 D.İş - 2024/1553 Karar sayılı, 10.12.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 9.500,00 TL vekalet ücretinin, ihtiyati tedbir talep edenden alınıp karşı tarafa verilmesine,3-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;

istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itiraz edene iadesine,4-İhtiyati tedbire itiraz eden karşı tarafça harcanan 1.683,10 TL başvuru harcı gideri, 65,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.748,10 TL kanun yolu giderinin ihtiyati tedbir talep edenden alınıp karşı tarafa verilmesine, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2.ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.05.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.f ve 394/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/655, K. 2025/848, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/655
Karar No
2025/848
Tarih
22 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/657 K.2025/848
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/657 K.2025/881
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/658 K.2025/752
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/658 K.2025/594
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2025/658 K.2025/732
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/659 K.2025/773

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.