İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2020/311 K.2023/30

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2020/311Karar2023/30Tarih17 Ocak 2023Okuma10 dk · 1.939 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi Asıl Dava Dosyasında Birleşen Bakırköy 6.ASLİYE Ticaret Mahkemesinin 2018/431 Esas, 2018/656 Karar Numaralı Dosyasında:

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
17 Ocak 2023
Dosya no
2020/311
Karar no
2023/30
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/11/2019
Numarası
2018/342 Esas, 2019/1241 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.939 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat, birleşen dava ise alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne birleşen davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.

Davacı vekili, davacı şirketin tekstil ve dış giyim imalatı alanında 2001 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, davacı ile davalı arasında davacının ürettiği kot pantolonların tek paçası üzerine baskı yapılması hususunda görüşmeler yapıldığını, bu kapsamda davalı taraftan numune ürün baskısı istendiğini ve teslim edilen numunelerde yapılan yıkama işlemi sonucunda kumaşın baskılı alanında likra kaybına bağlı elastikiyet bozukluğu ve yapılan baskıda dökülmeler olduğunun görüldüğünü, bunun üzerine davalı firmaya tespit edilen hususlarda gerekli uyarıların yapıldığını, tekrar ham pantolon verilerek ikinci defa numune baskı istendiğini,

2. baskıdan sonra baskı işlemi üzerine yıkama prosesinde önceki sorunla karşılaşılmamış olduğunu, ürünlerin üretime geçilmek üzere müşteriye onaylatıldığını ve müşteri onayına istinaden tüm kumaşın kesilip dikildiğini ve yıkaması yapılmadan baskı yapılmak üzere davalıya sipariş verildiğini, müşterinin sipariş emrinde 1682 adet olarak sipariş verilen kot pantolonların baskıya hazır şekilde davalıya teslim edildiğini, davalıdan da söz konusu pantolonların baskılar yapılmış şekilde teslim alındığını, ilk numunede görünen problemden kaynaklanan endişe sebebiyle standart yıkama prosesi ile bir kazan deneme yıkaması yapıldığını,

ancak yıkanan pantolonlarda ilk hatalı numunede olduğu gibi baskılarda sökülme, bazı ürünlerde paça ve paça üstü kısımlarda baskı yapılan taraf ile baskı yapılmayan taraf arasında gözle görülür nitelikte ölçü farkları ve likra kaçması olduğunun tespit edildiğini, baskılı olan tarafça kumaş kalitesi ve esnekliğinin tamamen ortadan kalktığını, estetiğe, ürün nitelik ve kalitesine uygun düşmeyecek kadar esneme ve bozulma gerçekleştiğinin gözlemlendiğini, bunun üzerine baskı işlemi ifasında gizli ayıp olduğu tespit edildiğinden,

bu hususun derhal karşı tarafa bildirildiğini, kendi müşterisine sipariş verilen pantolonların zamanında teslim edilmemesi nedeniyle ticari itibarının zedelenmemesi amacıyla davacıya ayıplı olarak baskı yapılarak teslim edilen pantolonlara standart yıkama prosesine ilaveten maliyetli olsa da çözüm odaklı olarak reçine kullanılarak baskı sabitlenmeye çalışıldığını, 1682 adet ürüne ek olarak 187 adet ek üretim gerçekleştirildiğini, ayıplı baskı yapılan pantolonlardan 782 adedinin davacının teknik çabalarıyla müşteriye teslim edilebilecek şekilde kurtarılabildiğini ve müşteriye teslim edildiğini,

ancak 1087 adet ürünün kullanılamaz hale geldiğini ve sevk edilmeyerek hatalı olarak stokta bırakıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi zararlarının ihtarname tarihi olan 11.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Bakırköy 27. Noterliği'nin 09/01/2018 tarih 00703 yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının davalının kusuru ile telef olduğunu iddia ettiği mallardan dolayı uğradığı zarara istinaden 22.000,00 Euro talep ettiğini, bu davada ise 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafın iş bedelinden ödenmeyen kısmın tahsili için Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, itiraz üzerine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/431 esas ayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, bu dosya ile birleştirme talep ettiklerini, ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafın davalıya yıkanmış numune getirdiğini, numunenin ve yıkanmış haldeki numunede oluşan rengi "ürünün ham halinde" istediklerini belirttiklerini yani davalıdan yıkama işleminden önce oluşacak ham haldeki baskı istenildiğini, davacının yıkama işlemi sonrası baskılarda bozulma olduğu ve ayıplı ifada bulunulduğu iddiasının yerinde olmadığını,

siparişe rakle çekimi sırasında normalde 4 rakle kullanırken davacının istekleri doğrultusunda yarım rakle kullanıldığını, ayrıca sipariş edilen ürünlerin ham hallerinin davacının daimi çalışanı ... isimli çalışan tarafından kontrol edildiğini ve onaylandığını, davalının ilgili ürünün üzerinde bulunan yıkama talimatında yazılı yıkama şekli için taahhüt verdiğini, ham hali istenen siparişler için hiçbir yıkama yapmadığını, baskı için gelen ürünlerin üzerinde yazan yıkama talimatlarına uygun olarak baskı işlemini gerçekleştirdiğini, davacının ise sanayi tipi yıkama ile yıkama işlemini yaptığını,

yıkamada hangi kimyasalların kullanıldığını bilemeyeceklerini, sanayi tipi yıkamalarda yıkama talimatlarında belirtilen yıkamaların aksine hasar görme oranı ve hatalı yıkama yapılması halinde bu oranın çok daha yüksek olacağını, davacı tarafça 800 adet ürünün hatasız 1100 ürünün ise hatalı olarak baskılandığı iddiasını kabul etmediklerini, baskı işlemi yapılmış ürünlerin sanayi tipi yıkamaya maruz kaldığını, 800 ürünün kullanılmaz hale gelmesinin mümkün olmadığını, davalının 1730 parçalık ürün siparişini 1 gün içerisinde bitirdiğini ve 1730 parçanın tamamının tek günde davacıya teslim edildiğini,

davacının iddiası gibi hatalı üretiminden kaynaklı bir sorun olması halinde 1730 ürünün hepsinin telef olmasının gerektiğini, bu nedenle davacının davasını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/431 esas sayılı dosyasında davacı vekili, davacı yüklenicinin davalıya yaptığı ...

Baskı Hizmeti karşılığında faturalara dayalı toplam 23.039,46 TL alacaklı olduğunu, bu alacaktan 11.620,96 TL'nin tahsil edilemediğini, davalının yapılan işin ayıplı olduğu yönünde haksız itirazda bulunduğunu, ancak müvekkilinin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, cari hesap alacağına ilişkin olarak Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, iş bu takibe herhangi bir belge göstermeksizin ve denim baskı hizmetlerinin ayıplı olduğunu, bazı ürünlerde yıkama sonrası baskıda dökülme vb. sorunlar olduğunu beyan ederek itiraz edildiğini belirterek,

itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/431 esas sayılı dosyasında davalı vekili, davacı yükleniciye 1682 adet kot pantolon üzerine baskı yapılmak üzere anlaşma yapıldığını, yapılan baskı işleminin gizli ayıplı olduğunu, bu durumun tespit edilmesi üzerine karşı tarafa derhal ihtarda bulunulduğunu Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/342 Esas sayılı dosya ile ayıplı ifa nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat davası açmış olduklarını belirterek,

davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde incelenen pantolonlarda onaylı numunedeki desenin aynısının basılmış olduğu, ancak onaylı numunedeki çiçek desen üzerindeki kırmızı rengin incelenen pantolonların baskısında bulunmadığı, baskı rengi farklılığının açık ayıp olduğu, davacının baskı rengiyle ilgili itirazına rastlanmadığından baskı renginin davacı tarafından kabul edildiği, yerinde yapılan inceleme esnasında rakle basıncının yarıma düşürüldüğünün fason takipçisi ... tarafından kabul edildiği,

dava konusu baskılarda rakle basıncının dörtten yarıma düştüğü, baskılı kısımda boyanın kumaşa tutunmasının da aynı oranda düştüğü, rakle basıncı düşürüldükten sonra numune çalışması yapılarak yıkanması ve baskı kalitesindeki değişim gözlendikten sonra pantolonların basılması gerektiği, incelenen pantolonlardaki baskı deseninde kırılma ve bozulma ayıbının rakle basıncının düşürülmesi nedeniyle oluştuğu ve kusurun rakle basıncının düşürülmesini isteyen davacıya ait olduğu, bu nedenle davalıya kusur yüklenemeyeceği, yapılan incelemeye likrası bozulmuş 2 adet pantolondan başka pantolon sunulmadığı,

1869 adet pantolondan 8-10 adet likrası bozuk pantolon çıksa bile bunun baskı fire oranı dahilinde olduğu, likra bozulması sebebiyle ayıp bulunduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacı/birleşen davada davalı tarafından sunulan ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, sunulan ticari defterlere göre 31.12.2017 tarihi itibariyle davalı/birleşen davada davacıya 11.621,00 TL borçlu durumda olduğu, davalı/birleşen davada davacı tarafından sunulan ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu,

sunulan ticari defterlere göre 31.12.2017 tarihi itibariyle davacı/birleşen davada davalıdan 11.620,96 TL alacaklı durumda olduğunu belirtmiş olup dosya kapsamı ve delil durumuna uygun düştüğü değerlendirilen ve bu nedenle mahkemece itibar edilen bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor ve tanık ifadeleri de hep birlikte değerlendirildiğinde asıl dava bakımından davacı birleşen dosya davalısı tarafından iddia edildiği şekilde ayıp sebebiyle davalı birleşen dosya davacısına kusur yüklenemeyeceğinden talep edilebilecek maddi bir zararın bulunmadığı,

ayıp sebebiyle davalı birleşen dosya davacısının bir kusuru bulunmadığından ve bir manevi zararın da bulunduğu ispatlanamadığından asıl davanın reddi gerektiği; birleşen dava bakımından ise, her iki tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerine göre davalı birleşen dosya davacısının, davacı birleşen dosya davalısından 11.620,96 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin 11.620,96 TL asıl alacak ve 74,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 11.695,46 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'si olan 2.324,19 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

Davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesiyle, incelenen pantolonlardaki baskı desenindeki kırılma ve bozulma ayıbının rakle basıncının düşürülmesinden kaynaklandığını, rakle basıncının dörtten yarıma düşürülmesi talimatının davacı fason takipçisi ... tarafından verildiğini, bu nedenle davalının kusurlu olamayacağı kanaatiyle ve incelemeye likrası bozulmuş iki pantolondan başka pantolonunun sunulmaması ve 1869 adet pantolondan 8-10 adet likrası bozuk pantolon çıksa bile bunun baskı fire oranı dahilinde olması sebebiyle likradan kaynaklı olup olmadığının ispatının gerektiğini,

talimatın davacı tarafça verildiğinin ispatlanamadığını, bu husus kabul edilse dahi talebin pantolonlarda mevcut duruma yol açabileceğini bilen ve bilmesi gereken davalı karşı davacının bu hususta bildirimde bulunması gerektiğini belirterek, asıl davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne; birleşen dava yönünden ise ticari defterlere göre davalı birleşen davada davacının 11.620,96 TL alacaklı olduğu kabul edilerek verilen kararın asıl davadaki talepler doğrultusunda borçlu olmadıklarından birleşen davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı birleşen davada davalı iş sahibi; davalı birleşen davada davacı ise yüklenicidir. Taraflar arasında davacının dikip teslim ettiği kot pantolonlar üzerine davalı tarafından baskı yapımı konusunda anlaşma yapılmıştır.

Asıl davada davacı, davalı tarafa toplam 1869 adet baskı yaptırıldığını, bunlardan 1087 adetinde ayıplar meydana geldiğini belirterek 1.000,00 TL maddi tazminat, 5.000,00 TL manevi tazminatın tazminini talep etmiş; birleşen davada davacı yüklenici ise, 11.621,96 TL cari hesap alacağının tahsili için giriştiği icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kot pantolonların tek paçasına yapılacak baskı işleminin 4 rakle olarak yapılması gerekirken iş sahibinin fason takipçisi ...'ın talebi üzerine yarım rakle basınç ile baskı yapıldığı, rakle basıncının düşürülmesi sebebiyle baskı deseninde oluşan kırılma ve bozulma ayıbı nedeniyle davalıya kusur yüklenemeyeceği belirtilmiş, mahkemece aynı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Eser sözleşmelerinde yüklenicinin özen ve ihbar yükümlülüğü kapsamında iş sahibi tarafından verilen talimatın eserin ayıplı olarak imaline sebebiyet verebilecek nitelikte olması halinde bu durumun yüklenici tarafından iş sahibine bildirilmesi gerekmektedir. Bu husus aynı zamanda basiretli bir tacir olmanın da bir gereğidir.

Somut olayda iş sahibinin fason takipçisi tarafından rakle baskısının yarım rakleye düşürülmesi talimatı verildiği savunulmasına rağmen bu talimatın verildiği yasal delillerle ispatlanamadığı gibi talimat verilmiş olsa dahi, özen ve ihbar yükümlülüğü karşısında, bu talimatın sonuçlarının iş sahibine bildirilmesi ve iş sahibince talimatta ısrar edilmesi halinde talimat gereğinin yerine getirilmesi gerekmektedir.

Aksi takdirde basiretli tacir olmanın gereğini yerine getirmeyen yüklenici eserde meydana gelen ayıplardan sorumlu olacaktır.

Bu durumda, mahkemece iş sahibinin ayıplı olduğunu iddia ettiği tüm ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ayıpların bedeli tespit edilip, taraf defterlerinde kayıtlı alacaktan mahsubu ile sonucuna göre asıl ve birleşen davalar yönünden karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın asıl ve birleşen davalar yönünden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2019 tarih, 2018/342 Esas, 2019/1241 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5- Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/311, K. 2023/30, 17 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/311
Karar No
2023/30
Tarih
17 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/311 K.2023/47
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2020/312 K.2022/1979
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/314 K.2023/12
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/316 K.2023/35
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/317 K.2023/26
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/319 K.2023/15

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.