KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1709
- Karar no
- 2025/21
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2024/449 Esas (Derdest Dosya
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.291 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen Ara Karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi sebebiyle alacak talebi olup; mahkemece verilen 03.09.2024 tarihli ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ara kararına davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir tedbir isteyen davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 04.10.2021 tarihli sözleşme kapsamında henüz müvekkili şirkete teslim edilmeyen camlar yönünden ifanın faydasız kaldığını ve bu nedenle ifadan vazgeçildiğini, 09.12.2022 tarihli 130.390 Euro bedelli avans çekin davalıdan alınarak müvekkiline teslim edilmesini, dava dışı ...
A.Ş.’nin, müvekkili şirket ile akdettiği sözleşmeleri feshetmesi sebebiyle müvekkili şirketin nakde çevrilen teminat mektup bedelleri olan 4.654.926 TL’den şimdilik 4.000.000 TL’nin ve 4.663.425 Euro’dan şimdilik 100.000 Euro’nun, fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak kar kaybı için şimdilik 2.000.000 TL’nin, fazlaya dair haklarımızı saklı tutarak yapılan masraflar için şimdilik 20.000 TL’nin fesih tarihinden (12.12.2022) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini, 1.000.000 TL manevi tazminatın fesih tarihinden (12.12.2022) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini,
davalı ...’ın taraflar arasındaki sözleşme konusu edimlerini ifada geciktiğini, temerrüde düştüğü dava dilekçesi ekinde yer alan deliller ile ispat olunduğunu, davalı ...’ın temerrüdü sebebiyle müvekkilinin dava dışı ... ile olan sözleşmesinin ... tarafından feshedildiği hususu dava dilekçesi ekinde yer alan ihtarname ile sabit olduğunu, davalı ...’dan alacağını engellemek amacı ile malvarlığı değerlerini elden çıkarması/kaçırması oldukça yüksek bir ihtimal olduğunu, müvekkilin alacağı hiçbir teminata bağlı bulunmadığını, davalı taraf, müvekkilinin alacağını ödemek bir yana müvekkilini zarar verici eylemlerine devam ettiğini,
davalının mallarını kaçırması durumunda müvekkilin mağduriyeti daha da büyüyeceğini, bu nedenle davalının taşınırları, taşınmazları ve banka hesapları hakkında ihtiyati haciz talep ettiğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme konusu edimlerini ifada geciktiğini, müvekkilinin alacağını ödemek bir yana müvekkiline zarar verici eylemlerine devam ettiğini, aşağıda bilgileri yer alan tedbir talebimize konu çekler üzerinden işlemler gerçekleştirildiğini, davalı, müvekkilini uğrattığı zararı ve müvekkilinin kendisinden olan alacağını görmezden gelerek söz konusu çekler ile iflas takibi yapmak suretiyle müvekkilinin iflasını talep ettiğini,
müvekkili şirket aleyhinde iflas davası devam ettiğini, müvekkilinin davalıdan alacaklı olmasına rağmen davalının çekin sebepten mücerret olma özelliğini kullanarak kötü niyetle hareket etmesi sebebiyle iflas gibi çok ciddi ve telafisi imkansız sonuçlarla karşı karşıya kalacağını, bu kötü niyetli tutum karşısında müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olmasına rağmen iflas riski altında davalıya ödeme yapmak zorunda kalabileceğini, davalının elinde bulunan ve kötüye kullanmak suretiyle hukuki girişimlere konu ettiği ...
Bankası ... Şubesine ait.
06.01.2023 tarihli 1.003.750 TL bedelli, 06.01.2023 tarihli 907.870 TL bedelli, 20.01.2023 tarihli 853.198,07 TL bedelli, 10.02.2023 tarihli 1.843.880 TL bedelli,13.01.2023 tarihli 907.870 TL bedelli, 03.02.2023 tarihli 863.046 TL bedelli, 09.12.2022 tarihli 130.390 Euro bedelli,03.03.2023 tarihli 740.000 TL bedelli,10.03.2023 tarihli 740.000 TL bedelli, çeklerin haksız tahsil edilmemesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının müvekkili aleyhine başlattığı ... sayılı dosyası, ... sayılı dosyaları kapsamında icranın tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, 03.09.2024 tarihli ara kararı ile, 10.03.2023 tarihli 740.000 TL bedelli çekler açısından haksız tahsil edilmemesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bir kısım çeklerin icraya konulduğunu belirterek takibin durdurulmasını talep ettiği,Takibe konu çekler yönünden davalı tarafın ... sayılı dosyası üzerinden 21/02/2023 tarihinde, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden 23/02/2023 tarihinde, İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden 17/01/2023 tarihinde takip yapıldığı, söz konusu çekler açısından davacı taraf takibin durdurulmasını istemiş ise de İİK 72.maddesi gereğince icra takibi başlatıldıktan sonra takibin durdurulması mümkün olmadığı bu taleplerinin reddine,
ayrıca aynı çekler için talep edilen "çeklerin haksız tahsil edilmemesini teminen ihtiyati tedbir" taleplerinin ne istenildiği açık olmadığı gibi talebin ödemeden men olduğu varsayılsa dahi İİK 72.maddesinde buna yönelik tedbir hükmü düzenlenmediği gibi HMK 389.maddesi değerlendirildiğinde buna yönelik ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği,İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının süresinde ödenmesini garanti altına almak amacıyla mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması olduğu,İİK'nın ihtiyati hacizi düzenleyen 257.
Maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği hükme bağlanmış olup anılan hüküm rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş (muaccel hale gelmiş) para alacağına ilişkindir. Aynı yasanın 257/2.
Maddesinde ise henüz vadesi gelmemiş (muaccel hale gelmemiş) alacak talepleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi koşulları belirlenmiş ve bu durumlarda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması hallerinin gerçekleşmesinin arandığı, Taraflar arasında eser sözleşmesi imzalanmış olup, tarafların edimini yerine getirip getirmediği,
feshin haklı olup olmadığı konularında tarafların delillerinin toplanarak bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bu nedenle talep edilen ihtiyati haciz talebi açısından yaklaşık ispat şartının sağlanmamış olduğu gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin de reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, ihtiyati haciz talepleri yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, davalının mallarını kaçırması durumunda mağdur olacaklarını, ihtiyati tedbir talepleri yönünden davacının çekin sebepten mücerret olma özelliğini kullandığını, icra takiplerinin durdurulmasını talep ettiklerini, davalının taahhütlerinin gerisinde kaldığını,
davalının iş sahibi ile müvekkili arasındaki sözleşmenin feshine sebep olduğunu, davalının müvekkilinin zararını gidermediği gibi haksız eylemlerine devam ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflara arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı taşeron ve dava dışı ...
İnşaat iş sahibidir.Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin, dava dışı iş sahibinden14.06.2021 tarihli sözleşme ile dış cephe kaplama işlerini aldığını, müvekkilinin daha sonra davalı ile 04.10.2021 tarihli sözleşme imzaladığını, müvekkilinin avans olarak davalıya çekler verdiğini, davalının cam teslimine dair ediminin bir kısmını geç ifa ettiğini, bir kısmını ise hiç ifa etmediğini bu sebeple dava dışı ...
Şirketinin müvekkili ile olan sözleşmesini feshettiğini ve müvekkilinin teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin 100.000 Eurosunu, kar kaybı için 200.000,00 TL., müvekkilinin yaptığı masraflar için 20.000,00 TL. ile 100.000 TL. manevi tazminat ve 09.12.2022 tarihli 130.390 Euro bedelli çekin müvekkiline iadesini talep etmiştir.İhtiyati tedbir talebi açısında eldeki dosyada kapsamı itibariyle şimdilik yaklaşık ispatın sağlanmadığı , İ.İ.K.
72. madde de davacı vekilinin talep ettiği şekilde takibin durdurulmasına dair bir düzenleme bulunmadığı için yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı yerindedir.İhtiyati haciz talebi açısından ise, somut olayda, iddia, savunma ile diğer deliller değerlendirildiğinde, ihtiyati hacize karar verilebilmesi için İİK'nın 257. maddesindeki şartlarla birlikte, yaklaşık ispat şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir.
Talepte bulunan tarafından dosyaya sunulan delillerle müvekkilinin kusursuz olduğunu ve kar kaybı alacağının ve talep ettiği diğer alacak kalemlerininmuacceliyetinin gerçekleştiği hususunun ispatlanamadığı, ayırca karşı tarafın kaçma, mallarını gizleme gibi davranışlarda bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispatın sağlanamadığı, uyuşmazlığın bu aşamada deliler toplanmak suretiyle yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın 257 vd. maddelerindeki şartların sağlanması halinde her zaman ihtiyati haciz talebinde bulunulabileceği ve mahkemece bu konuda bir karar verilebileceğinden, yerel mahkemece ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre,
mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1709, K. 2025/21, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama