KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/1914 Esas
- Karar no
- 2024/1013
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2022
- Numarası
- 2020/103 Esas, 2022/433 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12.03.2020
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 01/05/2018 tarihli ve 97.000-TL bedelli çeke istinaden kambiyo takibi başlatıldığını, çekteki imzanın müvekkili firmaya ait olmadığını, müvekkilinin alacaklıyı ve çekte imzaları bulanan cirantaları ve keşideciyi tanımadığı gibi, diğer şahıslarla da ticari bir ilişkisi bulunmadığını, takip dayanağı evrak sahte olarak düzenlendiğini, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra hukuk mahkemesine yaptığı imza inkarının reddedildiğini, müvekkilinin ciranta olduğunu, alacağına mukabil çeki aldığını, önünde bulunan cirantalardan da alacağını alamadığını, müvekkilnin ciro imzasının gerçek olup olmadığını bilemeyeceğini savunarak, davanın reddine, karşı taraf aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılma sonucunda; senette imzaya yönelik sahtecilik definin mutlak defilerden olduğu, iyiniyetli hamil de dahil herkese karşı ileri sürülebileceği, bilirkişi incelemesi sonucu celbedilen imzalar ile çekteki imzanın farklı olduğunun tespit edildiği, raporun soruşturma dosyasında alınan rapor ile mahkemece alınan raporun birbiriyle uyumlu olduğu gerekçesiyle, davacı şirketin davalıya borcunun olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu hususunun dosya kapsamı ile ispata muhtaç olduğundan, yasal koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; dava konusu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğini, soruşturma sırasında söz konusu imzanın müvekkiline de ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin çekin kullanılmasında, icra takibi yapmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, cirantanın çekin kim tarafından imzalandığını bilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla menfi tespit davasının kabul edilmesi ile hükmedilen 15.702,32 TL vekalet ücretinin müvekkiline yükletilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mutlak def'ilerden olan senedin sahteliği iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, alınan bilirkişi raporunda, davaya konu çekteki atfedilen imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği,
bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde ve aleyhine karar verilen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1914, K. 2024/1013, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama