KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/863
- Karar no
- 2024/853
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2024
- Numarası
- 2022/258 Esas, 2024/149 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.609 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağı talebine ilişkin olup, mahkemece hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; işveren davacı ile yüklenici davalı arasında 22.10.2013 tarihinde T.C.
Adalet Bakanlığı Teknik İşler Daire Başkanlığı Kızılay Ek1 Bina (Eski HSYK Binası) İnşaatı şantiyesinde projesi belli olan ve sözleşmede miktar, malzeme cinsi ve m2 birim fiyatları belirtilen şekilde, teknik standartlara, projesine, TSE, CE, Bayındırlık ve İdare Şartnamelerine tam uygun olarak imalinin veya teminin, nakliyesinin ve çalışır vaziyette yerine montajının (işçiliğinin), sözleşmeye uygun şekilde yapılması ve işveren nezdinde idareye onay ve kabulünün yaptırılarak tam ve eksiksiz, çalışır vaziyette teslim edilmesi işi için sözleşme imzaladıklarını, sözleşmenin 3. Maddesi uyarınca, en geç 15 gün içerisinde işe başlanacağı,
1. ve 2. kata ait teslim ve montaj en geç 15/01/2014 tarihine kadar tamamlanıp işverene eksiksiz ve tam olarak teslim edileceği, 3,4 ve 5. katların teslim ve montajı en geç 15/02/2014 tarihine kadar tamamlanıp işverene eksiksiz ve tam olarak teslim edileceği.
6,7 ve 8. katların teslim ve montajı en geç 15/03/2014 tarihine kadar tamamlanıp işverene eksiksiz ve tam olarak teslim edileceği, 9,10,11 ve 12. katların teslim ve montajının en geç 15/04/2014 tarihine kadar tamamlanıp işverene eksiksiz ve tam olarak teslim edileceği, 13,14,15 ve zemin katların teslim ve montajı en geç 15/05/2014 tarihine kadar tamamlanıp işverene eksiksiz ve tam olarak teslim edileceği, yüklenicinin hiçbir nedenle ek süre talebinde bulunmayacağı, hak edişlerin şantiye yetkilisi tarafından, işverenin yetkili elemanları tarafından imzalanmak suretiyle yapılacağının kararlaştırıldığı,
davalı yüklenicinin sözleşmede belirtilen işlerin sadece bir kısmını yapıp diğer işleri yapmadan şantiyesi terk ettiğini, davacı şirket tarafından davacıya Ankara .... Noterliği 27/08/2014 tarihli, ... yevmiye nolu ve 28/10/2014 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı davrandığının bildirildiğini, Ankara .... Noterliği 21/04/2014 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile gecikme cezazı talep ettiklerini, tekrar Kadıköy ....
Noterliğinin 06/10/2015 tarihli, 9153 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gecikme cezası (133,235,54 TL) ve firma adına yaptırılan işlere ait faturaların ödenmesini ihtar ettiklerini, Ankara ....
Noterliği 21/04/2014 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiğini, *****sözleşmenin 4. Maddesinde; gecikilen her gün için, KDV dahil toplam sözleşme bedelinin binde beşi tutarında gecikme cezası ödeneceği açıkça kararlaştırıldığını, davalı yüklenicinin hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmadan gecikme cezasını ödeyeceğini taahhüt ve kabul ettiğini, gecikme cezasını sözleşme + KDV bedelinin %10 onu ile sınırlı tutularak 133.235,44 TL olarak fatura edildiğini, sözleşme bedelinin 1.132.355,44 TL olduğu,
gecikme cezasıın, her gecikilen gün için %5 olarak hesaplanması gerektiğini, sözleşmenin 3. Maddesinde belirtilen teslim süresinin değerlendirilmesi gerektiğini, sözleşmenin 9. Maddesindeki en önemli kısım: "Fesih halinde işveren; yüklenicin malzeme, alet, edevat, makine, tesisat, teçhizat vb. hiçbir kira ve amortisman ile tazminat bedeli ödemeksizin kullanarak eksik bırakılan işleri, yüklenici nam ve hesabına başka bir yükleniciye dilediği bedel ve usulde yaptırmaya yetkilidir.
Eksik bırakılan işlerin işbu sözleşmedeki bedeli ile, sonradan başka bir yükleniciye ihale edilmesi halinde harcanacak bedel arasındaki fark işveren aleyhine olursa bu fark bedel yükleniciden tahsil edilecektir. İşveren fesih sebebiyle işin durması ve/veya gecikmesinden kaynaklana her türlü zararını yükleniciden talep edebilecektir. Fesihten sonra fesih tarihine kadar gerçekleşmiş imalat, miktar ve durum tespit tutanağı ile belirlenir.
Yüklenici bu merasime davete rağmen iştirak etmez veya yetkili temsilcisini, bulundurmaz ise işveren tespiti resen yapar ve yüklenicin bu tespite hiçbir itirazı olamaz."denildiğini, davacı firmanın sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca, davalı firmanın yapmadığı işleri başka firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, bu nedenle gecikme cezasıın sözleşmeye göre her işin teslim edilmesi gerektiği tarih ile işlerin başka firmaya yaptırıldığı ve müvekkil firmaya teslim edildiği tarih olan 15/08/2015 tarihine kadar hesaplanması gerektiğini, ve gecikilen her bir gün için sözleşme tutarı olan 1.132.355,44 TL'nin binde 5'i kadar gecikme cezası işletilmesini,
fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davanın süresinde ikame edildiğini, zamanaşımı süresinin kesin hakedişin düzenlenmesi ile başlamak üzere 5 yıl olduğunu, sözleşmenin 16. Maddesinde, sözleşmeden kaynaklı anlaşmazlıkların İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nde çözümleneceğinin kararlaştırıldığını, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosunun ... büro dosya no, ... arabuluculuk dosya nolu görüşmesi sonucu anlaşamama tutanağı tutulduğunu belirterek gecikilen gün * sözleşme bedeli (1.132.355,44 TL) * 0,005 gecikme cezası olarak şimdilik 5.000 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile , davanın kısmi taleple açılabilmesi hukuken ve usul yasasına göre mümkün olmadığını, davanın öncelikle usuli açıdan reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, HMK md. 119 göre dava dilekçesi düzenlenmediğinden davanın usul yönünden de reddi gerektiğini,
sözleşme hükümleri uyarınca belirtilen şantiyede davalı firma tarafından gereken tüm işler yapıldığını ve Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1 Değişik İş sayılı dosyası ile yapılan tespit neticesinde hazırlanan 20/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda da davalının sözleşme ile yüklendiği tüm edimlerini yerine getirmiş olduğunun tespit edildiğini, Ayrıca davalı şirket tarafından davacı şirketin iş yapımı esnasında sözleşme dışında talep etmiş olduğu birçok işin de ek olarak yapıldığını,
davalı şirket tarafından tüm işler yerine getirildikten sonra sözleşmede belirtilen işlere ait 11/02/2015 tarihli ... nolu 1.171.788,00.-TL bedelli faturadan yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra geriye kalan bakiyenin ödenmesi amacı ile Bursa ....
Noterliği'nin 12/02/2016 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı firmaya ihtarname gönderdiklerini, buna rağmen davacı firma tarafından müvekkilin hak ediş bedeli ödenmediğinden, davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Eski 2016/173 Esas) 2021/408 Esas sayılı dosyası ile alacak davası ikame edilmiş olup davanın kısmen kabulüne karar verildiğini,
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ilamı ile de davacı şirketin müvekkile eksik ödeme yaptığı sabit olduğundan davacı yanın davalının eksik iş yaptığından bahisle gecikme cezası talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 14/03/2024 tarihli karar ile, "HMK 114. maddesinde dava şartları düzenlendiği, dava şartlarından birinin de davacının dava açmakta hukuki yararı bulunması hali olduğu,
burada sözü edilen hukuki yarardan maksat davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararın bulunması olduğu bir başka ifadeyle davacı hakkına kavuşmak için hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün olmadığı belirtilmiştir. İş sahibi davacının yüklenici davacıdan 22.10.2013 tarihli T.C.
Adalet Bakanlığı Teknik İşler Daire Başkanlığı Kızılay Ek1 Bina İnşaatının bir kısım işlerinin yapımına ilişkin aralarında ki sözleşmeden kaynaklı cezai şartın ödenmesi talebinde bulunduğu ancak cezai şarta ilişkin talebin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/408 Esas sayılı dosyaya konu taraflar arasında ki alacak davasında davacı tarafın davalı sıfatıyla cezai şart kaynaklı mahsup itirazında bulunulması nedeniyle değerlendirmeye tabi tutulduğu ve İstanbul BAM 15.HD 2022/1348 E. 2022/1211 K. Sayılı ilamında ‘Somut olayda davacı yüklenicinin alacağı belirlenirken davalının cezai şart alacağı mahsup edilmiş ise de;
ifaya eklenen cezai şartın talep edilebilmesi için öncelikle alacaklının ifayı çekincesiz olarak kabul etmemiş olması gerekir. Somut olayda davalının herhangi bir ihtirazı kayıtta bulunmadan ifayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bunun aksini ortaya koyan somut bir delilin de dosyaya yansımadığı görülmektedir.
Davacının istinafa konu ettiği husus cezai şarta yönelik olması ve davalının ihtirazı kayıt koymadan ifayı kabul etmesi sebebiyle davacının cezai şart yönündeki istinaf talepleri kabul edilmiştir.’ şeklinde karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği ve ilk derece mahkemesince bu doğrultu da olumlu veya olumsuz bir karara gidileceği dikkate alındığında ilgili dosyanın beklenmesini gerektirir bir durum olmadığı gibi dava tarihi itibariyle mahkememize açılan davada hukuki yarar dava şartının sağlamadığından" gerekçesi ile HMK'nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan davanın
usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, dava hakkının medeni usul hukukunda hak arama hürriyetinin görünümlerinden biri olduğunu, davacı şirketin işbu cezai şarta ilişkin taleplerinde hukuki, ekonomik, doğrudan bir menfaati bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında 22/10/2013 tarihinde T.C. Adalet Bakanlığı Teknik İşler Daire Başkanlığı Kızılay Ek1 Bina (Eski HSYK Binası) İnşaatı şantiyesindeki bir takım işlerin yapılması için eser sözleşmesi akdedilmiştir.
Somut olayda davacı yan sözleşmeye aykırılık nedeni ile cezai şart bedelini talep etmiş, davalı yan davanın reddini istemiş, mahkemece; cezai şarta ilişkin talebin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/408 Esas sayılı dosyaya konu taraflar arasında ki alacak davasında davacı tarafın, davalı sıfatıyla cezai şart kaynaklı mahsup itirazında bulunulması nedeniyle değerlendirmeye tabi tutulduğu gerekçesi davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmişse de uyaptan yapılan inceleme de İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/537 E sayılı dosyası gerekçesinde,
iş bu istinafa konu edilen alacağın alacaklısı davacı tarafından, bu alacak için takas -mahsup talebinde bulunulduğu, mahkemece dairemizin kaldırma ilamı gereği gerekçesinde "davalı ... Şirketi'nin cezai şart alacağının bulunmadığı" nın açıklandığı ancak hüküm fıkrasında buna dair bir hüküm oluşturulmadığı, iş bu dosyanın halihazırda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinde istinaf incelemesi için sırasının beklendiği anlaşılmakla, mahkemece.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/537 E sayılı dosyası kararının kesinleşmesi beklenilmeden yazılı şekilde davada hukuki yarar bulunmadığından usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/863, K. 2024/853, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama