KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/1489 Esas
- Karar no
- 2024/547
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/04/2022
- Numarası
- 2020/612 Esas 2022/305 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, ancak söz konusu icra takip konusu bonolarda müvekkilinin herhangi bir imzası bulunmadığını, müvekkili hakkındaki takibin kesinleşerek araçlarına haciz ve yakalama konulduğunu, müvekkilinin bu durumdan son derece mağdur olduğunu, bonoda imzası yer almayan kişi hakkında kambiyo takibi yapılması hukuken mümkün olmayacağını ileri sürerek, müvekkilinin takip konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; icra takibine konu edilen senet üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığı, kambiyo senetleri sebebiyle davacının sorumlu tutulamayacağı, davalının kötü niyetli takip yaptığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında takibe konan senetlerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Yerel mahkemenin gerekçeli kararında, somut ve geçerli bir gerekçeye dayanılmaksızın davanın kabulüne dair hüküm kurulduğunu, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi safhasının yasal düzenlemelere aykırı gerçekleştirildiğini, eksik inceleme eseri kararın kaldırılmasının zaruri olduğunu,-Yerel mahkemece dosyada mübrez delillerinin ve itirazlarının layıkıyla değerlendirilmediğini, neticede haksız olarak davanın kabulüne karar verilerek davacının dolandırıcılık suçu teşkil eden fiillerinin hukuki düzlemde yer bulduğunu,
-Davacı her ne kadar icra takibine konu edilen senetlerde kendi imzasının bulunmadığını iddia etmişse de, davacının eşi olan ve davacı adına yetkisiz işlemler tesis eden dava dışı borçlu ... tüm işlemlerinden haberdar olduğu, müvekkili zarara uğratmak gayesiyle birlikte hareket ettiklerini ve netice itibariyle davacının borçtan kaçınmak adına huzurdaki davayı ikame ettiğinin açık olduğunu, kaldı ki dava dışı üçüncü şahıs ...
Savcılık dosyası kapsamında vermiş olduğu ifadede de, işbu hukuki ilişkiye istinaden açık şekilde bir borç ikrarı mevcut olduğunu, davanın kabulüne dair hüküm kurulmasının hukuk ve adalet inancıyla bağdaşmayıp usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu takip dayanağı bonolarda sadece keşidecinin imzasının bulunduğu, avalist kısmında davacının isminin yazılı olduğu ancak imzasının bulunmadığı, dolayısıyla geçerli bir aval işleminin bulunmadığı, davacının sadece isminin yazdığı imzası bulunmayan bonolardan sorumlu tutulamayacağı, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin yerinde ve yeterli olduğu, davalının davaya cevap dilekçesi sunmadığı,
dolayısıyla delil de bildirmediği, bu nedenle davalı vekilinin delillerinin toplanmadığı yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1489, K. 2024/547, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama