İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2022/1804 K.2024/25

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2022/1804Karar2024/25Tarih16 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.998 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Ocak 2024
Dosya no
2022/1804 Esas
Karar no
2024/25
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/11/2019
Numarası
2017/753 Esas - 2019/885 Karar
Davanın konusu
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.998 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından davaya konu 26.10.2015 tarihli ve 200.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...

E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat ihtiyati haciz kararından önce İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.10.2015 tarihli kararı ile çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.02.2016 karar tarih ve 2015/1020 E. - 2016/70 K. sayılı kararıyla çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, davalı tarafın çek iptaline ilişkin dosyaya hiçbir şekilde müdahil olmadığını, çek hakkında verilen ödeme yasağı kararının, ...Tic.

Ltd. Şti. ("...") tarafından ... Bankası'na ibrazla beraber öğrenildiğini, ilgili ödeme yasağı şerhinin, ...

Bankası tarafından Çek'in arka sayfasına işlendiğini, bunun akabinde çekin, son ciranta olan ... yerine, ... tarafından ihtiyati haciz talep edildiğini ve icra takibine konulduğunu, somut örneklerine konu çeke, bankaya ibrazla beraber ödeme yasağı şerhi vurulduğunu, bunun akabinde son ciranta olan ..., Çek'i ...'ye teslim ettiğini, çeke banka tarafından ödeme yasağı şerhi vurulduktan sonra çek hükmünü kaybettiğini ve alacağın temliki hükümlerine dahil olduğunu, bu noktada çekin temlik ile el değiştirmesi gerekirken, teslim ile el değiştirmesi sonucunda karşı taraf haksız hamil konumuna düştüğünü, borcun tamamına, faize,

faiz oranına ve fer'ilerine itirazlarının kabulünü, icra takibinin tedbiren durdurulmasını, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesini ve karşı tarafın vekalet ücretinin Avukat olarak adlarına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek üzerindeki kararın hakkın mevcudiyeti ve bu hak üzerindeki tasarruf yetkisine tesir etmediğini, çek iptali davasının hasımsız açılan bir dava olduğunu, dolayısıyla da davanın tarafının olmayan meşru hamil için mutlak karar niteliğinin olmadığını, davacının zaten çekin keşidecisi olduğunu, bu firmada 30/06/2013 tarihinde yapılan toplantı ile ...'in bünyesinde birleştiğini, normal şartlarda menfi tespit davasının çek iptali kararı alan kişi tarafından açılması gerekirken davanın hem keşidecisi hem de lehtarı tarafından açılmasının aradaki danışıklı işlemi ortaya koyduğunu,

tarafların düzenlenen çeki ödememek için çek iptali yoluna başvurduğunu, davacı tarafın çekin elinden iradesi dışında çıktığını ispat edemediğini, alınan çek iptali kararının hileli ve kötü niyetli olarak alındığından iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülmeyeceğini, müvekkilinin çekin 3.sıradaki cirantası olduğunu, müvekkilinin çek yazıldıktan sonra kendinden sonraki 4. cirantaya çekin ödemesini yaparak iade aldığını, dolayısıyla cirantanın kendinden önceki borçlulara icra yoluyla rücu ettiğini,

davacı tarafından alınan çek iptali kararında ağır kusur ve hile olduğundan çekin iradeleri dışında ellerinden çıktığını ispat edemediklerinden davacıların menfi tespit tavasının reddini, davacı ...'in İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1020 Esas sayılı dosyasına TTK 758 md. gereğince iade davası başvuru yapıldığından davanın bekletici mesele yapılmasını, yargılama ve vekalet ücretinin davacı taraflara bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve 2017/753 Esas - 2019/885 Karar sayılı kararıyla; "...Dava konusu çekin 6102 sayılı TTK da öngörülen zorunlu unsurları içerdiği ve "çek" niteliğinde kambiyo evrakı olduğu belirlenmiştir. Kambiyo senedi, hukuksal niteliği gereğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir.

Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini, HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır.

Somut olayda ise; davalının haksız hamil olduğu bu nedenle davacıların davalıya çek nedeni ile borçlu bulunmadığı iddiası ve davalının iyi niyetli olmadığı veya davalının haksız hamil olduğunu ispatlayıcı bilgi ve belgenin davacılar tarafından dosya kapsamına sunulamadığı, soyut iddiadan ibaret bulunduğu görülmüş davacıların takip ve çek nedeni ile ayrı ayrı borçlu bulunmadığı ispatlanamamakla davalının savunmalarının aksine dair bilgi ve belge bulunmamakla davanın reddine" karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve 2017/753 Esas - 2019/885 Karar sayılı kararıyla; "...mahkememiz kararının davacılar ... Tic.A.Ş. ile ... A.Ş. vekili Av....'ya 09.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya sonradan sunulan azilnamenin usulüne uygun olarak davacı ... tarafından gönderilmiş bir azilname olmadığı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 haftalık istinaf süresi geçtikten mahkememiz dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderildikten sonra 09.12.2019 tarihinde istinaf yoluna başvurulmuş olduğu belirlendiğinden açıklanan hukuki nedenlerle davacı .... vekili Av....'nun istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde. "İlgili çek hakkında 26.10.2015 tarihinde ödeme yasağı kararı alındığını, anılan karara binaen son yetkili hamil ... Tic. Ltd.

Şti. tarafından ibrazında banka tarafından çek üzerine ödeme yasağı şerhi işlendiğini, işbu şerhten sonra davalı ödeme yasağı şerhi olduğunu bilerek çeki aldığını, Dava konusu çekin daha sonra 09.02.2016 tarihinde zayi sebebiyle iptal edildiğini, ancak buna rağmen davalı tarafından çek hakkında hukuka aykırı bir şekilde ihtiyati haciz kararı alınarak takip başlatıldığını, mahkemece çekin iptali durumuna yönelik hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini,

Çekin zayi sebebiyle iptaline yönelik kesinleşmiş bir hüküm bulunmasına rağmen ve mahkemenin bu hükümle bağlı olmasına rağmen çeke geçerlilik kazandırıp bu şekilde davanın reddine karar vermiş olmasının usule aykırı olduğunu, Çekin bankaya 4. ciranta tarafından ibraz edildiğini ve ödeme yasağı şerhi vurulduğunu, ... tekstil çek üzerinde 4. ve son ciranta olup, davalının çekte 3.ciranta olduğunu, davalının yetkili hamil olmadığını, çünkü TTK.793. maddesine göre; ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan cironun alacağın temliki sonucunu doğuracağını, çekin ...

Tekstil tarafından davalıya sadece teslim ile devredildiğini, çekin ibraz sonrasında cirosuz olarak elden teslimi mümkün olmayıp, alacağın temliki hükümlerine göre devredilmesi gerektiğini, Bu kapsamda ilgili çekin temlik kapsamında el değiştirmesi gerekirken sadece bir teslim ile el değiştirmiş olması davalının haksız hamil olduğunu, bu kapsamda davalının meşru hamil olmadığını, Mahkemece kurulan hüküm medeni kanunun iyi niyet hükümlerine dayandırılmasının da hatalı olduğunu, zira davalının çeki alırken çekteki ihtilafı ve ödeme yasağını bilmediğini iddia edemeyeceğini,

davalının iyi niyetli olmadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davacı ... vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde.

"Mahkemece davanın reddine dair hüküm kurulmuşsa da, davacı ... adına dosyayı takip eden vekil olarak tarafımıza gerekçeli karar tebligatı yapılmaması üzerine, dosyanın UYAP üzerinden incelemesi sonucu gerekçeli kararın yazıldığı öğrenilmiş ve hemen akabinde ilk derece mahkemesi kararına karşı tarafımızca 18.06.2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 2020/230 Esas- 2022/803 Karar sayılı ve 18.05.2022 tarihli kararı ile "...Davacı ... ...

A.Ş. vekili, Av. ...'nun 18.06.2020 tarihli istinaf dilekçesinin süresinde olup olmadığı hususunda ek karar yazılarak tarafa tebliği" gerekçesi ile dosyanın geri çevrilmesine karar verildiğini, Mahkemenin 27.07.2022 tarihli ek kararı ile "Davacılar ... A.Ş. Vekili Av. ... tarafından süresi geçtikten sonra yapılan istinaf isteminin HMK.nun 346/1 maddesi gereğince reddine" dair hüküm kurulduğunu, ancak bu kararın hatalı olduğunu, Dava, davacılar ... A.Ş. ve ... Tic.

A.Ş. adına vekaleten Av. ... tarafından ikame edilmişse de, müvekkil- ... talep ve talimatı doğrultusunda 16.10.2017 tarihinde tarafımızca dosyaya vekaletname sunulduğunu, bu tarihten sonra ... adına -vekaleten- yapılması gereken her türlü usulü ve hukuki işlem bilfiil tarafımızca gerçekleştirildiğini, Av. ..., 16.10.2017 tarihinden sonra dosyayı yalnızca diğer davacı- ... adına takip ettiğini, Mahkemece ön inceleme duruşmasına çağrı davetiyesinin davacı- ... adına tarafımıza gönderilmesi, davacı- ... adına ön inceleme duruşmasına, 23.05.2019 ve 14.11.2019 tarihli duruşmalara tarafımızca yetkilendirilen avukatların katılması,

tarafımızca 12.12.2018 tarihli beyan dilekçesi sunulması ve genel olarak davacıların farklı vekiller tarafından temsil edildiğinin duruşma tutanakları ve dosya kapsamı ile sabit olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 16.10.2017 tarihi itibariyle davacı- ... adına dosyanın Av. ... tarafından değil, tarafımızca takip edildiğini, Açıklanan nedenlerle mahkemece gerekçeli karar tebligatının 04.12.2019 tarihinde 'Davacı ...

Tic. ve Diğerleri vekili' olarak Av. ...'ya yapılmasının usule aykırı olduğunu, Öncelikle dosyayı takip ettiği tespit edilen vekil yerine vekaletnamede ismi olsa bile dosyayı takip etmeyen vekile tebligat yapılmasının usule aykırı olduğunu, Bu nedenle mahkemece dosyayı takip etmeyen avukata yapılan usulsüz tebligata itibar edilmeyerek 'istinaf isteminin reddine dair' 27.07.2022 tarihli kararın kaldırılmasını ve ilk derece mahkemesinin 14.11.2019 tarihli gerekçeli kararına karşı tarafımızca 18.06.2020 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun "süresinde" kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerektiğini,

Diğer yandan gerekçeli kararın Av. ...'ya tebliğine ilişkin 04.12.2019 tarihli kapalı e- tebligat zarfı incelendiğinde görüleceği üzere, tebligat zarfının muhatabın "adı soyadı" yazılı kısmında, 'Davacı ...

Tic. ve Diğerleri vekili' yazdığını, ne var ki tebligat yapılırken tebliğ olunacak tüm tüzel kişilerin unvanının açıkça yazılmaması, böylelikle tebligatın '...A.Ş.' yi kapsar şekilde yapıldığının sarih olmaması ve 'davacılar' yerine 'davacı' ibaresinin kullanılması karşısında usulüne uygun bir tebligattan söz edilemeyeceğini, Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 03.06.2020 tarihli ve E. 2019/1750- K. 2020/915 sayılı içtihadında da, dosyada birden fazla kişinin avukatı olarak kayıtlı bulunan vekile "...

A.Ş. ve diğerleri" ifadesi ile yapılan tebligatın yeterli açıklıkta olmadığı ifade edilerek, "tebligat zarfında açıkça ismi yazmayan taraflar bakımından henüz tebligat yapılmadığı"nın kabul edildiğini,İstinaf başvurumuzun kabulü ile mahkemenin 27.07.2022 tarihli 'istinaf isteminin reddine dair karar'ının kaldırılmasını ve neticeten mahkemenin 2017/753 Esas- 2019/885 Karar sayılı ve 14.11.2019 tarihli kararına yönelik 18.06.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesinin yasal süresi içerisinde sunulduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesini talep etiklerini." beyanla ilk derece mahkemesinin ek kararının ve akabinde gerekçeli kararının

kaldırılması istenmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesi tarafından, "... somut olayda davalının haksız hamil olduğu bu nedenle davacıların davalıya çek nedeni ile borçlu bulunmadığı iddiası ve davalının iyi niyetli olmadığı veya davalının haksız hamil olduğunu ispatlayıcı bilgi ve belgenin davacılar tarafından dosya kapsamına sunulamadığı, iddianın soyut iddiadan ibaret bulunduğu,

davacıların takip ve çek nedeni ile ayrı ayrı borçlu bulunmadığı ispatlanamamakla davanın reddine." karar verilmiştir.Hüküm her iki davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemenin 27.07.2022 tarihli ek kararıyla. "Davacı .... vekili Av.... süresi geçtikten sonra yapılan istinaf isteminin HMK.nun 346/1 maddesi gereğince REDDİNE." karar verilmiştir. Ek karar yasal süresi içinde davacı ...vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Her ne kadar mahkemece "Davacı .... vekilinin istinafının süresinde olmadığından" bahisle istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de; gerekçeli kararın davacılar vekili olarak Av....'ya tebliğine ilişkin 04.12.2019 tarihli kapalı e- tebligat zarfında muhatabın adı soyadı yazılı kısmında, 'Davacı ...

Tic. ve Diğerleri vekili' yazdığı, tebligatta adı yazmayan davacı ....'nin fiili olarak başka bir avukat tarafından temsil edildiği de gözetildiğinde yapılan tebligatın yeterli açıklıkta olmadığından, tebligat zarfında açıkça ismi yazmayan taraflar bakımından geçerli bir tebligatın bulunmadığının hakkaniyet yönünden kabulü zorunludur.

Bu nedenle, ek karara yönelik istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesinin 27.07.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak, her iki davacı yönünden hükmün esastan istinaf incelemesinin yapılmasına geçilmiştir.

Davacılar, davaya ve takibe konu 26.10.2015 keşide tarihli ve 200.000,00 TL bedelli çekin kaybedilmesi nedeniyle çek iptal davası açtıklarını, çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini ve akabinde çekin iptal edildiğini, bu durumun davalının bilgisinde olmasına rağmen kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, ayrıca davalının meşru hamil olmadığını, çünkü çeki bankaya ibraz eden hamil tarafından çekin ciranta olan davalıya iadesinin geçerli olmadığını, ibrazdan sonra çekin cirosunun alacağın temliki hükümlerine göre yapılması gerektiği beyanla menfi tespit isteminde bulunmuş;

davalı ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davaya ve takibe konu çekin yasal unsurlarının bulunduğu ve kambiyo senedi niteliğinde olduğu, çekin hamili olan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ...

Bankası'na ibraz edildiği, çek zayi davasında verilen ödeme yasağı kararının çekin arkasına şerh edildiği, çekin hamil tarafından bankaya ibrazından sonra kendisinden önceki ciranta olan davalıya iade edildiği ve hamilin cirosunun iptal edildiği, bu durumda davalıya yapılan işlemin "Ciro silsilesinde yer alan cirantaya iade" niteliğinde olduğu ve geçerli olduğu, alacağın temliki hükümlerinin ciro silsilesinde yer almayan kişilere çekin devri halinde sözkonusu olacağı; tüm bu hususlar dikkate alındığında davacıların davalının iyi niyetli olmadığı veya davalının haksız hamil olduğu hususlarını yazılı delillerle ispat edemediğinden,

mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmakla her iki davacı vekilinin istinaf isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacı ... yönünden mahkemenin vermiş olduğu 27/07/2022 tarihli ek kararın kaldırılarak, bu davacı yönünden de esastan istinaf incelemesi yapılmasına, 2-Davacı ... Tic. A.Ş ile davacı ... vekilinin istinaf taleplerinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,3-Davacı ... Tic. A.Ş'den alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacı ... Tic.

A.Ş'den alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ...'den alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacı ... alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/01/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1804, K. 2024/25, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İlk Derece Mahkemesi Ek Kararı
  8. İstinaf İstemi
  9. Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1804
Karar No
2024/25
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1809 K.2024/39
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1834 K.2024/22
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1845 K.2024/14
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2022/1845 K.2024/45
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2022/1845 K.2024/41
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/1855 K.2024/237

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.