İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2022/2425 K.2022/2017

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2022/2425Karar2022/2017Tarih8 Aralık 2022Okuma10 dk · 1.971 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
8 Aralık 2022
Dosya no
2022/2425
Karar no
2022/2017
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/05/2022
Numarası
2022/94 Esas, 2022/340 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.971 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı iş bedeli alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davanın zananaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.

Davacı vekili Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2020/238 Esas sayılı dosyasına verdiği 28/09/2020 tarihli dilekçesiyle, müvekkili şirketin, Aksaray İli'nde kamyon ve İstanbul İli'ndeki fabrikasında da otobüs üretimini yapan ve ... markalı araçların Türkiye’de dağıtımını ve genel mümessilliğini üstlenen bir firma olduğunu, müvekkili şirketin Aksaray İli'ndeki kamyon fabrikasındaki hollerde giriş kapısı olarak kullanmak üzere karşılıklı olarak imzaladıkları 24/09/2007 tarihli sözleşme ile karşı şirketin imalat ettiği ve getirdiği 30 adet seksiyonel (endüstriyel) hol kapısını satın aldığını,

parasını ödediğini ve montajını yaptırdığını, kapıların kullanımı sırasında 2 adet kapıda sebepsiz yere düşme yaşandığını, yüzlerce kilo ağırlığındaki kapıların kontrolsüz düşmesinin müvekkili şirket çalışanları ile malzemelerin zarar görmesi ihtimalini doğurduğunu, hali hazırda mevcut düşmeler nedeniyle kapıların kullanımının sakınca doğurduğunu ve ek tedbirlerle kullanıldığını, davalı firma ile yapılan görüşmelerde kusur ve ayıbı kabul etmediklerinden kapıların tamiri ya da ek tedbirler alınması yönünde bir gelişme sağlanamadığını, bunun üzerine taraflarınca Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/22 D.

İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tespit akabinde bilirkişilerden teknik rapor aldırıldığını, müvekkilinin halen elinde bulunan yaklaşık 28-30 adet kapıyı kullanamadığını, kullanım halinde ise can ve mal güvenliğinin tehlikeye girdiğini,

kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp sebebiyle kapılardaki imalat eksiklileri ve güvenli halde kullanımı sağlayacak ek imalatlar yapılması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla gizli ayıplı imalat nedeniyle ayıbın giderilmesi masrafları ile bu olmadığı takdirde kapıların yeniden değişimi masrafları nedeniyle şimdilik 500,00 TL belirsiz alacaklarının işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yanlar arasındaki sözleşmeye göre davaya bakmaya yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ticari satımlarda uygulanan 2-8 günlük sürelerin yanında kabul anlamına gelmemekle 6 aylık, 10 yıllık sürelerin tamamının zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, herhangi bir ayıbın söz konusu olmadığını, 13 yıldır müvekkili şirkete usulünce ulaşan bir sorun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesi istemiştir.

Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 18/03/2021 tarih, 2021/90 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosya eldeki istinafa konu kararın verildiği mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece, eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sözleşme tarihinde (24/09/2007) yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 126/4.

Maddesi gereğince, yüklenicinin haksız veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere, açılacak davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl, kasıt veya ağır kusur ile ayıplı imalât halinde ise bu sürenin BK'nın 125. maddesindeki genel hüküm uyarınca 10 yıl olacağı, sözleşme tarihinden sonra 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 147/6.

Maddesi gereğince de, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar için zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği, TBK'nın 478/1. maddesine göre, yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davaların, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde 2 yılın; taşınmaz yapılarda ise 5 yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın 20 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği,

6100 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. ve 5. Maddeleri dikkate alındığında, 01/07/2012 öncesi tarihli sözleşmeler için başlamış olan zamanaşımı sürelerinin BK hükümlerine tabi olmaya devam edeceği, ancak, TBK'da daha kısa süre bulunan hallerde 01/07/2012 tarihinden itibaren TBK'daki daha kısa olan süre geçmiş ise zamanaşımının dolmuş olacağı,

yanların imzaladıkları 24/09/2007 tarihli sözleşme gereğince davalı tarafından imal edilen ve montajı yapılan 30 adet endüstriyel hol kapısının kullanımı sırasında sebepsiz yere düştüğü ve alınan delil tespiti raporunda mekanik acil frenleme sisteminin olmaması nedeniyle imalattan kaynaklı bir eksiklik olduğu ve ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle kapıların ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde kapıların tamir ve değişim masraflarının ödenmesi talebinde bulunulduğu, davalı tarafın da zamanaşımı def'inde bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme tarihinin 24/09/2007, işin teslim tarihinin de 12/11/2007 tarihi olduğu,

davacı tarafça cevap cevap dilekçesinde TBK'nın 478. Maddesi gereğince ağır kusura dayalı olarak gizli ayıp nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığının ileri sürüldüğü, sözleşme tarihi itibariyle 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, 818 sayılı BK'nın 126/4.

Maddesi gereğince, yüklenicinin haksız veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere açılacak davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl, kasıt veya ağır kusur ile ayıplı imalât halinde ise zamanışımı süresinin BK'nın 125. maddesindeki genel hüküm uyarınca 10 yıl olarak düzenlendiği, teslim tarihinin 12/11/2007 tarihi olması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı, her ne kadar dava tarihinde 6098 sayılı TBK yürürlükte olsa da 6100 sy.

Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. ve 5. Maddeleri gereğince zamanaşımı sürelerinde BK hükümlerinin uygulanmaya devam edeceği, tek istisnasının TBK'da daha kısa süre bulunan hallerde 01/07/2012 tarihinden itibaren TBK'daki daha kısa olan süre geçmiş ise zamanaşımı dolmuş olmasının düzenlendiği ve ağır kusur halinde TBK'da daha uzun bir zamanaşımı süresinin belirlendiği, bu nedenle somut olayda ağır kusur halinde BK'nın 125. maddesindeki genel hüküm uyarınca 10 yıl olarak düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu itibarla 818 sayılı BK'nın 126/4.

Maddesi gereğince belirlenen 5 yıl ve BK'nın 125. maddesindeki genel hüküm uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süreleri geçmiş olduğundan davalı tarafın süresi içerisinde yapılan zamanaşımı definin kabulü gerektiği gerekçeleriyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davalı tarafından yapılan iş ve ürünlerdeki hata ve ayıpların vuku bulduğu anda gecikmeksizin davalı tarafa bildirildiğini ve yazışmalar yapıldığını, davada zamanaşımı süresinin dolmadığını, imal edilen ve müvekkilin kullanımına sunulan üründe gizli ayıp olduğunu ve bu ayıbın saklandığının dava açmadan önce delil tespiti olarak yaptırdıkları D.İş dosyasındaki mevcut tespitler ve aldırılan teknik bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, ayrıca davalının yapılan imalatta ağır kusurunun bulunduğunu,

olaya uygulanacak olan TBK'nın 478.maddesi ve ilgili usul hükümleri gereğince de zamanaşımı süresinin dolmadığını, zira TBK'nın 478. maddesindeki "Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın 20 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" hükmü gereği davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı mülga Borçlar Kanununun 366 ve (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. maddesi) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.

Taraflar arasında imzalanan 24/09/2007 tarihli sözleşme ile davalı yüklenici sıfatıyla davacı şirketin Aksaray ilinde bulunan kamyon fabrikasındaki hollerde giriş kapısı olarak kullanılmak üzere 30 adet seksiyonel (endüstriyel) hol kapısı imal ve montaj işini yapmayı üstlenmiştir. Taraflar arasında sözleşmenin varlığına ve içeriğine ve ürünlerin davacı iş sahibine teslimine yönelik bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Yanlar arasındaki ihtilaf; gizli ayıplı olarak üretildiği iddia olunan ürünlere yönelik masraf talebinin zamanaşımı süresinde ileri sürülüp sürülmediği ve bu kapsamda somut olayda uygulanacak zamanaşımı süresinin tespiti noktasındadır. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir.

İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır.

Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.

Eser sözleşmesi, 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir.

Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir.

İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay (Kapatılan) 15. HD., 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).

Gizli ayıplı imalâtlar, gözden geçirme sırasında normal ve dikkatli bir inceleme ile saptanamayan, ancak zaman içinde kendini gösteren, kullanmaya değil, eserin yapımına bağlı imalâtlardır. Yüklenicinin gizli ayıplı imalâtlara ilişkin sorumluluğu da, gizli ayıbın ortaya çıktığının öğrenilmesi üzerine, gecikilmeksizin sözlü veya yazılı bildirimde bulunulması koşuluyla, teslimden itibaren başlamış olan zamanaşımı süresi ile sınırlıdır (TBK mad. 147,477,478).

Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi hükmünce, yüklenicinin haksız veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere açılacak davalarda zamanaşımı süresi 5 yıldır.

Kasıt veya ağır kusur ile ayıplı imalât halinde zamanışımı süresi BK'nın 125. maddesindeki genel hüküm uyarınca 10 yıl olacaktır. Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasındaki sözleşme Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olduğundan 818 sayılı BK’nın 128. ( 6098 sayılı TBK'nın 149.) maddesi uyarınca zamanaşımı süresi kural olarak alacağın muaccel olduğu tarihten işlemeye başlar.

Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişki gereğince ayıbın açık veya gizli olup olmadığına bakılmaksızın zamanaşımı süresi işin teslimi tarihinden itibaren başlayacağından, uygulanması gereken 5 yıllık zamanaşımı süresinin başladığı tarihin saptanması uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu bulunmaktadır. ( bkz. Yargıtay (Kapatılan) 23.HD., 16.03.2016 gün, 2015/8411 Esas, 2016/1625 Karar sayılı kararı) Eser sözleşmelerinde alacak teslimle istenebilir hale gelmektedir.

Her ne kadar dava tarihinde 6098 sayılı TBK yürürlükte olsa da 6100 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. ve 5. Maddeleri gereğince zamanaşımı sürelerinde Mülga BK hükümleri uygulanmaya devam edecektir.

Dosyadaki deliler ve taraf beyanlarından; işin 12/11/2007 yılında tamamlanarak davacı yana teslim edildiği, kapılardaki söz konusu gizli ayıpların ise davacı yanca davalıya ilk olarak 30/01/2019 tarihli e-mail ile bildirildiği tespit edilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olayda uyuşmazlık. 30/01/2019 tarihinde tespit edilen gizli ayıptan kaynakladığına göre, mahkemece sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 126/4.

Maddesi uyarınca 12/11/2007 teslim tarihinden 28/09/2020 dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2022 tarih ve 2022/94 Esas, 2022/340 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 08/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2022/2425, K. 2022/2017, 8 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2425
Karar No
2022/2017
Tarih
8 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/2426 K.2022/2393
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/2427 K.2022/1873
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2427 K.2022/2214
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/2428 K.2022/2406
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2429 K.2022/2146
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/2429 K.2022/471

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.