KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Dosya no
- 2021/145
- Karar no
- 2023/1480
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarih
- 15/09/2020
- Numarası
- 2018/116 Esas, 2020/518
- Dava
- İtirazın İptali
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davalı borçlu şirketin Genel Müdürlük Binası Cephe Taşları Değişimi ve Güvenlik kulübesi Cam Film İşlerini müvekkil alacaklı şirkete yaptırdığını, müvekkili şirketin edimlerini eksiksiz ifa ettiğini, buna ilişkin 2 adet toplamda 31.860,00 TL tutarlı fatura düzenleyip davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin faturalara itiraz etmediğini, bu nedenle Üsküdar ...Noterliği kanalıyla ihtarname gönderildiğini, nihayetinde davalının borcunu ödememesinden dolayı İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü aracılığıyla icra takibi taşlatıldığını, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini belirterek,
itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ... Mah. ... Cad.No: ...
Üsküdar adresinde bulunan binada yapılan arka bahçeden otoparka çıkan merdivenin yapılması ve tadilatı, cephedeki mermer taşlarının tadilatı ve güvenlik kulübesinin film işlerinden kaynaklı tadilat karşılığında davacıya 137.187,98 TL ödeme yapıldığını, müvekkil ile davacı arasındaki cari hesap ilişkisini inkar edilmediğini, ancak davacının düzenlediği ve dava konusu edilen faturalar karşılığı yapılan işin faturalarda belirtildiği gibi 31.860,00 TL olmadığını, zira davacının yaptığı işlerin karşılığını olduğundan yüksek gösterdiğini,
müvekkil şirket bünyesinde istihdam edilen ve davacı ile iletişimi sağlayan ... tarafından bir takım usulsüzlükler yapıldığını ve dava konusu olan fatura tutarlarının oldukça yüksek olmasının da bu usulsüzlükler arasında olduğunu, bu çalışan hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açıldığını, tüm bu açıklamalar kapsamında davacının gerçekten bakiye alacağı olup olmadığını ve varsa tutarının tespit dilebilmesi için davacının yaptığı işlerin keşif yoluyla yerinde incelenmesini ve yapılan işlerin karşılığının belirlenmesi için bilirkişi heyetinin görevlendirilmesini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 15/09/2020 tarihli karar ile, taraflar arasında Bina Cephe Taşları Değişimi Ve Güvenlik Kulübesi Cam Filmi İşlerinin yapımına dayalı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacı yüklenicinin eseri yapıp teslim ettiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın yapılan işlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıbın miktarı konularında toplandığı, dosya kapsamında davacı yükleniciye süresinde ayıp ihbarı yapıldığına dair delil bulunmadığı ve yapılan işlerin ayıplı olduğunu ispata yarar herhangi bir tespit işlemi de yaptırılmadığı,
yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu alacağa dayanak faturaların davalı taraf ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, her ne kadar davalı taraf bir kısım işlerinin eksik ve ayıplı yapıldığını iddia etmiş ve iddiaları doğrultusunda bilirkişi raporu ile değerlendirme yapılmış ise de; yapılan işlerin taraflar arasındaki anlaşma kapsamında olup olmadığı ve davacı tarafından yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı gibi ayıbın türü ve ayıplı imalat nedeninin tespitinin de mümkün olmadığı,
eser sözleşmelerinde eserin eksik ve ayıplı olarak imal edildiğinin savunulması halinde karine olarak işin teslim edildiğinin kabulü gerekeceği bu haliyle davalı tarafın eksik ve ayıplı ifa iddiasını usulünce ispatlayamadığı, süresi içerisinde ayıp ihbarının yapılmamış olduğu, iş bedelinin ve bakiye alacağının taraf defter kayıtları ile likit olduğu, davalı tarafın icra takibinden evvel temerrüde düşürülmüş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı tarafından İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 34.200,40 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere 6.840,08 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesiyle; davacının yaptığı işin değerinden çok daha fazla faturalandırma yaptığını, tespit edilmesi gereken ayıp olup olmadığı değil, zamanında ayıp bildirimi yapılıp yapılmadığı değil, davacının iş kalemleri toplanarak faturalandırmanın ortalama bedellere uyup uymadığının kontrol edilmesinin olduğu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, işin yapıldığı tarihteki bedellerin değil, icra takip tarihindeki bedeller üzerinden hesaplama yapıldığı, tartışmalı bir alacak olduğunu, icra inkar tazminatının verilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Tarafların arasında bina cephe taşlarının değişimi ve güvenlik kulesi cam filmi işinin yapımı konusunda sözlü eser sözleşmesi düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, cari hesap ilişkisi sebebiyle alacağına dair iki adet faturaya dayalı olarak İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibi yaparak 31.860,00 TL asıl alacak ve 2.340,40 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden takip başlatılmış, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davayı açmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafça için yapılıp teslim edildiği, davalı tarafça yüklenicinin yaptığı işlerin bedelinin yüksek gösterildiği ileri sürülmüş ise de mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde dava konusu alacağa dayanak faturaların davalı taraf ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu, davalının davacıya 31.860,00 TL borçlu göründüğü tespit edilmiş ve bu suretle davalı tarfaça faturalara itiraz edilmeksizin içeriğinin kabul edilmiş olduğu anlaşıldığından mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilmediği;
davalı tarafın icra takibinden evvel temerrüde düşürülmüş olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, mahkemece tüm bu hususlar değerlendirilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/145, K. 2023/1480, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama