KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/656 Esas
- Karar no
- 2024/319 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/02/2022
- Numarası
- 2021/51 E. - 2022/35 K.
- Davanın konusu
- Endüstriyel Tasarım (Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
1.303 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... tescil numaralı tasarımın TPMK nezdinde sahibi olduğunu, davalı yanın müvekkilinin bu tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemiyle Mahkemenin 2019/401 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, dolayısıyla davalının müvekkilinin tasarımından haberdar olduğunu, davalının müvekkili aleyhine hükümsüzlük davası açmasına rağmen, ayırt edilemeyecek derecede benzeyen tekli koltuk tasarımı için TPMK'ya ...
(3) başvuru numarası ile başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde bu tasarıma itirazlarına rağmen, davalının söz konusu tasarım başvurusunu geri çekmediğini, davalının bu tasarım başvurusunda kötü niyetli olduğunu, davalının basiretli tacir gibi hareket etmediğini ve müvekkilinin tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına ... (3) sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... (3) tescil numaralı tasarımın sahibi olduğunu, müvekkilinin tasarımının yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının tasarımları ile müvekkili tasarımları karşılaştırıldığında, aralarında benzerlik bulunmadığının açıkça görüldüğünü, tasarımlarda benzer olan "kol" ve "bacak" kısımlarının teknik zorunluluktan kaynaklandığını, bu kısımlar olmadan sandalye tasarımı üretmenin mümkün olmadığını, somut olayda tasarımlar arasındaki farkların bilgilenmiş kullanıcı tarafından kolayca fark edilebileceğini, dolayısıyla davacının hükümsüzlük taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
MAHKEME KARARI
Bakırköy 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 22/02/2022 tarihli 2021/51E. - 2022/35K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu tasarım tescilinin tescil başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili tasarım tescilinin kötü niyetli olduğundan bahisle HMK 329 maddesi uyarınca yaptırım uygulanmasını talep etmiş ise de yasal hakkın kullanılması mahiyetinde olan tescil başvurusunun kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığından bu talebi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla; -Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... (3) numaralı tasarım tescilinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine," karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU
Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde.
Müvekkiline ait 2020/00309 (3) numaralı tasarım dayanak gösterilen ... numaralı tasarım ile benzer olmadığını, Mahkeme tarafından her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ... sayılı tasarımla müvekkil tasarımı benzer bulunmuşsa da dosya içerisinde mevcut dilekçelerinde belirttikleri üzere söz konusu tasarımların birbirinden oldukça farklı olduklarını, Bilhassa raporda belirtilen, tasarımlar arasındaki farklılıkların tasarımın bütününü ve genel görünümünü değiştirmeyen küçük farklılıklar olduğu iddiasına katılmadıklarını,
bilindiği üzere bir tasarımın tüm özelliklerinin yeni olmasının uygulamada neredeyse imkansız olduğunu, yeniliğin, tasarımı benzerlerinden ayıracak ölçüde özelliklere sahip olmasının gerekli ve yeterli olduğunu, bu kapsamda tüketicilerin somut uyuşmazlığa konu ürünler arasında benzerlik olduğu kanaatine varmalarının mümkün olmadığını,Kaldı ki söz konusu tasarımlar bahçe sandalyesi olduğundan bu tarz tasarımlarda olması gereken ana hatların belli olup, farklılığı sağlayan hususun kolluk, bacak ve tasarımların üzerinde yer alan dokular olduğunu, görüleceği üzere dayanak tasarımın kolçak kısmı tek parça iken,
müvekkilinin kolçak kısmının alt bölümünde çapraz “C” şeklinde destek bulunduğunu, tasarıma ayırt edicilik kattığını, Her ne kadar sırtın dayandığı bölümün belli bir yapıda olması gerekse de, görsellerde yer alan bu bölümün müvekkilinin ürününden çok farklı olduğunu, yine müvekkilinin tasarımında oturma kısmının et kalınlığı fazla iken dayanak gösterilen tasarımların farklı kalınlıkta olduklarını, Bilindiği üzere, ayırt edici nitelik belirlenirken göz önünde bulundurulması gereken hususun, tasarımın genel görünümünün öncekilerden farklı olup olmadığına ilişkin olduğunu,
eğer genel görünümü öncekilerden belirgin bir şekilde farklıysa bu tasarımın önceki tasarımlarda küçük değişiklikler yapılarak bu sonuca ulaşılmış olsa da, yeni kabul edileceğini, Somut olayda müvekkiline ait sandalye tasarımının gövde kısmının oluşturuluş şeklinin, oturak kısmının üzerinde yer alan detayların müvekkilinin tasarımını dayanak gösterilen tasarımdan oldukça farklılaştırdığını, Tasarımlar arasında belirgin derecede farklılıklar bulunmakta olup, benzer kısımların teknik zorunluluktan kaynaklandığını,
bir ürünün işlevini yerine getirebilmesi için ancak belli bir şekilde yapılması zorunluysa ve bu zorunluluğa uyulması sonucunda her kişide aynı tasarım ortaya çıkıyorsa bu tasarımın hukuken korunmayacağını, işlevselliğini yerine getirebilmesi için ancak belli bir şekilde görünmesi zorunlu tasarımlarda, tasarımcının kendinden kattığı bir değer bulunmadığından koruma sağlanamayacağını, Hükme esas alınan raporda bilirkişilerin benzer olarak nitelendirdiği bacak, oturak, kolluk gibi kısımların, şekli ve teknik bir zorunluluğun sonucu olduğunu, zira bu kısımlar olmadan sandalye tasarımı üretmenin mümkün olmadığını,
bu bağlamda işlevselliğini yerine getirmek için belli bir şekilde oluşturulması gereken bu kısımda tasarımcının kendiliğinden kattığı bir değer olmadığı için bu tip teknik zorunluluktan kaynaklanan kısmın herkesin kullanımına açık olacağını, bunun yanı sıra müvekkilinin tasarımında yer alan sırtlık ve oturak kısmının dayanak tasarımlardan oldukça farklı şekilde oluşturulduğunu, somut olayda tasarımlar arasındaki farkların bilgilenmiş kullanıcı tarafından kolayca fark edilebilecek nitelikte olduklarını, zira bahsedildiği üzere teknik formlar hariç taraflara ait tasarımların oldukça farklı olduklarını,
müvekkilinin tasarımının hükümsüz kılınmasını gerektirecek bir durumun mevcut olmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından ittihaz edilen 22/02/2022 tarih, 2021/51 Esas ve 2022/35 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... tescil numaralı tasarımın, 07/08/2017 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... (3) tescil numaralı tasarımın, 15/01/2020 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/401 Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince sınai mülkiyet uzmanı ..., tasarım uzmanı ... ve bilgisayar mühendisi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 29/12/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; hükümsüzlüğü istenen ... (3) tescil numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen ... tescil numaralı tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, hükümsüzlüğü istenen ...
(3) tescil numaralı tasarımın, başvuru tarihi olan 15/01/2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu belirtilmiştir.
GEREKÇ E
Dava, davalı adına olan ... (3) tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili müvekkiline ait tasarım ile davacıya ait tasarımın benzer olmadıklarını, yeterince ayırt ediciliğinin mevcut olduğunu, tasarımlar arasındaki benzerliğin teknik nedenlerden kaynaklandığı ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, konusunda uzman bilirkişilerden alınan raporda tasarımların denetime uygun şekilde karşılaştırılarak görüş bildirildiği,
tasarımlar arasında bazı küçük farklılıklar mevcutsa da, tasarımların benzerliği incelenirken farklılıklarından çok benzer yönlerinin dikkate alınması gerektiği, her ikisi de bahçe sandalyesi olan tasarımların genel görünümleri itibariyle bilgilenmiş kullanıcılar tarafından benzer olarak algılanacaklarının tespit edildiği, davalının tasarımındaki kolçağın ... doğru aynı kesitte ilerlemesi, kolçaklarının alt tarafındaki ön ve ... doğru eğrisel formların iki adet olması,
sırt bölümünün yay şeklinde olmasının tasarımın bütününü ve genel görünümünü değiştirmeyen küçük farklılıklar oldukları, tasarımlar arasındaki benzerliklerin sandalyenin zorunlu unsurlarından kaynaklanan benzerlikler olmadıkları, davalının tasarımının daha önce tescil edilen davacıya ait tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığı, bu nedenle mahkemece davalının tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hukuka uygun olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/656, K. 2024/319, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama