İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2026/170 K.2026/369

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2026/170Karar2026/369Tarih16 Mart 2026Okuma6 dk · 1.169 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Mart 2026
Dosya no
2026/170
Karar no
2026/369
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
18/12/2025
Numarası
2023/367 Esas,
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.169 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan ...

A.Ş.’nin Ataşehir ilçesinde bulunan “...” tesisinin aydınlatma işinin müvekkili tarafından üstlenildiğini, müvekkilinin söz konusu işi sözleşmeye uygun şekilde ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalı şirket tarafından yapılan imalata ilişkin iş bedelinin tam olarak ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, dosyaya sunulacak sözleşme, faturalar,

imalat tutanakları ve diğer deliller ile yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alacağın varlığının ispat edileceğini belirterek, davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini ve ayrıca davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilince sunulan 10.09.2025 tarihli dilekçeyle, alınan ek bilirkişi raporunda da müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın borcunu ödememek amacıyla mal kaçırma niteliğinde işlemler yaptığına dair bilgi edindikleri, bu nedenle alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla davalı tarafın malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasının gerekli olduğu, ihtiyati haczin geçici hukuki koruma tedbiri niteliğinde olup alacağın yaklaşık ispatının yeterli olduğu belirtilerek, mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında davalı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile banka hesapları üzerine alacak miktarı olan 686.520,00 TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkemece 24.09.2025 tarihli ara kararla, dosyada aldırılan bilirkişi raporu içeriği, tarafların beyan-itirazları gözetildiğinde bu aşamada ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacının ihtiyati haciz talebinin 116.303,77 TL(%20) tutarında nakdi teminat karşılığında 581.518,86 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince bu karara itirazda bulunulması üzerine, Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan değerlendirme neticesinde, istinafa konu 18.12.2025 tarihli ara kararla, dosya içerisindeki deliller, alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, işbu ilişki kapsamında davacının davalıya fatura düzenlendiği, faturaların bir kısmının ödendiği, davacının bakiye alacağının bulunduğu, davacının yaklaşık olarak alacağını ispatladığı gerekçesiyle, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine, karar verilmiştir.

Davalı vekili istinafında;

1-)Davacı tarafın ihtiyati haciz kararını yasal süresi içerisinde icraya koymadığını ve gerekli teminatı da yatırmadığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararının kendiliğinden ortadan kalktığını ve konusuz hale geldiğini,

2-)Davacı ile müvekkili arasında elektrik tesisat işlerine ilişkin 05.12.2021 tarihli ve 413.000,00 TL bedelli bir sözleşme imzalandığını, sözleşmenin ekinde 13.11.2021 tarihli fiyat listesinin bulunduğunu ve sözleşme süresinin 60 iş günü olarak kararlaştırıldığını, sözleşmede gecikilen her gün için 500 TL cezai şart öngörüldüğünü, davacı şirketin üstlendiği işi süresinde ve sözleşmeye uygun şekilde tamamlamadığını, bu nedenle müvekkilinin diğer firmalarla sorun yaşadığını, sözleşme imzalanmadan önce davacı tarafın malzeme temini gerekçesiyle müvekkilinden 75.000 TL talep ettiğini,

bu tutarın çek ile ödendiğini ve davacı tarafından tahsilat makbuzu düzenlendiğini, sözleşmenin ödeme şartları kapsamında müvekkili tarafından davacıya toplam 300.000 TL tutarında iki adet çek verildiğini ve bu ödemelere ilişkin tahsilat makbuzlarının düzenlendiğini, davacı şirketin işi usulüne uygun şekilde yapmamasına rağmen sürekli ödeme talebinde bulunduğunu, müvekkilinin iyi niyetle 27.01.2023 tarihinde ayrıca 50.000 TL ödeme yaptığını, davacı tarafın yapılan ödemelere ilişkin fatura düzenlemediğini, daha sonra ise 01.11.2021 ve 30.03.2022 tarihli faturaları düzenlediğini ve bu faturaların ticari defterlere işlendiğini,

davacı tarafın herhangi bir iş yapılmadığı halde 04.07.2022 tarihinde 611.155,75 TL tutarında fatura düzenlediğini, müvekkilinin bu faturaya sistem üzerinden itiraz ettiğini ve davacı tarafın da faturayı iptal ettiğini, davacı tarafın daha sonra aynı tutarda 09.11.2022 tarihli yeni bir fatura düzenlediğini, müvekkilinin buna da itiraz ettiğini ve İstanbul 34. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderdiğini, davacı tarafın sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediğini, dava konusu işin teslim edildiğine ilişkin herhangi bir teslim tutanağı, irsaliye veya belge bulunmadığını ve ispat yükünün davacıya ait olduğunu,

müvekkili şirketin davacıdan herhangi bir hizmet veya iş teslim almadığını, buna rağmen davacıya çeşitli ödemeler yaptığını, davacı tarafın ise bu iyi niyeti suistimal ederek sürekli para talep ettiğini, davacı tarafından kesilen faturaların toplamının 395.363,21 TL olduğunu, buna karşın müvekkilinin toplam 425.000 TL ödeme yaptığını, dolayısıyla davacıya borçlu olmadığı gibi fazla ödeme yaptığını, davacı tarafın iddia ettiği borcun gerçek dışı olduğunu ve davanın kötü niyetle açıldığını, davacı tarafından kesilen faturaların tek başına borcun varlığını göstermeyeceğini, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların somut delile dayanmadığını,

dosyada bulunan kök ve ek bilirkişi raporlarının davayla ilgisi bulunmayan üçüncü şirketler ile yapılan işlere dayanılarak düzenlendiğini, bu raporların hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bilirkişi raporunda işin tamamlandığının belirtilmesine rağmen bu işin davacı tarafından yapıldığını gösteren herhangi bir belge bulunmadığını, bu nedenle raporun varsayıma dayandığını, davacı tarafın sözleşmeye uygun şekilde işi yapmadığını, bu nedenle işin büyük kısmının müvekkili tarafından tamamlandığını ve teslim edildiğini,

davaya konu işin büyük bölümünün elektrik malzemesi temininden oluştuğunu ve bu malzemelerin davacı tarafından değil müvekkili tarafından temin edilerek kullanıldığını, buna ilişkin faturaların dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporlarının kendi içinde çelişkili olduğunu ve sözleşme hükümlerine aykırı değerlendirmeler içerdiğini, davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve dava konusu işin teslim edildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığını, müvekkilinin davacıya yaptığı ödemelerin faturaların üzerinde olduğunu ve fazla ödeme bulunduğunu,

davaya konu işin davacı tarafından teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığını, bu nedenlerle ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, alacağın yargılamayı gerektirdiğini ve kesin bir alacak bulunmadığını belirterek,ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair kararın kaldırılmasını ve davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.

Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkemece 24.09.2025 tarihli ara kararla davacının ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde kabulüne karar verildiği, İİK'nın 261/1 maddesine göre ihtiyati haciz kararının uygulanmasının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde talep edilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, davacı vekilinin ihtiyati haciz kararı sonrasında 10 gün içinde mahkemece belirlenen teminat miktarını yatırmadığı, buna göre, ihtiyati haciz kararı 24/09/2025 tarihinde verilmiş olup, İİK'nın 261/1 maddesinde öngörülen sürede uygulanmadığından kendiliğinden kalkmış olduğu,

bu durumda, mahkemece ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalktığının tespitine karar verilmesi gerekirken, istinafa konu kararın verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE,

2-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18./12/2025 tarih, 2023/367 Esas, sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2026/170, K. 2026/369, 16 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/170
Karar No
2026/369
Tarih
16 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/170 K.2026/187
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2026/170 K.2026/275
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/170 K.2026/202
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2026/170 K.2026/377
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/171 K.2026/132
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2026/171 K.2026/348

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.