KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2021/496 Esas
- Karar no
- 2024/972
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/12/2020
- Numarası
- 2018/1179 Esas, 2020/845 Karar
Karar Metni
968 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan ... Sözleşmesi uyarınca davalı şirkete yemek kartı hizmeti verilmeye başlandığını, davalının, belirttiği miktarda yıllık yükleme yapacağını taahhüt ederek ödemede gecikme olan her ay için aylık % 2,5 oranında vade farkı uygulanmasını kabul ettiğini, sözleşmede müvekkili şirketin kayıtlarının kesin delil olarak kararlaştırıldığını, verilen hizmetin bedelinin ödenmemesi sebebiyle ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin adresi itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yüklendiği edimleri yerine getirmeyen davacının herhangi bir alacağının olmadığını, talep edilen faizin yasaya ve emredici hukuk kurallarına aykırı olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan/talep edilen faiz miktarının (aylık % 2,5 yıllık % 30) TBK'nun 120 maddesindeki temerrüt faizinin üst sınırını aştığından hükümsüz olduğunu, davacının kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğu yönündeki sözleşme hükmünün HMK'nun 193/2 maddesi uyarınca diğer taraf açısından ispat hakkını imkansız kıldığından geçersiz olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; davacının, davalı şirkete hizmet ve vade farkı faturaları kestiği, faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiğine ilişkin dosyada davalı tarafından sunulmuş herhangi bir belgenin olmadığı, davacının usulüne uygun olarak tutulan ve lehine delil teşkil eden ticari defterlerinde alacak miktarının kayıtlı olduğu, tacir olan taraflar aralarında akdedilen sözleşmenin 8. maddesinde, sözleşmeden doğan tüm uyuşmazlıklarda Multinet defter ve kayıtlarının geçerli, bağlayıcı, kesin ve münhasıran delil olacağının kabul edildiği,
davacı tarafın kayıtlarının kesilen faturalar ile örtüştüğü, davalı tarafın ise defterleri bir çok kez ihtarata rağmen sunmadığı anlaşılmakla davacının 10.528,80 TL alacağının olduğu ve bunun davalıdan tahsilini talep edebileceği, bu nedenle davalının icra takibine itirazının haksız olduğundan bahisle davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline (işlemiş faiz hususu dikkate alınarak), takibin 10.528,80 TL asıl alacak üzerinden devamına, hizmet sözleşmesinde aylık %2,5 gecikme faizi belirlendiği, ancak takipte %36 faiz talep edildiği, TTK'nun 1530. maddesi uyarınca sözleşmede öngörülen tarihte veya ödeme süresinde borcunu ödemezse ihtara gerek olmaksızın borçlunun temerrüde düşeceği düzenlenmiş olduğundan taraflar arasındaki sözleşmede belirtildiği şekilde asıl alacak tutarının takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %30 oranında faiz uygulanmasına,
icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ve kötü niyet tazminatı talebinin ise şartları oluşmadığından reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin adresinin Küçükçekmece olması sebebiyle işbu davanın yetkisiz yerde açıldığını, taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalede güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olduğundan somut olayda multinet kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğu yönündeki sözleşme hükmünün de müvekkili şirketin ispat hakkını imkansız kıldığından geçersiz olduğunu, davacının,
hizmeti verdiğine ilişkin hiçbir dayanak belgeyi mahkemeye sunamamasına rağmen müvekkili şirketin defterleri dahi incelenmeden davanın kabul edildiğini, somut olayda davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılan faiz miktarının TBK'nun 120. maddesindeki temerrüt faizinin üst sınırını aşması sebebiyle hükümsüz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, fatura ve vade farkı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında ...Esas sayılı dosyasında 10.528,80 TL asıl alacak ve 1.048,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.577,64 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan raporda, davacının incelenen yasal defterlerinin delil niteliğinde olduğu,
davalının incelemeye defter ve belge ibraz etmediği, akdedilen sözleşmede gecikme faizi olarak aylık %2,5 faiz belirtildiği halde takip talebinde, takip tarihinden tahsil tarihine kadar %36 faiz talep edildiği, davacı tarafından kesilen hizmet ve vade farkı faturalarına davalının herhangi bir itirazının yada iade faturasının bulunmadığı, buna göre davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 10.152,00 TL asıl alacak 1.184,22 TL işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 11.336,22 TL alacaklı olduğu,
asıl alacağa, takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %30 oranı üzerinden faiz talep edilebileceği bildirilmiştir.Somut olayda, davacının incelenen ticari defterlerine göre hizmet ve vade farkı faturalarından kaynaklı olarak davalıdan alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesi gereği, davacıya ait kayıtların kesin ve münhasır delil olacağı kararlaştırılmış olup münhasır delil sözleşmesi niteliğinde olan bu hüküm sebebiyle davacının, davalıdan alacaklı olduğunu kabul etmek gerekir. TTK'nun 18/2 maddesi uyarınca, her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinden sözleşmenin bu hükmünün geçersiz olduğuna yönelik davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.
Yine sözleşme uyarınca gecikilen ödemeler için aylık %2,5 oranında vade farkı uygulanacağı kararlaştırılmış olup icra takibi ile bu miktarı aşar şekilde yıllık %36 faiz talep edilmiş ise de Mahkemece isabetli olarak asıl alacak tutarının takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %30 oranında faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca davanın yetkisiz yerde açıldığına yönelik itirazın reddine yönelik Mahkemece tesis edilen ara karar isabetli olup bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/496, K. 2024/972, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama