KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Dosya no
- 2025/643
- Karar no
- 2025/414
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2025
- Numarası
- 2025/156 Esas (Derdest
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, davacı-yüklenici, davalı iş sahibine sipariş usulü civata ürettiğini, bu kapsamdaki ticari ilişkiden 86.522,65 USD alacaklı olduklarını, 03/01/2025 tarihli cari hesap ekstresi, protokol ve taraflar arasındaki mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere alacaklı olduklarını, alacağın tahsili için Anadolu ...
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili esasa ilişkin taleplerinin yanında ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, delillerin sunulmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, alacağın varlığının ispat edilemediğini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 07/03/2025 tarihli ara karar ile, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, HMK 389 maddesi şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, 07/03/2025 tarihli ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir.
Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur.
İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3.
Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı taraf açmış olduğu alacak davasında aralarındaki ticari ilişki nedeniyle alacağın varlığına dair belgeler sunarak ihtiyati tedbir talep etmiş ise de,
ihtiyati tedbir şerhi dava konusu üzerine konulabileceğinden mahkemece alacak davasında tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/643, K. 2025/414, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama