İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/100 K.2024/1177

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/100Karar2024/1177Tarih13 Haziran 2024Okuma10 dk · 1.940 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Birleşen Mahkemenin 2021/475 Esas Sayılı Dosyasında Karar Tarihi 13/06/2024

Karar tarihi
13 Haziran 2024
Dosya no
2023/100 Esas
Karar no
2024/1177 Karar
İncelenen kararın dava
Marka'nın Kullanılmama Nedeniyle İptali
Dava tarihi
06/05/2021
Dava
Marka'nın Kullanılmama Nedeniyle İptali
Dava tarihi
17/05/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.940 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde.

Almanya merkezli grup şirketlerden oluşan müvekkili şirket ... nin her türlü ev eşyaları başta olmak üzere nihai kullanıcılara yönelik yüzlerce çeşit ürün üreterek dünyanın 80’den fazla ülkesinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkil şirketin Almanya, Türkiye ve hatta dünya çapında tanınmış "...", "...", "..." markalarının sahibi olduğunu, müvekkil şirketin, "..." markasını ev ve mutfak eşyaları başta olmak üzere bir çok sektörde uzun yıllardır faal olarak kullandığını, "..." markasının ise müvekkilinin ticari unvanı olduğunu,

Türkiye'de ise müvekkilinin markasının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan "... " markasının davalı tarafından müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlanmak amacı ile kötü niyetli olarak tescil edildiğini, müvekkili ... Tic. Ltd. Şti.'nin ise ...'nin Türkiye'deki grup şirketi olduğunu, ... Tic. Ltd.

Şti.'nin, ...'nin Türkiye'deki marka haklarını kullanmak ve korumakla yetkilendirilmiş olup, işbu davada menfaat sahibi ve tabii olarak ilgili kişi olduğunu, davalının son beş yıl içince herhangi bir yerde "..." markalı ürün üretmediğini, satmadığını, üçüncü kişilere kullandırmadığını, hiçbir gazete ilanı vermediğini, katalog hazırlamadığını, fiyat listesi düzenlemediğini, yani kısaca markayı ciddi bir şekilde kullanmadığını, Kanunun lafzı ile davalı tarafından markanın ciddi kullanımı olmadığını, ancak davalının, kötü niyetli bir şekilde kullanmadığı "..." markasının tescil yenilemesini sağladığını,

ancak markanın kullanılmamasına rağmen sürekli yenilenerek hak sahipliğinin korunması ve markayı piyasada kullanabilecek kimselerin kullanmasının engellenmesinin hakkın kötüye kullanılmasının açık bir örneği olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle davalı adına ... tescil numarası ile tescilli "..." markasının, beş yıldan uzun süredir kullanılmaması sebebi ile iptaline, vekalet ücreti dahil yargılama masraflarının davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde. 1980 yılında ... tarafından züccaciye ve elektrikli ev aletleri satışı yapmak üzere ticaret yaşamına adım atan müvekkili firmanın 1986 yılında bir aile şirketi olan ... Ltd.

Şti. adını alarak ticari hayatına devam ettiğini, 2003 yılına kadar Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen elektrikli ev aletleri markalarının distribütörlüğünü ve dağıtımını gerçekleştiren müvekkili firmanın, 2004 yılından itibaren "..." markası ile sektöre ve müşterilerine hizmet vermeye başladığını, marka yolculuğuna sadece 10 ürün çeşidine sahipken başladığını, bugün 5 ayrı ana kategori ve yüzlerce çeşit ürünle hizmet vermeye devam eden Türk züccaciye sektörünün saygın ve köklü kurumlarından biri olduğunu,

davacı tarafın dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere "..." ibaresini Türkiye’de tescil ettirmek ve kullanmak maksadı ile huzurdaki davayı açtığını beyan ettiğini, nitekim davacı ... firmasının "..." ibaresini tescil ettirmek için yaptığı ve müvekkilinin itirazları neticesinde reddedildiğini gösterir Türk Patent nezdinde marka başvuruları da olduğunu, oysa ki davaya konu marka dışında müvekkilinin onlarca "..." ibareli markası bulunduğu gibi, markayı yoğun bir şekilde kullanmakla kalmadığını, aynı zamanda "..." markasını Türk Patent nezdinde tanınmış marka olarak da tescil ettirmiş bulunduklarını,

bu manada davaya konu markanın kullanmama nedeniyle iptali ile "..." ibareli markasını kendi adına tescil ettirebileceği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin onlarca tescilli "..." ibareli markası bulunduğunu, yoğun bir şekilde de "..." ibareli markasını tescil edildiği tarihten itibaren de kullandığı dikkate alındığında, davacı tarafın "..." ibareli markasını kendi adına tescili veyahut kullanımının söz konusu olamayacağını, davacı ... firmasının "..." ibaresini Türkiye’de kullanma çabaları olduğunu, aleyhine ihlal davası açıldığını,

bu ihlal davasının açılması üzerine davacı tarafından müvekkili aleyhine yine huzurdaki davaya konu edilen ... sayılı markanın devrinin iptali ile kendi adına tescilini, aksi durumda ise hükümsüzlüğü için dava açıldığını, açılan davanın reddedildiğini, kararın Yargıtay incelemesinde olduğunu, söz konusu davadan elde edemediği sonucu bu kez huzurdaki dava ile elde etmeye çalıştığını savunarak,

açıklanan nedenlerle, öncelikle davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı mevcut olmadığından ve kötüniyetli olarak açılmış olduğundan davanın usulden reddine, aksi kanaat durumunda açılan hukuki ve somut dayanaktan yoksun haksız davanın esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DOSYADA DAVA

Davacı vekili birleşen Mahkemenin 2021/475 Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasını ev ve mutfak eşyaları başta olmak üzere bir çok ülkede uzun yıllardır faal olarak kullandığını, müvekkilinin markasının Türkiye'de ayırt edilemeyecek kadar benzerinin davalı tarafından davacının markasının tanınmışlığından yararlanmak amacı ile kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, davalının son beş yıl içinde herhangi bir yerde "..." markalı ürün üretmediğini, satmadığını, üçüncü kişilere kullandırmadığını, hiçbir gazete ilanı vermediğini, katalog hazırlamadığını, fiyat listesi düzenlemediğini,

yani markayı ciddi bir şekilde kullanmadığını, ancak davalının kullanmadığı markasını yenilediğini, davalının müvekkilinin Almanya merkezli bir şirket olmasını ve Türkiye'de marka tescili gerçekleştirmemiş olmasını fırsat bilerek hem müvekkilinin "..." olan ticari unvanını hem de "..." markasını " ..." olarak tescil ettirdiğini, hem de davaya konu müvekkili markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer "..." markasının tescilini sağladığını belirterek, bu nedenle davalı adına ... tescil numaralı "..." markasının kullanılmama nedeni ile iptalini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DOSYADA CEVAP

Davalı vekili birleşen Mahkemenin 2021/475 esas sayılı dosyasında cevap dilekçesinde; davacının huzurdaki davanın açılmasında hukuki yararın mevcut olmadığını, davaya konu marka dışında müvekkilinin onlarca "..." ibareli markası bulunduğunu, markayı sundukları ve sunacakları delillerden anlaşılacağı üzere yoğun bir şekilde kullandıklarını, aynı zamanda "..." markasının TPMK nezdinde tanınmış marka olarak da tescil ettirmiş bulunduğunu, müvekkili ile davacı firma arasında daha önceden uyuşmazlıklar olduğunu,

davacının müvekkilinin markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/173 Esas sayılı davasını açtığı, davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafından daha önce açtığı aleyhine karar verilmesi ve amacına ulaşamaması nedeniyle bu sefer aynı markaya ilişkin mahkemenin 2021/471 Esas sayılı dosyasında ... sayılı "..." ibareli markanın kullanılmama nedeni ile iptali davasını açtığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının iddialarının hukuki ve somut dayanağının mevcut olmadığını savunarak,

öncelikle davanın Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/471 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, açılan davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI

Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarihli 2021/471 E. - 2022/170K. sayılı kararıyla; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu karşısında, davalının ana ve birleşen davaya konu markalarını tescilli oldukları sınıflarda, yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde ciddi bir şekilde kullandığına delalet edecek yeterli delil sunulmadığı, incelenen ticari defterlerin ise davacının kullanmama iddiasını doğruladığı" gerekçesiyle.

Ana dosyada. 1-Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalıya ait ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle İPTALİNE, karar kesinleştiğinde SİCİLDEN TERKİNİNE,Birleşen Mahkememize ait 2021/475 esas sayılı dosyada. 1-Davacının davasının KABULÜ ile;-Davalıya ait ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle İPTALİNE, karar kesinleştiğinde SİCİLDEN TERKİNİNE," karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF BAŞVURUSU

Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde.

Davacı tarafın huzurdaki davayı açmasında hukuki yararı olmadığı gibi açılan davanın da kötüniyetli olduğunu, Asıl davanın konusu “ ... ” ibareli markanın ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olup, dosyaya sunulan delillerden ve bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere “...” ibaresinin kesintisiz olarak müvekkili tarafından kullanıldığı gibi Türk Patent nezdinde de tanınmış marka olarak tescil ettirildiğini, Birleşen davada müvekkilinin kullanımının mal ve hizmetler için pazar yaratmak ve mevcut pazarı korumak amacıyla olduğunun açık olup,

ezbere bir şekilde ciro içerisindeki değerin belirlenerek ve yorum yapılarak müvekkilinin markasını kullanmadığına dair bildirilen hatalı bilirkişi raporuna dayanarak müvekkilinin markasının iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Yine bilirkişi raporuna itirazlarına rağmen bu itirazlarını değerlendirmek için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırtılmamasının hatalı olduğunu, bu nedenle yüksek mahkemenin yeni bir heyetten bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini belirterek,

izah edilen sebeplerle, istinaf taleplerinin kabulü ile Bakırköy 2.Fikir ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/471 E. 2022/170 K. Sayılı 21/09/2022 tarihli kararının kaldırılmasına, itirazlarının değerlendirilmesi açısından yeni bir heyetten bir bilirkişi raporu aldırılarak asıl dava ile birleşen davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde. 23/09/2004 tarihinden itibaren ... tescil numaralı "..." markasının 08, 09, 11, 21 ve 35. sınıflarda davalı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.UYAP ortamından yapılan sorgulama ile 28/04/2005 tescil tarihli, ... tescil numaralı "... " markasının da davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.

İlk derece mahkemesince marka vekili ..., Marka vekili ... ve mali müşavir ... oluşan bilirkişi heyetinden ana dosyada, davalıya ait ...; birleşen dosyada, davalıya ait ... tescil numaralı markaların kullanılmama nedeniyle iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında alınan 24/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda, "ASIL DAVA AÇISINDAN.

Davalı tarafın dava konusu ... tescil numaralı ve görseline haiz “...” ibareli markasını, tescil edildiği 08, 11 ve 21. sınıflarda yer alan emtiaların tamamı yönünden kullanmadığı, kullanmamasına neden olacak haklı bir sebebin bulunmadığı tespit edilmiş ve kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluştuğu,

BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN; Davalı tarafın dava konusu ... tescil numaralı ve görseline haiz, “...” ibareli markasını; 08. Sınıf dahilinde “Tüm emtia çeşitleri” yönünden, 09. Sınıf dahilinde “Tüm emtia çeşitleri” yönünden, 11. Sınıf dahilinde “Tüm emtia çeşitleri” yönünden, 21. Sınıf kapsamında “Tüm emtia çeşitleri” yönünden, 35. Sınıf dahilinde “Tüm hizmet çeşitleri” yönünden kullanmadığı, kullanmamasına neden olacak haklı bir sebebin ileri sürülmediği tespit edilmiş ve kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluştuğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.

GEREKÇ E

Asıl ve birleşen dava, kullanmama nedeniyle marka iptali davasıdır.Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin davacıların kötüniyetli oldukları ve davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığına ilişkin her iki davaya yönelik istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede;

markanın kullanılmaması nedeniyle iptal davalarının hukuki yararı olan herkes tarafından açılabileceği, Almanya’da "..." markası üzerinde hak sahibi olduğu anlaşılan ve ticaret unvanında "..." ibaresi bulunan davacı ... ile bu şirketin Türkiye temsilcisi olan davacı ...

Limited Şirketi’nin davalıya ait markaların kullanılmamaları nedeniyle iptali davasını açmakta hukuki yararlarının mevcut olduğu, taraflar arasında daha önce aynı markayla ilgili hükümsüzlük davası açılmış olmasının davanın kötüniyetle açıldığının kabulü için yeterli olmayacağı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri kabul edilmemiştir.

Asıl davayla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; alınan bilirkişi raporu ile davalının ticari kayıtları ve sunulan deliller üzerinde yapılan inceleme ile davalı adına tescilli .. tescil numaralı "..." markasının tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığının tespit edildiği, davalının markasında yer alan iki kelime de esas unsur niteliğinde olduğundan, davalının tek başına "..." markasını kullanmış olmasının SMK’nun 9/2-a maddesi kapsamında markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması şeklinde bir kullanım olmadığı, esas unsurlardan "..." ibaresinin marka kullanımlarında hiç yer almadığı,

Mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; davaya konu edilen "..." markasının 03/03/2006 tescil tarihinden 2020 yılına kadar hiç kullanılmadığı, 2020 yılından itibaren ise 08. sınıf kapsamında "çatal, kaşık, bıçak takımı" emtialarında kullanıldığı ve buradan hareketle, 8. sınıfın 1. bendinde yer alan "Değerli madenlerden olanlar da dahil çatal, kaşık, bıçak vb. eşyalar: Bıçaklar, çatallar, kaşıklar, kepçeler ve benzeri servis takımları, elektrikli olmayan peynir ve yumurta dilimleyicileri, pizza kesiciler, sebze ve meyve soyma aletleri..." için ve 21. sınıf kapsamında "tepsi, tava, baharat takımı, kahvaltı takımı,

yemek takımı" emtiaları için "..." markasının "..." markasının altına yazılarak faturalar üzerinde kullanıldığının tespit edildiği, ancak yine uzman bilirkişiler tarafından davalının 2020 yılı cirosuna göre bu ürünlerin satışından elde edilen cironun çok az olduğunun, bu nedenle ciddi ve etkin bir kullanım olmadığının tespit edildiği, uzman bilirkişilerce tespit edilen ve aksi davalı tarafça ispat edilemeyen bu durum karşısında, mahkemece birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin de yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin asıl ve birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın birleşen davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan.

SONUÇ / HÜKÜM

9,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 13/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/100, K. 2024/1177, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Birleşen Dosyada Dava
  7. Birleşen Dosyada Cevap
  8. Mahkeme Kararı
  9. İstinaf Başvurusu
  10. Deliller
  11. Gerekç E
  12. Hükü M
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/100
Karar No
2024/1177
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/100 K.2024/403
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/101 K.2024/664
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/101 K.2024/442
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/101 K.2024/494
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/101 K.2024/372
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/102 K.2024/1136

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.