KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Dosya no
- 2017/5212 Esas
- Karar no
- 2020/1931
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/04/2017
- Numarası
- 2015/449 E. - 2017/443 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bina inşaatı işleriyle uğraşan müvekkil, inşaat betonu imalatçısı davalı firma ile aralarında beton alım satımı hususunda anşaltıklarını, buna göre müvekkil tarafından belirtilen beton alımı karşılığında 21/06/2015 vadeli 20.772,00 TL ve 19/07/2015 vadeli 21.000,00 TL olmak üzere toplam 41.772,00 TL lik çekler keşide edilerek sözleşmenin yapıldığı 05/03/2015 tarih ve 487 numaralı tahsilat makbuzu ile davalı firmaya teslim edildiğini, müvekkiln, davalı firmadan, bedelini çekle ödediği betonu,
ihtiyacının hasıl olduğu zamanda alamaması nedeniyle işin devamı açıısndan zorda kaldığını, madden mağdur olduğunu, başka bir firma ile aynı miktarda beton alım sözleşmesi yapmak zorunda kaldığını, davalı firmanın daha sonra beton imalatını 01/06/2015 tarihi itibariyle durdurduğunu bildirdiğini, çekleri iade etmediğini, bu nedenle davalı firmanın kötü niyetli olarak uhdesinde bulunan çeklerle ilgili müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bu iki çekin iptaline , çeklerin tahsilinin engellenmesi için teminat karşılığında tedbir konulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ....Şti davaya cevap vermemiştir.Mahkemece Dahili Davalı olarak kabul edilen ... Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın söz konusu çekte yasal hamil konumunda olduğunu, çekin müvekkil bankaya ciro silsilesi yolu ile ulaştığını, davacının diğer davalı borçlu şirket ile arasındaki defieri müvekkil bankaya karşı ileri süremeyeceğini, müvekkil bankanın alacapını tahsil etmeye çalıişan iyi niyetli bir hamil olduğunu, bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".... Davacının davaya konu her iki çekten dolayı davacının bu çekler nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, bu çeklerden 19/07/2015 tarih ve 21.000,00 TL bedelli 1000560 nolu çekin ödendiği anlaşıldığından, ödeme miktarının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine , dahili davalı ... Bankası hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf isteminde özetle; çek bedelinin icra dosyasında ... Bankası'na ödendiğini, davanın istirdata dönüştüğünü, ancak ... Bankası yönünden davanın atiye terk edildiğini, dahili davalı vekilinin de atiye terk beyanına muvafakat ettiğini, mahkemece dahili davalı banka yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişken, vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek zorunlu dava arkadaşlığı olmayan dahili davalı banka yönünden hükmolunan vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine dayalı olarak açılmıştır.İlk derece mahkemesince davanın asıl davalı yönünden kabulüne, dahili davalı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf istemi yargılama sırasında davaya dahil edilen ...
Bankası lehine hükmolunan vekalet ücretinin hatalı olduğu iddiasına dayalıdır.Dava tarihi itibarı ile davacı aleyhine başlatılmış herhangi bir icra takibi mevcut olmayıp dava tarihinden sonra başlatılan İstanbul Anadolu ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ise; ... Bankası alacaklı, davacı ve asıl davalı borçlu konumundadır. Davacı vekilinin ...
Bankası'nın davaya dahil edilmesi istemine istinaden maktu harç yatırmış, banka vekiline dahili davalı sıfatı ile tebligat yapılmış, davacı vekili yargılama aşamasında dahili davalı yönünden davayı takip etmediklerini belirtmiş, banka vekili de bu hususta bir diyeceği olmadığını beyan etmiştir.Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçeyle davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez.
Taraf sıfatı kamu düzenine dair olup usulüne uygun olarak hakkında açılmış bir dava bulunmadığına göre ... Bankası hakkında hüküm kurularak lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. (Y.17HD, E.2014/9937, K. 2016/10216, T. 8.11.2016. Y.11HD, E. 2017/758, K. 2017/6140,T.
14.11.2017) Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden kaldırılarak diğer kısımları aynen muhafaza edilmek sureti ile yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/5212, K. 2020/1931, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama