KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/916
- Karar no
- 2025/998
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28.12.2023
- Numarası
- 2023/365 Esas - 2023/771 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
Karar Metni
1.846 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2021/254 Esas sayılı dosyasında Tasfiye Halinde ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketine karşı işçilik alacaklarından dolayı açtığı davada şirketin terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece ihya davası açmak için süre verildiğini, şirket terkin edilmesi nedeniyle taraf ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek, şirketin ihyasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTK'nın 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.maddesine göre işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk derece mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ara kararı üzerine şirketin sn tasfiye memuru olan ... davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.Davalı tasfiye memuru ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İhyası istenen Tasfiye Halinde ... San. Tic. Ltd. Şti'nin tasfiyesinin sona erdiği 20/09/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, şirket ortak ve yetkilisinin ... olduğu sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamından edinilen vicdani kanaat gereğince; davacıların İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında sicile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasında İstanbul 20. İş Mahkemesi'nin 2023/395-396-397-398-399 Esas sayılı dosyalarında taraf teşkili yapılabilmesi ve davaların sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, ihyası istenen şirketin İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2021/254 esas dosyası yönünden yapılacak hukuki işlemler ve kararın infazına yönelik işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, bu nedenle tasfiye memuru olarak tasfiye işlemlerini yapmak üzere mali müşavir ...'in aşağıdaki şart ve koşullarda tasfiye memuru olarak atanması mahkememizce benimsenmiştir.
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından yapılan incelemede; davalı ... yasal hasım olduğundan anılan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ihyası istenen şirketin ortağı ve müdürü olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak tasfiyeyi tamamladığı ve tasfiye kararının 20.09.2021 tarihinde tescil edilerek şirketin terkin edildiği, UYAP'tan yapılan incelemede görüldüğü üzere davacı tarafça ihyası istenen şirkete karşı İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2021/254( yeni esas 2023/68) esas dosyası ile tasfiyenin kapanmasından sonra 11.10.2021 tarihinde dava açıldığı,
bu nedenle tasfiye sırasında davacı tarafça, ihyası istenen şirkete karşı henüz ikame edilen bir dava bulunmadığından tasfiyenin kapatılarak , şirketin Ticaret Sicilden terkin edilmesinde davanın açıldığı tarih itibariyle davalı ...'ın bir kusuru bulunmadığı..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Memurluğunun ... sicil numarasına kayıtlı iken re'sen terkin edilen Tasfiye Halinde ... San. Tic. Ltd.
Şti.'nin İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2023/68 Esas dosyasındaki yargılama ve hükmün infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin ticaret siciline tescil ve kararın özetinin ticaret sicil gazetesinde ilanına, TTK'nın 547/2.maddesine göre, mali müşavir ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Mahkemece şirketin ihyası ile tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye memuru için beş aylık toplam 15.000 TL ücret tayinine ve ücretin davacıdan alınmasına karar verildiğini, Mahkemece, tasfiye öncesi işçilik alacağı için dava açılmaması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına rağmen, şirkete Bakırköy ...
Noterliğinin 02.07.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, ardından zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, bu süreçte tasfiyeye başlandığını ve 10.09.2021 tarihinde neticelenen arabuluculuk sürecinden on gün sonra 20.09.2021 tarihinde tasfiyenin sonuçlandırıldığını, davanın açılmasının aranması halinde zorunlu arabuluculuğa başvurunun değerlendirilmesi gerektiğini, arabuluculuğa başvurulmadan bu davanın açılamayacağını, arabuluculuk süreci devam ederken şirketi tasfiye sürecine sokan ve dava açılmadan hemen önce tasfiyeyi neticelendiren davalı tasfiye memurunun ihya davası açılmasına sebebiyet verdiğini,
müvekkilinin bakiye işçilik alacağı bulunmasına rağmen 15.000 TL tasfiye memuru ücreti ödemesine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, üçüncü kişi yerine son tasfiyeyi gerçekleştiren davalı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına ve ücret tayin edilmemesine, arabuluculuk sürecinde anlaşmayarak dava öncesi tasfiye işlemlerini tamamlamak suretiyle huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine yargılama gideri ile ücreti vekalet tayini gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
kararın kaldırılmasına ve davanın istinaf sebepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne yargılama giderleri ile tasfiye memuru ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür.
Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir.
Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi hâlinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir.
Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir.
Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür. İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 20.09.2021 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında.
"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı Tasfiye Halinde ...
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine davacı tarafından İstanbul 5. İş Mahkemesinin 2021/254 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığı, verilen görevsizlik kararları sonrası davanın 2023/68 Esasını aldığı, iş mahkemesince şirketin ihyası için dava açılması üzere davacıya süre verildiği,
davacının sadece sicil müdürlüğünü hasım göstererek dava açtığı, mahkemece tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi için süre verildiği ve tasfiye memurunun davaya katılımının sağlanarak taraf teşkilinin oluşturulduğu anlaşılmıştır.Mahkemece şirketin ihyasına karar verilerek dışarıdan bir tasfiye memuru atanmış ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin davacı tarafından ödenmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi, terkin tarihi olan 20.09.2021 tarihinde iş mahkemesindeki davanın açılmadığı, bu davanın 11.10.2021 tarihinde ve terkinden sonra açılması nedeniyle davalı tasfiye memurunun kusurununu bulunmadığı ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiği kabul edilmiştir.TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca, mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.
İhyası istenen şirketin tasfiye memurunun bulunduğu ve bu kişinin ek tasfiyeyi tamamlamasına engel oluşturacak bir mazeretin bulunduğuna ilişkin kanıt veya gerekçe bulunmadan üçüncü bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve tayin edilen tasfiye memurunun ücretinin davacıdan alınmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu yöne ilişkin istinaf başvurusu haklı bulunmuş ve hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Diğer yandan, terkin tarihinde açılmış bir dava bulunmaması, TTK'nın 547.maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin edilen şirketin ihyası davasında yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasını gerektirmemektedir. Kaldı ki davacı, terkinden önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurmuştur.
Atanan arabulucunun tarafların katılımı ile 06.09.2021 tarihinde ilk oturum, 10.09.2021 tarihinde ise ikinci oturumu yaptığı ve anlaşmamazlık tutanağı düzenlendiği, terkin edilen şirketin bu süreçte vekili aracılığıyla temsil edildiği ve uyuşmazlıktan tasfiye memurunun haberdar olmadığının kabul edilemeyeceği de açıktır.Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memuru sorumludur.
HMK'nın 326. maddesi gereğince yargılama giderlerine aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle, davalı tasfiye memuru aleyhine harç, yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince HMK'nın 326. maddesindeki temel ilkeden ayrılmayı gerektirir bir gerekçesinin de bulunmadığı karardan anlaşılmaktadır.
Davalı tasfiye memuru davayı kabul ederek yargılama giderlerinden sorumlulukta farklılaşma yaratma olanağına sahip olmasına rağmen bu yola başvurmamıştır. Davacının ihya davası açmakta hukuki yararı olduğundan ve davalı tasfiye memuru davaya kabul etmediğinden, davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekir. Bu nedenle davacı vekilinin buna dair istinaf nedenlerinin kabulü gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353 1.b.2 maddesi gereğince düzeltilmek üzere kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/916, K. 2025/998, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama