KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/1510
- Karar no
- 2024/909
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24.05.2022
- Numarası
- 2020/778 E. - 2022/407 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 06.05.2024
Karar Metni
1.771 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2022 tarih 2020/778 E. - 2022/407 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili, davacı müvekkilerinin müşterek çocukları ...'a 13.03.2016 tarihinde ehliyetsiz sürücü ...’ın ... plakalı sigortasız motosikletle çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, araç sürücüsü ..., araç işleteni ... ve ...'nın zarardan sorumlu olup, müvekkillerinden ... için 28.418,00-TL, ... için 14.618,00-TL olmak üzere toplamda 43.036,00-TL tazminatın ... tarafından ödendiğini, bu ödemenin gerçek zararı karşılamadığını belirterek, şimdilik 20.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; müvekkilleri ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacılar vekili 28.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, 436.906,57 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kazanın gerçekleştiği tarih olan 13.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, davalı ... yönünden de bakiye teminat limitinin 266.964,00 TL olduğu dikkate alınarak limit üzerinden temerrüt tarihi olan 05.12.2018 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiilin vuku bulduğu 13.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, ikame edilen davaya konu kazanın 13.03.2016 tarihinde gerçekleştiğini, iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağını, müteveffanın mirasçıları davacılar tarafından trafik kazası ile ilgili olarak SGK'dan almış olduğu veya alacak olduğu ödemelerin peşin sermaye değerinin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, söz konusu mirasçıların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmak için gerekli kriterleri sağlamadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini,
davacılara yapılan ödeme tutarı güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, ticari avans faizi işletilmesine yönelik talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle usul yönünden yapmış oldukları itirazların dikkate alınarak davanın usulden reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili davanın reddi gerektiğini, davaya konu tazminat talepleri zamanaşımına uğradığını, ceza yargılaması sonucunda verilen kesin kararların hukuk mahkemesi hakimini bağlayıcı nitelikte olmadığını, müteveffanın kusurlu olup olmadığı hususlarında bilirkişi vasıtasıyla kusur tespiti yapılması gerektiğini, müvekkil ...'ın kazanın meydana gelmesinden dolayı kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkil ...'ın oğlunun motorsikleti aldığından habersiz olduğunu, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkin olduğunu, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tazminatın zenginleşme sebebi olmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplanan deliler, ceza mahkemesi kararı gerekçesindeki kusur değerlendirmesi ve mahkemece alınan kusur raporuna göre, davalı motosiklet sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacıların mütevveffanın desteğinden yoksun kaldıkları ve davacı ... için 263.512,66-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı ve davacı ... için 173.393,91-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden bakiye teminat limiti olan 266.964,00-TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ...'ın manevi tazminattan sorumlu oldukları gerekçesiyle 40.000'er TL manevi tazminata karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili, ülkenin ekonomik koşulları ile paranın satın alma gücü dikkate alındığında yerel mahkemece hükmolunan manevi tazminatın az olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
Davalı ... vekili, TRH 2010 yaşam tablosu ile %10 artırım %10 iskonto yöntemi kullanılarak hesaplanan tutarın kabul edilemeyeceğini, TRH 2010 yaşam tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, desteğin 3 yaşında olduğu ve 18 yaşına dek çalışma imkanı bulunmadığını, annenin olay tarihindeki yaşına göre bakiye ömrünün sonuna dek 48 yıl, babanın olay tarihindeki yaşına göre bakiye ömrünün sonuna dek 42 yıl destek alacağı ifade edilerek hesaplama yapıldığını, müteveffa küçüğün 25 yaşı itibari ile evlenme ihtimali ile eşe çocuklarına destek payının dikkate alınmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.
GEREKÇE
Dava, trafik kazasında desteklerini kaybeden davacıların destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda;13/03/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların müşterek çocuğu olan 3 yaşındaki ...'ın hayatını kaybettiği, davacıların destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi zararları yönünden tüm davalılardan; uğranılan manevi zararlar yönünden ise davalı ... dışındaki davalılardan talepte bulundukları, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı ehliyetsiz sürücünün sevk ve idaresindeki sigortasız motorsikletle davacıların müşterek çocukları ...'a çarpması şeklinde kazanın gerçekleştiğinin kaza tespit tutanağı ve kesinleşen ceza dava dosyası ile sabit olmasına, tazminatın TRH 2010 yaşam tablosu ile %10 artırım %10 iskonto yöntemi kullanılarak hesaplanmasına, yapılan ödemenin rapor tarihine güncellenerek tazminattan mahsup edilmiş olmasına göre davalı ...nın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
TBK'nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. (Yargıtay 4.HD'sinin 2021/14726 E-2023/8666 K sayılı kararı)
Yukarıda belirtilen hususlar ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, davacılar yararına takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş, ancak iş bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında davacılar lehine 75.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekiği sonucuna varılarak, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve esas hakkında aşağıdaki gibi yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1510, K. 2024/909, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama