KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
- Dosya no
- 2019/51 Esas
- Karar no
- 2021/1823
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/05/2018
- Numarası
- 2017/1102 2018/407
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kardeşi ... ve ortağı ..., ... isimli firma çatısı altında tekstil imalat ve satış işi yaptığını, işletmenin davalı ... isimli şahıs adına kayıtlı olduğunu, ... isimli şahsın davacıdan çek istediğini, davacının iyi niyetli olarak ...
Bankasından aldığı çek koçanının tamamını imzalamış ve ...'a verdiğini, daha sonra ... çek koçanının yapraklarını doldurarak piyasaya sürdüğünü ve ortadan kaybolduğunu, davacının birçok icra takibi ile karşı karşıya kaldığını sonuç olarak telafisi güç sonuçlara neden olmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davacının borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini, talebinin reddi halinde arz edilen çekler tutarlarının yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davalıya iade edilmesini, yargılama giderleri ile vekaleti ücretin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmektedir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.05.2017 tarih ve 2017/1102 Esas - 2018/407 Karar sayılı kararıyla; "Yargıtay`ın yerleşik içtihatlarına göre, 'Açığa atılan imzanın üst kısmının anlaşma dışı doldurulup işleme konulduğu yolundaki iddianın yazılı belge ile kanıtlanması gerekir; ayrıca açığa atılan imzanın rıza hilafına doldrulması ve bedelsizlik iddiaları konusu suç teşkil ettiğinden yemin delili ile ispata ve isticvaba uygun konular da değildir, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesiyle; "Davanın terditli olduğunu, mahkemenin netice-i talep kısmında yer alan istirdat davasına dair talebi incelemediğini, ayrıca delil ikamesine müsaade etmediğini, Mahkemenin, dava konusunu "açığa imzanın kötüye kullanılması" olarak tanımlamasının hatalı olduğunu, dava konusunun belirtilen çeklerden dolayı davalı veya çekleri elinde bulunduranlara karşı davacının borcunun bulunmadığının tespitine, bu talebin reddi halinde, çek tutarlarının yasal faizleri ile birlikte istirdadı istemi olduğu, mahkeme gerekçeli kararındaki anlatımların dosya ile örtüşmediğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Davacı, davaya konu çeklerin boş olarak imzalanarak davalıya verildiğini, davalının çekleri doldurarak kullandığını, ancak bedelini ödemediğini, bu nedenle çeklerle ilgili menfi tespit, mümkün olmadığı takdirde bedellerin davalıdan istirdadına karar verilmesi isteminde bulunmuş; davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, "...'Açığa atılan imzanın üst kısmının anlaşma dışı doldurulup işleme konulduğu yolundaki iddianın yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği; ayrıca açığa atılan imzanın rıza hilafına doldrulması ve bedelsizlik iddiaları konusu suç teşkil ettiğinden yemin delili ile ispata ve isticvaba uygun konular da olmadığı, bu nedenle ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava dilekçesinde davaya konu edilen çeklerin ayrıntılı olarak gösterildiği, buna göre 30.05.2017 keşide tarihli çekin 23.000,00 TL, 30.06.2017 keşide tarihli çekin 35.000,00 TL, 30.07.2017 keşide tarihli çekin 35.000,00 TL, 30.08.2017 keşide tarihli çekin 35.000,00 TL, 30.09.2017 keşide tarihli çekin 40.000,00 TL, 30.10.2017 keşide tarihli çekin 40.000,00 TL, 30.11.2017 keşide tarihli çekin 35.000,00 TL, 30.12.2017 keşide tarihli çekin 35.000,00 TL tutarlı olduğu, buna göre davaya konu edilen çek bedelleri toplamının 278.000,00 TL olduğu,
dava değerinin 10.000,00 TL gösterilmiş olması karşısında davacıya önce dava değerinin açıklattırılarak eksik harcın ikmal ettirilmesi, akabinde yargılamaya devam edilmesi gerekirken mevcut haliyle karar verilmesi hatalı olduğundan, sair yönlerden inceleme yapılmaksızın kamu düzenine ilişkin olan bu husus açısından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/51, K. 2021/1823, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama