KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- Dosya no
- 2024/23
- Karar no
- 2025/1266
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2023
- Numarası
- 2022/173 Esas, 2023/896 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
Karar Metni
1.440 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında fason ayakkabı üretimi alanında ticari ilişki bulunduğunu, çeşitli tarihlerde üretilip davalıya teslim edilen mallar karşılığında müvekkil firmanın davalı firmadan bakiye 30.299,24TL alacağı bulunduğunu, bakiye alacağın ödenmesi için Bakırköy 1. Noterliğinin 15 Aralık 2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesine rağmen bakiye alacağın ödememesi üzerine davalı borçlu hakkında Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin...
Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafça itiraz edildiği, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, süresinde yapılmış ayıp ihbarı bulunmadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili;
davacı tarafın gönderdiği ayıplı malların davacıya ihbar edildiğini, ancak davacı tarafın ürünleri teslim almayı sürekli ve kötüniyetli olarak ertelediğini, en son depo yeniden düzenlenirken ayıplı malların davacı şirkete iade edildiğini, davacının iade faturalarını geri çevrildiğini, müvekkili şirket kayıtlarına göre borçlu olmadığını belirterek davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli takip ve davası nedeniyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemece; davalı tarafından hazırlanıp gönderilen püsküllü deri parçalarının ayakkabıların ön tarafına davalı firma talebi ile yapıştırıldığının tespit edildiği,
bu hali ile ayakkabıların ayıbın ve kusurun imalat hatasından kaynaklanmadığı sonucuna varıldığına dair teknik raporun görüldüğü, defter incelemesi sonucunda davacı cari alacağının 32.721,40 TL olduğu, asıl alacak faturaları toplamının 32.440,25 TL olduğu; davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazda ayıpdan bahsetmediği, her ne kadar davalı şirkette çalışan tanık ayıptan bahsetmiş ise de, ayıbın açık ayıplardan olup, derhal ihbarı ile birlikte iadelerinin yapılması gerekirken belirtildiği gibi ayıpın bir tutanağa bağlanmadığı,
tanığın keşif sırasında verdiği ifadede belirttiği gibi açık ayıbın derhal ihbarının yapılması gerekirken 5 güne yayıldığı bu nedenle de ayıbın ihbarı hususunda basiretli iş insanı gibi davranılmadığı, mali incelemede davacı cari alacağının talebin üstünde bulunması nedeniyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, takip dosyasında davalı tarafın 30.299,24TL borçlu olduğunun tespiti ile bu miktar üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına, alacağa takipten tahsile kadar ticari avans faizi uygulanmasına, 30.299,24TL'sına %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına karar verilmiştir.Mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Dairemizin 18/01/2022 tarih 2019/843 esas 2022/90 karar sayılı kararı ile mahkemece ayıbın ihbarı hususunda basiretli iş insanı gibi davranılmadığı, mali incelemede davacı cari alacağının talebin üstünde bulunduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, maddi vaka olduğundan, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilecektir.
Mahkemece, davalının ayıp ihbarı konusunda dinlediği tanık beyanlarına göre ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmesi gerektiği, süresinde yapılan ayıp ihbarı değerlendirilerek, ayıplı olduğu iddia edilen tüm ürünler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak, ayıplı imalat bulunup bulunmadığının tespiti, ayıp var ise ayıpların giderilip giderilmeyeceği, giderilmesi halinde bu şekilde piyasadaki satış bedeli belirlenip iş bedelinden düşülmek suretiyle davacı alacağının belirlenmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğu,
Kabule göre de, davalının iddiasında belirttiği ayıplı işlerin yargılama ile belirleneceği, alacağın likit olmadığı anlaşılmış olup, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.
Mahkemece; ayıplı imalat bulunup bulunmadığının tespiti yapılmış, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ürünlerde ayıp olduğu tespit edilmiş ve davalı zararının 1.085,00 TL olduğu belirlendiği, takibe konu alacak olan 30.299,24 TL'den iş bu miktar düşülmüş olup, davanın kısmen kabulü ile Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 29.214,24TL üzerinden devamına dair karar verilmiştir.
Alacağın belirlenebilir ve likit olması sebebiyle 29.214,24TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, üretilen mamüllerin hatalı olarak üretildiğinin bilirkişilerce tespit edildiğini, yerel mahkemece gerekçeli kararda da malların ayıplı olduğu yazılı olduğu halde Müvekkil şirketin zarara uğratıldığı tespit edildiğini, iddia olunan alacak miktarından indirim yapıldığını, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğini, alacağın miktarı hesaplamayı gerektirdiğini,talep edilen tutar ile hesaplanan tutar birbirinden farklı olduğunu, alacağın likit olmadığı olmadığını,
bu nedenle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davada davacı vekili, taraflar arasında fason ayakkabı üretimi konusunda ticari ilişki bulunduğunu, davacı edimini tamamlamak suretiyle davalıya ürünleri teslim ettiğini ancak davalı tarafından iş bedelinin bakiye kısmını ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ile durduğunu belirterek itizarın iptalini talep etmiştir.
Davalı, davacı tarafından teslim edilen ürünlerde ayıplı imalat olduğunu ve bu durum davacıya ihbar edildiğini, ayıplı ürünleri davacı teslim almayı sürekli ertelediğini, iade faturası düzenlediklerini ancak davacı geri çevirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, davacı tarafında imal edilen ürünlerde ayıp bulunduğu ve ayıp ihbarının yapıldığı, bilirkişi tespiti itibariyle ayıplı ürün miktarının 1.085,00 TL olduğu, bakiye iş bedeli olan 30.299,24 TL den düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 29.214,24 TL olduğu kabul edilerek bu miktar itibariyle itirazın iptaline, alacak likit kabul edilerek %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Mahkemede davalı tanığı olarak dinlenen... beyanında, davacı tarafından teslim edilen ürünler tek tek açılıp incelendiğini, hatalarını tespit ettiklerini, iki gün sonra... tarafından davacı tarafa ayıp bildirildiğini, ürünler için irsaliye kesilerek iade edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinin 27.06.2023 tarihli ek raporunda, "...
Toplam 35 adet hatalı ürün bulunduğu tespit edildiğini, ... 35 adet ayakkabı nedeniyle davalının uğradığı zararın 2.135,00 olacağı, 35 adet ayakkabının olay tarihinde ki toplam satış bedelinin 1.05.0,00 TL olduğu bu bedel itibariyle zararının 2.135,00 TL düşülmesi neticesinde, davalı zararının 2.135,00 - 1.050,00= 1.085,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kapsamında fason ayakkabı imalatı konusunda taraflar anlaşmışlar, davacı tarafından ürünler imal edilerek davalı iş sahibine teslim edilmiştir. Davalı iş sahibi tarafından yapılan kontrollerde ayıplar tespit edilmiş ve tanık anlatımı ile de sabit olduğu üzere vakıa olan ayıp ihbarı tanıkla ispatlanmıştır. Davalı tarafından ayıplı ürünler itibariyle iade faturası düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından daalı tarafa teslim edilen ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu ve ayıplı ürünler bilirkişi raporu itibariyle ayıplı ürünlerden kaynaklanan zararın 1.085,00 TL olduğu anlaşıldığından, davacının davasının 29.214,24 TL itibariyle mahkemece kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur.
Bununla birlikte, gerek dairemiz kaldırma kararında belirtildiği gibi ve gerek ise davacı alacak miktarı özellikle ayıp itirazı üzerine yapılan yargılama ile belirlenmiş olması sebebiyle, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1- Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 203,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 941,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere11/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/23, K. 2025/1266, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama