KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/877
- Karar no
- 2024/1259
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/10/2020
- Numarası
- 2017/348 Esas, 2020/525 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
Karar Metni
1.396 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: davalı tarafından dekorasyon proje ve uygulama hizmetleri karşılığında tanzim edilen fatura bedellerine mahsuben kısmi ödemeler yaptığını ancak bakiye 152.490-TL burcunu ödemediğini, alacağını tahsil amacıyla davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından iş bu takibe itiraz edildiğini, icra takibi itiraz nedeniyle durduğunu, davalının itirazı haksız ve açıkça kötü niyetli olduğunu, davalı, icra takibine karşı yaptığı itirazda davacıya hiçbir borcu bulunmadığı iddia ettiğini, alacağın likit olduğunu,
davalının inkar tazminatı ödenmesi için gerekli şartlar da oluştuğunu belirterek icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının, haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili;
taraflar arasında 05/04/2016 tarihli bir dekorasyon sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalıya şirkete ait kuaförlük salonunu dekorasyon ve yenileme işleri davacıya verildiğini, sözleşme maddesine göre yapılacak işin karşılığı olarak 315.000,00-TL +KDV ödeneceği hususunda tarafların anlaştıklarını, sözleşme tarihi olan 05/04/2016 tarihinde avans ödemesi ve sonrasında da tüm ödemeler davacı tarafa yapıldığı halde iki ay içinde tamamlanacağı taahhüt edilen iş sekiz ay boyunca tamamlanmadığını, davalı çalışma alınına bu süre boyunca işgal edildiğini, uzun süre müşterilerine hizmet vermesi de ayrıca engellendiğini,
işin bedeli olan paranın tamamını (324.700,00-TL) ödediğini ve sonrasında da sabırla işin tamamlanmasını beklediğini, davalıyı oyaladığını bu süre zarfında salonunda çalışmasını engellediği gibi müşteri kaybına sebep olduğunu, 27/12/2016 tarihinde Beyoğlu...
Noterliğinin...yevmiyeli ihtarnamesiyle davacıdan eksik işleri tamamlaması, aksi halde aldığı ücreti iade etmesi istendiğini, iki aylık sözleşme süresini sekiz aya çıkaran bu süre içinde de işi tamamlamayan salonda hizmet verilmesini engelleyerek davalının ayrıca zararına sebep olan ihtarname ile tebliğ edilen eksiklikleri gidermeyen davacınını aldığı ücreti iade etmesi gerekirken, KDV'sini talep etmesi ve iade olunan faturaları icra takibine konu etmesi ne derece kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece;
mahallinde yapılan keşifte, dava konusu iş kullanılır durumda olduğu ve eksik işler listesindeki işlerin yerinde tamamlandığı, işin süresinin çalışma mekanın zorluğu ve çalışma şartlarının... tarafından belirlenen saatlerde olması gerektiği şartına göre, çalışma güçlüğü göz önüne alındığında, işin makul sürede tamamlandığı ve davacı tarafından hizmetin gereği gibi ifa edildiği, davalı vekilinin sunduğu dekontlardaki ödeme tutarlarının, davacının cari hesabından indirilince incelenen davacı tarafın ticari kayıtlarındaki borcunun icra takip tarihi itibariyle 112.490,00-TL'ye gerilediği,
davacı ve davalı firma cari hesap farkının 112.490,00-TL-45.230,00-TL=67.260,00-TL'ye gerilediği, bu farkın nedenin ise yine davacının ticari defter kayıtlarında bulunmayan işlemler dökümünden kaynaklı; iade faturası 67.026,00-TL,fatura dip toplamı farkı 234,00-TL toplam farkın 67.260,00-TL olduğu ancak bu 67.026.00 TL tutarlı iade faturasının davacı tarafa teslim edildiğine ilişkin bir belge olmadığı, fatura üzerinde, faturanın teslim edildiğine dair teslim alan ismi de bulunmadığı,
bu faturaya itiraz hakkının davacı nezdinde doğmadığı ve dolayısı ile bu faturanın davacı carisinden düşülmemesi gerektiği, davacının sözleşme gereği hizmeti ifa ettiği, davacının her ne kadar davalının sunmuş olduğu ödeme dekontlarının başka bir hizmete ilişkin olduğuna dair beyanlarının somut veri ile karşılanmadığı, davalı tarafından yapılan ödeme açıklamasının, "Mimarlık Hizmetine İlişkin Fatura" olarak belirtildiği,
davacının fatura ve cari hesap alacağının mahkeme tarafından tespit edilen miktar üzerinden kısmen kabulüne, alacak likit olup, davalının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davacı lehine icra-inkar tazminatına karar vermiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, temerrüte düştüğünü, akabinde davalı şirket tarafından davacıya ihtarname çekildiğini ancak davacının adres değişikliğinden ötürü kendisine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla davacı sözleşmede kararlaştırılan edimlerden kendi üzerine düşeni ifa etmeyerek huzurdaki davada belirtilenin aksine davalı şirketin mağduriyetine ve maddi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini,
davacı tarafın temerrütü karşısında tam tersine davalı şirketin davacıya karşı maddi zararının tazmini ve sair hususlar noktasında birden fazla seçimlik hakkı bulunmakla birlikte davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu ve sorumluluğu bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde;
mahkemenin yasaya aykırı olarak gösterilen ve esasen dava dışı olan sözde ödeme belgelerini delil olarak kabul etmesi ve "davacının sözlesme geregi hizmeti ifa ettigi, davacının her ne kadar davalının sunmuş olduğu ödeme dekontlarının başka bir hizmete iliskin olduğuna dair beyanlarının somut veri ile karşılanmadığını, davalı tarafından yapılan ödeme açıklamasının, "Mimarlık Hizmetine ilişkin Fatura" olarak belirtildiği" gerekçesi ile davanın kısmen reddine dair verdiği kararın kaldırılması gerektiğini,
delil niteliğinde olmayan dava dışı belgelerin sırf davalının ticari defterlerine dava tarihinden üç yıl sonra gerçeğe aykırı bir açıklama ile işlemiş olması karşısında somut delil sunulamayan gerekçesinin kabul edilmediğini, yargılamanın son aşamasında ortaya çıkartılan bu dava dışı ödemenin hangi işler için nereye yapıldığı tarafça belgelendiğini, dava dışı ...'ya ait ... isimli firma tarafından metal/pirinçten mâmul özel ürün standartları yapması için ödendiği ispatlandığını, firmanın bu iş için çalıştırdığı işçilerin ... kayıtları dahi mahkemeye sunulduğunu,
Mahkemesi'nin davalının gösterdiği dava dışı bir konuya ilişkin ödeme belgelerini davacı aleyhine delil olarak kabul etmesi ve hesaplamaya esas alması karşısında tarafa sunulan gerçek delilin değerlendirilmemesi ve beyanın somut veri ile karşılanmadığı yönünde yorumlanması yasaya, hukuka, hak ve nasfet kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davada davacı,
davalıya ait işyerinde dekorasyon proje ve uygulama hizmetleri verdiklerini ancak iş bedelinin kısmen ödendiğini, bakiye bedel ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlattıklarını, takibe itiraz edilmesi üzerinde icra takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında 05.04.2016 tarihli dekarosyon sözleşmesi imzalandığını, iş bedeli 315.000,00 TL + KDV ve işin teslim süresi 8 hafta belirlendiğini, davacı edimlerini 8 ay içerisinde tamamlamadı, iş bedelinin tamamı olan 324.700,00 TL ödendiğini, ihtarname gönderdiklerini, davacı işi teslim etmediği gibi KDV bedelini talep ettiğini belirterek davacı aldığı bedeli iade etmesi gerekmesine rağmen dava açmasının doğru olmadığını bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, bilirkişi raporu, tarafların beyanı itibariyle keşif tarihinde edimlerin tamamlanmış olması dikkate alınarak, davalı tarafından ödenen bedelle birlikte davacının bakiye 112.490,00 TL bakiye alacağı kaldığını kabul ederek, bu miktar itibariyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermiştir.Taraflar arasında imzalanan 05.04.2016 tarihli sözleşme incelendiğinde, işin teslim süresi proje onayı ve avans ödemesine müteakip sekiz hafta olduğu, iş bedeli 315.000,00 TL + KDV olduğu,
genel işler aydınlatma, seramik, iç kapılar, elektrik işleri, boya ve duvar kağıdı, süpürgelik, yıkama bölümü vb işlerin yapılması kararlaştırılmıştır.Somut olayda, taraflar arasındaki imzalanan sözleşme gereğince davacı yüklenici edimini mahallinde yapılan keşifte görüldüğü üzere yerine getirilmiştir.
Davacı edimlerini; edimin gerçekleşeceği iş yeri ...'de bulunması sebebiyle çalışma şartlarında özellikle zaman ile ilgili zorluklar olduğu anlaşılmaktadır.Davalı tarafından davacı tarafa 30.12.12016 tarihinde edimlerin tamamlanması için ihtarname gönderilmiş olup, keşif sırasında edimlerin tamamlandığı anlaşılmıştır.Davacı edimini tamamlamak suretiyle teslim etmiştir.Davalı iş bedelini ödemekle yükümlüdür.
Davalı iş bedelinin bir kısmını ödediğini ilişkin belgeleri yargılama aşamasında sunmuş olup, alacağın ödenmesine ilişkin belge evraklar alacağın sona ermesine ilişkin olması sebebiyle yargılamanın her aşamasında sunulabilir Davalı vekilince sunulan ödemeye ilişkin belge ve evraklar bilirkişi tarafından inceleme yapılmak suretiyle, davacının bakiye iş bedeli alacağı 112.490,00 TL olarak belirlenmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle; yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf sebepleri itibariyle doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/877, K. 2024/1259, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama