KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/704 Esas
- Karar no
- 2024/435
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/12/2021
- Numarası
- 2018/394 Esas 2021/226 Karar
- Davanın konusu
- Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara
Karar Metni
866 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
KARAR TARİHİ: 06/03/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sanat yaşamında ... ismi ile bilinen müvekkilinin 1997 yılında sözü ve müziği kendisine ait olan ... nezdinde kayıtlı “...” isimli eserinin davalı ... tarafından izinsiz bir şekilde sözlerinin değiştirildiğini, anılan eserin davalı ...'ın albümünde “...” adı ile kullanıldığını, söz konusu albümün diğer davalı ... tarafından piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin itibarının zedelenme tehlikesi altında olduğunu, müvekkilinin maddi bakımdan sarsıldığını, ileri sürerek, müvekkilinin eser hakkına tecavüzünün men'ine ve ref' ine, şimdilik 10.000-TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; milyonlarca eser arasında eser sahipliği konusundaki tespitin kendileri tarafından yapılmasının mümkün olmadığını, eser onay aşamasında iken ilgili meslek birliği tarafından herhangi bir ihlal tespit edilmediğini, somut olayda sanatçının veya firmanın herhangi bir suçu olmadığını, davacının haklarının da ... tarafından korunması gerektiğini, somut uyuşmazlığın davacı ile diğer davalı ... arasındaki çekişmeden kaynaklandığını belirtmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının bir dayanağı bulunmadığını, müvekkili tarafından icra edilen eserler için ilgili meslek birliklerinden onay ve izin alındığını, dava konusu eserler arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili tarafından tüm yasal prosedürün yerine getirildiğini, müvekkilinin diğer davalı ...'a telif ücreti ödediğini, müvekkilinin tecavüz iddiasına konu eserden herhangi bir gelir elde etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarını kabul etmediğini, dava konusu eserler arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, kendisine ait eserin metronom hızı ile meyan kısmının ve nota dizilişinin davacıya ait eserden farklı olduğunu, davacıya ait eserin Karadeniz yöresinde meşhur bir parça olmadığını, kendisinin bu eserden haberdar olmadığını, eserin klibinin de bulunmadığını, somut uyuşmazlığın tesadüfi bir çağrışım, esinlenme ve benzerlikten kaynaklandığını, kasıtlı bir durum olmadığını, kendisine ait eserin internet ortamından kaldırıldığını savunarak, gereğinin yapılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davaya konu eseri 1997 yılında bestelediğini beyan ettiği, eser kaydının da 1997 yılında yapıldığı Karadeniz müziği konusunda uzman ve ... çalışanı bilirkişilerin de aralarında bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, ... repertuarına 1992 yılında alınan ve Karadeniz yöresinin anonim türkülerinden biri olan "..." isimli türkünün melodisi ile davacının hak iddia ettiği "..." isimli şarkının melodisinin aynı olduğunun tespit edildiği, her üç melodinin notalarının dosya içinde mevcut ve denetlenebilir olduğu,
Karadeniz yöresi müziğinin ses sahalarının dar olması nedeniyle farklı ve özgün melodi bulmanın zor olduğu, davalıların kullandıkları "..." isimli şarkının melodisi ile davacının şarkısının melodisi aynı ise de, davacının anonim olduğu tespit edilen bu melodi üzerinde korunacak bir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Kararın eksik incelemeye dayalı olarak ve yapılması gereken teknik araştırmalardan da yoksun olarak kurulduğunu, hukuka aykırı olarak karar verildiğini, -Raporlarda her ne kadar karadeniz yöresine ait bilirkişilerden yararlanıldığı beyan edilmişse de, yalnızca ... uzman kişilerinden alındığı için eksik bir incelemeye dayalı oluşturulduğunu, -Karadeniz yöresine ait eserlerde ufak nota değerleri ile nota isimleri benzemesinin gayet doğal olduğunu ve bu nedenle müvekkilin eserinin anonim olamayacağının çok açık olduğunu, müvekkilin eser hakkına tecavüz edildiğini,
söz konusu hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiğini, -Eserlerin aynı olduğu ve anonim olduğu vurgulanarak, teknik ayrıntılar belirtilmeden ve aynı olma derecesi dahi incelenmeden sözlü beyanla teknik dayanaksız tanzim edilen bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, -Teknik bilim kurulu tarafından yaptırılan inceleme ile de, bilirkişi raporunda anonim eserle yapılan benzetmedeki eser dinlendiğinde, müvekkiline ait eserden tamamen farklı bir ezgide olduğunun anlaşıldığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüzün men'i ve ref'i ile maddi ile manevi tazminat davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu türkülerin benzer ise de, Karadeniz yöresinin anonim türkülerinden biri olan "..." isimli türkünün melodisi ile davacının hak iddia ettiği "..." isimli şarkının melodisinin aynı olduğu,
davacının anonim olduğu tespit edilen bu melodi üzerinde korunacak bir hakkının bulunmadığının tespit edildiği her 3 eserin notalarının ayrı ayrı karşılaştırıldığı raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının karar tarihinden sonra aldığı raporun, istinaf aşamasında delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/704, K. 2024/435, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama