KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1880
- Karar no
- 2025/72
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2020/517 Esas, 2021/1094 Karar
- Tarihi
- 29/11/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi sebebiyle alacak talebi olup; mahkemece davada davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, davacı firma, davalı ile çit imalat ve inşaası için 2013 yılında anlaştığını, müvekkilinin üstlendiği işin tamamını eksiksiz yerine getirdiğini,
işin teslimi sonunda bakiye olarak 9.045,63 TL kaldığını ödenmesi için davalı firma ile görüşüldüğünü ancak ödemenin gerçekleştirilmediği bunun üzerine takip başlatıldığını davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
İnşaat vekili, davalı şirket ile Adi Ortaklık sözleşmesi imzalayan şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, bahsi geçen şirketlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, bu şirketlere karşı arabuluculuk talebinde bulunulmaması nedeni ile davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı şirket aleyhine doğrudan yasal takip başlatılmasının hukuken mümkün olmadığını, mevcut olduğu ileri sürülen borcun davalı şirketten talep edilmesinin hukuken imkansız olduğunu,
söz konusu borcun varlığının yargılamayı gerektirmesi nedeni ile davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığının dosya kapsamında sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...
Yapı vekili, davanın husumet yokluğunu nedeniyle öncelikle usulden reddini talep ettikleri, davaya konu icra takibinde müvekkilinin taraf olmadığını, husumet itirazlarının mevcut olduğunu, işbu davanın muhatabının müvekkili olduğu şirket olmadığını, davacı şirketin, davalı şirkete karşı arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, davacının, davalı şirketlere karşı arabuluculuk talebinde bulunmadan davaya dahil edilmesi hukuka aykırı olduğunu, işbu davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, haksız ve kötü niyetli bir şekilde hareket etmeyen davalının şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını,
davacı tarafından davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olduğuna ilişkin ileri sürülen iddianın ispat edilemediğini belirterek davalı ... Yapı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, yargılama aşamasında davacı tarafın adi ortaklığın diğer taraflarını mecburi dava arkadaşı olduğu gerekçesi ile dahili davalı yapılmasına yönelik dilekçe ibraz ettiği ve de adi ortaklığın diğer ortaklarına karşı arabulucuya gittiği, Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra takibinin, davacı tarafından sadece ...
İnşaat borçlu gösterilerek başlatıldığı, anılan içtihat uyarınca adi ortaklığı oluşturan kişilerin TBK’nun 638. maddesi uyarınca taraf olarak birlikte hareket etmeleri yani, adi ortaklığa ilişkin davaların ve takiplerin ortakların hepsi tarafından birlikte ikame edilmesi veya ortakların tamamının taraf olarak yer alması gerektiği ve bu eksikliğin tamamlanabilir eksiklik olmadığı bu hali ile usulüne uygun açılmış icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar vermiştir.
Davacı vekili istinafında; ortada adi ortaklık bulunmadığını, müvekkilinin sadece davalı ... Yapı ile sözleşme akdettiğini, davanın adi ortaklığa tabi olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, sözleşmede davalı yanın her he kadar ... Adi Ortaklığı kaşesi kullansa da adi ortaklık kaşesinde yalnızca Davalı ... Yapı yetkilisinin imzası olduğunu, işbu ortaklığını Ticaret Sicil Gazetesine göre 150.000,00 TL.'ye kadar her türlü temsil ilzamının pilot ortak ...
İnşaat tarafından seçilen yönetim kurulu asil üyesi ve özel ortaklardan her hangi birinin seçtiği yönetim kurulu asil üyesinin birlikte çift imzası iye gerçekleşebileceğini, sözleşme bedelinin 140.535,37 TL olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davacı yüklenici, davalı ve dahili davalılar iş sahibi Adi Ortaklık ortaklarıdır.Davacı vekili, davalı ile çit imalat ve inşası için 2013 yılında anlaştıklarını ve bakiye kalan alacağını talep etmiştir. Davalı ... İnşaat vekili, davalı şirket ile adi ortaklık sözleşmesi imzalayan şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, arabuluculuğa başvurulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkeme Adi ortaklık ortaklarına karşı icra takibi açılmadığından, usulüne göre açılmış bir icra takibi bulunmadığını belirterek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiştir.Somut olayımızda, dava konusu alacağın temelini teşkil eden ve dosyaya sunulan 31.01.2013 tarihli sözleşme, davacı ile ... ortaklığı arasında imzalanmıştır. Sözleşmede iş sahibi olarak bu ortaklık gösterilmiş ve söz konusu ortaklığın kaşesi ile imzalandığı anlaşılmaktadır.
Adi ortaklık adına yapılmış sözleşmeden kaynaklı bakiye alacak talebi sebebiyle ortaklardan birine karşı açılan icra takibinde , para alacağı söz konusu olduğu için Türk Borçlar Kanunun 638. maddesi gereğince ortaklar bu borçtan müteselsilen sorumludur. Ortakların tümüne ya da bazılarına ya da bir ortağına karşı alacaklı icra takibi açabilir.
Bu sebeple yerel mahkemenin esasa girerek tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken davanın usulden reddine karar vermesi hatalı olmuştur. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1880, K. 2025/72, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama