KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Dosya no
- 2021/495
- Karar no
- 2024/674
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2020
- Numarası
- 2019/57 Esas, 2020/717 Karar
- Davanın konusu
- tirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
928 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; davacı yan tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden; fatura alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek, takibin durduğunu, davalı ile aralarında 23/01/2019 tarihinde mutabakat mektubu olduğunu, davalının borcunu açıkça ikrar ettiğini ifade ederek,
itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan davaya cevap vermemiştir.Mahkemece 18/11/2020 tarihli karar ile, "Yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarında 10.290,71 USD alacağının işli olduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı,
incelenen davacı kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve davacının e-fatura sistemine kayıtlı olup, faturaları '... ile davalıya ilettiği ve buna rağmen davalı tarafından 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara usulüne uygun itiraz ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumun e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş sonucunu doğurduğu, ayrıca davacı tarafından dosyaya mutabakat mektubu örneği sunulduğu,
dosyadaki mübrez davalı şirkete ait 23/01/2019 tarihli mutabakat mektubu ile '...A.Ş.'ne 23/01/2019 tarihi itibariyle 10.290,71 USD borç bakiye ile matabık olduğumuzu bildiririz' şeklinde düzenlendiği, davalının aksine yönelik bir beyanı olmadığından mutabakat mektubuna davalının ikrarı olduğunun kabulü gerektiği, yine davalı tarafından farklı tarihlerde davacıya bir kısım ödemeler yapıldığı, bu haliyle davaya konu fatura içeriği malların davalı tarafından teslim alındığının da kabulü gerektiği gerekçesi ile.
Davanın Kabulü İle, Davalının .... Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacak likit olup asıl alacağın % 20'si oranındaki 10.895,39.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı şirket vekili vekili istinaf dilekçesi ile;
davanın kabulüne ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu ve itirazlarının bulunmadığını, ancak yargılama gideri niteliğindeki ilam vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ve kararı yalnızca vekalet ücreti yönünden istinaf ettiklerini, hüküm kısmının 5. Maddesinde "7.882,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" denildiğini ancak karar tarihindeki ... efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, hükmün tarihi olan 18/11/2020 tarihinde TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru (1$=7.74TL) üzerinden hesaplama yapıldığında, dava esas değeri,
79.650,09-TL olmakta ve bu değer üzerinden hesaplama yapıldığında davacı lehine 11.154,51-TL tutarında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek hüküm fıkrasının 5. Maddesinde vekalet ücreti olarak yer alan 7.882,00-TL' nin. 11.154,51-TL olarak düzeltilerek hüküm tesis edilmesini için yerel Mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı şirket vekili vekili istinaf dilekçesi ile; yerel mahkeme tarafından kurulan hükmün gerekçeli olmadığını ve tüm iddialarına değinilmeden tesis edildiğini, bilirkişi marifetiyle düzenlenen rapora yaptıkları itirazlar değerlendirmeden yalnızca raporun elverişli olduğuna değinerek hüküm tesis edildiğini, takibe konu fatura içeriğinden dolayı müvekkil şirketin davacı şirkete hiçbir borcunun olmadığını, ispat yükü üzerinde olan davacının alacaklı olduğunu ispat edemediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 12/01/2018 tarihli ...sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan yüklenici sıfatı ile davalı ile imzaladığı ...
Projesi alt .... sözleşmesine dayalı alacağını tahsil için davalı yan aleyhine başlattığı icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise davaya cevap vermemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı tarafından ticari kayıtlar sunmadığı gibi, dosyaya davacı yan tarafından sunulan mutabakat metnine de itirazda bulunulmamış, bilirkişi raporu ile de davacı yan tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve davacının takip talebindeki alacak miktarı kadar alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece; alınan bilirkişi raporuyla davalının borçlu olduğu bedel hesaplanmış olup;
bilirkişi raporuna itibar edilerek ve mutabakat mektubunun davalının ikrarı olduğunu, gerekçesi ile davanın kabulü kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacı yan her ne kadar Mahkemece vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de yabancı para cinsinden takibe konulan alacaklarda;
takip tarihindeki kur üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Davalı yanın istinaf talepleri ise Mahkemece gerekli incelemelerin yapılmış olması sebebi ile reddedilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,
taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/495, K. 2024/674, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama