KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Dosya no
- 2021/961
- Karar no
- 2025/154
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/12/2020
- Numarası
- 2016/558 Esas, 2020/871 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflarca, davalı şirketin yapımcılığını üstlendiği,
... logolu televizyon kanalında yayınlanan "..." adlı programın dekor ve oyun malzemeleri imalatının, davacı tarafından yapılması hususunda anlaşıldığını, imalat bedelinin KDV dahil 159.618,60-TL olarak belirlendiğini ve peşin ödenmesi hususunda anlaşıldığını, davacının edimini yerine getirdiğini ve davalıya eksiksiz teslim ettiğini ve yapılan işe ilişkin 22/12/2014 tarihli, ... sıra numaralı, 159.618,60-TL'lik fatura düzenleyerek davalı şirkete tebliğe çıkarıldığını, ancak davalının sadece 75.000-TL'lik kısmını ödendiğini ve davalının, davacıya gönderdiği Beyoğlu ...
Noterliğinin 16/01/2015 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kendisine tebliğ edilen faturaya "tarafların 75.000-TL üzerinden anlaşmış olduğunu" gerekçe gösterip itiraz ettiğini, davalı şirketin yapılan tüm uyarılara rağmen bakiye 84.618,60-TL'lik meblağı ödenmediğini belirterek; bu meblağın 13/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava dilekçesinde ileri sürülen husuların gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin ... televizyonunda yayınlanan "..." isimli yarışma programının ana dekon ve program formatı içinde kullanılan oyun dekorlarının yapma işini üstlendiğini, ana dekordaki bir takım unsurların ..., ..., ..., ... ve ... firmalarından sağlandığını, dolayısıyla, söz konusu yarışma programının sabit olan ana dekorunun davacı tarafından yapılmadığını, 2014 yılının ikinci yarısında çekimi yapılan yarışmada kullanılacak "oyun dekorlarının" imalatı konusunda davacı ile görüşüldüğünü,
davacıya "oyun dekorları" karşılığında (75.000-TL + KDV) bedel ödenmesi hususunda anlaşıldığını, davacının bu bedele karşılık gelen oyunları gecikmeli yaptığını, bazılarının hiç yapılmadığını, müvekkili şirket anlaşılan tutar olan 75.000-TL'yi davacının banka hesabına ödediğini, davacının imal etmediği ve teslim etmediği oyun dekorları için de para talep ettiğini, imal ettiği dekorlar için de fazla para istediğini, davacı adına tanzim edilen Beyoğlu ...
Noterliğinin 12/10/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının düzenlediği fahiş faturanın ödenmesinin talep edildiğini,davalının faturaya süresinde itiraz ettiğini ve noter vasıtasıyla iade ettiğini, davacı tarafın, alacak iddiasında bulunan davacı tarafın, alacağının hangi oyun dekorlarından kaynaklandığını, bunların zamanıda ve eksiksiz olarak teslim ettiğini ispat etmek zorunda olduğunu, davacı, haksız ve mesnetsiz iddiasını tanık ile ispat edemeyeceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 22/12/2020 tarihli karar ile.
12/08/2020 tarihli bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğu, tarafların incelenen ticari defter ve belgelerin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve delil niteliğine haiz olduğu, taraflar arasında, “...” isimli yarışma programında kullanılacak “dekor ve oyun malzemelerinin” davacı yanca imalatına ilişkin sözlü eser sözleşmesi yapıldığı ve ticari ilişki bulunduğu, davalının bu anlaşma kapsamında, teslim edilen malzemelere ilişkin olarak, 75.000-TL.+KDV ödeme yaptığının taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı,
davacının anlaşma kapsamında faturaya konu tüm ürünleri teslim ettiği iddiasına karşılık, davalının faturaya konu ürünlerin tamamını teslim almadığı ve teslim alınanların eksik olduğu savunmasında bulunduğu, davacının faturaya konu malların teslim edildiğine ilişkin teslim tesellüm belgesi dosyaya sunmadığı, ancak teknik bilirkişilerce dosyada mevcut e-posta yazışmaları ile görsellerde yer alan malzemelerin incelenmesinde, faturaya konu ürünlerin tamamının bahse konu televizyon programında kullanılmış olduğunun ve davalıya teslim edildiğinin tespit edildiği,
davalının bilirkişilerce programda kullanıldığı tespit edilen faturaya konu ürünlerin başka firmalardan alındığına ilişkin fatura, belge vs dosyaya sunmadığı, davacının davasında haklı olduğu, davalının dava konusu faturaya ve ihtarnameye itiraz ederek kabul etmediğini bildirdiği 16/01/2015 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile; davanın kabulü ile, 84.618,60-TL.’nin, 16/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının "..." isimli programın ikinci yayın döneminde program içeriğindeki yarışmalarda kullanılacak oyunların yapımı konusunda davacı ... ile 2014 yılı ortalarında görüştüğünü, "oyun dekorları" karşılığında (75.000,00-TL + KDV) bedel ödenmesi hususunda anlaştıklarını, bu bedelin davacının banka hesabına gönderdiklerini, davacının oyunların bir kısmını gecikmeli olarak yaptığını, bir kısmını ise hiç yapmadığını, gecikerek yaptığı oyun dekorlarında ise eksiklikler bulunduğunu, davacı esnaf olup, tacir olmadığından,
bu davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, görev itirazında bulunulmuş olmasına rağmen Mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığını, davacı ile (75.000,00-TL + KDV) bedel üzerinden anlaşıldığını, bu bedel dışında ayrıca bir karşılıklı mutabakat olmadığını, taraflar arasında bedel uyuşmazlığı olduğundan, davacının öncelikle iş bedelinin (135.270,00-TL + KDV) olduğu yönündeki iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacı üstlendiği oyunları eksiksiz olarak teslim ettiğini de ispat edemediğini, dosyaya teslim belgesi sunulmadığını, bilindiği kadarıyla,
davacının 2014 yılından önceki 2012 ve 2013 yılı yayın dönemleri için de aynı yarışmaya program içi oyun hazırladığını, dolayısı ile davacı tarafça dosyaya sunulan USB içeriğinde yer alan fotoğraflara itibar edilerek teslim olgusunun ispatlandığı sonucuna varılamayacağını, davacının oyunları teslim ettiğini yazılı belge sunması gerektiğini,05/06/2017 tarihli müzekkere ile 01/10/2014 tarihinden sonraki kayıtların çıkarılarak dosyaya gönderilmesinin istendiğini, 05/06/2017 tarihli müzekkerenin gönderilip gönderilmediğinin belli olmadığını, gönderilmişse de dosyayada müzekkere cevabının olmadığını,
dolayısıyla dava konusu döneme ilişkin yayın kayıtlarının gelmediğini, davacının sunduğu USB içeriğinde yer alan fotoğrafların ilk olarak hangi yıl ve hangi tarihte yayınlanan programa ilişkin olduğunun da belli olmadığını, davacının alacak iddiasını dayandırdığı 22/12/2014 tarihli faturada açıklama olarak "..." ibaresi yer aldığından,
bu açıklama karşısında, davacı fatura tanzim tarihi olan 22/12/2014 tarihinden önce veya en geç fatura tarihinde 76 adet oyunu teslim etmiş olduğununu yazılı delil ile ispatlayamadığını, davacının e-posta ile gönderdiğini ileri sürdüğü teklifin davalı müvekkil şirket tarafından kabul edildiğini ispat edemediğini, kök raporda, “İşin bedeline ilişkin ihtilafta, dosyada davacı tarafından oluşturulan teklifin açık bir kabul beyanının dosyada mevcut değildir” ifadesinin yer aldığını, davalı şirketin (...com.tr) uzantılı e-posta adresine gönderilmeyen,
alıcısına ulaşıp ulaşmadığı belli olmayan bir e-posta iş bedeli konusunda anlaşmaya varıldığının delili olamayacağını, iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alındığını ve raporların çelişkili olduğunu, çelişkinin giderilmesi için inceleme yapılması gerektiğini, mahkemece hüküm altına alınan faiz oranının fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, hem kısa kararda ve hem de gerekçeli kararda faiz başlangıç tarihi 16/01/2020 tarihi yazılı olmasına rağmen.
Mahkemece 22/01/2021 tarihinde tahsis şerhi yazarak kısa karardaki ve gerekçeli karardaki faiz başlama tarihinin değiştirildiğini belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında yine taraf beyanlarına göre.
2014 yılı ortalarında, televizyon programı dekoru ve oyun malzemeleri imalatı konusunda eser sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yan davalının üstlendiği yarışma programının oyun dekor ve malzemelerinin üretimi için davalı yan ile KDV dahil 159.618,60-TL ye anlaştıklarını, edimini yerine getirdiğini, davalının 75.000,00 TL yi ödediğini bakiye 84.618,60-TL'lik meblağı ödenmediğini belirterek;
bu meblağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı yan ise davacı ile 75.000,00 TL ye anlaştıklarını, işin eksik ve gecikmeli olarak yapıldığını, davalıya herhangi borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davalının sunduğu teklif mailinde belirtilen işlerin yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı yan işin eksik ve gecikmeli yapıldığını iddia etmiş ise de bu konuda davacı yana gönderdiği herhangi ihtarname bulunmadığı, teklif mailinde belirtilen işlerin tamamının yapıldığının bilirkişi raporu ile davacının sunduğu davaya konu programın görsellerinden tespit edildiği, davalı yanın eksik olduğunu iddia ettiği işleri başka firmalara taamlattırdığına dair herhangi belde de sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, mahkemenin tashih şerhi ile maddi hatayı düzelttiği anlaşıldığından, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/961, K. 2025/154, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama