KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Dosya no
- 2022/141
- Karar no
- 2026/280
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2021
- Numarası
- 2015/703 Esas, 2021/859 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
2.537 kelime·13 dk okuma·3 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili; taraflar arasında 01.01.2015 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” imzalandığını ve davalı şirketin yüklenicisi olduğu “İstanbul ... Okul İnşaatı İle Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İşi“ inşaatı ile ilgili olarak sözleşmenin 2. Maddesinde belirtilen işlerin “taşeron” olarak davacı şirket tarafından yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, bu sözleşme kapsamında davacının, davalı ile ...
A.Ş arasında imzalanmış bulunan ve okul binası yapımına ilişkin projeye ilişkin olarak ana sözleşme eki şartnamelere ve yönetmeliklere uygun olarak okul binasının okul temel yalıtım altı grobeton işçiliği, tüm binaya ait betonarme kalıp ve kalıp iskelesi işlerinin yapılması, tüm binaya ait betonarme demirlerinin işlenmesi işçiliği, tüm binaya ait betonarme beton imalatının kalıplara yerleştirilmesi, bakım ve kürünün yapılması işçiliğini üstlendiğini, davacı yüklenici taşeron şirket tarafından, davalıya Bakırköy 39. Noterliğinin 27.03.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek;
sözleşmenin yürürlük tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işin 90 gün + 1 aylık süre içerisinde bitirileceği taahhüt edilmiş ise de; davalı şirketin çalışmalarda kullanılması gerekli kule vinçi temin etmediği, kule vinç için gerekli elektriği temin etmediği, sahada çalışma için gerekli elektriği temin etmediği, gerekli malzemeyi temin etmediği için, ayrıca kötü hava şartlarının da etkisi ile sözleşmede belirtilen taahhütlerin bu süre içerisinde yerine getirilmesi mümkün olmadığı bildirildiği,
belirtilen olumsuz hususların tamamı (hava muhalefeti hariç) davalı şirketin kendi kusur ve ihmalinden kaynaklandığından yapılacak işlerin gecikmesine neden olan ve aynı şekilde hava muhalefeti ile artaya çıkan zorlayıcı nedenin sözleşme süresine ekleneceği ve bu konularda gecikme nedeni ile sorumluluk kabul edilmeyeceğinin ihtar edildiğini ancak davalı iş sahibinin ihtara yanıt verilmediğini, davalı ilgili idareden, davacının, yapılan işlere ilişkin hakkedişi tahsil etmiş olmasına rağmen davacıya yapması gereken ödemeyi yapmadığını,
bunun üzerine davalıya Bakırköy 39. Noterliği ' nin 30.03.2015 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarnamesinin gönderildiğini ve 1 nolu hakedişe göre, davacıya %5 teminat kesintisi yapıldıktan sonra KDV dahil 145.380,42 TL ödeme yapılması, aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmiş sayılacağı, davalı aleyhine icra takibi yapılacağını ve gerektiğinde dava açılacağını ihtar ettiklerini, bu ihtara da yanıt verilmediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 152.526,24 TL alacağın temerrüt tarihinden (05.04.2015) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya ödenmesine,
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme gereğince taraflar arasında, davacı taşeron şirketin 31/03/2015 tarihinde yükümlülüklerini yerine getirmesi ve işi teslim etmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, ancak anılan işbu sözleşme uyarınca davacı şirket üzerine düşen yükümlülükleri anılan tarihte bitirip yerine getirmeyerek işi teslim etmediğini, davacı tarafından sunulan 05/03/2015 tarihli hak ediş de dahi işin temelini henüz tamamlayamadığı, işin fiziki seviyesinin %10larda olduğunun görüldüğünü, bununla birlikte davalı şirket tarafından, sözleşmenin 8. maddesinin a fıkrası gereğince;
davacı şirketin yatırmakla yükümlüğü olduğu sigorta primlerinin yatırıldığını gösterir belgelerin talep edildiğini, bu konuya ilişkin olumlu bir cevap alınamaması üzerine de; toplam 22.023,22 TL tutarındaki sigorta primlerinin, davalı şirket tarafından yatırılmak zorunda kalındığını, dolayısıyla davacı şirket tarafından sözleşme uyarınca tamamlaması gereken işlemlerin hiçbir şekilde tamamlanmadığı gibi aynı zamanda davalı şirketin işbu sözleşme nedeniyle asıl taahhüdü olan idareye karşı maddi-manevi bakımından çok zor durumda kaldığını, davalı şirket, yapılan hesaplamalar neticesinde davacı şirket ile akdedilen işbu sözleşme nedeniyle;
davacı şirket tarafından yapılmayan işlerin sözleşme dışı üçüncü kişilere tamamlatılması, davacı şirket tarafından yatırılmayan ve bu sebeple davalı şirketçe yatırılmak zorunda kalınan sigorta primleri ve idare ile olan sözleşmedeki gecikme cezası nedeniyle toplamda 379.568,74 TL zarara uğradıklarını, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 21.09.2021 tarihli karar ile; davacı tarafça, dava açılmadan önce Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/28 D.
İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunmuş olup, alınan 30.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan işlerin toplam bedelinin152.526,24 TL olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesine göre; sözleşme konusu işlerin 01.01.2015 tarihinden itibaren 90 gün içerisinde tamamlanmasının kararlaştırıldığını ve bu süreye göre bu işlerin 03.03.2015 tarihinde tamamlanması gerektiği, sözleşmeye dayalı işlemlerin, tamamen yerine getirilmeden sözleşmenin son bulduğunun; tarafların kabulünde olduğu,
her iki taraftında kusurun kendisinden kaynaklanmadığını iddia ettiği, her ne kadar davacı, işin sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlanmamasının davalının kusurundan ve elverişsiz hava şartlarından kaynaklandığını iddia etmişse de, bu iddiaların ispatına yönelik herhangi bir delil olmadığı, davacının bu iddiasını ispat edemediği, aynı tespitleri içerir bilirkişi raporuna yönelik 17 nolu celse de, bilirkişi raporuna itirazlarının olmadığı,
rapor doğrultusunda karar verilmesini talep ettikleri, davacı yüklenicinin sözleşme ile üstlenmiş olduğu işleri kendi kusurundan dolayı süresinde tamamlayamadığından temerrüde düştüğü, davacının yapmış olduğu iş bedelinin ödenmesini talep ettiği, ödeme yapılmaması üzerine sözleşmeyi feshettiği, temerrüde düşen taraf davacı olduğundan, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiği,
davacının haksız olarak sözleşmeyi feshetmesi ileri dönük olarak etki doğuracağından, feshe kadar yapmış olduğu işlerin bedelini davalıdan talep edebileceği, ancak, sözleşmeyi süresinde tamamlayamaması ve sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi sebebiyle davalı işverenin uğramış olduğu zararların tazmini sorumluluğu altına da girdiği, hükme esas alınan 19.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ile davacının yapmış olduğu işlerin karşılığının 152.526,24 TL olduğunun tespit edildiği, bu tespit ve hesaplamaların dosya kapsamına ve yapılan işlere göre yerinde olması sebebi ile, mahkememizce hükme esas alındığı,
davalının dosya kapsamında ispat etmiş olduğu zararının; davacı yerine yapmış olduğu 22.023,22 TL'lik ... ödemesi olduğu, fazlasına yönelik iddialarını ispat edemediği, bu ödemenin mahsubu sonrasında, ( 152.526,24 - 22.023,22=) 130.503,02 TL davacının bakiye alacağının olduğu, davacının kendi kusuru ile temerrüde düşmüş olması sebebiyle dava konusu alacak yönünden; davalı dava tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olup, bu tarihten itibaren faize hükmedildiği, gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 130.503,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacı şirketin, kendisi tarafından düzenlenen 05/03/2015 tarihli hak edişinde, işin temelini henüz tamamlayamadığının ve işin fiziki seviyesinin dahi %10larda olduğunun farkında olmasına rağmen; davalı şirkete, işin süresinin bitimine 4 gün kala, 27.03.2015 tarihli ihtarname göndererek; işin gecikmesinden sorumlu olmadığını;
yine 30.03.2015 tarihli ihtarname ile de herhangi bir belgeye dayanmadan gerçeğe tamamen aykırı beyanlarla sözleşmeyi feshedeceklerini bildirdiğini, ve davacının işi durdurduğunu, iş sahasını da davalının çalışmasını engelleyecek şekilde işgal ettiğini, idareye karşı 90 günde tamamlanması planlanan işin ancak %14’lük kısmınının tamamladığını, davalı şirketin idareye karşı sorumluluğunun bulunduğu sözleşme gereği yükümlülüklerini, 92 gün gecikmeli olarak yerine getirmesine sebebiyet verdiğini, sözleşme hükümlerine göre; temel imalatlarının;
-7,08 kotu ile temel altı grobeton altı kotu olan -8,68 kotu arasındaki imalatları kapsadığını, davacının yapmakla yükümlüğü olduğu -8,68 kotu ile -7,28 kotu arasındaki imalatları yapmış olup, dolgu üstü 2. Bodrum tabanı 20 cm kalınlığındaki hasır çelikli beton imalatını yapmadığını, anılan eksikliklerin davalı şirket tarafından sözleşme dışı üçüncü kişilere tamamlatıldığını, asıl iş sahibi idareye karşı zor durumda kalındığını, bu nedenlerle ve ayrıca davalı şirketçe yatırılmak zorunda kalınan sigorta primleri ve idare ile olan sözleşmedeki gecikme cezası nedeniyle toplamda 379.568,74 TL zarara uğranıldığını,
bilirkişi heyet raporunda bu hususların incelenmediğini, ek raporda da değerlendirilmesi istenilen hususlar gereği gibi incelenmeyerek; kök raporda değişiklik yapılmadığını, davaya konu olayda; davacı tarafından yalnızca inşaatın temelde radyal demirleri ve 1 metrelik temel kalıpları yapılmış olup, geri kalan tüm demir ve kalıp işlerinin; dava-dışı ... şirketi tarafından yapıldığını, davacı tarafından Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/28 D.
İş sayılı dosyasından yaptırılan tespitte temel imalatları tamamlanmadığı halde (-7,08 bodrum taban döşeme betonu yapılmadığı halde) tamamlanmış gibi gösterildiğini, subasman perdeleri zaten temel alanın içerisinde yapılması gereken imalat olmasına rağmen; mükerrer bir imalat gibi gösterilerek ilave edildiğini, sözleşme kapsamında yevmiye işçilik olmadığı halde; usta yevmiyesininde dahil edildiğini, dava-dışı ... şirketine yaptırılan inşaatın 29.10.2015 tarihinde tamamlandığını, mahkemece davalı şirketin, ispat etmiş olduğu zararın, 22.023,22 TL ... ödemesi olduğu,
fazlaya yönelik iddiaların ispat edilemediği belirtilmiş ise de dosyaya sunmuş olduğumuz diğer belge, makbuz ve beyanlarının dikkate alınmadığını, davacının yapmadığı işlerin başka firmaya yaptırılması sebebi ile dava dışı firmaya ödenen belgelerin dosyaya sunulduğunu, idareye de gecikme tazminatı ödendiğini, bu zararların toplamının 379.568,74 TL olduğuna ilişkin delillerinde gösterildiğini, davacının şantiyeyi terkinin hemen akabinde dava-dışı ... firması ile sözleşme yapıldığı ve inşaata bu firma tarafından devam edildiğini, davalının yokluğunda yapılan bu delil tespitinde;
davacı ve ... firması tarafından yapılan işlemlerin ayrımı yapılmaksızın rapor düzenlendiğini ve ... firması tarafından tamamlanan işlerin de davacı tarafından yapılmış gibi gösterildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili tarafından 13.07.2022 tarihli dilekçe ile ek beyan dilekçesi sunulmuş ise de; gerekçeli kararın 29.11.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olması sebebi ile bu dilekçenin istinaf süresi içinde verilmediği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici (taşeron sıfatı ile), davalı yan ise işveren ( asıl yüklenici)'dir.Taraflar arasında.
01.01.2015 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” akdedilmiştir.
Somut olayda, davacı taşeron vekili; işin gecikmesine davalı iş sahibinin vermesi gereken malzeme ve kule vincini zamanında temin etmemesinden kaynaklandığını ancak yaptığı işin bedelininde ödenmediğini belirterek; yaptığı işin bedelini talep ve dava etmiş, davalı yan ise davacının işi tamamlamadığını, davacının yatırması gereken işçi sigorta primlerini kendisinin yatırdığını, idarenin kendisine para cezası kestiğini ve yarım bıraktığı işleri 3. Kişiye tamamlattığını belirterek, bunların bedellerinin davacının alacağından mahsup edilmesini talep etmiştir.Mahkemece;
davacı tarafça, dava açılmadan önce Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/28 D.
İş sayılı dosyasında delil tespiti talebinde bulunmuş olup, alınan 30.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan işlerin toplam bedelinin 152.526,24 TL olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesine göre; sözleşme konusu işlerin 01.01.2015 tarihinden itibaren 90 gün içerisinde tamamlanmasının kararlaştırıldığını ve bu süreye göre bu işlerin 03.03.2015 tarihinde tamamlanması gerektiği, sözleşmeye dayalı işlemlerin, tamamen yerine getirilmeden sözleşmenin son bulduğu,
her ne kadar davacı, işin sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlanmamasının davalının kusurundan ve elverişsiz hava şartlarından kaynaklandığını iddia etmişse de, bu iddiaların ispatına yönelik herhangi bir delil olmadığı, aynı tespitleri içerir bilirkişi raporuna yönelik 17 nolu celse de, bilirkişi raporuna itirazlarının olmadığı,
rapor doğrultusunda karar verilmesini talep ettikleri, davacı yüklenicinin sözleşme ile üstlenmiş olduğu işleri kendi kusurundan dolayı süresinde tamamlayamadığından temerrüde düştüğü, davacının yapmış olduğu iş bedelinin ödenmesini talep ettiği, ödeme yapılmaması üzerine sözleşmeyi feshettiği, temerrüde düşen taraf davacı olduğundan, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiği,
davacının haksız olarak sözleşmeyi feshetmesi ileri dönük olarak etki doğuracağından, feshe kadar yapmış olduğu işlerin bedelini davalıdan talep edebileceği, ancak, sözleşmeyi süresinde tamamlayamaması ve sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi sebebiyle davalı işverenin uğramış olduğu zararların tazmini sorumluluğu altına da girdiği, hükme esas alınan 19.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ile davacının yapmış olduğu işlerin karşılığının 152.526,24 TL olduğunun tespit edildiği, bu tespit ve hesaplamaların dosya kapsamına ve yapılan işlere göre yerinde olması sebebi ile mahkemece hükme esas alındığı,
davalının dosya kapsamında ispat etmiş olduğu zararının; davacı yerine yapmış olduğu 22.023,22 TL'lik ... ödemesi olduğu, fazlasına yönelik iddialarını ispat edemediği, bu ödemenin mahsubu sonrasında, ( 152.526,24 - 22.023,22=) 130.503,02 TL davacının bakiye alacağının olduğu, davacının kendi kusuru ile temerrüde düşmüş olması sebebiyle dava konusu alacak yönünden; davalı dava tarihi itibariyle temerrüde düşmüş olup, bu tarihten itibaren faize hükmedildiği, gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile 130.503,02 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı taşeronun işi, tamamlamadan işi yarım bırakarak terk ettiği ve hak edişinin ödenmemesi sebebi ile sözleşmeyi fesih ederek iş bu davayı açtığı, işin uzamasına davalı yanın tedarik etmesi gerektiğini iddia ettiği kule vincinin zamanında kendisine verilmemesinden kaynaklandığını ileri sürdüğü ancak sözlemenin 11. maddesinde davalı iş sahibinin sadece demir ve beton ile xps yani ısı yalıtım malzemelerini karşılayacağı bunun dışındaki tüm alet ve edavatın yüklenici(taşeron) tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı, davacı yanın iddiasının ise kule vincinin zamanında kendisine verilmediği iddiası olduğu,
sözleşme maddesine göre davalı iş sahibinin böyle bir yükümlülüğü olmadığı, davacı yanı hava şartlarından dolayı da gecikme olduğu iddiasının soyut olduğu, dolayısı işin gecikmesine davalı yanın sebep olmadığı, davacının işi terk ettiği zamana kadar yaptığı işin bedelinin, işin yapıldığı yıl piyasa rayiç birim fiyatlarına göre bilirkişilerce 152.526,24 TL olarak hesaplandığı ancak bu hesaplamaya 2.760,00 TL usta yevmiyesini de ekledikleri, sözleşmenin 8. Maddesine göre işçilerin yemek-barınma ve ... primlerinin davacı taşerona ait olduğunun düzenlendiği,
bu durumda işçilerin ... primlerinden sorunlu olan davacının dolayısı ile işçilerin yevmiyelerinden de sorumlu olacağı dolayısı ile davacının alacağı hesaplanırken, alacağa ilave edilen 2.760,00 TL usta yevmiyesinin alacağa dahil edilemeyeceği dolayısı ile mahkemece davalı yanın, davacı adına ödediğini ispatladığı, işçi ... primleri bedeli olan 22.023,22 TL düşülerek bulunan 130.503,02 TL'den usta yevmiyesi düşülerek bulunan 127.743,02 TL 'ye hükmedilmesi gerekirken, bu bedel düşülmeden 130.503,02 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olamıştır.
Davalı yan ek istinaf dilekçesi ile gecikme sebebi ile cezai şartın da hesaplanarak mahsup edilmesini istemiş ise de bu ek dilekçesinin istinaf süresi içinde verilmediğinden nazara alınmamıştır.
Ayrıca yargılama sırasında, davacının tamamlamadığı işlerin bedelinin de davacı alacağından mahsubu talebinin de hukuki bir dayanağı olmadığı, yasaya uygun bir talep de olmadığı, idarenin kendine gecikme sebebi ile gecikme cezası kestiği ve bununda mahsubunu talep etmiş ise de, idare tarafından davalı yan için düzenlenen hak edişler incelendiğinde; sadece 1 ve 2. hakedişlerde teknik personel bulundurmama sebebi ile ceza tahakkuk ettirildiği,
gecikmeye ilişkin herhangi ceza kesilmediği anlaşıldığından bu istinaf sebebi de kabul görmediği gibi, dosyada bulunan ve ibraname olduğunu iddia ettiği belgeninde davaya konu alacak ile hiç bir ilgisi olmadığı gibi, ibraname mahiyetinde olmadığı da anlaşıldığından buna ilişkin istinaf sebebi de kabul görmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; davanın 127.743,02 TL üzerinden kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1- Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 8.726,12 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.604,77 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.121,35 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Davacı tarafça asıl davada sarf edilen toplam 2.636,57 TL harçtan, davanın kabul ve ret oranına göre 2.208,12 TL sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına, ( % 83,75 kabul- % 16,25 ret)
3-Davacı tarafından asıl davada sarf edilen toplam 6.770,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 5.670,12 TL' sinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, ( % 83,75 kabul- % 16,25 ret)
4-Davalı tarafından sarf edilen toplam 112,60 TL yargılama giderinde davanın kabul ve ret oranına göre 18,30 TL' sinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, ( % 83,75 kabul- % 16,25 ret)
5-Davacı yan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davalı yan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın ret edilen miktarı üzerinden hesaplanan 24.783,22 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1- Davalı tarafından yatırılan 2.605,00 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde kendisine İADESİNE,
2-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 200.00 TL posta giderine ilişkin istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2022/141, K. 2026/280, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama