KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1655
- Karar no
- 2025/80
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2022/360 Esas, 2024/426 Karar
- Tarihi
- 11/06/2024
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi sebebiyle alacak talebi olup, mahkemece davada verilen görevsizliğe dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekilinin, davalı firma ile davacı arasında MDF malzemeleri davalı tarafından karşılanmak suretiyle ... için sergi üniteleri, raf gibi vb. Mobilya üretimlerinin ve demir profillerinin yapılması ile mobilyaların boyanması işlerinin yapılması için anlaşma sağlandığını, yine davalı ile ... için ... tarafından üretilen mobilyaların boyanması ve demir profillerin hazırlanarak montajının yapılması için 2021 yılı Haziran ayında anlaşma sağlandığını, davacı firmaya teslim edilen projelere uygun eksiksiz ve tam imalat,
iş ve işlemler yapılmasına karşın ödemelerin yapılmaması sebebiyle mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu davacı firma tarafından yapılan imalat bedellerinin tespiti sonrasında arttırılmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 49.600,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı firmanın mal kaçırma girişiminde bulunduğundan ve davacı alacağına kavuşmasının imkansız hale gelmemesi ile telafisi güç zararların oluşmaması için davalı firmanın Maliye Bakanlığı,
Kamu İhale Kurumu ve Kültür Turizm Bakanlığından olan hak edişlerini, menkul ve gayrimenkul mallarına ve banka mevduat hesaplarına, Kayseri Belediyesi ve Sivas Valiliği'nden olan alacaklarına dava sonuna kadar ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasını karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği görüldü.Mahkeme, somut olayda uyuşmazlığın taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklandığı, bu davanın ticari bir dava niteliği taşımadığı, 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı,
davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, dosya içeriğinin incelenmesinde davacının tacir olduğuna dair bilgi ve belge de bulunmadığı, mahkememizce yazılan müzekkere cevaplarında davacının tacir kaydının bulunmadığı, ...ve ... ve ... kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ilişki döneminde davacının işletme esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usûl Kanununun 177.
Maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı anlaşılmış olup tacir sıfatının bulunmadığı, bu hali ile TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu, bu nedenlerle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında;
davacı ile yapılan işin Türk Ticaret Kanunu kapsamında bir ticari iş olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bedel talebine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı yüklenici olup, davalı iş sahidir.Davacı vekili; müvekkilinin, davacıya mobilyaların boyanması ve demir profillerin hazırlanması işini yaptığını ancak bedeli davacıdan alamadığını belirterek tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi vermemiştir.
Yerel mahkeme davacının tacir olmadığı bu sebeple Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermiştir.Eldeki dava taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmelerine Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerindeki hükümleri uygulanmaktadır. Bir davanın Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi mutlak ticari dava ya da nispi ticari dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari dava olabilmesi içinTicaret Kanununda düzenlenen bir hususa dair dava olması gerekmektedir. Eser sözleşmesi mutlak ticari dava niteliğinde değildir.
Nispi ticari dava olabilmesi için ise iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmektedir.Somut olayda, davacının tacir kaydının olmaması, esnaf odası kaydının olması ancak limitleri aşmamış olması, işletme esasına göre defter tutuyor olması sebebiyle davacı tarafın tacir sıfatı olmadığı anlaşılmıştır. Her iki tarafın tacir olması şartı sağlanmadığı için eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün değildir.
Davamızda görevli mahkeme İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olup, yerel mahkeme kararı, dosya kapsamına, usule ve yasaya uygundur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1655, K. 2025/80, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama