KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/915
- Karar no
- 2024/1182
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/11/2020
- Numarası
- 2019/84 Esas, 2020/731 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili: taraflar arasında, saha zeminlerinin boyanması ve spor sahası çizgilerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, davacı edimini tamamladığını ve iş sebebiyle alacakları için 22.09.2017 tarihli 15.321,12 TL tutarında ve 26.09.2017 tarihli 1.569,40 TL tutarında toplamda 16.890,52 TL fatura düzenlediklerini, davalı tarafından iş bedeli ödenmediğini, Bakırköy ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, faturaları davalıya gönderildiğini ve davalı şirketin faturaları kabul edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece; davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve icra takibine konu 22.09.2017 tarihli ... nolu 15.321,12 TL tutarlı ve 26.09.2017 tarihli ... nolu 1.569,40 TL tutarlı faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
ancak davacı ticari defterlerinde faturalar kayıtlı olsa bile faturaların üzerinde teslim alan isim ve imzasının bulunmadığı, davalının BA kayıtlarına göre bu faturalarla ilgili maliyeye bildirimde bulunulmadığı gibi BA kayıtlarında yer almadığı, fatura konusu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiği hususunun ispata muhtaç olduğu, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerle davacı tarafın ispat külfetini yerine getiremediği, davacı tarafından yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde;
davacı şirketin 22.09.2017 tarihli 15.321,12 TL tutarında ve 26.09.2017 tarih 1.569,40 TL tutarında toplam 16.890,52 TL fatura alacağına istinaden, 09.06.2018 tarihinde Bakırköy ...İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibe davalı şirket tarafından 10/09/2018 tarihinde haksız ve yersiz olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine 09/01/2019 tarihinde ticari arabuluculuk yoluna başvurduğunu ve 30/01/2019 tarihinde davalının görüşmeye gelmemesi üzerine anlaşamama tutanağı tutularak imza altına alındığını, davalı taraf görüşmeye gelmediğinden dava masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olacağını, fakat mahkeme verdiği bu kararda dahi bu hususu atladığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında,
saha zeminlerinin boyanması ve spor sahası çizgilerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını ve davacı şirket işleri zamanında yaptığını ve teslim ettiğini, söz konusu faturaları kestiğini ve gönderdiğini davalı şirket faturaları kabul ettiğini ve ticari defterlerine işlediğini, davacı şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşme gereği gibi ifa edildiğini, TTK m.21 uyarınca ‘‘ Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.’’ hükmü gereği aksini ispat yükü davalının üzerinde olduğunu,
her iki tarafın da tacir olması sebebiyle, kesin vadeye bağlanmış bir alacak olduğundan işbu fatura tarihinde davalı temerrüde düşmüş olacağını, davacı şirket tüm şifai uyarılarına ve çabasına rağmen söz konusu alacağını tahsil edemediğinden,
yasal yollarla alacağının tahsili yoluna giriştiğini, ancak davalı şirket, dava konusu icra takibine haksız ve yersiz olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, işin gereği gibi tam ve sağlam olarak yapıldığının en güzel ispatı ise geçen zaman sürecinde herhangi bir sorunla karşılaşılmamasını, davalı şirketçe davacı şirkete ne işin yapımı sırasında ne de sonrasında herhangi bir eksiklik veya ayıp ihbar edilmediğini, icra takibine yapılan itiraz ödemeyi geciktirmek, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığı açık ve net olduğunu, bu sebeple, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalı yanın itirazı kötü niyetli olduğunu,
alacağa ulaşılmasını sürüncemede bırakma niyetini barındırdığını, açıklanan nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını ve müvekkil şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi ilişkisi bulunmamaktadır.
Davacı, taraflar arasında yapılan sözlü eser sözleşmesi kapsamında edimlerini tamamlayarak teslim ettiklerini, davalı şirkete fatura kestiklerini, fatura tebliğ edilmesine rağmen ödemenin yapılmadığını, girişilen icra takibin itiraz ile durması sebebiyle itirazın iptalini talep etmiş, davalı tarafça dava dosyasına cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkeme, davacının edimini ispat edemediğini, faturanın tek başına ispat vasıtası olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir. Dava konusu faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunmaktadır.
Ancak davacı faturalar davalı şirkete tebliğ edildiği belirtilmiş ise de dosya kapsamına faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği hususunda bir delil sunulmamıştır.Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna ilişkin davacı tarafından başka delil sunulmamıştır.Yine davacı fatura kapsamında işlerini ispat edecek herhangi bir delilde sunulmadığı gibi, yemin deliline dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte düzenlenen fatura tek başına edimin yerine getirildiği ve taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğunu ispat etmesi mümkün değildir.Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkinin ispat edilememesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur.
18 Nisan 2024 tarihli ve 32521 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin 14/03/2024 tarihli ve E.2023/160, K.2024/77 sayılı kararı ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun “dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 18 (A) maddesinin 11 numaralı fıkrasının “…bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.” bölümü iptal edilmiştir.
7531 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan düzenleme ile; madde 18/A 11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.
Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.Mahkemece, karar tarihi olan 06.112020 tarihi itibariyle 6325 sayılı Arabuluculuk kanunun 18/A maddesine aykırı olarak, arabuluculuk ücretini davacıdan alınmasına, avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekiline tam vekalet ücreti takdirine ve davacı tarafından yapılan yargılama giderleri davacı üzerine bırakılmış olması hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/915, K. 2024/1182, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama