KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/1453 Esas
- Karar no
- 2024/888
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 07/07/2022
- Numarası
- 2021/151 Esas, 2022/102 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait TPE nezdinde ... numarası ile tescilli “...” markasının 80 yıllık bir marka olduğunu, davacı şirketin bu markası ile Türkiye ve dünya çapında tanındığını, davalı şirket tarafından haksız olarak müvekkili şirkete ait “...” markası ile iltibas oluşturacak şekilde “...” markasının haksız ve hukuka aykırı olarak tescil edildiğini, davalı şirket tarafından davacıya ait “...” markasının reklam kampanyalarında kullanılmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz edildiğini,
davalı şirketin marka tecavüzü oluşturan filleri ile haksız ve hukuka aykırı şekilde ürün pazarlandığını ve reklamının yapıldığını, çekilen ihtardan sonuç alınamadığını ileri sürerek, davalının marka haklarının ihlalini içeren eylemlerin tespitine ve önlenmesine, davalı adına TPMK nezdinde kayıtlı ... ve ... numaralı “ ...+Şekil” markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında açılan ceza davasında müvekkillerinin beraat ettiklerini, müvekkilinin ... numaralı "..." markasının davacı ile aynı tür mal ve hizmetler için tescilli olmadığını, müvekkilinin markasının 10. ve 17. sınıfta tescilli olduğunu, oysa davacının markasının bu sınıflarda tescilli olmadığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, markaların da benzer olmadığını, "..." ibaresinin jenerik bir isim olduğunu, "..." kelimesinin ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının 20. sınıf kapsamında kalan mobilya ürünleri üzerinde "http://..." alan adlı internet sitesinde "..." ibaresini, "https://..." isimli internet sitesinde masa takımları için "..." markasını kullandığı, "..." URL adresli sosyal medya hesabında yer alan mobilya fuarı görüntülerinde "..." ve "..." ibarelerin yer aldığı video görüntüsüne yer verildiği, "https://www.instagram.com/..." adlı sosyal medya hesabında "..." ibaresinin kullanıldığı, bu ibarenin yer aldığı mobilya fuarına ait videonun paylaşıldığı,
"..." URL adresli sosyal medya hesabında "... " markasının mobilya ürünleri üzerinde kullanıldığı, davalının bu şekilde "... " ve "..." markalarını mobilya üzerinde kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının markasının tanınmış marka olmadığı, ancak dosyaya yansıyan belge ve delillerle mobilya sektöründe bilinirlik düzeyinin yüksek olduğu,
davalının ... tescil numaralı "..." markasının davacının markasından daha sonra tescil edilmiş olması nedeniyle mobilya ürünleri için tescilli olmasının SMK'nun 155/1. maddesi uyarınca savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile,
davalının ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" markasının 20.sınıfta tescilli olduğu "araç tekerlekleri için metalden olmayan takozlar" emtiası dışında kalan tüm mal ve hizmetler için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "..." ve " .." markalarını 20. sınıf kapsamında kalan mobilya ürünlerinde kullanmasının davacının ... tescil numaralı "...+ŞEKİL" markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bu marka kullanımlarının önlenmesine, yasaklanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline ait markanın tanınmış bir marka olduğunun tespiti edildiğini, davalının müvekkili şirkete ait '...' markasının tanınmışlığından haksız olarak yararlandığın açıkça görüldüğünü, bu hususta mahkemenin vermiş olduğu kısmi red kararı hukuka uygun olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı markasının tanınmış marka olarak tescilli olmadığı, her bir tanınmış markanın tanınmışlık düzeyinin diğerinden farklı olabileceği, markanın tanınmışlığının belirli bir sektörel çevre ile sınırlı olabileceği, ancak davacı tarafın markasının tanınmış olduğuna dair dosyaya yeterli delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1453, K. 2024/888, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama