KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/1485 Esas
- Karar no
- 2024/544
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/02/2022
- Numarası
- 2019/78Esas 2022/55 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında İzmir ....
Noterliğinde 22/02/2011 tarihli ... yevmiye numaralı sözleşme ile 5 yıl süre ile geçerli olmak üzere ... isim hakkı sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmenin 4/1.maddesinde sözleşme tarihinden itibaren aylık 400 TL aidat olarak genel merkeze öder düzenlemesinin yer aldığını, sözleşmenin tarafı olan davalıların bugüne kadar müvekkili şirkete sözleşme kapsamında yer alan bu ödemeyi yapmadığını, bu nedenle başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerinde durduğunu ileri sürerek, davalıların İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada İzmir mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının iş bu davaya konu yaptığı alacağı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1209 E numaralı dosyasında da talep ettiğini, sözleşmeyi şirket adına imzalayan ...'ün sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşme uyarınca müvekkili tarafından isim hakkı bedelinin kullanıldığı süre boyunca sıralı çeklerle ödendiğini, ancak daha sonra müvekkillerinden ... faaliyetini sona erdirerek kapandığını, sözleşmenin İzmir ....
Noterliğinin 31/05/2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve ... isminin de kapandığı tarihten sonra kullanılmadığını, tabelanın da kaldırıldığını, bu sebeple davacı tarafça sözleşmenin feshedilerek isim hakkının kullanılmadığı döneme ilişkin aidat ödenmeye devam edilmesi yönündeki talebini içeren iş bu davanın esas yönünden de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davasının reddine, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı ile davalı arasında "..." isim hakkı sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında isim hakkı için 22/02/2011-21/02/2016 tarihleri arasında beş yıl süreyle aylık 400 TL ve toplamda 24.000 TL ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, tarafların defter kayıtlarının incelenemsinde davalının 6.000 TL'lik yaptığı ödemenin kayıtlara işlenmediği, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacının takip tarihi itibarıyla davalı ...
Tic. Ltd. Şti'den 18.000 TL alacaklı olduğu, alacağın likit olduğu, diğer davalı ...'ün imzayı davalı şirketi temsilen attığı gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 18.000,00-TL ana para ve 4.289,62-TL faiz yönünden ...Tic. Ltd.Şti. Yönünden takibin devamına, alacağın %20'si olan 4.457,92-TL icra inkar tazminatının davalı ... Tic. Ltd.
Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
İzmir ....Noterliğinde resmi şekilde yapılan sözlemenin taraflarının bir tarafında davacı ... şirketinin, diğer tarafında davalı ... şirketi ile davalı ...'ün olduğu açık bir şekilde ve yoruma mahal veremeyecek bir şekilde belirtildiğini, bu nedenle mahkemenin red gerekçesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, bu hususun Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2015/4708 E. 2016/2308 K.sayılı ilamı ile de sabit olduğunu, her iki davalının da sözleşmenin tarafı konumunda olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı taraf ile yapılmış olan sözleşmenin İzmir ... Noterliğinin 31/05/2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini ve ...isminin de kapandığı tarihten sonra kullanılmadığını, tabelanın da kaldırıldığını, bu nedenle davanın kısmen kabulüne dair kararın hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir
GEREKÇE
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirket ve davalı şirket arasında isim hakkı için 22/02/2011 tarihinde 5 yıl süreyle aylık 400 TL ve toplamda 24.000-TL ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, davacı defterlerinde davalının 6.000-TL ödemesinin yer aldığı, bunun dışında kalan sözleşme bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, davalılar vekili tarafından sözleşmenin feshedildiği ileri sürerek,
fesih ihtarnamesi ibraz edilmişse de, ibraz edilen ihtarnamenin konusunun 18/02/2011 tarihli "Eğitim Ürün Satış Sözleşmesine" ilişkin olduğu, davaya konu isim hakkı sözleşmenin feshine dair delil ibraz edilmediği; davaya konu isim hakkı sözleşmesinde taraflar bölümünde davacı ile birlikte her iki davalının ismine yer verilmişse de, sözleşmenin son sayfasında davalı ...'ün sözleşmeyi açıkça diğer davalı ... Tic. Ltd.
Şti adına imzaladığı, bu nedenle şahsi sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1485, K. 2024/544, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama