KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/719
- Karar no
- 2024/1072
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/12/2020
- Numarası
- 2018/772 Esas, 2020/891 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
2.377 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili. Davalının hizmet alanında mevcut olan '...
İnşaat A.Ş. -... projesine ait ...-...-...-...-... nolu TM ve YG yer altı kablosu tesisi' işine ait geçici kabul işlemlerinin 11.09.2007 tarihinde yapıldığını, tanzim edilen geçici kabul tutanaklarının 18.09.2007 tarihinde onaylandığını, anılan işlerin davalı tarafça uygun görülen proje kapsamında tesis edildiklerini ve geçici kabullerinin yapıldığını,
söz konusu dağıtım varlığının Mülga Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. Maddesi ve 28.01.2014 tarih 28896 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 21. Maddesine dayanılarak hazırlanan 27.08.2014 tarih ve 5187 -2 karar no'lu EPDK Kurul Kararı ile yayımlanan metodoloji ve sair meri mevzuat gereği yatırım bedelinin iadesinin gerektiğini, davalı şirket yetkilileriyle çeşitli aşamalarda sözlü görüşmelerin yapıldığını, 15.10.2018 tarih ve ... sayılı yazı ile yatırım bedelinin iadesinin talep edildiğini,
anılan talebin 06.11.2018 tarih ve 2018-815 yazı ile reddedildiğini, davalının ilgi yazılarında EPDK'nın 24.06.2016 tarih ... sayılı yazısı gereği yatırım bedellerinin kat maliklerine ödeneceği, bu bedelle kat malikleri yönünde bilgi verilmesinin istenildiğini, bu nedenle müvekkilinin iade talebinin yerinde olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığını, davalının red cevabına karşılık 01.12.2018 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na yapılan yazılı başvuruya dava tarihine kadar herhangi bir yanıt verilmediğini, idari dava haklarının saklı kalması kaydıyla huzurdaki davayı ikame ettiklerini,
Mülga Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 38.maddesi 6 fıkrası, Elektrik Piyasası Bağlantı Sistem ve Kullanım Yönetmeliğinin 21. Maddesi ile anılan yatırım bedelinin iade edilmesine ilişkin hükümleri içerdiğinden bahisle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; davalının hizmet alanında mevcut olan "...
İnşaat A.Ş. -... projesi" kapsamında ...-...-...-...-... nolu TM ve YG yer altı kablosu tesisi' işine ait 807.307,11TL yatırım bedelinin 11.09.2007 tarihinden itibaren aylık TFE oranında faiz güncellemesinin yapılarak dava tarihindeki güncel bedelinin tespiti ile yasal faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine,yatırım bedelinin 11.09.2007 tarihinden itibaren aylık TFE oranında faiz güncellemesinin yapılarak dava tarihindeki güncel bedelinin tespiti ile yasal faizi ile birlikte tahsili kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkete müracaat ettiği 2012 yılında yürürlükte olan 04.08.2002 tarihli 24836 sayılı RG'de yayımlanan Elektrik Piyasası Yönetmeliğinin 02.11.2013 tarih 28809 sayılı RG'de yayımlanan yönetmelikle yürürlükten kaldırıldığını, 28.01.2014 tarih 28896 sayılı RG'de yayınlanan "Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin Dağıtım Varlıkları başlıklı 21/1. maddesi,
27.08.2014 tarih 5187-2 sayılı EPDK' nın Kurul Kararı ile oluşturan "Kullanıcı Tarafından Dağıtım Varlıklarının Tesis Edilme Metedolojisi"nin Dağıtım Varlıklarının Tesis Edilme Süreci başlıklı 5/4 maddesi ile dağıtım varlığının geri ödemeye esas bedelinin ne şekilde hesaplanacağı hükümlerinin getirildiğini ayrıca EPDK' nın 27.11.2014 tarih ... sayılı yazılarıyla dava konusu talebe ilişkin uygulamaların ne şekilde yapılacağının gösterildiğini, davacı tarafından huzurdaki dava ile yatırım bedelinin talep edildiğini, talep edilen yatırımın bulunduğu parseldeki yapıya ilişkin davacı tarafın mülkiyetinin bulunduğunun gösterilmesinin gerektiğini,
aksi halde ilgili mevzuat gereğince söz konusu yatırım bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu ... nolu TM ve OG kablo tesisine ilişkin 31.05.2005 tarihinde ... AŞ tarafından davalı şirkete İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ...
Mah. ... pafta, ..., ..., ... parsel, ...-... pafta ... parsel, ... pafta ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller, ... pafta ... pafta parsel ve ...-... pafta ... parsellerde yapımına devam eden yapıların elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması amacıyla 25 MVa trafo gücüne ihtiyaçlarının bulunduğu belirtilerek başvuru yapıldığını, bu başvuruyu teminen C2 Tip Museade Belgesi' nin verildiğini, davalı şirketin bağlantı görüşüne istinaden ...
Hizmetleri Aş. tarafından hazırlanan projenin onaylandığını, geçici kabulünün yapıldığını, davalı şirket tarafından C2 Tip 34,5/ 0,4 kV 630 + 3 x 1600 + 3 x 1000 + 1250 kVA bina tipi ..., ..., ..., ..., ... nolu TM ve OG kablo işinin geçici kabul işlemlerinin tamamlandığını, davacı tarafından 15.10.2018 tarihli yazıları ile yatırım bedelinin iadesinin talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından 06.11.2018 tarihli yazı ile talep edilen tesislerin bulunduğu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkına ilişkin belgelerinin iletilmesinin istenildiğini, davacı tarafından cevap verilmediğini,
davacının mülkiyetini ispat edici belge sunmasının gerektiğini, aksi takdirde işbu davanın aktif husumet yönünden reddinin gerektiğini, EPDK' nın geri ödemeye ilişkin yazıları ile dava konusu bedelin son malike ödenmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 16/12/2020 tarihli karar ile, söz konusu eserin tamamlanıp davalıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, eser sözleşmesinin feshedilmediğini, feshedilmiş dahi olsa uygulanacak zamanaşımı konusunda sebepsiz zenginleşme hükümlerinin değil eser sözleşmesine dair hükümlerin uygulanacağını, eser sözleşmelerinde zamanaşımın başlangıcının alacağın muaccel olduğu an olduğu, mezkur yönetmeliğin 38/6 madde ve fıkrası incelendiğinde kesin kabulün yapılması gerektiğinin anlaşıldığı, söz konusu eserin eksiksiz olarak meydana getirilmesine ve yıllardır davalının kullanımında olmasına rağmen davalı yanca kesin kabulünün yapılmadığı,
kesin kabulün bu kadar uzun süre davalı takdirine bırakılamayacağı, yine yönetmeliğin 38/6. Maddesi " Söz konusu dağıtım tesisinin dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından geçici kabulünün yapıldığı ayı takip eden aydan itibaren, geri ödemenin yapılacağı ilk taksit tarihine kadar geri ödemesi yapılmamış tutar Tüketici Fiyat Endeksi oranında güncellenir.
Vadesinde geri ödemesi yapılmamış tutara 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre uygulanacak kanuni faiz oranı uygulanır" hükmünü getirdiği, . bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın doğru ve denetime uygun olduğu, taraflarca yapılmış bir kesin hesap, kesin kabul bulunmadığı, davacının talebinin de zaten kesin hesabın çıkartılarak alacağın tespiti olduğu,
bu nedenle ıslah ile arttırılan kısım için zamanaşımının başladığından da söz edilemeyeceği, davalı vekilinin karar duruşmasından 2 gün evvel 14.12.2020 tarihli beyan dilekçesinde ileri sürdüğü hususların bir çoğununda savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, öte yandan geçici kabul tutanağında projede gösterilenler ile yerinde kurulan tesisin aynı olduğu davalının kendi mühendislerinden oluşturulan geçici kabul heyeti tarafından imzalanan geçici kabul tutanağından anlaşıldığından davalının beyanlarına itibar edilmediği,
gerekçesi ile davanın kabulü ile 2.228.794,59 TL alacağın, 807.307,11 TL’sine dava tarihi olan 27/12/2018 tarihinden, 1.421.487,48 TL’sine ise ıslah tarihi olan 06/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davalı şirketin elektrik piyasasında dağıtım faaliyeti ile iştigal eden bir şirket olarak, kamu hizmeti ifa ettiğini, dolayısıyla, genel hukuk kuralları yanında elektrik enerjiği piyasası mevzuatına da uymakla yükümlü olduğunu, elektrik enerj mevzuatının;
sisteme bağlantı yapmak isteyen kullanıcıların, söz konusu yatırımı dağıtm şirketi ya da ... adına yapmasını mümkün kıldığını, bu dava konusu tesis bedelinin de kullanıcı tarafından tesis edilen yatırım kapsamında olduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 24.05.2016 tarih E. 33830 sayılı yazısı ile söz konusu tesise ilişkin olarak kullanım yerin malikine ödenmesi yönünde görüş bildirdiğini, davalı şirketçe davacı yanın geri ödemeye esas taleplerinin EPDK nın ilgili görüşü nedeni ile karşılanamadığını, söz konusu tesise ilişkin olarak kullanım yerinin mülkiyetini belgelendirmesi akabinde değerlendirileceğini belirttiklerini,
dava devem ederken, EPDK tarafından, maliklere ödeme yapılması yönündeki görüşten dönülerek, ödemenin yatırım tesisini yaptığını /fınanse ettiğini belgelendiren gerçek veya tüzel kişilere yapılması gerektiği yönünde görüşün direkt olarak mahkemeye bildirildiğini, mahkeme tarafından da, dava açıldıktan sonra EPDK tarafından görüş değiştirildiği açıkça belirtildiğini, anlaşıldığı üzere davanın açılmasına davalı şirketçe sebebiyet verilmediğini, yine kullanıcı tarafından ... ya da dağıtım şirketi adına bir tesis yapılması durumunda, bu tesise ilişkin geri ödeme usul ve esasları elektrik pjyasası mevzuatı incelenerek belirlenmesi gerektiğini,
bunun yanında iş bu dava konusu yatırım bedeline ilişkin yapılan tesisin tamamen davacının insiyatifinde olduğunu, davalı şirketin yatırım bedeline konu tesisin davacı tarafından üstlenilmesini talep etmediğini, davalı şirket tarafından söz konusu tesisin elektrik enerjisi piyasası düzenlemelerine uygun olarak EPDK onayı ve yatırım planlarına göre yapılacakken davacı yan ticari faaliyetleri kapsamında davalı şirketin bağlı bulunduğu,
düzenleme ve tesis sıralamasına katılmak istemediği için tesisi bizzat kendisi inşa etmek istediğini, davaya konusunun , davalı şirkete iş sahibi niteliği kazandırmayacağını, davalı şirketin bu işin tevdi edilmesine yönelik herhangi talebinde olmadığını, dava konusu işlemlerin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, mahkeme tarafından aktif husumet itirazlarının haksız şekilde değerlendirilmeden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi tarafından taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde hesaplama yapıldığını,
dolayısı ile davalı şirketin yapılan bu hesaplamaya ilişkin itiraz sunması savunmanın genişletilmesi olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, zira davanın açıldığı 27.12.2018 de mevzuat hükümleri gereği mahkeme tarafından gerekçeli kararda da belirtildiği üzere dava konusu yatırım bedelinin davacı tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi kök ve ek raporu ile dava değerini güncelleme yaparak hesap yaptığını, davalı şirketin dava tarihinde EPDK kararlarına ve elektrik piyasası mevzuatına uygun şekilde davrandığını,
mahkemenin bir yandan EPDK kurul kararlarının kanuni bir dayanağı olmadığını belirtirken bir yandan da EPDK kurul kararlarına dayalı tespitlerde bulunduğunu, gerekçeli kararda EPDK kurul kararlarının bağlayıcılığa sahip olmayan yalnızca görüş olduğu değerlendirilmesinin yapıldığını, EPDK kararlarının, idari yargı kararı ile iptal edilmedikçe tüm tüketicileri bağlayacağını, EPDK tarafından usul ve esasları belirlenmiş ve birim fiyatları yıllık olarak olan elektrik tesisi unsurları ile sahadaki fiili durumun tespiti sonrası yapılan işlerin kalem kalem karşılaştırması dahi yapılmadan,
ve EPDK nın birim fiyatları dikkate alınmaksızın sadece davacı tarafın sunduğu projelerdeki keşif bedellerinin güncellenmesi ile hesaplama yapıldığını, bu durumun davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, davacı tarafından talep edilen 807.307,11 TL nin geçici kabul tutanağına dayalı hesaplanan bedel olduğunu, geçici kabul tutanağında yer alan bedelin ise iş bu dava konusu yatırım bedelinin tesis edildiği,
projenin keşif bedeli olduğunu, dava konusu yatırımlara ilişkin projelerin bir çoğunda güzergah değişikliği ve bunun gibi nedenlerden dolayı değişiklikler meydana geldiğini ve dolayısı ile de projede kullanılan malzemelere ait miktarlarının değişebildiğini, geçici kabul tutanağında belirtilen tesislerin gerçekte kurulan tesisler olmayabileceğini, davacı tarafından hazırlanan projede gösterilmesine rağmen kurulmayan tesisler bulunduğundan ,
davacı yanın geçici kabul tutanağında yer alan bedeli talep etmesi halinde davacı tarafından kurulmayan tesislerin bedelinin de davalı şirketten tahsili ile kamu zararı doğmasına ve davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açılacağını, ayrıca hesaplamada AG kablolarında dahil edilmişse de bu kalemin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığını, keşif yapılmaksızın yapılan hesaplamanın doğru olmayacağını, yatırım bedelini oluşturan gerçekte kurulan tesisin keşif ile belirlenmesi gerektiğini, bunun için öncesinde EPDK dan belirttiğimiz hesaplama metodunun ve AG kablolarının hesaplamaya dahil edilip edilmediğinin sorulması gerektiğini,
projenin davacı yan tarafından hazırlandığını, yatırımın mülkiyetinin ...'a ait olduğunu, davalı şirketin sadece işlettiğini, dolayısı ile tesislerin bedelinin EPDK tarafından davalı şirkete ödendiğini, taraflar arasında eser sözleşmesi olmadığını, davacı taleplerinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olduğunu bu nedenle de TBK nun 82. Maddesinde düzenlene 2-10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, davacının sözkonusu tesisi 18/09/2007 tarihinde tamamladığını,
bu konuda talebini ise davalı şirkete 15/10/2018 tarihinde ilettiğini dolayısı ile öğrenme tarihinden 11 yıl geçtikten sonra yani sebepsiz zenginleme zamanaşımı geçtikten sonra talepte bulunduğunu, davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, İstanbul Bam 15 HD nin 2019/2065 E.- 2020/536 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere zamanaşımı süresinin kesin kabul tutanağının başlaması ile kesileceğinin belirtildiğini , aralarında bir eser sözleşmesi bulunmadığını, kesin kabul tutanağı da olmadığını,
davanın açıldığı tarihte haklılık durumu söz konusu olduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de yanlış olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı yan ise iş sahibidir. Taraflar arasında ...
İnşaat A.Ş. -... projesine ait ...-...-...-...-... nolu TM ve YG yer altı kablosu tesisi işine ilişkin eser sözleşmesi akdedilmiştir.
Davacı yan eser sözleşmesinden kaynaklı meydana getirilen eserin yatırım bedelinin iadesi talep etmiş, davalı yan, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, yatırım bedeli talep edilen tesislerin bulunduğu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı olmayan davacının hak talebinde bulunamayacağını, EPDK ve ilgili mevzuat uyarınca yatırım bedelinin geri ödeme başvurusunun yapıldığı tarihte kullanım yeri maliki tarafından talep edilebileceğini, EPDK'nın da kendilerine bu şekilde yanıt verdiğini bu nedenle davacıya ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı yan eser sözleşmesinden kaynaklı meydana getirilen eserin yatırım bedelinin iadesi talep etmiş, davalı yan, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, yatırım bedeli talep edilen tesislerin bulunduğu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı olmayan davacının hak talebinde bulunamayacağını, EPDK ve ilgili mevzuat uyarınca yatırım bedelinin geri ödeme başvurusunun yapıldığı tarihte kullanım yeri maliki tarafından talep edilebileceğini, belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; dava konusu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ...
Mah. ... pafta, ..., ..., ... parsel, ...-... pafta ... parsel, ... pafta ..., ..., ..., ..., ..., ... parseller, ... pafta ... pafta parsel ve ...-... pafta ... parsellerde 34,5/0,4 kV 630 + 3 x 1600 + 3 x 1000 + 1250 kVA bina tipi ..., ..., ..., ..., ... nolu TM ve OG yeraltı kablo elektrik tesisi işinin davacı tarafından C2 Tip Enerji Müseade Belgesinde belirtilen şartlara göre davalıca tasdiklenmiş projesine uygun olarak yapılarak, tesisin geçici kabulünün 11.09.2007 tarihinde yapıldığı, geçici kabul tutanaklarının onaylandığı, tesiste herhangi bir özür, kusur ve eksikliğin bulunmadığı ve tesisin davalı yana devredildiği,
yapılan tesisin keşif bedelinin geçici kabul tutanağında 807.307,11 TL gösterildiği, davacı tarafından yapılarak davalı ... Dağıtım Aş'ye devri gerçekleştirilen davaya konu ... projesi kapsamındaki konutlara ait 34,5/ 0,4 kV 630 + 3 x 1600 + 3 x 1000 + 1250 kVA bina tipi ..., ..., ..., ..., ... nolu TM ve OG yeraltı kablo elektrik tesisi işinin 2007 yılı ... birim fiyatlarına göre.
KDV dahil 807.307,11 TL olduğu, davacı tarafın işe dair faturaların sunduğu, tesislerin devrinden önce davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir sözleşmenin olmadığı, tesislerin yapımı aşamasında gerekli yazışma ve izinlerin alınmış olduğu, projelerin mevcut ve onaylı olduğu, kabullerinin yapıldığı, tesislerin kullanımda olduğu, dosyaya alınan denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bilirkişi raporuna göre;
dava konusu tesisin davacı şirket tarafından davalı kuruma teslim edildiği tarihte yürürlükte bulunan 04.08.2002 tarihli ve 24836 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. Maddesindeki şartlara uygun olarak yapıldığı ve davacı tarafından yapılan tesis için ...
2007 teslim yılı birim fiyatlarına göre 807.307,11TL olduğu, Anılan 807.307,11 TL bedelin 11.09.2007 geçici kabul tarihinden 27.12.2018 dava tarihine kadar TUİK 'in "Parasal Değer Güncelleme Raporu"na göre 2.228.794,59 TL olduğu hesaplanmıştır. Davalı yanın süresinden zamanaşımı itirazında bulunmamış olduğu da anlaşıldığından; mahkemece sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/719, K. 2024/1072, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama