İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2022/1477 K.2023/930

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/1477Karar2023/930Tarih20 Eylül 2023Okuma11 dk · 2.242 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
20 Eylül 2023
Dosya no
2022/1477
Karar no
2023/930
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/12/2021
Numarası
2021/124 Esas, 2021/1157 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.242 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan aynen ifa ile alacak ve yoksun kalınan karın tahsili, karşı dava ise; alacak talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı asıl davada davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.

Asıl davada davacı vekili İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/442 Esas sayılı dosyasına verdiği 09/09/2019 tarihli dilekçesiyle, taraflar arasında 14/11/2018 tarihli açık ihale usülü ile ihale yapıldığını, bu ihaleye istinaden 12/12/2018 tarihinde “Teknik Personel Kışlık İş Elbisesi Alımı”na dair sözleşme imzalandığını, sözleşmenin bitim tarihinin 10/02/2019 olduğunu, bu tarihten önce sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğini, ancak bu feshin yasa ve sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek işin aynen ifasının sağlanmasına,

17/04/2019 tarihli 14.795,00 TL teminat mektubu bedeli olarak yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, bu talepleri kabul görmediği taktirde 17/04/2019 tarihli 14.795,00 TL teminat mektubu bedeli olarak yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile davalıdan tahsili ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin haksız feshi nedeniyle yoksun kalınan karın tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu,

dolayısıyla görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı firmanın Teknik Personel Kışlık İş Elbisesi Alım Sözleşmesi ile üstlenmiş olduğu yükümlülüklerini Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeler Kanunu ve mevcut sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediğini, bu sebeple müvekkili şirket tarafından, davacı firma hakkında sözleşmenin feshine ilişkin hükümlerin uygulandığını ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeler Kanunu uyarınca, davacı şirketin ve %50' den fazla ortağı ve yetkilisi olan ... ve diğerlerinin 1 yıl sureyle ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verildiğini,

davacının İstanbul 13.İdare Mahkemesi'nin 2019/1315 Esas sayılı dosyasıyla, şirket ve bu şirketin hissedarı olan ...'ın bir (1) yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 11/05/2019 tarih ve 30771 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istemiyle dava açtığını, İstanbul 13.İdare Mahkemesi'nce 2020/462 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, davacı firmanın sözleşme kapsamındaki ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşme ve teknik şartnamede detaylı şekilde tarif edilen iş süreçlerine uygun olmayan davacı kaynaklı aksaklıklar yaşandığını,

davacı tarafından kumaş numunesinin zamanında sunulmadığını, beden ölçülerinin usule uygun ve zamanında alınmadığını, bu konuda idarenin onayının alınmadığını, dikilmiş şahit numuneleri için idare onayının alınmadığını, İdarenin onayı alınmadan imalata geçildiğini, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “İdarenin Sözleşmeyi Feshetmesi” başlıklı 25.Maddesinin (f ) bendi uyarınca;

"f) Mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek.” hükmünü taşıdığını, davacının sözleşme ve diğer mevzuat gereği yükümlülüklerini müvekkili şirketin onaylı iş programına uygun olarak yerine getirmediğinden bu sebeple sözleşmenin feshine ilişkin hükümlerin uygulandığını, müvekkili şirketin 20/02/2019 tarih, OLUR 2019.01603 sayı ve “Teknik Personel Kışlık İş Elbisesi Alımı Sözleşmesinin Feshi” konulu sözleşme fesih kararını aldığını ve teminatın gelir kaydedildiğini, sözleşmenin 20/02/2019 tarihi itibariyle feshedildiğini,

feshin sonucu olarak 1 (bir) yıl süre ile davacı ve ortakları hakkında ihalelere katılmaktan yasaklama kararı verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı dava olarak da; sözleşmenin müvekkili tarafından haklı feshi sebebiyle feshe istinaden davalı/karşı davacının müvekkili şirkete toplamda sözleşmenin feshi nedeniyle;

sözleşme fesih ceza tutarı 49.320,00 TL ve teminat güncelleme fark tutarı olan 316,25 TL ile toplamda 49.636,25 TL borçlu olduğundan 49.636,25 TL alacağın hakkın doğumundan itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 30/10/2020 tarih ve 2020/528 Karar sayılı karar ile, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar verilmiş, dosya istinafa konu kararın verildiği İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi''ne gönderilmiştir.Mahkemece 28/12/2021 tarihli karar ile,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceğinin hükme bağlandığı, kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediği, bu nedenle davacı yanın yürütmenin durdurulması isteminin reddedilmesi gerektiği, asıl dava yönünden;

sözleşme konusu ürünlerin sözleşme süresi içerisinde (60 gün) teslim edilmesi gerekirken, sözleşme süresi sona ermesine rağmen ürün tesliminin gerçekleşmediği, davacı tarafından, davalı şirketin ihtiyacı olan ürünlerin bedel ölçülerinin usule uygun ve zamanında alınmadığı, davacının, basiretli tacir olarak sözleşme hükümlerine göre hareket etmesi gerekirken, sözleşme süresi bitmesine rağmen malların teslim edilmediği, davacı firmanın, taahhüdünü Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeler Kanunu ve mevcut sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği,

bu nedenle taraflar arasında imzalanan 12/12/2018 tarihli Teknik Personel Kışlık İş Elbisesi Alımına dair sözleşmenin davalı tarafça haklı feshedildiği, bu itibarla asıl davanın reddinin gerektiği, karşı dava yönünden; talep edilen sözleşme fesih cezasının davalı-karşı davacı defterlerinde 15/04/2019 tarihinde 49.320,00 TL bedel ile “3 ... Lid. Şti.

Sözleşme Fesih Cezası” açıklaması ile kayıt altına alındığının tespit edildiği, davalı/karşı davacı tarafın, davacı/karşı davalı taraftarn dava tarihi olan 09/09/2019 tarihinden itibaren 49.300,00 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, ancak davalı tarafın cevap süresinden çok sonra verdiği karşı davada harcın da yatırılmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, süresi içerisinde harç yatırılarak açılmış bir karşı dava bulunmadığından bu konuda karar kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yerel mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmenin haklı feshedildiğine yönelik tespitinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra 25/12/2018 tarihinde davalı-karşı davacı tarafından "Satın Alma Sipariş Formu" gönderildiğini, bu sipariş formunda "Aşağıdaki liste siparişimizdir.

Siparişimizin teyidini rica ederiz." şeklindeki açıklamayla "malzeme kodu", "ürün/hizmet tanımı (ölçüleriyle birlikte)", "miktar", "ölçü birimi", "birim fiyat", "fiyat birimi", "son teslim tarihi", "tutar", "para birimi" nin ayrıntılı olarak listelendiğini, davalı yanca gönderilen "Satın Alma Sipariş Formu"nun davalının iç işleyişle ilgili bilgi işlem sisteminin otomatik olarak taraflara ilettiği bilgilendirme tebligatı niteliğinde bir ileti olmadığını, zira sipariş formunda sözleşme konusu işe ilişkin gerekli bilgiler (özellikle ölçüler) verilerek sözleşme konusu işin başlaması gerektiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin;

dava konusu "Kışlık Elbise Alımı" ihalesinden önce "Yazlık Elbise Alımı" ihalesini de kazandığından ve davalıda personel değişimi yaşanmadığından, personelin beden ölçülerinin bir önceki ihale nedeniyle son derece yakın tarihli alınmış olması,

davalının tekrar ölçü alınmasına gerek görmeyerek satın alma sipariş formunda gerekli tüm ölçüleri müvekkiline iletmesi ve işe başlanılmasını bizzat talep etmesi karşısında müvekkilinin yine de ölçü alma girişiminde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kendisine gönderilen "Satın Alma Sipariş Formu"nu 30/12/2018 tarihinde teyit ettiğini, müvekkili şirket vekili tarafından 2019 yılı Ocak ayının ilk haftasında Teknik Şartname 6.1.'e göre idareden tutanakla numune alındığını, belirtilen ölçü ve kriterlerde elbiselerin yapımına başlandığını,

davalının göndermiş olduğu sipariş teyit formu ve müvekkili şirkete teslim ettiği numuneler ile işin başlamasına onay verdiğini açıkça gösterdiğini, İdarenin yönetici değişikliği nedeniyle gerçekleştirdiği keyfi nitelikteki uygulamaların müvekkili şirkete kusur olarak atfedilebilmesinin mümkün olmadığını, teknik şartname ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca beden ölçülerinin alınacağı lokasyonları davalı idarenin göstermek zorunda olduğunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 20.maddesinde "...

İdarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi"... hallerinde sözleşmenin fesih edilebileceğine ilişkin yasal düzenleme bulunduğunu, uyarı mahiyetindeki yazıların ihtar olarak kabul edilemeyeceğini, ayrıca 2018 Yılı Teknik Personel Kışlık İş Elbisesi Alımı Teknik Şartnamesinin Kontrol, Denetim ve Cezalar başlıklı 9. maddesinin 6. bendinde "İdareden kaynaklanan gecikme durumlarında yükleniciye herhangi bir ceza verilmez" denildiğini, ancak bunun yerine sözleşmenin gereği gibi ifa edilememesinin tüm sorumluluğunun müvekkili şirket üzerine yıkılarak sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini,

davalının ayrıca eldeki davaya konu sözleşmenin feshi ile müvekkili şirketi kamu ihalelerine katılmaktan yasaklattığını, davalının bu yolda tesis ettiği işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle açtıkları iptal davasında yerel mahkemece davanın reddedildiğini, (İstanbul 13.İdare Mahkemesi'nin 2019/1315 Esas, 2020/462 Karar sayılı kararı ile) ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nin 06/10/2020 tarihinde verdiği karar ile, "İstinaf Başvurusu Kabul, Kaldırma, İptal" kararı verdiğini ve verilen bu kararın kesinleştiğini, ikame ettikleri iptal davasının kabulü ile,

davalının idare hukuku ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı nitelikteki birbiri ile çelişen tutumunun gözler önüne serildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında ...

İhale Kayıt Numaralı 12.12.2018 tarihli “Teknik Personel Kışlık İş Elbisesi Alımı” Sözleşmesi imzalanmıştır.

Davacı iş bu sözleşme ile; davalı şirketin ihtiyacı olan 1.800 adet Polo yaka S-shirt, 900 adet Pantolon, 900 adet Mont temin ve teslimi işini 60 gün süre içerisinde, ihale dokümanı ve sözleşmede belirtilen şartlar dâhilinde gerçekleştirmeyi taahhüt etmiştir.Davacı, yanlar arasında imzalanan sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek teminat bedeli ile birlikte yoksun kalınan karı talep etmiş, davalı ise davacının sözleşme gereğince üstlendiği edimini usulüne uygun olarak yerine getirmediğini, sözleşmenin bu nedenle haklı olarak feshedildiğini,

oluşun zararları nedeniyle teminat bedelinin iadesi şartlarının oluşmadığını savunmuştur.O halde eldeki davada istinaf edenin sıfatına göre uyuşmazlık; yanlar arasında imzalanan sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği, bu itibarla davacı şirketin taleplerinde haklı olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.

Dosya kapsamından taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra 25/12/2018 tarihinde davalı-karşı davacı İdare tarafından "Satın Alma Sipariş Formu" gönderildiği, bu sipariş formunda "Aşağıdaki liste siparişimizdir.

Siparişimizin teyidini rica ederiz." şeklindeki açıklamayla "malzeme kodu", "ürün/hizmet tanımı (ölçüleriyle birlikte)", "miktar", "ölçü birimi", "birim fiyat", "fiyat birimi", "son teslim tarihi", "tutar", "para birimi" nin ayrıntılı olarak listelendiği, davacı şirketin kendisine gönderilen Satın Alma Sipariş Formunu 30/12/2018 tarihinde teyit ettiği, davacı şirket tarafından 2019 yılı Ocak ayının ilk haftasında Teknik Şartname 6.1.'e göre davalı İdareden tutanakla numune alındığı, belirtilen ölçü ve kriterlerde elbiselerin yapımına başlandığı,

davalı İdarenin göndermiş olduğu sipariş teyit formu ve davacı şirkete teslim ettiği numuneler ile işin başlamasına onay verdiğinin kabulünün gerektiği, ancak buna rağmen sözleşmeye göre davacı şirket tarafından tarafından numunelerin eksiksiz biçimde en geç 15/12/2018 tarihinde sunulması gerekir iken 40 gün gecikmeli sunulduğu, dosya kapsamında ileri sürülen hususların mücbir sebep olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi belge bulunmadığı,

sözleşme konusu ürünlerin davacı yanca sözleşmede belirlenen 60 gün içinde davalı idareye teslim edilmesi gerekirken, sözleşme süresi sona ermesine rağmen ürün tesliminin gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.Yanlar arasında imzalanan sözleşme ile davacı yükleniciye devredilen iş ve işlemler Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na tabi olup işbu Kanun'un 20. maddesinin b bendinde düzenlenen; "a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine,

ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25 inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi,

hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir." hükmü uyarınca davacı şirketçe sözleşmede belirlenen sürede sözleşme konusu ürünlerin teslim edilmemesi üzerine davalı İdare tarafından davacı şirkete gönderilen 06/02/2019 tarih ve ... sayılı ihtarname ile davacı tarafa söz konusu eksikliklerin giderilmesi için 7 günlük süre tanındığı görülmektedir.

Her ne kadar davacı şirket vekilince bu ihtarnamenin müvekkilini temerrüde düşürecek nitelikte olmadığı ve kanun maddesi uyarınca 10 günlük süre verilmediğinden madde hükmüne aykırı olduğu belirtilmiş ise de; incelenen yazıda davalı idare tarafından belirlenen eksikliklerin giderilmesinin istendiği, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği görüldüğünden ihtarnamenin davacı şirketi temerrüde düşürecek nitelikte olduğu anlaşılmış, akabinde davalı İdare tarafından gönderilen 24/04/2019 tarihli teminatın gelir kaydedileceği ve sözleşmeyi fesih hakkının kullanıldığı Bakırköy ...

Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 06/02/2019 tarihli ihtarname arasında 2 aylık bir süre geçtiğinden sözleşme maddesinde düzenlenen 10 günlük süreden de fazla süre geçtikten sonra sözleşmenin feshedildiği tespit edilmiştir.

Anılan Kanunun “İdarenin Sözleşmeyi Feshetmesi” başlıklı 20.maddesinin “A” bendi uyarınca kurum tarafından davacı yükleniciye süre tanınarak gerekli yasal bildirimin yapılmış olmasının yanı sıra, ”B” bendi; aynı kanunun 25.Maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışlarda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde fesih hakkının kullanacağını hüküm altına almış olmakla beraber.

25.Maddenin “F” bendinde de “mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerindeki taahhütlerinin yerine getirilmemesi” hali düzenlenmiş olup, davalı idare tarafından söz konusu mevzuat hükümleri uyarınca sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda mahkemece istinaf edenin sıfatına göre, taraflar arasındaki yazışmalar ve sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacının, basiretli tacir olarak sözleşme hükümlerine göre hareket etmesi gerekirken, sözleşme süresi bitmesine rağmen malları teslim etmediği,

davacı firmanın, taahhüdünü Kamu İhale Kanunu, Kamu İhale Sözleşmeler Kanunu ve mevcut sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği, Kamu İhale Sözlemesi Kanunu'nun 20. maddesinde ihtara rağmen yüklenicinin taahhüdünü sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesinin fesih nedeni olarak sayıldığı, bu nedenle taraflar arasında imzalanan 12/12/2018 tarihli Teknik Personel Kışlık İş Elbisesi Alımına dair sözleşmenin davalı İdare tarafça haklı olarak feshedildiği,

fesih haklı olduğundan davacı yanın teminat bedelinin iadesi ile yoksun kalınan kâr taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarih ve 2021/124 Esas, 2021/1157 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 189,15 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 20/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2022/1477, K. 2023/930, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1477
Karar No
2023/930
Tarih
20 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2022/1477 K.2023/1409
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1478 K.2023/1479
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1493 K.2023/1487
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1496 K.2023/1081
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1496 K.2023/1478
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1497 K.2023/1502

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.