KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/394
- Karar no
- 2024/239
- İncelenen kararın mahkeme
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/01/2024
- Numarası
- 2024/17 Esas, (Derdest
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında davacı vekilinin ihtiyati haciz şerhi konulması talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili ... Tic. Ltd.
Şirket'inin çorap boyama ve dikişsiz seamless boyamada uzman kadrosuyla tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürünlerini boyayıp fason hizmet vermekte olduğunu, davalı Şirket ... Tic.
A.Ş'nin. ise, örgü kumaşlardan iç ve dış giyim üretimi yapmakta, hazır giyim firmalarına üretim sağlamakta olduğunu, Müvekkili Şirketin, Davalı Şirket'in ürettiği bazı ürünleri boyadığını, müvekkili Şirket ile Davalı Şirketin arasında imzalanan 10/10/2022 tarihli “Fiyat Teklifi” başlıklı belge incelendiğinde, tarafların fiyatları peşin ödemeye dayalı olarak ortak mutabakatla kararlaştırdıklarının görülüleceği Taraflar arasındaki asıl ihtilaf noktasının dört (4) adet faturaya dayandığı,
bu faturaların ise Davalı Şirket tarafından haksız kesilen fiyat farkı faturaları olduğunu, Müvekkili Şirket'in cari hesap ekstresinden kaynaklanan 11454154,56-TL tutarlı alacağın ödenmesine ilişkin olarak Davalı Şirket'e gönderilen ihtarnameye istinaden Davalı Şirket tarafından sadece bu faturalar yönünden itiraz edildiği ve itiraz gerekçesi olarak taraflar arasında fiyat farkına ilişkin bir anlaşma bulunmamasını gösterdiği, bu faturaların da zaten Müvekkil Şirket'in kestiği fiyat farkı faturaları değil, Davalı Şirket'in kestiği fiyat farkı faturalarının iade faturaları olduğu,
Davalı Şirket'in itirazının aynı zamanda sekiz (8) günlük yasal süre içerisinde de gerçekleştirilmediği, haliyle bu faturalarla ilgili ispat yükünün davalı şirket üzerinde bulunduğu hususları gözetilerek, davalı şirket tarafından Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasına sunulan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı Şirket'in asıl alacak tutarının %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiş,
davacı vekili esasa ilişkin taleplerinin yanında rehinle temin edilmemiş alacağın varlığının ve miktarının yaklaşık ispatın varlığı sabit davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 949.128,60-TL'sinin (7745 /54,56-TL 'den takip sonrasında yapılan 196.025,96-TL tutarlı ödemenin düşülmesi suretiyle bulunduğunu) İİK'nın 257. maddesi uyarınca sunulan deliller çerçevesinde teminatsız veya teminat mukabilinde ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 09/01/2024 tarihli ara karar ile, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden, İhtiyati haciz şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalıya kesilen faturalarla ve sevk irsaliyeleriyle, davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki cari hesap ekstresi ve 2022 yılına ilişkin mutabakat amaçlı e-mail yazışmasıyla, davalı şirket tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra yapılan ödemeyle ispat edildiğini, alacağın miktarı, davalı şirket'e gönderilen ihtarnameye verilen cevapta sadece dört (4) adet faturaya itiraz edilmesiyle, itiraz edilen faturalara ilişkin itiraz gerekçesiyle (taraflar arasında fiyat farkı anlaşması bulunmaması), esasen bu faturaları keşide eden tarafın Davalı Şirket olmasıyla,
Müvekkil Şirket tarafından kesilen faturaların iade faturalarından ibaret olmasıyla, Davalı Şirket tarafından bu faturalar dışında herhangi bir faturaya herhangi bir itiraz sunulmamasıyla, bu iade ihtarnamesinin ise yasal sekiz (8) günlük süre geçtikten sonra yapılması sebebiyle ispat yükünün zaten Davalı Şirket üzerinden olmasıyla yaklaşık olarak ispat edilmiş olduğunu, alacağın vadesinin geldiği ise, taraflar arasındaki fiyat sözleşmesinde fiyatların peşin ödemeye dayalı olarak kararlaştırıldığının ifade edilmesiyle,
aksi durumda dahi doğmuş bir borca ilişkin olarak taraflarca vade kararlaştırılmaması halinde borcun ilk yazılı taleple birlikte muaccel hale gelmesi nedeniyle ve davalı şirket'e gönderilen ihtanameyle tanınan süre içerisinde borcun muaccel hale gelmesine rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmamasıyla ispat edildiğini, alacağın rehinle temin edilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İİK'nın 257. maddesinde;
rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258.
Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda davacı yüklenici , davalı iş sahibidir. Tekstil işinden kaynaklı eser sözleşmesinden dolayı 4 adet fatura alacağı sebebiyle itiraz iptali davası mevcuttur.
Dava dilekçesinde tarafların ticari defterlerinin dört adet fatura dışında uyumlu olduğu belirtilerek itirazın iptali talep edilmiştir.Yerel mahkeme dosya kapsamındaki belgelerin alacağın varlığını ve muaccel olduğunu ispatlamaya yetmediğini belirterek ihtiyati haciz talebini reddetmiştir. İlk derece mahkemesinin alacağın varlığı ve muaccelliği hususunun yaklaşık olarak ispatlanmadığının kabulü yerindedir.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri hukuka uygun değildir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/394, K. 2024/239, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama