KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Dosya no
- 2025/1175
- Karar no
- 2025/900
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/03/2025
- Numarası
- 2024/1016 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
1.287 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki bedel karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacı şirketin 01.12.1998 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten 14.06.1999 tarihine kadar ...
A.Ş. ile aralarındaki taşeron sözleşmesi ile dava konusu taşınmazdaki inşaatları yapmaya devam ettiğini, daha sonra davalı kooperatif ve ...
A.Ş.'nin ortak mutabakatı ile inşaat işinin davacıya devredilerek davalı kooperatif ile davacı şirket arasında 25.06.1999 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını ve davacının dava konusu taşınmaz üzerine 104 konut inşaatı yapım işini bedel karşılığı yapma işini üstlendiğini, taraflar arasında ayrıca 01.07.1999 tarihli ve 01.10.1999 tarihli bedel karşılığı Ortak Mahal Sözleşmelerinin de imzalandığını, davalı kooperatifin davacı şirkete bedel karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan borçları ile davalı şirket yerine davacı tarafından yapılan çeşitli ödemelerden kaynaklanan 2001 yılına kadar olan borçlarını, davacı şirkete ödememesi üzerine,
davalı kooperatifin 17.06.2001 tarihli Genel Kurul Kararı ile davacıya olan 2001 yılına kadarki borçlarını, ayni borca (arsa payına) dönüştürüldüğünü, davalının 2001 yılına kadarki borçlarını müvekkil şirkete ödemediğini, 1999 yılında gerçekleşen deprem nedeniyle belediye tarafından inşaatların durdurulduğunu ve bunun sonucunda da yapılması planlanan binaların 5 blok aşamasında 246 daire olarak durduğunu, bunun üzerine kooperatif üyelerinin,
binaların mevcut haliyle kalmasını ve inşaata devam edilmemesini talep ettiklerini ve yaşanan deprem sonucu ortaya çıkan ekonomik krizden ötürü aidatlarını ödeyemedikleri için fazla olan arsayı borçlarına karşılık vererek borçlarını ödeme kararı aldıklarını, davalı kooperatifin 17.06.2001 tarihli Genel Kurul Kararı ile inşaatın yapılmakta olduğu eski ... Ada ...
Parsel nolu 36.600,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın 12 dönümünün (yani 12.000,00 m2'sinin) davalı kooperatif tarafından davacı şirkete verilmesine karar verildiğini, bu dönemde davacı şirketin sahibi ... cezaevinde olduğundan alınan karardan 2002 yılında cezaevinden çıkınca bilgi sahibi olunduğunu, kooperatif evrakları üzerinden 1997-2009 arası döneme ait yapılan incelemede;
inşaat için davacıya 6.155.321,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, yine davacı tarafından açılan tespit davası ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/104 D.İş nolu dosyasında 2009 yılı itibariyle 12.190.890,53 TL inşaat yapım bedeli ve 6.035.569,53 TL arada farkın tespit edildiğini, tespit raporunda ayrıca inşaatların tamamlandığı ve tüm şartlar yerine getirilerek dairelerin teslim edildiğinin belirtildiğini, davacının alacaklarının 21.09.2014 tarihli "..."nun 8. maddesiyle de teyit edildiğini, ayrıca ...
A.Ş. tarafından SGK + emlak vergisi + mahkeme harçları + üyelere ihraç bedelleri olarak toplam 1.996.767,96 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, yıkım kararı bulunan binaların yeniden yapılması aşamasında davacıya hakkının verilmesi genel kurulda belirtilmesine rağmen, ... vasıtasıyla gelen iki büyük müteahhit firma (... ve ...-...) ile anlaşma yapmayı kabul etmediklerini, eski ... Ada ...
Parsel nolu 36.600,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın imarla yapılan DOP kesintisi üzerine davalı kooperatife kalan 25.522,07 m2'nin ... payın davacıya ait olduğunu, bunun karşılığı ise 8.367,89 m2'olduğunu, davacıya 8.367,89 m2 karşılığı arsa payının devredilmesi gerektiği halde, bu borç ifa edilmemiş olduğunu belirterek, davalı kooperatifin müvekkil şirkete olan 2001 yılına kadarki tüm borçlarına karşılık olarak davalı kooperatif Genel Kurul'unca alınan 17.06.2001 tarihli Genel Kurul Kararı'na istinaden.
Eski ... Ada ... Parsel nolu 36.600,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın imarla yapılan DOP kesintisi üzerine davalı kooperatife kalan 25.522,07 m2'nin müvekkil şirketin ... payına düşen 8.367,89 m2'sine denk düşen arsa payı oranında dava konusu İstanbul ili Maltepe ilçesi ... Mahallesi ... Ada ...
Parsel nolu taşınmazın davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptal edilerek müvekkil şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş ayrıca taleplerinin tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğundan ve davalı tarafından 3. kişiye tapu devrinin yapılması halinde mevcut durumda meydana gelecek değişme nedeniyle davacının davadaki hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacağı ve belki tamamen imkânsız hâle geleceğinden uyuşmazlık konusu olan dava konusu davalı adına tapuya kayıtlı İstanbul ili Maltepe ilçesi ...
Mahallesi ... Ada ... Parsel nolu taşınmazın tapu kaydına 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece 06/03/2025 tarihli karar ile; gelen tapu kayıtlarına göre talep konusunun yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemiş olduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın taşınmaz aynına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu, davacının haklı olup olmadığı toplanacak tüm belge ve delillere göre yargılama sonunda ortaya çıkacağından ihtiyati tedbir için aranan koşulun yaklaşık ispat olduğunu, dava dilekçesi ekinde sundukları belgelere göre ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise arsa malikidir. Taraflar arasında 25.06.1999 tarihli inşaat sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı şirket vekili. 14.06.1999 tarihine kadar dava dışı ...
A.Ş. ile aralarındaki taşeron sözleşmesi ne dayalı olarak, dava konusu taşınmazdaki inşaatları yapmaya devam ettiğini, daha sonra davalı kooperatif ve dava dışı ...
A.Ş.'nin ortak mutabakatı ile inşaat işinin kendilerine devredildiğini bu nedenle davalı kooperatif ile davacı şirket arasında 25.06.1999 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını ve davacının dava konusu taşınmaz üzerine 104 konut inşaatı yapım işini bedel karşılığı yapma işini üstlendiğini, taraflar arasında ayrıca 01.07.1999 tarihli ve 01.10.1999 tarihli bedel karşılığı Ortak Mahal Sözleşmelerinin de imzalandığını, davalı kooperatifin davacı şirkete bedel karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan borçları ile davalı şirket yerine davacı tarafından yapılan çeşitli ödemelerden kaynaklanan 2001 yılına kadar olan borçlarını,
davacı şirkete ödememesi üzerine, davalı kooperatifin 17.06.2001 tarihli Genel Kurul Kararı ile davacıya olan 2001 yılına kadarki borçlarını, ayni borca (arsa payına) dönüştürüldüğünü, davalının 2001 yılına kadarki borçlarını müvekkil şirkete ödemediğini belirterek açtığı tapu iptal ve tescil davasında ayrıca davaya konu taşınmazın üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, maddede "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin “uyuşmazlık konusu hakkında” verileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre ihtiyati tedbirin ancak "uyuşmazlık konusu hakkında" verilebileceği dikkate alınarak tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir.
Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu olan hakkı oluşturacaktır. Kanun, “uyuşmazlık konusu hakkında” diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Bu nedenle ihtiyati tedbir, dava konusu hak, mal ya da şeyler üzerinde uygulanabilir. Somut olayda davacı yanın talepleri yargılamayı gerektirdiği gibi, henüz davaya cevap dilekçesi sunulmadığı gibi, bilirkişi raporu alınmamış ve tüm delillerde toplanmamıştır.
O halde yapılan bu açıklamalar ışığında mahkemece bu gerekçeyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/1175, K. 2025/900, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama