KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Dosya no
- 2021/2669
- Karar no
- 2025/692
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2021
- Numarası
- 2019/315 Esas, 2021/503 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili , müvekkilleri ile davalı arasındaki asansör hizmetlerine dayalı ticari ilişki olduğunu ,müvekkilinin eksiksiz hizmet verdiğini , davalıya asansör montaj ve malzeme bedeline ilişkin fatura kesildiğini , davalının bir kısım ödeme yaptığını , ancak 3.11.2017 tarihli 47.200.00 TL.
Tutarlı fatura bedelini davalının müvekkiline ödemediğini borcu olduğunu, davalının borcunu ödemediğini, açılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek , takibin 20.000,00 TL. üzerinden devamını , itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili , davacının belirttiği ticari ilişki kapsamında sözleşme tarafının davacı ile ... olduğunu, müvekillerinin belirli işlere yönelik ...a ödeme yaptığını, ...'ın ruhsat verme borcunu yerine getirmediğini, müvekilleri ile davacı arasında husumet ehliyeti bulunmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece , tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali müşavir marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği , dosyaya 03/12/2019 tarihli kök rapor ve 24/08/2020 tarihli 1.ek raporlar sunulduğu , bu raporlarda, tarafların ticari defter ve belgelerini bilirkişinin incelemesine sunmadıkları, dava konusu asansörlerin bulunduğu yerin tespit edilememesi nedeni ile asansörler üzerinde de inceleme yapılamadığının bildirildiği,Taraflara ticari defter ve belgelerini sunmaları konusunda verilen kesin süre üzerine,
davalı tarafça 2017 yılına ait ticari defterlerin ve bir kısım belgelerin sunulması sunulması sonucunda düzenlenen 2.ek raporda ; dava konusu 47.200,00 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı tarafın sunduğu 1.belgenin ödemeler diye el yazısı ile yazılarak çekten talan 10.000,00 TL, verilen çek 50.000,00 TL, çek 20.000,00 TL olmak üzere toplamda 80.000 TL tutar yazılarak 2 imza ile imzalandığının görüldüğü, 2.belgenin 1 adet çek olduğu, üzerine "aslını elden aldım ..." diye yazıldığı, çekin ödeme belgesinin sunulmadığı, 3.belgenin 1 adet çek olduğu,
üzerine "aslını elden aldım ..." diye yazıldığının bildirildiği, Yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde.
TTK'nun 222.maddesi uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi lehine veya aleyhine delil olabileceği, dava konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, böylece ispat yükünün yer değiştirip davalı tarafa geçtiği, davalı tarafça söz konusu faturadaki hizmetin verilmediğinin ispatlanması gerektiği ancak ispat edilemediği, davalı defter kayıtlarının söz konusu asansör işini davacı yerine başkasının yaptığı yönündeki savunmasını da çürüttüğü, davalı tarafça bilirkişiye sunulan belge ve çeklerin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğu,
kaldı ki söz konusu belgenin ve çeklerin davacı ile ilgisi bulunmadığı ve çek bedellerinin davacıya ödendiğinin de ispat edilemediği, dolayısıyla bu belgenin ve çeklerin borcu söndürür nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek, Davalının Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 20.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 20.000,00 TL asıl alacağa takipten itibaren yasal faiz uygulanmasına,
Davalı itirazında haksız çıktığı ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile,20.000,00 TL asıl alacağın %20 si oranında hesaplanacak İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında , yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu , edimin aynı anda ifasının gerektiğini , bedel ödeme borcu eserin teslim anında muaccel olacağını , mahkemenin asansörü kontrol etmesi gerektiğini bu şekilde ruhsat belgesinin olup olmadığını araştırması gerektiğini , asansörün tam ve eksiksiz bitirilip ruhsatın alındığı tarihte borcun doğacağını ,
davacı hakkında kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.Davacı vekili dava dilekçesinde , taraflar arasında ticari ilişki olduğunu , müvekkilinin eksiksiz hizmet verdiğini ,
asansör montaj ve malzeme bedeli olarak davalıya faturalar kestiklerini bir kısmını davalının ödediğini ancak 03.11.2017 tarihli 47.200,00 TL. tutarlı asansör montaj ve malzeme bedeli faturasını davalının ödemediğini , takibe itiraz ettiğini , 20.000,00 TL. üzerinden takibin devamını ve davalının itirazının iptalini talep etmiştir.Davalı vekili , davacının , davalı ile bir sözleşmesi olmadığını , müvekkili ile ... arasında sözleşme olduğunu , müvekkilinin ...'a ödemelerini yaptığını , ancak ...'ın ruhsat verme borcunu yerine getirmediğini belirterek husumet itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dosya kapsamında ,17.09.2018 ,1.12.2018 ve Türk Standartları Enstitüsü Muayene ve Gözetim Merkezi Başkanlığı Asansör Periyodik Takip Kontrol Raporu olduğu , bina maliki olarak Davalı ...'ın gözüktüğü , servis hizmeti verenin ise davacı olarak gösterildiği , kontrol sonucunun uygun olduğu anlaşılmıştır.5.02.2021 tarihli 2. Ek Bilirkişi raporunda , davacı tarafın defterlerini sunmadığı , davalının tarafın defterlerini sunduğunu , davalı defterlerine göre , dava konusu faturanın kayıtlı olduğu ,31.12.2017 tarihi itibariyle , davalı tarafın , davacı tarafa 47.200,00 TL. borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu durum itibariyle davalının ticari defter kayıtları ve Asansör Periyodik Bakım formu dikkate alındığında taraflar arasında akdi ilişki vardır. Davalı tarafın defterleri delil niteliğine de haiz durumdadır. Davalı tarafın dosya kapsamında ticari defterlerinin aksini ispatlamakla yani borçlu olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Davalı ticari defterlerinin aksini ispatlayamadığından , yerel mahkemenin kararı dosya kapsamına , hukuka ve usule uygundur.
Bu sebeple davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2669, K. 2025/692, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama