KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/678
- Karar no
- 2025/988
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 10.12.2024
- Numarası
- 2023/394 Esas - 2024/486 Karar
- Dava
- Alacak (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklı
Karar Metni
1.015 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin kendisine ait malların teslimi amacıyla ordino bedelini ödediğini, ihtirazi kayıtla yapılan 3.620,60 USD ödemenin tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davalının navlun bedeli kapsamında ordino, terminal, taşıma dokümanı gibi bedelleri hukuka aykırı şekilde talep ettiğini, taşıma bedeli dışında bu bedellerin tahsilinin istenemeyeceğini ileri sürerek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; deniz ticaret mahkemelerinin görevli olduğun, TTK'nın 1246.maddesi gereğince deniz taşımasından doğan tüm alacak taleplerinin 1 yılda zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa konu banka dekontları ve buna bağlı faturalar ile icra takip tarihi göz önüne alındığında, takibin zamanaşımı süresi içerisinde başlatılmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, faturalara göre ödemelerin dava dışı ...
Müşavirliği firması tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davaya konu alacak davacının alıcısı olduğu emtiaların deniz yolu ile taşınmasından ve sonraki işlemlerden kaynaklanmakta olup, davacının da dava dilekçesinde belirttiği hali ile davacı ile davalı arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmaktadır.
Buna göre davaya konu alacak talebi bakımından TTK 1246 maddesi gereğince uyuşmazlık bakımından 1 yıllık zamanaşımı süresi düzenlenmiştir: Madde metnine göre 1 yıllık süre alacağın muaccel olması ile başlayacaktır. Davacı tarafından ihtirazi kayıt ile yapılan ödemeleri neticesinde alacağın muaccel hale geldiği mahkemece kabul edilmiş olup yapılan son ödemenin tarihi ise 10/09/2019 tarihidir.
TTK 1246 maddisi gereği alacak 10/09/2020 tarihinde zamanaşımına uğramış olup, Covid 19 pandemisi kapsamında alınan tedbirler nedeni ile 25/03/2020 tarih 7226 sayılı Kanunun Geçici 1/1-a m. uyarınca hak düşürücü sürelerin 13/03/2020 tarihinden 30/04/2020 tarihine kadar durdurulduğu,
29/04/2020 tarih 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Yasa ile durdurulan hak düşürücü sürelerin 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmış sayılmasına karar verildiği göz önüne alındığında ise zamanaşımı süresinin 14/12/2020 tarihine uzadığı anlaşılmakla birlikte uyuşmazlığa konu icra takibinin 14/09/2021 tarihinde başlatılması karşısında uyuşmazlık bakımından talebin zamanaşımına uğradığı..." gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin, zamanaşımının işlemeye başladığı tarihe ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, TTK'nın 1246. maddesi gereğince, taşımaya ilişkin alacaklarda zamanaşımı süresinin, alacağın muaccel olması ile başlayacağını, Covid-19 pandemisi nedeniyle alınan tedbirlerin zamanaşımını etkileyen bir durum yaratması, 7226 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararı çerçevesinde değerlendirilerek, zamanaşımı süresinin durdurulması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yoluyla eşya taşıma sözleşmesi kapsamında fazladan yapıldığı ileri sürülen ödemelerin rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taralar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi olduğu ve davalının, davacıya taşıma hizmeti vererek taşıma bedelini tahsil ettiği sabittir.
Uyuşmazlık, davalının taşıma nedeniyle yaptığını ileri sürdüğü bir kısım masrafların davacıdan talep edilip edilemeyeceği, davacının ihtirazi kayıt ile ödediği bu miktarların iadesini isteyip isteyemeyeceği ve deniz taşımasından kaynaklanan bu alacağın zamanaşımı süresi içinde talep edilip edilmediği noktasındadır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 15/09/2021 tarihinde 3.620,00 USD'nin tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi ile takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraf açıklamaları ve dosyadaki bilirkişi raporuna göre davacı tarafından ihtirazı kayıt ile ödenip tahsili istenen faturaların ... nolu 610,40 USD bedelli ve 09.09.2019 tarihli, ... nolu, 610,40 USD bedelli 28.06.2019 tarihli, ... nolu 610,40 USD bedelli 28.01.2019 tarihli, ... nolu 610,40 USD bedelli 03.09.2018 tarihli, ... nolu 610,40 USD bedelli 03.12.2018 tarihli, ... nolu 568,60 USD bedelli 23.03.2018 tarihli faturalar olduğu belirlenmiştir.
Davalı vekili süresinde zamanaşımı defini ileri sürmüştür. TTK'nın 1246. maddesine göre, deniz taşımasından kaynaklanan bu tür bir tazminat hakkı bir yılda zamanaşımına uğrar ve bu süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Davacının, deniz taşıması nedeniyle fazladan yaptığını ileri sürdüğü miktar yönünden, ödeme tarihlerinden itibaren zamanaşımının başladığı anlaşılmaktadır.
Davacının yapmış olduğu son ödeme 10.09.2019 tarihli olup, alacak 10.09.2020 tarihinde zamanaşımına uğramıştır. Ancak bu süre içinde zamanaşımını durduran özel bir yasal düzenleme bulunduğundan, bu hükmün de değerlendirilmesi gerekmektedir. Covid 19 pandemisi kapsamında alınan tedbirler nedeni ile 25.03.2020 tarihli 7226 sayılı Kanunun geçici 1/1-a maddesi uyarınca zamanaşımı ve hak düşürücü süreleri 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmuştur.
29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Yasa ile durdurulan hak düşürücü sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmış sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Buna göre işlemeye başlayan zamanaşımı süresi içinde yaklaşık üç ay süre ile zamanaşımı süresi durmuştur. Yasa ve kararname ile belirlenen tarihten sonra, duran zamanaşımı süresi TBK'nın 153/son maddesi gereğince, tekrar işlemeye başlayacaktır.
Duran süre dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin 14.12.2020 tarihine uzadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin gerekçeli karara yönelik somut bir istinaf nedeni bulunmamakta, genel olarak ilk derece mahkemesi kararında değerlendirilen TTK'nın 1246. maddesi ile 7226 sayılı Kanun'un geçici 1/1-a maddesinin değerlendirilmesi istenmiştir.
Dava konusu icra takibinin 14.09.2021 tarihinde başlatılması nedeniyle takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/678, K. 2025/988, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama