KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2022/2053 Esas
- Karar no
- 2024/1018
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 15/09/2022
- Numarası
- 2021/53 Esas, 2022/126 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/04/2021
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğunu, müvekkil’in tanınmış markası, logosu, mimari proje ve konsepti nin TPMK nezdinde de başta “...” "..." "..." "..." "..." "..." "..." markaları ile tescilli olduğunu, davalının ... isimli iş yeri açtığını, bu işyerinde davacıya ait mağaza konsepti ve fontlarını kullandığını, ayrıca davacıya ait tescilli börek şeklinin de aynısının kullanıldığını, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, bu durumların tespiti, önlenmesi, ve men'i ne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait ... ile davacı markası ... arasında benzerlik olmadığını, her ne kadar taraf logoları arasında karıştırılma ihtimali yoksa da davalının çözüm amacıyla amblem ve logo değişikliği yaptığını bu değişiklikler sonrasında herhangi bir benzerlik kalmadığını, taraf firmalarının karıştırılma ihtimalinin olmadığını,davalının daha önce davacı firma ile franchise sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ... esas unsurlu çok sayıda şekil ve isim ibareli markaların tescilli sahibi olduğu, davalıya ait ... isimli iş yerinde yapılan mahkemenin 2021/14 D.iş sayılı tespitt, davacı adına tescilli ... numaralı börek şeklindeki marka ve ... numaralı ... şeklindeki markaya benzer şekilde davalının iş yerinde kullanımlar olduğu, yine davacı adına tescilli ... numaralı mağaza konsepti tasarımlarının da davalı iş yerindeki tasarımlar ile karşılaştırılması neticesinde benzerlik olduğu,
bu durumun iltibasa yol açacağının tespit edildiği, davacı adına tescilli ... numaralı ... markası ile davalı tarafından kullanılan ... markaları karşılaştırıldığında, her ne kadar ... ve ... ibareleri farklı olmakla birlikte davalı kullanımlarının davacı markasına benzer renkte ve şekilde olması sebebiyle bu kullanımın da marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacı markasının belli bir tanınırlığa ulaşmış olması,
davalının davacıya benzer tasarım ve logoları kullanması sebebiyle davacı markasının tanınmışlığından faydalanmaya yönelik haksız eylemde bulunduğu bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, buna göre de davalı eylemlerinin SMK' nın 29/1-b maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği aynı zamanda SMK' nun 81/1-a kapsamında tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği, yine davalı tarafından TTK' nun 55/1-a) 4.maddesi uyarınca haksız rekabet de teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile;
davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve menine, davalı tarafından davacıya ait marka kompozisyonunun ve renk kombinasyonlarının kullanımlarının yasaklanmasına, mevcut kullanımların kaldırılmasına, davalı adına tescilli ... şeklini içerecek mahiyette benzer şekillerdeki kullanımlarının tabela, broşür, kart vizit, etiket vs. her türlü materyalde kullanımının yasaklanmasına, durdurulmasına, mevcut kullanımların ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; - Taraflar arasında başlayan ihtilaf sürecinde, dava açılmadan evvel önce değişik iş dosyası ile delil tespiti yaptırılmasından sonraki süreçte, müvekkilim her ne kadar ticari faaliyetlerinin hukuka uygun olduğunu ve herhangi bir mütecaviz unsur barındırmadığını düşünse de, olası bir menfi hükmün önüne geçmek adına değişik iş dosyasında belirtilen ve tecavüze vücut verdiği saptanan unsurları (renk teması,
broşürler, tabela ve sair) değiştirdiğini, -Değişik iş dosyasından sonra açılan esas dava sırasında mahkemece durumu tetkik için yine aynı bilirkişinin görevlendirildiğini, bilirkişinin keşfe dahi gitmeden önceki gözlemlerine ve dosyaya sundukları dava malzemesine bakarak kemikleşmiş görüşünü yinelediğini,-Bilindiği gibi her davanın açıldığı tarihteki durum ve koşullara göre değerlendirildiğini, bu yönüyle bilirkişi tarafından müvekkil tarafından yapılan değişiklikler sonrası açılan davada güncel koşulların mütalaa edilerek hukuka uygun bir sonuca ulaşılmadığını,
değişik iş dosyasında hem esas davada aynı bilirkişinin görevlendirilmesi de hatalı olduğunu,-İirazları doğrultusunda "avukat olmayan" asli ve tek mesleği marka ve patent uzmanlığı olan ve mümkünse TPE personeli ve olağan ticari hayatın işleyiş ve gereklerinin idrakında, liberal hukuk sisteminin getirdiği serbest piyasa ekonomisini sindirmiş bir bilirkişi tayin edilerek, hükme elverişli bir rapor esas alınarak davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı adına tescilli ... numaralı ... markası ile davalı tarafından kullanılan ... markaları karşılaştırıldığında davalı kullanımlarının davacı markasına benzer renkte ve şekilde olması sebebiyle bu kullanımın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının davacıya benzer tasarım ve logoları kullandığının davadan önce delil tespiti yapılarak tespit edildiği,
davalı vekilinin cevap dilekçesinde konsept değişikliğine gidildiğini belirterek delil sunduğu, bilirkişi raporunda davalının sonradan yaptığı değişiklikler ile görünümde farklılıklar olduğu görülse de, hitap edilen ortalama tüketicinin davacının seri markalarındaki hizmetin gözünde kalan izine, hatırlayabildiği kadar hafızasında kalan özelliklerine dayanarak, görsel açıdan karıştırma ihtimalinin kuvvetli olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla konsept değişikliğine rağmen davacı markalarına tecavüzün devam ettiği, hükme esas alına bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu,
anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/2053, K. 2024/1018, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama