KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/574
- Karar no
- 2025/571
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/02/2025
- Numarası
- 2024/707 Esas, 2025/70 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.352 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı iş sebebine dayalı tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece davanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1034 E sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacının “...” otelinin sahibi ve işletmecisi olduğunu, taraflar arasında 12.10.2019 tarihinde “...
Otel Projesi Dış Cephe Mekanik Sistem Doğaltaş Kaplama İşleri Yüklenim Sözleşmesi” imzalandığını, davalı yüklenicinin dış cephe mekanik sistem doğaltaş kaplama işlerinin yapımını, işler kapsamında monte edilecek taşları dış etkenlerden koruyucu kimyasal uygulamalar yapmak suretiyle yapmayı taahhüt ettiğini ancak işi ayıplı olarak ifa ettiğini, davalının inşaat sırasında uyarılmasına ve koruyucu kimyasal uygulaması yapılması gerektiği konusunda 14.09.2021 tarihli e-posta gönderilmesine rağmen bu uyarı ve ihbarları dikkate alınmadığını, sözleşme gereği olarak yapım sırasında paslanmaz dübeller kullanmak yerine,
ikinci kalite paslanmaz olmayan dübeller kullandığını, garanti süresi içinde dübellerin de paslandığının tespit edildiğini, işin yapımı sırasında eksik ve ayıplı uygulamaları nedeni ile davacının çok ciddi boyutlarda zarara uğradığını ve Boğaz’da yer alan uluslararası markalı ultra lüks otel binasının kabul edilemeyecek derecede zarar gördüğünü, taşınmaz değerinde büyük azalma meydana geldiğini, davalıya Beşiktaş ...
Noterliğinin 31.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2024/12 D.İş sayılı delil tespiti dosyası kapsamında alınan rapordaki atfa binaen davacı şirket tarafından otel’in dış cephesinde bulunan taşlardan iki adet lekesiz iki adet de lekeli numune sökülerek Tübitak-MAM’a teslim edildiğini ve taş yüzeyindeki lekelerin kaynağı konusunda kapsamlı 15.09.2024 tarihli Analiz Raporu alındığını, davacı iş sahibi tarafından yapılan ayıp ihbarına rağmen davalı tarafından ayıp giderilmediği gibi ayıp kasten gizlenmeye çalışıldığını belirterek;
davalının edimini ayıplı ve eksik ifa etmesi nedeni ile davacıya ait otel binasındaki değer kaybı olarak 80.000 TL'nin, davalı tarafından işin ayıplı ve eksik ifası sebebiyle, ayıpsız şekilde malzeme ve işçilik bedelleri dahil yeniden ifa edilmesi aradaki farkın belirlenerek, bu tutarda bedel indiriminin yapılarak fazla yapılan 10.000 TL ödemenin istirdatına, yapılacak yeni dış cephe kaplaması işi için otelin kapanması gerekeceğinden kapalı kalınan her gün için davacının yoksun kalacağı tüm kazanç ile söz konusu çalışmalar sebebiyle otelin kapalı olduğu dönem için personele ödenecek ücretler ve tazminatlar için 10.000 TL nin;
davalıya Beşiktaş ... Noterliğinin 31.05.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile verilen sürenin sonu olan 11.06.2024 tarihinden, şayet Mahkeme aksi kanaatte ise, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili.
Dava konusu sözleşme konusu yüklenilen iş, müvekkili şirket tarafından, sözleşmeye uygun olarak ve eksiksiz tamamlandığını ve davacı şirkete çok uzun süre önce de teslim edildiğini, yıllar önce de kullanılmaya başlanmış olduğunu, davacı şirket tarafından yıllar önce teslim alınarak kullanılan taşın ve hizmetin bedelinin yasal olmayan geçici kabul yapmadığı gerekçesi ile bakiye bedeli ödenmemesi dahi davacı şirketin iyiniyetli olmadığını gösterdiğini, doğal taşların duvara yapıştırılmasında, sözleşmede kararlaştırılan yapıştırıcı dışında başka bir malzeme kullanılmadığını, kullanılan yapıştırıcının çözüldüğü iddiasının doğru olmadığını,
davacı tarafından iddia edilen taşın dış yüzeyindeki lekelenme ile kullanılan yapıştırıcı arasında illiyet bağı olmadığını, taşın diğer yüzünün koruyucu kaplaması opsiyonel olup işveren onay verdiği taktirde yapacaktır hükmüne yer verildiğini, bu madde ile taşın ön yüzünün yağmur vs sebeple su ile temas etmesi halinde lekenme olacağı bilindiği için önlem alındığını, işverenin arka yüzünden su teması olmayacağını düşündüğünden onay vermediğini, dava dilekçesinde her ne kadar arka yüze kimyasal yapılmasına onay verildiği ve ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de,
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1034 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde böyle bir iddia dahi sözkonusu olmadığını, davacı şirketin bu davasında tamamen kötüniyetli olarak onay verildiğini ve ödeme yapıldığı iddiasında bulunmadığını, böyle bir talep ve ödeme söz konusu olmadığını, davacı tarafından iddia edilen lekelenmelerin sebebi, arka yüzeyde kullanılan yapıştırıcı olmadığını, kullandırılan taşın suya karşı hassas bir taş olduğunu, taşın arka yüzeyinde kullanılan yapıştırıcıya, bina duvarlarındaki suyun temas etmesi sebebi ile yapıştırıcının nemlenmesi,
bu nemin de yapıştırıcı üzerinden taşa temas etmesinden kaynaklandığını, dosyaya sunulan ve delil niteliği olmayan raporları kabul etmediklerini, davacı şirketin İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi D.İş delil tespiti dosyasında, bilirkişiler tarafından usule uygun numuneler alınması,
alınacak bu numunelerin bilirkişiler tarafından yada mahkeme tarafından Tubitak’a gönderilmesini talep etme hakkı var iken bunu yapmadığını, her bir dönemde davacı şirket tarafından yapılan işler denetlenmekte ve sözleşme ve projeye uygun yapıldığı tespit edilerek hak ediş adı altında davalı yükleniciye kısmi ödemeler yapıldığını, dava dilekçesinde yer alan bedel indirimi ve tazminat taleplerin tamamının haksız olduğunu, yasaya ve hukuka uygun olmadığını, davacı sözleşmeden dönme hakkını kullanmadığını, eseri alıkoyduğunu, bu nedenlerle davanın ilk dava ile birleştirilmesine,
haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 10/02/2025 tarihli karar ile. Davaların iki ayrı yargı çevresinde açılmış olup, davalının sunduğu cevap dilekçesinde birleştirme talebi bulunduğu, Uyap'tan yapılan incelemede.
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1034 Esas sayılı dosyası ile mahkememiz işbu dosyası taraflarının aynı kişiler olduğu, davalar arasında hukukî ve fiilî bağlantı bulunduğu, bu durumda her iki davanın birlikte görülmesinin usul ekonomisine uygun olduğu,
birlikte görülmemesi halinde farklı bilirkişilerce incelenerek masrafa sebep olunacağı, farklı raporlar sunulması halinde raporlar arasında çelişki olacağı ve çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden iş yükünün doğacağı, farklı raporlar nedeniyle farklı kararlar verilmesi ihtimali olduğu gibi, mükerrer alacağa hükmedilme ve tahsil ihtimalinin olacağı veya birinin diğerini bekletici mesele yapması gerekeceği gerekçesi ile; davacının işbu dava davasının, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1034 Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı HMK'nın 166.
Maddesine uygun olarak fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmesine, yargılamaya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1034 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile.
Davanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1034 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, huzurdaki davanın konusunun eser sözleşmesinden doğan, edimin davalı yüklenici tarafından ayıplı ifa edilmesi sebebiyle tazminat istemi olduğunu, eser sözleşmesinin ifa yeri İstanbul olup eserdeki ayıpların tespiti amacıyla dava kapsamında keşif yapılacağını, davanın birleştirilmek sureti ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmesi halinde, ilgili mahkeme tarafından İstanbul Mahkemelerine talimat yazılması, bu talimatın bir talimat numarası ile bir dosyaya kaydedilmesi,
talimatın görüldüğü mahkeme tarafından hayli kapsamlı olan dosyanın incelenmesi, bilirkişilerin seçilmesi gibi uzun ve karmaşık bir süreç yürütülmek durumunda kalınacağını, talimat mahkemesi tarafından İstanbul’daki dava yoğunluğu da göz önünde bulundurulduğunda aylar sonrasına keşif günü verileceğini, taraflar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi bulunduğundan davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 12.10.2019 tarihli ... Otel Projesi Dış Cephe Mekanik Sistem Doğaltaş Kaplama İşleri Yüklenim Sözleşmesi akdedilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, birleştirilmesine karar verilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1034 E. sayılı dosyasına dair dava dilekçesi vb. gibi herhangi belge bulunmasa da ; dairemizce uyaptan gönderilen dosya inceleme talebi sonrası yapılan inceleme de; dosyanın taraflarının aynı olduğu, her iki dosyada da aynı eser sözleşmesine dayalı dava açıldığı, dosyaların safahatlarının aynı seviyede olduğu, birlikte görülme ve sonuçlandırılmasını usul ekonomisi gereği daha uygun olduğu ve ilk davanın birleştirme kararı verilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu,
davalı yanın süresinde verdiği cevap dilekçesi ile birleştirme talebinde bulunduğu anlaşıldığından. Mahkemece yazılı şekilde davanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1034 E sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/574, K. 2025/571, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama