İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/895 K.2024/1875

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/895Karar2024/1875Tarih26 Aralık 2024Okuma15 dk · 3.040 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Aralık 2024
Dosya no
2021/895
Karar no
2024/1875
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/01/2021
Numarası
2017/329 Esas - 2021/38 Karar
Dava
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
26/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.040 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirketin denizyolu taşımacılığı faaliyeti konusunda ticari faaliyette bulunduklarını ve davacının, yükü süresinde ve özenli taşıması sonucu varma yerine götürmesine rağmen gönderilenin davalı tarafından süresinde teslim alınmaması nedeniyle oluşan masraflar ve diğer alacaklarını alamamasından dolayı zarara uğradığını, davacı şirketin ... no'lu ve alıcının ... olan deniz yoluyla taşıma edimini 18.07.2015 tarihinde yükün ...'a indirilmesiyle tamamlamış bulunmakta olmasına rağmen yükün alıcı tarafından teslim alınmadığını,

davacı şirketin bu tarihten itibaren yükün alıcısı tarafından alınması için birçok kez uyarı hatırlatmada bulunduğunu, taşıma edimini özenle yerine getiren davacının davalıya bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, defaten sözlü ve yazılı olarak davalı şirket ile temasa geçildiğini, davalı şirketin gönderen olarak gerekli özen ve dikkati göstermemesi ticari geleneklere aykırı duyarsız kalması nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığını, yazışmalardan anlaşılacağı üzere uyarı yapıldığını, davacı şirketin davalının uğrattığı zarar nedeniyle dava dışı acenteye masraf ödediğini ve ödemeye de devam ettiğini,

davalı firma yetkilisinin alıcıdan onay talep ettik şeklinde beyanından sonra alıcıdan onay gelmediğini zaten bu yüklemeyi alıcının organize ettiğini, onunla acentenizle halledin şeklinde yazarak aradan çıkmak istediğini, davalının bu davranışının TTK ilgili hükümlerine aykırı olup sorumluluğunu gerektirdiğini, ... acentesinin organize ettiği bu taşımada eğer yükü alıcı almaz ise veya uyarıya rağmen ulaşılmaz ise tüm masraflardan sorumlu olacaklarının düzenlenen konşimentoda bulunduğunun da ayrıca bildirildiğini, ayrıca davalının imzaladığı packing listte tarnsport company olarak davacı firmanın yer aldığını,

bu durumda TTK 1242 maddeye göre; "(1) Taşıyanın taşınacak eşyayı teslim aldığını göstermek üzere düzenlediği konşimentodan başka her türlü senet, taşıma sözleşmesinin yapılmış ve eşyanın senette yazılı olduğu gibi taşıyan tarafından teslim alınmış olduğuna karine oluşturur." denilmekte olduğunu iddia ederek, ... sayılı dosyasında borcun bir kısmına itiraz eden davalının haksız itirazının iptaline ve takibin itiraz edilen alacakları 26.255,32 USD olarak tespiti ile takibin devamına karar verilerek davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafından ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının davacı ...'ye borcu olmadığından haklı olarak itiraz edildiğini, ...'nin huzurdaki dava ile davalı şirketin itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de yapılacak yargılama neticesinde ...'nin icra takibinde haksız olduğunun, davalı şirketten alacağının bulunmadığı ve davanın reddi gerektiğinin ortaya çıkacağını, davalı şirketin toplam 1250 Koli ... ürününün satışı hususunda dava dışı üçüncü şahıs ... (alıcı firma) ile anlaşmaya vardığını,

bahse konu ürünlerin 05.06.2015 tarih ve... numaralı fatura ile 39.000,00 USD karşılığında dava dışı firmaya satıldığını, eş zamanlı olarak 05.06.2015 tarih ve ... seri numaralı gümrük beyannamesi ile ürünlerin ihracına ilişkin gümrük işlemleri yapıldığını, davalı şirket ile alıcı firma arasında malların tesliminin ... ("...") şeklinde gerçekleşeceği konusunda anlaşma sağlandığını, bu hususun taraflarca 05.06.2015 tarihli ... no'lu faturada "Teslim Şekli: ..., TEKİRDAĞ, TÜRKİYE" ibaresi;

ve 05.06.2015 tarih ve ...seri numaralı gümrük beyannamesinin "..." başlıklı 20. Maddesinde ise "..." ibaresi ile kayıt altına alınmış bulunduğunu, davalı şirketin taşımadan sorumlu olmayacağını, dava dışı alıcı Firmanın malları ... olarak, bir başka değişle davalı şirketin ticari işletmesinde /fabrikasında teslim alacağı hususunda anlaşıldığını, nitekim alıcı firmanın malları, taşıyıcısı ... marifetiyle davalı şirketin ticari işletmesinde alıcı firma ile daha önceden belirlenen tarihte teslim aldığını, davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmamasına rağmen ... tarafından Beykoz ...

Noterliği'nin 05.05.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile "... borcu ve diğer masraflar" adı altında bir ödeme ve alıcı firma'ya teslim edilmemiş olan ürünlerin geri getirilmesi hususunda talimat verilmesi talep edildiğini, hiçbir yasal ve hukuki dayanağı bulunmayan bahse konu taleplerine karşılık davalı şirket tarafından Bakırköy ...

Noterliği'nin 27.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevabi ihtarname gönderildiğini, davalı şirket tarafından ...'ye gönderilen cevabi ihtarnamede açıklandığı üzere alıcı firmanın malları teslim aldığı an itibariyle davalı şirketin sorumluluğu sona erdiğini, teslimden itibaren mallara ilişkin her türlü masraf, risk vs. tüm yükümlülüklerin alıcı firmaya yüklendiğini, alıcı firmanın malları ... teslim aldıktan sonra tüm masraf ve riskleri kendisine ait olmak üzere ihracat ve ithalat için gerekli olan lisans, beyanname vb. idari ve ticari belgeleri düzenlediğini, malların gümrük rejimine ilişkin tüm işlemleri yaptığını,

gerekli resim harç ve vergileri de kendisinin ödediğini, ... teslim yapılmış olmasının malların taşıtılması ile ilgili tüm riskler ve yapılması gerekli tüm sair işlemlerinde alıcı firmanın yükümlülüğünde olduğunu, teslim tarihinden itibaren davalı şirketin taşımaya, nakliyeye, yüklemeye, boşaltmaya, astaryaya, sürastaryaya veya ürün ile ilgili olarak her kim tarafından ve her ne ad altında olursa olsun yapılacak masraflara ilişkin hiçbir yükümlülüğü bulunmadığını,

davalı şirketin bahse konu somut olayda taşıtan sıfatını haiz olmadığı gibi,... teslimle satışını gerçekleştirdiği malları boşaltma yerinden teslim almak veya malların geri getirilmesi hususunda ...'ye talimat vermek hak ve yükümlülüğünde olmadığını, malların alıcı firma tarafından teslimat adresinde teslim alınmamış olmasında davalı şirketin hiçbir kusur veya ihmali bulunmadığı gibi davalı şirketin malların takibini yapmak ve/veya mallan teslim almak/aldırmak sorumluluğunda olmadığını,

davalı şirketin ne taşıma ilişkisinin ve malların taşınmasına ilişkin taşıma belgesinin taraftarı olduğunu ne de bunun içeriği konusunda bilgi sahibi olduğunu, hal böyle iken bahse konu malların taşınmasına dair hukuki ilişkinin Alıcı Firma ile ... arasında vuku bulmuş olduğundan davalı şirketin taşıtan olarak addedilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan tüm hususların ...'nin de kabulü olmasına rağmen davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ve devamında huzurdaki davanın ikame edildiğini,

zira ... tarafından 23.06.2015 tarihinde davalı şirkete gönderilen e-mailde yüklemenin ... yükleme olduğu ve konşimentonun da "..." olarak bir başka deyişle hat konşimentosu olarak düzenlediği bilgisi verildiğini, bilindiği üzere hat konşimentosunun gerek taşıyıcının acentası tarafından taşıyıcı adına imzalandığı gerekse de taşıyıcı firmanın matbu konşimento formuna basıldığından dolayı taşıyıcı firmanın sorumluluğunda tazmin edilmiş olduğunu, somut olayda bahse konu taşıma sebebi ile meydana gelen zararlardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağının zaten ...'ninde kabulünde olduğunu,

... tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan deliller arasında bulunan ve ...'nin iç yazışması olduğu anlaşılan 11.04.2017 tarihli e-mailde olaydan anlaşıldığı kadarıyla taşımanın alıcı firma tarafından organize edildiğini, ... taşıma olduğu,

bu durumda ...'i olaydan sorumlu tutabilmek için olayın tam örgüsünün bilinmesi gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen zararların mesuliyetinin davalı şirketmiş gibi bir olay örgüsü yaratmaya çalıştıklarını, ... tarafından davalı şirkete 30.01.2017 tarihli ... numaralı ve 26.165,00 bedelli fatura kesildiğini bahse konu fatura ilişkin davalı şirketçe 31.01.2017 tarihli iade faturası düzenlendiğini,... tarafından kesilen faturanın e-fatura niteliğini haiz olduğundan anılan faturayı iade etmenin tek yolunun iade faturası kesmekten ibaret olduğunu,

ancak iade faturasına rağmen... tarafından 20.02.2017 tarihinde davalı şirket e-mail yoluyla sözde hesap ekstresi gönderildiğini fakat davalı şirket tarafından aynı günlü e-mail ile hesap ekstresine itiraz edildiğini ve ...'ye herhangi bir borçları olmadığının bildirildiğini, devam eden süreçte ... tarafından 02.03.2017 tarihinde başka bir e-mail ile aynı hesap ekstresinin tekrar gönderildiğini davalı şirketçe yine aynı günlü bir e-mail ile hesap ekstresine itiraz edildiğini, 08.03.2017 tarihinde ... tarafından bir e-mail ile ikinci hatırlatma başlığı altında davalı şirkete hesap ekstresi gönderildiğini ve davalı şirketçe itiraz edildiğini,

... üzerinden gönderilen iade faturasının reddedilmediğini, iade faturasının yasal olarak ... tarafından ticari defterler işlenmesi gerektiğinin bildirildiğini, davalı şirketin bu e-maili üzerine ... tarafından aynı gün "mail otomatiktir, dikkate almamanızı rica ederiz." şeklinde e-mail gönderildiğini, aslında ... tarafından davalıdan alacakları olmadığını kabul edildiğini, ayrıca dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu taşımadan dolayı uğranılan zararlar sebebi ile ana acenta olan dava dışı ...

Limited tarafından davacı ...'ye 31.12.2016 tarihli ve 13.082,50 USD bedelli fatura kesildiğinden söz edildiğini, nitekim ... tarafından dava dilekçesi ekinde delil olarak ibraz edilen 30.01.2017 tarihli e-mail yazışmalarında bahse konu taşıma dolayısıyla doğan masraf tutarının aslında ... ile ana acentası olan ... arasında yarı yarıya paylaşılması yönünde karar alındığı ancak yine de bu tutarın tamamının davalı şirketten talep edileceği belirtildiğini, bu durumun hem davacı ... hem de ana acentası ....

Yasal düzenlemeler ve taraflar arasındaki anlaşmalar karşısında uyuşmazlık konusu taşımadan doğan masraflardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını gayet iyi bildiklerini, zira masrafların yarı yarıya paylaşılmasının başka hiçbir açıklaması bulunmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için ...'nin uyuşmazlık konusu işlem nedeni ile zarara uğradığının kabulü halinde dahi ...'nin her halükarda uyuşmazlık konusu taşımadan dolayı takibe koyduğu tutarın tamamı kadar değil olsa olsa yarısı olan 13.082,50 USD tutarında zarara uğradığının kabul edileceğini,

zira ana acentanın ... tarafından davacı ...'ye ancak bu yan tutarda bir fatura kesildiğini, dolayısıyla bu açık ve ...'ninde kabulünde olan durum karşısında sözde uğranılan zararın 26.165,00 USD olduğu yönündeki İddia ve talebe itibar edilmemesi gerektiğini, iddia ederek davanın esastan reddini ve haksız icra takibi nedeni ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatını davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmektedir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...TTK m. 1193 vd. uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan, başta navlun olmak üzere bazı istem haklarına sahip olup navlun alacağının borçlusu kural olarak, sözleşmenin tarafı sıfatıyla taşıtandır. Davaya konu uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmakla, davalının navlun sözleşmesindeki sıfatı önem taşımaktadır.

Navlun sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, taraflardan birinin (taşıyan), ücret karşılığı deniz yolu ile yük taşıma taahhüdünde bulunduğu, buna karşılık diğer tarafın ise (taşıtan) işbu sözleşme ile yük taşıma hakkını haiz olduğu ve taşıma ücreti olan navlunun da borçlusu olduğu bir sözleşmedir ve bu sözleşmenin geçerliliği herhangi bir şekle tabi değildir. TTK 1228/1.

Maddesinde, karine olarak konişmentonun bir navlun sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan senet olduğu, TTK m. 1238/1. Maddesinde ise konişmentoyu taşıyan sıfatı ile imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişinin de taşıyan olacağı düzenlemiştir.

Aksi ispat edilene kadar konişmento bir navlun sözleşmesinin varlığına ve taşıyan sıfatını tespitte karine teşkil etmekte ise de yükleten/shipper olarak görünen kişinin taşıtan olduğuna yönelik konişmento bir karine teşkil etmemektedir.

Yükleten navlun sözleşmesine dayanarak yükü taşıyana teslim eden kişidir ve yükleten, bizzat taşıtan olabileceği gibi, ondan farklı ve taşıtanın bağımsız temsilcisi üçüncü bir kişi de olabilmekte, hatta dava konusu uyuşmazlıkta olduğu gibi, yükleten, navlun sözleşmesine konu deniz yolu ile taşınacak yükün satıcısı olmakta ve denizaşırı satışların hukuki niteliği sebebiyle, navlun sözleşmesinin tarafı olmasa da, normal bir temsilciden farklı olarak,

Kanun tarafından yükletene, yük üzerinde navlun hukuku bakımından tasarruf etmek, konişmento düzenlenmesini talep etmek, konişmento uyarınca gönderileni tayin etmek, yükün güverteye yüklenmesine muvafakat etmek gibi, daha kapsamlı bir takım yetkilere sahip olabilmektedir. Dava konusu konişmentoda "shipper" olarak görülen davalının taşıtan sıfatına sahip olup olmadığının tespitinde navlun sözleşmesi önem taşımaktadır.

Ancak dosya kapsamında davalının davacı ile navlun sözleşmesi akdettiğine yönelik herhangi beyanı bulunmadığı gibi, davacı tarafından dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarından emtianın taşıtılması talebinin davalıdan değil yükün alıcısından geldiği, alıcı dava dışı ... şirketinin taşıma sözleşmesinde "..." (taşıtan) sıfatına haiz olduğu ve aynı zamanda konişmentoda malların alıcısı/gönderileni konumunda bulunduğu, bu durumun alıcı ile satıcı arasındaki satış sözleşmesinde yer alan ... teslim şekline de uygun olduğu, dolayısıyla davalının yükleten olmasına karşılık, dava konusu navlun sözleşmesinin tarafı, taşıtanı olmadığı,

bu nedenle, tarafı olmadığı navlun sözleşmesinden kaynaklanan davaya konu demuraj alacağından da sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ispatlamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel mahkeme kararı yanlış ve yasal gerekçeden yoksun olmasının yanında ayrıca eksik inceleme nedeniyle de ortadan kaldırılması gerektiğini, dosya sunulan bilirkişi raporlarındaki çelişkilerin giderilmediğini, karara gerekçe olan son raporun değerlendirme kısmında hiçbir şekilde önceki raporlara yer verilmediğini, bu husustaki itirazlarının da değerlendirilmediğini, davacı şirketin taşıma görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak yükün alıcı tarafından alınmaması nedeniyle davacının zarara uğradığını, bu hususta davalı şirkete sözlü ve yazılı olarak uyarılarda bulunulduğunu, davalının taşıtan sıfatını haiz olduğunu,

yerel mahkemenin yükleten-taşıtan sıfatlarını birbirlerinden ayırdığını, aslında davalı taşıtan sıfatını haiz olduğunu, davalı ve dava dışı gönderilen arasındaki alım-satım sözleşmesinin tarafları bağladığını,TTK Navlun borçlusu madde 1200- (1) Navlunun borçlusunun taşıtan olduğunu, işbu madde uyarınca taşıtan sıfatına haiz davalının navlundan sorumlu olduğunu, armatör tarafından 26.165,00.-USD'lik fatura kesildiğini ve işbu tutarın davacı tarafça ödendiğini, davacı şirketin oluşmayan bir tutar için ödeme yapmasının beklenemeyeceğini,, işbu durumun hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, demuraj hesabının armatör ...

Ltd. tarafından yapılmış daha sonra davacı şirkete fatura edildiğini, davacı şirketin zarara uğrayan taraf olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

kurulan hüküm ve yerel mahkeme yargılamasında alınan her iki bilirkişi raporunda da, isabetli şekilde, davacının akdi ilişki içerisinde olduğu kişinin esasen dava dışı alıcının olduğu ve taşıma talebinin de bizzat alıcıdan geldiğinin tespit edildiğini, bilirkişilerce hazırlanan rapor ve heyet raporunun yerinde tespitler içerdiğini, bu raporlar doğrultusunda davanın reddine yönelik verilen mahkeme kararının da usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli şekilde davalı şirket aleyhine takibe giriştiğini,

yerel mahkemenin hükmetmemiş olduğu haksız icra takibi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerektiğini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacının satıcı-gönderen davalıdan demuraj bedeli tahsili için başlattığı takibe yönelik itirazın iptali talebidir.İlk derece mahkemesince toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafça yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık temelde. Davalının taşıtan sıfatının bulunup bulunmadığı ve demuraj borcundan sorumlu olup olmadığı noktasındadır.

Davacı tarafça davalı hakkına ... dosyası ile ferileriyle birlikte 26.255,32 USD alacağın tahsili amacıyla "fatura 30/01/2017 " borcun sebebi gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebine dayanak fatura suretinin eklendiği, borçlunun itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir.

Kural olarak demuraj ücretinden taşıtan sorumlu olup, taşıyan dışında, alt taşıyan(organizatör)bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, demuraj bedelini asıl taşıyana ödemesi gereklidir.

Ancak 6102 sayılı TTK 1203- maddesi " (1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." ve TTK nun 1205/1.

Maddesi "Eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203.maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez.

Ancak, taşıtanın, taşıyanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda, taşıyan taşıtana rücu edebilir." düzenlemesi içermektedir. ... satış, ... kapsamında milletlerarası ticarette kullanılan teslim şekillerinden biridir ve uluslararası ticari ilişkilerde alıcı ve satıcı arasındaki borç, sorumluluk ve masrafların paylaştırılmasına ilişkin kuralları belirler.

Satışın ... teslim şeklinde yapılmış olması halinde satıcının sorumluluğu alıcının belirlediği taşıyıcıya malları teslim etmekle sona erer.

Yükleme, taşıma limanında oluşacak masraflar, kayıp veya hasarlı malların riski alıcıya geçer. ... satış şeklinde, alıcı, yani ithalatçı, malları satıcı, yani ihracatçının fabrika veya deposundan teslim alarak, nihai varış noktasına kadar, gümrükleme, sevkiyat, sigorta, dahil tüm masraf ve riski üstlenmektedir.Taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı, davalının yurt dışındaki müşterisine ...(...) satış olarak mal sattığı, dosyada ...

Ltd. tarafından düzenlenen konişmentoda davalının ... yükleten-taşıtan /ihracatçı sıfatına sahip olduğu, taşımaya ilişkin navlun ücretinin davalıdan tahsil edildiğine dair bir iddia ve belgenin sunulmadığı, bilakis navlun ücretinin dava dışı gönderilen alıcı ... tarafından ödeneceği, uyuşmazlık konusu talebin Nijerya'da faaliyet gösteren dava dışı ... tarafından davacıya düzenlenen, gönderilen alıcının yükü almaması nedeniyle oluşan demuraj ve giderlere ilişkin faturaya dayandığı anlaşılmaktadır.

TTK m. 1193 vd. uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan, başta navlun olmak üzere bazı istem haklarına sahiptir. Davaya konu uyuşmazlık navlun sözleşmesinden kaynaklanmakla, davalının navlun sözleşmesindeki sıfatının tespiti gerekir.

Navlun sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, taraflardan birinin (taşıyan), ücret karşılığı deniz yolu ile yük taşıma taahhüdünde bulunduğu, buna karşılık diğer tarafın ise (taşıtan) işbu sözleşme ile yük taşıma hakkını haiz olduğu ve taşıma ücreti olan navlunun da borçlusu olduğu bir sözleşmedir ve bu sözleşmenin geçerliliği herhangi bir şekle tabi değildir.TTK 1228/1.

Maddesinde, karine olarak konişmentonun bir navlun sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan senet olduğu, TTK m. 1238/1. Maddesinde ise konişmentoyu taşıyan sıfatı ile imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişinin de taşıyan olacağı düzenlemiştir.

Aksi ispat edilene kadar konişmento bir navlun sözleşmesinin varlığına ve taşıyan sıfatını tespitte karine teşkil etmekte ise de yükleten/shipper olarak görünen kişinin taşıtan olduğuna yönelik konişmento bir karine teşkil etmemektedir.Yükleten navlun sözleşmesine dayanarak yükü taşıyana teslim eden kişidir ve yükleten, bizzat taşıtan olabileceği gibi, ondan farklı ve taşıtanın bağımsız temsilcisi üçüncü bir kişi de olabilir.

Yükleten, navlun sözleşmesine konu deniz yolu ile taşınacak yükün satıcısı olmakta ve denizaşırı satışların hukuki niteliği sebebiyle, navlun sözleşmesinin tarafı olmasa da, normal bir temsilciden farklı olarak, Kanun tarafından yükletene, yük üzerinde navlun hukuku bakımından tasarruf etmek, konişmento düzenlenmesini talep etmek, konişmento uyarınca gönderileni tayin etmek, yükün güverteye yüklenmesine muvafakat etmek gibi, daha kapsamlı bir takım yetkilere sahip olabilmektedir.

Somut olayda; konişmentoda "shipper" olarak görülen davalının taşıtan sıfatına sahip olup olmadığının tespitinde navlun sözleşmesi önem arz etmektedir. Dosyaya yazılı bir navlun sözleşmesi sunulmamıştır. Sözleşmenin davalı ile kurulduğuna dair herhangi beyan da bulunmamaktadır.

Davalıdan navlun ücreti tahsil edilmediği, davacının dosyaya sunduğu elektronik posta yazışmalarından emtianın taşıtılması talebinin davalıdan değil dava dışı yükün alıcısından geldiği, alıcı dava dışı ... şirketinin taşıma sözleşmesinde taşıtan sıfatına haiz olduğu ve aynı zamanda konişmentoda malların alıcısı/gönderileni konumunda bulunduğu, bu durumun alıcı ile satıcı arasındaki satış sözleşmesinde yer alan ... teslim şekline de uygun olduğu, dolayısıyla davalının yükleten olmasına karşılık, dava konusu navlun sözleşmesinin tarafı olmadığı ve taşıtan sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Demuraj ücretine ilişkin taşımanın taşıtıcı ve gönderileni dava dışı alıcı ... olup yükün alıcı tarafından teslim alınmaması nedeniyle meydana gelen demuraj ücretinden satıcının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.İİK 67 maddesi gereği kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için; geçerli bir ilamsız takibin bulunması, süresi içinde usulünce itiraz edilmiş olması, yasal süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacının takibinde ve itirazın iptali davası açmasında haksız ve kötü niyetli olması,

açılmış olan itirazın iptali davasının reddedilmiş olması ve davalı tarafça kötü niyet tazminatının talep edilmiş olması gerekir.

Yine itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi halinde davacı kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulamaz.Somut olayda davacının iddiasını ispat edememiş olması davacının takipte kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği ve dosya kapsamı itibariyle kötü niyet iddiası ispat edilemediğinden Mahkemece davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmakla davalının bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/895, K. 2024/1875, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/895
Karar No
2024/1875
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/897 K.2024/2212
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/897 K.2024/1874
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/906 K.2024/1816
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/907 K.2024/1061
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/910 K.2024/1576
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/911 K.2024/1197

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.