KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/662
- Karar no
- 2025/626
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/02/2025
- Numarası
- 2025/21E. - 2025/73 K.
- Talebin konusu
- Hakemin reddi reddi talebinin reddine dair hakem heyeti kararının kaldırılması
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen hakemin reddi talebinin hakem heyetince reddine dair kararın kaldırılması talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan talep dosyası incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki tahkim yargılamasına katılan bir hakemin reddi talebinin, hakem heyetince reddine dair ara kararının HMK'nın 418/3 maddesi uyarınca kaldırılması ve hakemin reddi talebinin kabulü talebinden kaynaklanmaktadır.
Talep eden vekili, iki ayrı tahkim yargılamasında karşı tarafın aynı kişiyi hakem olarak seçmesinin hakemin tarafsızlığını ortadan kaldırdığını, bu hakemin her iki dosyada da benzer kanaatte karar verilebileceğini, bu nedenle hakem ...'i reddettiklerini, hakem heyetinin 13.12.2024 tarihli 1 numaralı ara kararla ret talebinin reddine karar verildiğini, hakem heyetinin bu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek,
hakem heyetinin 13.12.2024 tarihli 1 numaralı ara kararının kaldırılmasına ve hakemin reddi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hakemin iki farklı dosyaya seçilmiş olmasının tek başına ret sebebi oluşturmadığı, kanunen gerektiği durumlarda kanaat açıklanmasının ret sebebi oluşturmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.HMK'nın 418/3 maddesi gereğince, "Hakem Kurulundan bir veya birden çok hakemin reddini isteyen taraf, ret talebini ve gerekçesini Hakem Kurulu'na bildirir.
Ret talebinin kabul edilmediğini öğrenen taraf bu tarihten itibaren başlayarak karara karşı bir ay içinde mahkemeye başvurarak bu kararın kaldırılmasını ve hakem veya hakemlerin reddine ilişkin talep hakkında karar verilmesini isteyebilir" düzenlemesi mevcuttur. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "Seçilen hakemin veya Hakem Kurulu'nun tümünün ya da karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddi için ancak mahkemeye başvurulabilir.
Mahkemenin bu fıkra uyarınca vereceği kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." düzenlenmesine yer verilmiştir.HMK'nın 418.maddesinin 4. fıkrasında mahkemenin ret talebi hakkında vereceği karara karşı kanun yoluna başvurulamayacağına dair düzenlemenin 3. fıkra uyarınca verilecek mahkeme kararlarını da kapsadığı açıktır. Zira iki fıkra birbirleriyle doğrudan bağlantılı olup hakemin reddiyle ilgili mahkeme kararlarının tamamını kapsamaktadır.
Kanun koyucu, hakemin reddiyle ilgili ilk derece mahkemesi kararlarına karşı kanun yolunu kapatmak istemiştir. Hakem heyeti çoğunluğunun taraflarca reddi üzerine doğrudan mahkemeye başvuru hakkında verilen kararın kesin olduğunu benimseyen kanun koyucunun, ret talebi hakkında önce hakem heyetinin verdiği karar hakkında ilk derece mahkemesine başvuru üzerine verilen kararlara karşı kanun yolunu evleviyetle kapattığının kabulü gerekir.
Bu nedenle, istinaf başvurusuna konu ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir.HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin nitelikteki kararlara karşı istinaf başvurusu yapılması hâlinde ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekir.
İlk derece mahkemesinin olumlu veya olumsuz bir karar vermeden dosyayı doğrudan istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine göndermesi hâlinde ise HMK'nın 352/1.b. hükmü gereğince istinaf mahkemesince bu konuda bir karar verilmesi mümkündür.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 418. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca ilk derece mahkemesinin kararı kesin olduğundan, iş bu karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/662, K. 2025/626, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama